İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/922 E. 2020/441 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/922
Karar No
2020/441
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/922 Esas KARAR NO : 2020/441 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2018 KARAR TARİHİ : 30/09/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket eczanelere ilaç dağıtım ve satışı ile ilgili ticari faaliyet gösterdiğini, davalı ise eczacı olup, vekil eden şirketten uzun süredir ilaç tedariki sağladığını, dava dışı ... tarafından, davalıya verilen ilaç bedellerinin teminatı olarak, ... İli ... İlçesi ... Mah. ... Ada Parselde kayıtlı ... arsa paylı ... Blok ..., ... numaralı dükkan niteliğindeki bağımsız bölümü ... Tarih ve ... yevmiyeli ipotek belgesi ile vekil eden şirket lehine ipotek verildiğini, davalı, vekil eden şirketten ticari ilişki sonucu almış olduğu ilaç bedellerini ödemediğini, bunun üzerine müvekkil tarafından Antalya ... Noterliği'nin ... rarih ve ... yevmiyli ihtarnamesi çekildiğini, davalı bu ihtar üzerine müvekkil tarafından cebri icraya başvurulacağını anladığı için, ... tarihinde, ... AHM. ... E. Sayılı dosyasıyla ... TL için borçlu olmadıklarının tespiti ile menfi tespit davası açtığını, müvekkil tarafından ... tarihinde davalı borçlu ve dava dışı taşınmaz sahipleri hakkında Antalya ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilemesi yoîuyla ilamlı icra takibine geçildiğini, davalı borçlu bu defa Anralya ...İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. dosyasıyla ilamlı icra takibi yapılamayacağı gerekçesiyle takibi şikayet ettiğini ve Mahkeme tarafından ödeme emrinin iptaline karar verildiğini, Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... sayılı ilamı gereği davacı borçluya ilamsiz ödeme ilamsız ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde icra takibine itiraz ettiğini, bu nedenle işbu huzurdaki itirazın iptali davasının açma zorunluluğunun doğduğunu, dava devam ederken icra takibine konu taşınmazın satılması durumunda ipotek kapsamı ve ipotek limitten içerisinde kalan ve itiraz edilen işbu dava konusu tutarın, işleyecek faiz ve yargılama giderleri de dahil olmak üzere, alacağın teminat olarak tutulmasına, gerek borçluya gerekse başkaca alacaklı olan 3. kişilere bu tutarın ödenmemesi için tedbir karari verilmesini, davalı Borçlunun Antalya ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yaptığı, ... Alacak ve ... takip öncesi işlemiş faize ilişkin kısmi itizarın iptaliyle, takibin devamına, dava değer üzeninden %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalının davaya cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Antalya ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, dosya arasına alınmıştır. İncelenmesinde; Davacı tarafından cari hesap alacağına karşılık davalı aleyhine ... tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile toplam ... TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %9,75 avans faizi talep ettiği, davalı taraf ... tarihinde takibin ... TL lik kısmına ve ferilerine itiraz edildiği, davacı taraf ... tarihinde itiraz edilen ... TL alacak tutarı üzerinden iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır. Davalı tarafa usulüne uygun olarak ticari defter ve belge inceleme günün tebliğ edildiği, davalı tarafça istenilen belgelerin sunulmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının mali müşavir bilirkişiye tevdii ile rapor alınmıştır. Mali müşavir bilirkişi ... ... tarihli raporunda sonuç olarak; Davacı tarafından cari hesap alacağına karşılık davalı aleyhine ... tarihinde Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile toplam ... TL alacağın tahsili için icra takibi başlatılmış olduğunu, ... tarihinde Antalya ... Noterliği ... yevmiye nolu ihtarname ile davalıya ... tarihi itibari ile ... cari hesap borcu olduğu, bu borcun iş bu ihtarnamenin tebliğihden itibaren 5 gün içerisinde ödenmesini, aksi takdirde alacağın akdi faiz, masraf ve avukatlık ücretleri ile birlikte tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi işlemlerine | başlanacağının ihtar edildiğini, davacı tarafın ibrez edilen 2016,2017 ve 2018 yıllarına ait ibraz edilen ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğunu, davalı tarafından davaya cevap verilmediği gibi sayın mahkemenizce verilen inceleme günü ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediğini, davacının davalıya ihtarname çektiği tarihte davalının davacıya ... TL borçlu olduğunu, bu tarihten sonra davacının düzenlediği faturalara karşılık davalıdan nakit tahsilat yapıldığı, ... tarihinde ... tarihli ... lik faturanın tahsil edildiği, takip tarihinden sonra da ... TL ve ... TL lik davalıya fatura düzenlendiği ve davacı yanın takip tarihi ... itibari ile davalıdan ... alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, davalı yanın ihtarname ile temerrüde düşürüldüğü, davacı yanın ... takip tarihi itibari ile ... asıl alacak ... işlemiş faiz olmak üzere toplam ... davalıdan alacaklı olduğunu, davacı yanın 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi isteyebileceği kanaat ve sonucuna varıldığı bildirilmiştir. Davacı tarafın itirazları doğrultusunda mali müşavir bilirkişi ..' dan ek rapor alınmıştır. ... tarihli ek raporunda özetle; Davacı yanın itirazlarının değerlendirilmesi sonucu yeniden yapılan hesaplamaya göre ... takip tarihi itibariyle davacının ... TL asıl alacak , ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL davalıda alacaklı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, uyap sistemi üzerinden gönderilerek dosya arasına alınmıştır. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...yılı dosyası ile iş bu Mahkememiz dosyasının birleştirilmesi hususunda görüş sorulmuş, Mahkemece birleştirilmesine muvafakat verilmediği bildirilmiştir. GEREKÇE; Dava ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İpotek belgesinin incelenmesinde; taşınmazın dava dışı ... adına kayıtlı olduğu, ... ile Davacı arasındaki ticari ilişki nedeni ile doğmuş ve doğacak borçlara karşılık davacı lehine ... Tl tutarında taşınmaz üzerine ipotek konulduğu anlaşılmıştır. Söz konusu ipotek belgesinden taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ve bu ticari ilişki kapsamında davacının ipotek sırasında da doğmuş alacağının bulunduğu sabittir. Davacı ve davalıya ticari defterlerin ibraz edilmesi için kesin mehil verilmiş ise de; davalının ticari defterlerini ibraz etmediği anlaşılmıştır. Taraflara ticari defterlerin ibrazı için kesin süre verildiği tarihte HMK 222. Maddede 7251 sayılı yasa ile getirilen değişiklik bulunmamakta olup, söz konusu tarihte karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesinin sonuçları düzenlenmemiştir. 7251 sayılı yasa ile maddede değişiklik yapılarak karşı taraf defterlerini ibraz etmediği takdirde ibraz eden tarafın defterlerinin lehe delil olarak kullanılabileceği düzenlenmiştir. Ancak somut olayda ticari defter incelemesi kanun değişikliği öncesinde yapıldığından somut olaya 7251 sayılı yasa ile getirilen değişikliğin uygulanamayacağı kanaatine varılmıştır. HMK 222/5. Madde hükmünü HMK 220. Madde hükmüne göre özel bir düzenlemedir. Ancak münhasıran karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmadığı durumda ise değişiklik öncesi HMK 222. Maddede bu hususta hüküm bulunmamakta idi. TTK’nun 83/2. Fıkrasında “HUMK’nun senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümlerin ticari işlerde de uygulanacağı” düzenlenmiştir. HUMK da senetlerin ibrazı zorunluluğunun HMK’ndaki karşılığı ise 220. Maddede yer alan “ Tarafların Belgeyi İbraz Etmemesi “ başlıklı düzenlemedir. O halde ticari defterlerin belge niteliğinde olması, olmasa dahi TTK 83/2. maddedeki atıf ile tarafların ticari defterleri ibraz etmemesi halinde HMK 220. Madde uygulama alanı bulacaktır. HMK nın 199. Maddesinde “ uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belge sayılır “ denilerek belgenin ne olduğu düzenlenmiştir. Anılan madde hükmündeki bu düzenleme ile birlikte, ticari defter kavramının tanımı göz önünde bulundurularak bir yorumlamaya gidildiğinde, bir işletmenin tüm işlemlerinin kaydedildiği, kanuna uygun olarak tutulmuş ticari defterlerin uyuşmazlık konusu ile ilgili kayıtlar içermesi halinde, bu defterlerin de ihtilaf konusu vakıaları ispata elverişli bir belge niteliğine sahip olduğu açıktır. Nitekim HMK 199. Maddede “bunlara benzer bilgi taşıyıcıları” ibaresi kullanılmış olup, belgeler sınırlı sayıda tutulmamıştır. HMK 220. Maddede “(1) İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. (2) Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. (3) Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir. “ şeklinde tarafın belgeyi ibraz etmemesi başlıklı hüküm düzenlenmiştir. Kural olarak kimse kendi aleyhine olan delilleri göstermeye zorlanamaz. Ancak tarafların aydınlatma ödevi bulunmakta olup, belge ibrazı da aydınlatma ödevinin bir görünümüdür. Bu bağlamda söz konusu maddenin uygulanabilmesi için görülmekte olan bir dava bulunmalı, ibrazı istenen belge karşı taraf elinde bulunmalı, belgenin ibrazını talep eden tarafın bu hususta hukuki bir menfaati olmalı ve ibrazı istenen belge dava konusu uyuşmazlığı çözümlemeye elverişli olmalıdır. Tüm bu şartlar bulunduğunda taraf, karşı taraf elinde olan belgenin ibraz edilmesini talep edebilir, karşı taraf ise ibraz talebinden sonra, belgeyi ibraz etmez, bu hususta kabul edilebilir bir mazeret de göstermezse veya belgenin elinde bulunduğunu inkar etmesine rağmen bu hususta verilen yemini kabul veya icra etmez ise, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir. Yani kısaca tacirler arasında görülen ticari davalarda ispat yükü üzerinde olan taraf karşı tarafın ticari defterlerine de delil olarak dayandığı, karşı tarafın ise ticari defterlerini ibraz etmediği durumda sonucun ne olacağının “ Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması “ başlıklı HMK 222. Maddede kanun değişikliği öncesi bir düzenleme bulunmamakta ise de TTK’nun 83/2. Fıkrasında “ Senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair hükümler ticari işlerde de uygulanır “ hükmü bulunduğundan bu durumda HMK 220. Madde hükümlerinin uygulanacağı kanun hükmü gereğidir. Dolayısı ile somut olayda ipotek belgesindeki ibarelerden de sabit olduğu üzere taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ve hatta ipotek tarihinde dahi davacının bu ticari ilişki nedeni ile davacıdan alacaklı olduğu sabit olup HMKnın 220. Maddesinin uygulanabilmesi için gerekli koşullar somut olayda bulunduğundan kendi açmış olduğu menfi tespit davasında dahi ticari defterleri ibraz etmeyen davalının ipotek alacağına konu ticari ilişkiden kaynaklı belgeleri elinde bulundurduğu ve davalının ticari defterlerinde söz konusu alacağın kayıtlı olduğu HMK 220. Madde gereği mahkememizce kabul edilerek, davacının ticari defterlerine itibar edilerek davanın kabulüne alacak likit olduğundan ve davalı icra takibine itirazında haksız olduğundan davacı lehine hüküm altına alınan tutarın % 20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davalının Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrinde ... TL asıl alacağa ve ... TL işlemiş faize yapmış olduğu itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve takip giderleri ile birlikte tahsile imkan verecek tarzda devamına, 2-Hüküm altına alınan ... TL nin %20 si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... harcın mahsubu ile bakiye ... Tl harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL posta-tebligat-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Sarf edilmeyen gider avansın kararın kesinleşmesinden sonra iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. Anlatıldı. 30/09/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/922, K. 2020/441, T. 30.09.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-922-e-2020-441-k-3d241271d612