İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/72 E. 2021/377 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/72
Karar No
2021/377
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/72 Esas KARAR NO : 2021/377 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/02/2020 KARAR TARİHİ : 08/06/2021 Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile dava dışı ... LTD ŞTİ nin hissedarı olduğunu, hissesinin tamamını ... tarihinde davalıya devrettiğini, hisse devir bedelinin ödendiğini, ibraname imzalandığını, ancak müvekkilinin henüz şirket ortağı iken davalı tarafça av organizasyonlarında kullanılmak amacıyla sipariş edilen av malzemeleri ve ekipmanlarını bizzat müvekilinin satın aldığını ve davalıya gönderdiğini, bu malzemelerin fatura bedelinin ... EURO olduğunu, ayrıca dava dışı şirket nezdinde organize edilmiş olmasına rağmen avcı gruplarının vazgeçmiş olduğu 22-28 eylül 2019 ve 24-29 kasım 2019 avlarına ilişkin olarak davalının yedinde ve zimmetinde kalan ... EURO tutarında av organizasyon avans bedellerinin bulunduğunu belirterek şimdilik av avansları için ... TL, av malzeme ve ekipman bedeli için ... TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu; iadesi istenen av organizasyonu için ... .... Ltd. Şti. 'ne ödendiği iddia edilen ... Euro ve yine ... .... Ltd. Şti. 'ne ... mağazasından satın alınıp gönderildiği iddia edilen ... Euro 'luk av malzemesi olduğunu, yani talep edilen iki paranın da ... .... Ltd. Şti. 'ne gönderildiğini, her ne kadar ..., ... ... Ltd. Şti. 'nin tek ortağı olsa da, şirketin kendi tüzel kişiliğine sahip olduğunu, ... 'nun şahsı ile iş bu dava konusunun bir alakası bulunmadığını, bundan dolayı husumet yönünden davanın reddini talep ettiklerini, açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, ... tarafından dava konusu ... euro ile ilgili ihtar çekildiğini, şirketin eski ortağı olan ve uygunsuz davranışları nedeni ile şirketle ilişiği kesilen ...'den noterlik yolu ile dava konusu ... Euro'nun davacı avukatı tarafından talep edildiğini, söz konusu ihtarlarda davacı vekilinin de iddia ettiği gibi müvekkil ile değil ... .... Ltd. Şti. İle yapılan sözleşme gereği peşinat alındığını ve bu peşinatın şirkete aktarıldığını ve bu aktarılan peşinatın av organizasyonunun iptal edilmesine rağmen iade edilmediğini iddia etiğini, söz konusu alındığı iddia edilen peşinatın normal şartlarda şirkete gönderilmesi gerektiğini, öncelikle bu avansların şirkete gönderildiğinin davacı yan tarafından ispat edilmesi gerektiğini, davacının talebinin müşterilerin iptal ettikleri av için verdikleri iddia edilen peşinatların iadesini olduğunu, bu iade talebini ancak avansı yatırdığını iddia eden müşterilerin yapabileceğini, davanın kökünün yanlış olduğunu, söz konusu peşinatın müşteriler tarafından şirketten istenebileceğini, vatandaş ...'ın yakın arkadaşının dükkanının ... mağazası olduğunu, davacının ... mağazasının sahibi ile yakın arkadaş olduğunu, bu mağazadan ne alındığının ve müvekkile nasıl teslim edildiğinin tam ve net olarak ispat edilmesi gerektiğini, çünkü müvekkil tarafından herhangi net bir sipariş verilmediği gibi fiyat ve malzeme konusunda da mutabakata varılamadığını, bundan dolayı Gümrük giriş ve çıkışları ile birlikte faturanın müvekkile teslimi ile ilgili belgelerin derhal dosyaya sunulmasını talep ettiklerini belirterek haksız açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalının aktif ve pasif husumet yönünden itirazları olmuş ise de , mahkememizin görevli olup olmadığı kamu düzeninden olduğundan mahkememizce öncelikle görev yönünden inceleme yapılmıştır. Davacı vekilinin duruşmadaki beyanına göre davacının Fransız olduğu ve Fransa'da yaşadığı, Türkiye'ye arada sırada geldiği dolayısıyla Türkiye'de ticari yönden kazanç sağladığı herhangi şahsi bir faaliyetinin olmadığı, Antalya Gelir İdaresi Başkanlığına bu yönde yazılan müzekkereye de olumlu bir yanıt verilmediği, UYAP üzerinden yapılan ... (Antalya Ticaret ve Sanayi Odası) sorgulamada da davacının tacir kaydının bulunmadığı, bu nedenle davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Davalının tacir olup olmadığının tespiti için Antalya Gelir İdaresi Başkanlığı ve Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odasına müzekkereler yazılmış olup, gelen cevaplarda davacının taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinden dolayı esnaf kaydının bulunduğu, yine aynı faaliyeti sebebiyle vergi kaydının olduğu, ancak basit usulde vergilendirilip işletme hesabına göre defter tuttuğu, 2019 yılı yıllık gayri safi hasılatının ...-TL olduğu görülmüştür. UYAP üzerinden yapılan ... (Antalya Ticaret ve Sanayi Odası) sorgulamada da davalının tacir kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir. Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup, TTK'nun 4 maddesi 1 bendine göre, bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Maddedeki ticari işletme kavramının neyi ifade ettiği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 6102 Sayılı TTK'nun 11 maddesinde ticari işletme tanımı yapılmış ticari işletme ile esnaf arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkartılacak kararnamede gösterilir hükmüne binaen, sayılı resmi gazetede yayınlanan ... sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf, sanatkar ve tacir sanayici ayrımı belirlenmiştir. Bu belirlemeye göre VUK 177.maddesinde belirtilen hadlerden 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanların yarısını, 2.bendindeki faaliyetlerde bulunanların tamamı dikkate alınarak bu rakamları aşanlar tacir olarak kabul edilmiştir. TÜİK verilerine göre 2019 yılında defter hadlerine göre davalının yaptığı iş açısından 2.bentteki sınırlara ilişkin gayrisafi hasılat ....-TL olarak belirtilmiş olup davalının 2019 yılı için gayrisafi hasılatı vergi beyannamesi ile ...-TL olarak bildirildiğinden davalının esnaf olarak kabulü gerekmiştir. Nispi ticari dava yönünden yukarıdaki açıklamalara göre davacının tacir olmadığı, davalının da basit usul ile vergilendirildiği, esnaf odasına kayıtlı olduğu, ticaret sicil kaydının bulunmadığı, işletme defteri tuttuğu, faaliyet alanı itibariyle Vergi Usul Kanunu anlamında ve Vergi Dairesinin cevabi yazısına göre ticari kazanç sektöründen vergiye tabi olduğu ve buna göre de esnaf sınırının aşılmadığı görülmüştür. Yukarıdaki tespitlere göre, olayda TTK 4.maddesi anlamında mutlak ve nispi ticari davanın söz konusu olmadığı, her ticari işin de ticari dava olmayacağı, yine görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup yorum yolu ile genişletilemeyeceği, tarafların tacir olmaması ve davanın da mutlak ticari dava özelliğinin bulunmaması nedeniyle mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebepleri ile görevsizlik kararı vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, 1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra: a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine, Dair, tarafların yüzüne karşı, tarafların 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı. 08/06/2021 Katip ... (E-İmzalı) Hakim ... (E-İmzalı)

Atıf: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/72, K. 2021/377, T. 08.06.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-72-e-2021-377-k-2454780e721b