İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1143 E. 2021/228 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2014/1143
- Karar No
- 2021/228
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2014/1143 Esas KARAR NO : 2021/228 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİH : 30/09/2011 KARAR TARİHİ : 18/03/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; arsa sahibi olan müvekkili ile davalı şirket arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca taşınmazlı bina inşa edildiğini, inşaatı geçen taşınmazdaki eksikliklerin giderilmek ve davalı şirketin sonradan ortağı olan ...'a kiraya verilmek üzere yanlar arasında ... tarihli ön protokol düzenlendiğini, ön protokole göre aylık net ... .-TL üzerinden ödenecek kiranın yarısının davacıya ait olduğunu, bu aşamada kiralanan binanın eksikliklerinin giderilecek ödenecek kira bedelinin davalı şirket ve davacı arasında eşit olarak paylaşılacağının kararlaştırıldığını, hastane olarak kullanılacağı kararlaştırılan kiralanan binada faaliyet başladığında ilk 5 ayın kirasının tamamının davacının almasının kararlaştırılıp, kiracı ...'ın da kira sözleşmesini aynı koşullarda ortağı olduğu veya olacağı bir şirkete devredebileceği, gecikme süresi karşılığı aylık ... .-TL'den hesaplanıp ödeneceğinin kararlaştırıldığını, yine ön protokole göre hastane faaliyete geçtikten sonra kafeteryanın davacının oğlu tarafından işletileceği, protokolün damga vergisi ve diğer vergilerinin kiracı tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığını, bu şartların yerine getirilmesi halinde davacının gecikmeden dolayı başkaca talepte bulunmayacağı, ayrıca ön protokol tarihinden itibaren protokolde belirlenen süre içinde ...'a kiraya verilen taşınmazdaki eksiklikler giderilip, gene iskan ruhsatı alınmaz ise davacıya ceza-i şart ödeneceğini, davacının ön protokolü bu şartla imzaladığını, davalı kiracı ...'ın makbuz karşılığı davacının payına isabet eden ... .-TL tutarlı kira ödemeleri yaptığını, ancak protokolde belirlenen diğer ödemeleri yapmadığını, yine davacının verdiği vekalete göre kat mülkiyeti kurularak yükleniciye ön protokol kapsamında tapu devrinin yapılması gerekirken, kat mülkiyeti kurmak yerine hisseli tapu devri yapıldığının ortaya çıktığını, ön protokolde davacı için belirlenen gecikme süresi karşılığına mahsuben aylık ... .-TL'den belirlenen ödeme ve ayrıca bina işletmeye açıldığında ödenecek ilk 5 ayın tam kirası karşılığı, ödeme ile takip eden aylarda protokole göre aylık net ... .-TL kira ödemesinin yapılmasını, müvekkilinin diğer hak ve alacaklarının da ödenmediğini, davalı şirketin kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olup, ön protokole göre de yükümlülüklerinin olduğunu, ayrıca ön protokolde kiracı olarak belirlenen davalı ...'ın protokolde bahsedildiği üzere ortağı olduğu şirkete protokolden kaynaklanan kiracılık hakkını devredebileceği belirtilen şirket olduğunu, bu nedenle müvekkiline karşı her iki davalının da birlikte sorumlu olduğunu, davacının aylık net ... .-TL olarak belirlenen kira alacaklarının davalı ... tarafından bir süre bölümler halinde ödenmesini müteakip daha sonra ödenmediğini, gecikmeyle işletmeye açılan hastane kafeteryasının işletmesinin de teslim edilmediğini, davalıların müvekkilinin 1/2 hissesi bulunan arsa üzerinde yapılan hastane binası olarak işletmeye açılan yerden haksız menfaat sağlamaya çalıştıklarının, bu nedenle fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak protokol ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinde belirlenen hak ve alacaklarının takip ve tahsilini temin için gecikme karşılığı alacağına, ceza-i şart alacağına ve davalılar tarafından ödenmesi gerekip müvekkilince ödenen damga vergisi ödemesi karşılığı alacağı ... .-TL'lik alacağının tahsili için ... ... . İcra Müdürlüğünün ... /... esas sayılı dosyasında takibe giriştiklerini, davalılarca takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu, itirazın haksız olduğunu, ceza-i şart alacağından davalıların birlikte sorumluluklarının bulunduğunu, gecikme süresine ilişkin ödemeyi yüklenici davalı şirketin karşılayacağı, bu durumda borçlu davalıların haksız itirazlarının ... .-TL damga vergisi ödemesi nedeniyle alacağına mahsuben ... .-TL, gecikme süresi karşılığı aylık net ... .-TL'den alacaklarına mahsuben şimdilik 19 aylık gecikme bedeli karşılığı ... .-TL ve gecikmeden kaynaklanan ceza-i şart alacağı ... .-EURO'ya mahsuben de (takip kuruna göre ... .-EURO karşılığı) ... .-TL olmak üzere ... .-TL yönünden itirazın iptali ile takibin devamına ve %40'tan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde iş bölümü ve görev itirazında bulunarak, davacının isteği kira alacağı ise Sulh Hukuk Mahkemesi, değil ise iş bölümüne göre Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, esasa ilişkin olarak da; davacının dayanmış olduğu kat karşılığı inşaat sözleşmesi incelendiğinde, sözleşmenin davacı ile müvekkili davalı ... AŞ arasında yapıldığını, diğer davalı ...'ın bu sözleşmenin tarafı olmadığını, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile .../.../... tarihli ön protokolün niteliği, tarafları, kapsamı ve hukuki yapısının farklı olduğunu, ön protokolde belirtildiği üzere bu sözleşmenin kat karşılığı inşaat sözleşmesinin bir eki olduğu ileri sürülüyor ise, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tabi olduğu resmi şekil şartına tabi olduğunu, bunun geçerlilik şartı olup, dayanılan ön protokolün adi şekilde yapılmış olması nedeniyle geçersiz olduğunu ve hiçbir hüküm doğurmayacağını, yine anılan ön protokol ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi arasında taraf bütünlüğü ve konu bütünlüğü de bulunmadığı ve resmi şekilde de yapılmadığından kat karşılığı inşaat sözleşmesinin devamı ya .-i şart adı altında bir hüküm bulunmadığını, yine taraflar arasında düzenlenen ön protokolün 15.maddesinde kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre inşaatın süresi içerisinde bitirilip kiracı ... 'a teslim edilmediği takdirde kiracı tarafından gecikmeden dolayı açılacak olan davalarda, yüklenici ... AŞ'nin sorumlu olacağının düzenlendiğini, bu hükümden anlaşılanın kiracı ...'ın bir talebi olduğu takdirde kiralayan ... AŞ'nin sorumlu olacağını, tüm hükümlerin birbiriyle bağlantısız ve çelişkili olduğunu, davalı ... yönünden pasif husumet itirazında bulunduklarını, noterde düzenlenen ..../.../... tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olmadığını, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, ön protokol adli belgenin niteliğinin ne olduğunun belli olmadığını, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin eki olarak tanzim edilmeye çalışılan ve geçerliliği olmayan hükümsüz bir belge olduğunu, ön protokol adlı belgenin bir kira sözleşmesi niteliğinde olduğunun bir an kabul edilse bile sözleşmenin yine geçersiz olup, yürürlüğe girmediğini, çünkü bu protokolün tarafların tam mutabakatıyla yürürlüğe girmediğini, ön protokol adlı belgede kiraya verenlerin davacı ve davalı ... AŞ olduğunu, kiracının ise ... olduğunu ve bu protokole göre kira başlangıcının .../.../... olup, 10 yıl süreli olarak kararlaştırıldığını, davacının icra takibinde ... bir hüküm olmadığını, diğer yandan ön protokole göre kira başlangıcının ... oluşu gözetildiğinde ve davacı talebi de (takip talepnamesinde) ... 'a kadar ise anılan ön protokole göre davalı ... yönünden yine pasif husumet yoksunluğunun söz konusu olacağını, aynı şekilde ön protokol adlı belgenin bir an geçerli olduğu düşünülse bile, diğer davalı ... AŞ'nin bu protokolde kiraya veren durumunda olduğunu, kira bedeli talep etme hakkına sahip olduğundan, kira bedelini ödemekle ...'ın sorumluluğu göz önüne alındığında, davacının talebini ve davasını ... AŞ'ye yöneltme hakkı bulunmadığını, bu nedenle ön protokol yönünden hem ... hem de diğer müvekkili şirket hakkında pasif husumet itirazında bulunduklarını, ön protokol ile yapılan kira sözleşmesinin geçersiz olduğunu, hüküm doğurmadığını, hiçbir zaman yürürlüğe girmediğinin açık ve net olduğunu, bunun sonucu olarak da eski durumun aynen muhafaza olunduğunu, davacı ile davalı ... AŞ arasında Antalya ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu, ... başlangıç tarihli kira protokolü ile davacı yana ait 1/2 hissenin davalı ... AŞ'ye aylık net ... .-TL kira bedeli ile 10 yıllık kira sözleşmesi ile kiralandığını, bu kira sözleşmesine dayalı olarak davalı ... AŞ'nin mecurda kiracı olarak faaliyetine devam ettiğini ve kira bedelinin de halen ödendiğini, dava konusu edilen yerin bizzat davacı tarafından müvekkiline ... başlangıç tarihli kira sözleşmesine göre kiralanmasından dolayı ön protokol adlı belgenin davacı tarafça da hükümsüz olduğunun kabulü ve ikrarı niteliğinde olduğunu, çünkü ön protokole göre... - ... arası dönem için kiracı ... olduğu halde, sonradan yapılan ... başlangıç tarihli sözleşme ile kira konusu mecurun diğer davalı ... AŞ'ye kiralandığını ve halen de bu son sözleşmenin devam ettiğini, davacı tarafından davalı ... AŞ aleyhine Antalya ... . Sulh Hukuk Mahkemesinin .../... esas sırasında kayıtlı davası ile kira protokolünün feshinin dava konusu edildiğini, bunun davacının düzenlediği kira sözleşmesi ile ön protokolün geçersiz olduğunun ve yürürlüğe girmediğini belirtip doğruladığını, ancak geçerli olan bir şeyin feshi istenebileceğinden bu dava ile davacının iş bu davada öne sürdüğü iddialarının tamamını inkar ettiğini belirterek davanın reddine %40 icra tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve .../... E. ... /.. K. sayılı kararı ile iş bölümü itirazının kabulü ile dosyanın mahkememize gönderilmesine karar vermiş, dava dosyası mahkememizin esasına kaydedilerek yargılama yapılmış; mahkememizce verilen ... tarih ... /... E. ... /... K. Sayılı kararı ili davanın reddine karar verilmiş, temyiz üzerine Yargıtay ... . Hukuk Dairesi'nin ... /.../... tarih ... /... E. ... /... K. Sayılı kararı ile bozulmasına, karar verilmiş, karar düzeltme talebi üzerine Yargıtay ... . Hukuk Dairesinin ... tarih ... E. ... K. sayılı kararı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiş, bozma üzerine yeniden yargılama yapılmıştır. Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dava dosyasının mahkememiz dosyası ile birleştirilmesi hususunda görüş sorulmuş, Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesince birleştirilmesi hususunda olumlu görüş bildirilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 166. maddesinin; “(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. (4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. (5) İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.” hükmü gereğince aralarında bağlantı bulunan dava dosyaları talep üzerine ve/veya mahkemece kendiliğinden birleştirilebilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 168. maddesinin;" (1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemesi kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilir. Şu kadar ki, bu husus tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme; Yargıtayda ise bozma sebebi teşkil etmez." hükmü gereğince birleştirme kararına karşı ancak esas hükümle birlikte kanun yoluna baş vurulabilir. 13/01/2011 tarihinde kabul edilen ancak 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu yürürlüğe girmeden, 6335 sayılı Kanun ile 5. maddede değişiklik yapılmış ve Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk (ve diğer hukuk mahkemeleri) arasındaki ilişki, "İşbölümü" ilişkisi olmaktan çıkarılıp, "Görev" ilişkisine dönüştürülmüştür ancak, 6335 sayılı Kanunla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu eklenen Geçici-9. madde, görev düzenlemesinin derdest davaları etkilemeyeceğini hükme bağlamıştır. 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 2. maddesi, malvarlığı haklarından kaynaklanan davalar yönünden, sulh ve asliye hukuk mahkemeleri arasında dava konusunun değerine bağlı görev ayrımı kaldırarak, bu tür davalarda, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiştir. Diğer taraftan 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 6335 sayılı Kanun ile değişik 5. maddesi uyarınca asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüştürülmeden önce, Asliye Ticaret Mahkemesine açılmış ve taraflarca işbölümü itirazında bulunulmamışsa, ortada "Görev uyuşmazlığı" bulunduğundan bahsetmek mümkün değildir (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 02/11/2020 tarih 2020/7541E. 2020/9008K. sayılı kararı). Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dava dosyasında dava ... ; Antalya .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dava dosyasında dava ... , mahkememizin ... E. sayılı dava dosyasında dava ... tarihinde açılmıştır. Yargıtay ... . Hukuk Dairesinin ... tarih .../... E. .../... K. sayılı kararında, mahkememiz dosyası da zikredilmek suretiyle son olarak; "...Bu durumda tarafları aynı olan ve aralarında irtibat bulunan ve verilen kararların diğer dosyalardaki davaya etkisi olma ihtimali nedeniyle aynı sözleşmenin geçersizliğine yönelik açılan davaların mevcut dava ile birleştirilerek birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacı itirazın iptali istemi ile dava açmış, mahkememizce verilen karar Yüksek Yargıtay ... . Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmiş, usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyularak yeniden yargılama yapılmıştır. Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin .../...E. sayılı dava dosyasında dava ... ; Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... ... E. sayılı dava dosyasında dava ... , mahkememizin .../..E. sayılı dava dosyasında dava ... tarihinde açılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 166. maddesi gereğince davanın ilk açılan dava dosyasında birleştirilmesi gerekliliği, dava tarihi itibari itibari ile Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasında iş bölümü ilişkisi olması, keza Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin bozma öncesi .../...E. sayılı dosyasının temyiz incelenmesini yapan Yargıtay ... . Hukuk Dairesinin ... tarih .../...E. .../... K. sayılı kararında, mahkememiz dosyası da zikredilmek suretiyle son olarak; "...Bu durumda tarafları aynı olan ve aralarında irtibat bulunan ve verilen kararların diğer dosyalardaki davaya etkisi olma ihtimali nedeniyle aynı sözleşmenin geçersizliğine yönelik açılan davaların mevcut dava ile birleştirilerek birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken..." denilmiş olması da nazara alınarak, iş bu dava dosyasının Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. 6100 Sayılı HMK'nın 166/1 maddesi uyarınca dosyanın Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2. Yargılamaya Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmesine, 3. Mahkememizin .../... Esasının bu şekilde kapatılmasına, 4. Harç ve yargılama giderlerinin Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../... E. sayılı dosya üzerinden değerlendirilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, esas hüküm ile birlikte 15 gün içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır