İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/882 E. 2019/762 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/882
- Karar No
- 2019/762
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/882 Esas KARAR NO : 2019/762 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 19/12/2018 KARAR TARİHİ : 19/11/2019 Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkil arasında ... tarih .../... numaralı ihale sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme bedeli ...-TL olarak belirlendiğini, 7. Madde gereğince sözleşme bedeline KDV'nin ayrıca ödeneceğinin belirtildiğini, müvekkilinin sözleşmede belirtilen işi davalıya teslim ettiğini, dava konusu işe karşılık olarak ... tarih ... sıra nolu ...-TL, ... tarih ... sıra nolu ...-TL, ... tarih ... sıra nolu ...-TL, ... tarih ... sıra nolu ...-TL, ... tarih ... sıra nolu ...-TL bedelli toplam ...-TL fatura düzenlenerek davalıya teslim edildiğini, davalının borcuna mahsuben çeşitli tarihlerde olmak üzere toplam ...-TL müvekkiline ödeme yaptığını, davalının Antalya ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu temliknamenin geçici kabul kesintilerinin düşüldükten sonra kalan ...-TL'yi ...'ye ödeyeceğini belirterek bu minvalde ...'a ... tarihinde ...-TL ve ... tarihinde ...-TL olarak ödeme yaptığını, davalının Antalya ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu temliknamenin geçici kabul kesintileri düşüldükten sonra kalan ...-TL'yi ...'ye ödeyeceğini belirtmesine rağmen bu ödemeyi yapmadığını, çeşitli tarihlerdeki toplam ...-TL ödeme ve temliknamenin kabul edilen ...-TL ve ...-TL toplamının ...-TL olduğunu, müvekkilinin faturalı alacağı olan ...-TL'den ...-TL'nin mahsubu ile müvekkilinin ...-TL bakiye alacağının olduğunu, sözleşmenin 11.2 maddesinde ödeme tarihi belirlendiğini bu nedenle işlemiş avans faizi taleplerinin yerinde olduğunu, davalının kötü niyetli olup takibe itiraz ettiğini bu nedenlerle Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasındaki borca vaki itirazın iptaline ve muterizin %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, dava masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ve taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, öncelikle görev itirazında bulunduklarını, müvekkil belediyenin kamu kurumu olduğunu tacir olmadığını ve işlerinin ticari iş olmadığını, bu nedenle davacının davasının ticaret mahkemelerde değil genel mahkemelerde görülmesi gerektiğini, davacı tarafın iddialarının aksine, dava konusu ihale sözleşmesi kapsamında yapılan tüm kesintiler ve ödemelerin ihale sözleşmesine uygun, yasal ve hukuki dayanağı bulunan kesinti ve ödemeler olduğunu, keyfi yapılmış herhangi kesinti ve ödemenin olmadığını, görev itirazlarının sebebiyle davanın usulden reddine,davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının esastan reddine, davacının haksız ve kötüniyetle başlattığı icra takibi ve açtığı dava nedeniyle %20den az olmamak kaydıyla kendilerine kötü niyet tazminatı ödenmesine, yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı eksik iş bedelinin tahsili amacıyla yüklenici tarafından başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptaline ilişkindir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan Mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir. Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. TTK'nun 5 maddesine göre 4. maddede sayılan ticari davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek işlere ticaret mahkemesinde bakılır. 6102 Sayılı TTK'nun 19/1 maddesinde; bir tacirin borçlarının ticari olmasının asıl olduğu ancak gerçek kişi olan tacirin işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesi ile ilgisinin olmadığını, diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borcunun adi sayılacağı, 19/2 maddede taraflardan yalnız biri için ticari nitelikte olan sözleşmelerin kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğeri için de ticari iş sayılacağı düzenlenmiştir. TTK'nun 4. maddesinde her iki tarafında ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın bu kanundan ve 4. Maddede tek tek belirtilen kanunlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu belirtilmiştir. Her iki taraf için ticari sayılan hususlardan doğan kanunda gösterilen bu ticari davalar dışında tarafların sıfatına ve uyuşmazlık ticari işletmeye ilişkin bulunmasa bile 1163 sayılı yasanın 99. maddesi Ticari İşletme Rehni Kanununun 22. maddesi, 3226 sayılı kanunun 31, İİK'nun 154, 182, 296. maddelerinden doğan davalar da mutlak ticari dava sayılmaktadır. Somut olayda davacı tacir olup, uyuşmazlık kendi işletmesini ilgilendirse de; davalının tacir olmadığı, dolayısıyla mahkememizin görevli bulunmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu, bu nedenle göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebepleri ile görevsizlik kararı vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, 1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra: a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı.19/11/2019 Katip ... (e-imzalıdır) Hakim ... (e-imzalıdır)