İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/926 E. 2019/634 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/926
- Karar No
- 2019/634
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/926 Esas KARAR NO : 2019/634 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 28/12/2018 KARAR TARİHİ : 24/09/2019 Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle;... tarihinde Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı dosyası ile davalı ... ve dava dışı kaçak kullanan fiili kullanıcı ...'a karşı icra takibi başlatıldığını, davalının bu takibe itiraz ettiğini takibin durduğunu, söz konusu abone sözleşmesinin ifa yerinin ... ili olduğunu, sözleşmede bir ihtilaf vukuunda Antalya mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkilli kılındığını, davalının yetki itirazının yerinde olmadığını, takibe konu borcun ... Mah. ... Sok. ... Apt. No: ... ... ... adresinde kayıtlı ... nolu abonenin tespit edilen kaçak kullanıma göre .../... dönemlerine tahakkuk ettirilen ancak ödenmeyen fatura borçları olduğunu, faturaların usulüne uygun olarak düzenlendiğini ve abonenin adresine bırakıldığını, sözleşmenin 3.maddesine göre tebliğin usulüne uygun olduğunu, faturanın son ödeme tarihinden itibaren gecikme zammı oranlarına göre gecikme zammı ve KDV'sinin saklandığını, aboneliğe ilişkin tüm evraklar incelendiğinde sözleşmenin ... tarihinde ... adına tespit edildiğinin bu tarihten sonra abonelik iptali için hiçbir şekilde müvekkili kuruma başvurulmadığını, bu yüzden davalının takip konusu borçtan sorumlu olduğunu, abonelik iptal ve devredilmediği sürece abonenin borçtan sorumlu tutulacağını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhin %20 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin adresinin ... olması sebebiyle, ... İcra Dairelerinin ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkilinin söz konusu adreste ... yılı öncesinde ikamet etmiş olmasından dolayı ... tarihli abonelik sözleşmesinin tarafı olduğunu, ancak ... ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih, .../... esas, .../... karar sayılı ilamı ile müvekkilinin dağıtılmak suretiyle sona erdirilip tüm mal varlığının ...ne tahsis edildiğini, 2013 yılında yürürlüğe giren torba yasa gereğince müvekkilinin kuruluş çalışmalarına başladığını, kuruluşunun 2014'te tescil edilerek resmi gazetede yayınlanması sonrasında müvekkilinin aktif olarak faaliyetlere başladığını, müvekkilinin 2002 yılından beri söz konusu adreste ikamet etmediğini, borçtan fiili kullanıcı ...'ın sorumlu olduğunu, müvekkilinin mahkeme kararıyla 2002 yılında tüzel kişiliğinin sona erdirilmesi sebebiyle abonelik sözleşmesini feshedemediğini, bunun hukuken mümkün olmadığını, müvekkilinin bunda kusurunun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce icra takip dosyası getirtilmiş, davacı kurumdan taraflara arasındaki abonelik sözleşmesi, abone borç dökümü, tahakkuka dayanak tüm bilgi ve belgeler celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Dava su aboneliği sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız takipte davalı tarafça yapılmış itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında 2001 tarihli abonelik sözleşmesinin bulunduğu hususu ihtilafsızdır. Davalı taraf gerek icra dairesine gerekse mahkememizin yetkisine itirazda bulunmuşsa da; mahkememizce öncelikle kamu düzeninden olması nedeniyle görev hususu ele alınmıştır. Bu doğrultuda davacı kurum tarafından gönderilen evrakların incelenmesinde; taşınmazın mesken vasıflı olup, abonelik türünün de ev aboneliği olduğu, özellikle davalı kurum tarafından davacıya hitaben yazılan yazıda, evin yıllardan beri öğrenciler tarafından kiralanarak kullanılan bir daire olması sebebiyle iş yeri şeklinde geçen su abonmanlığının ev abonmanlığı şeklinde değiştirilmesinin talep edildiği, bu talep doğrultusunda aboneliğe konu dairenin öğrenciler tarafından kullanılan ev olduğunun tespiti sonrasında düzenlenen tutanaklar çerçevesinde aboneliğin ev aboneliği şeklinde değiştirildiği görülmüştür. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan Mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir. Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. TTK'nun 5 maddesine göre 4. maddede sayılan ticari davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek işlere ticaret mahkemesinde bakılır. 6102 Sayılı TTK'nun 19/1 maddesinde; bir tacirin borçlarının ticari olmasının asıl olduğu ancak gerçek kişi olan tacirin işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesi ile ilgisinin olmadığını, diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borcunun adi sayılacağı, 19/2 maddede taraflardan yalnız biri için ticari nitelikte olan sözleşmelerin kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğeri için de ticari iş sayılacağı düzenlenmiştir. TTK'nun 4. maddesinde her iki tarafında ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın bu kanundan ve 4. Maddede tek tek belirtilen kanunlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu belirtilmiştir. Her iki taraf için ticari sayılan hususlardan doğan kanunda gösterilen bu ticari davalar dışında tarafların sıfatına ve uyuşmazlık ticari işletmeye ilişkin bulunmasa bile 1163 sayılı yasanın 99. maddesi Ticari İşletme Rehni Kanununun 22. maddesi, 3226 sayılı kanunun 31, İİK'nun 154, 182, 296. maddelerinden doğan davalar da mutlak ticari dava sayılmaktadır. Somut olayda taraflardan birinin ... olup, uyuşmazlığın da ticari abonelikten kaynaklanmadığı, bu nedenle mahkememizin görevli olmadığı, davanın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının gerektiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c bendi gereğince görev dava şartı niteliğinde olup aynı yasanın 115. maddesi gereğince yapılan incelemede göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmadığı ve tamamlanmasının da mümkün olmadığı saptanmakla görevsizlik kararı vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, 1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra: a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 24/09/2019 Katip ... (E-İmzalı) Hakim ... (E-İmzalı)