İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/255 E. 2020/91 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/255
- Karar No
- 2020/91
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/255 Esas KARAR NO : 2020/91 DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/04/2018 KARAR TARİHİ : 07/02/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ... Ltd.Şti ile davalılar arasında "..." adı altında sözleşme aktedildiğini, anılan sözleşmelerin, TC.antalya ...noteri tarafından yapılan, ... tarih ve ... yevmiye nosu ile müteahhit ... şirketi ile arsa maliklerinden ..., yine ... tarihli ve ... yevmiye nosu ile müteahhit şirket ile arsa maliklerinden, ..., ve ... yine, ... tarih ve ... yevmiye nolu sözleşme ile, müteahhit şirket ve ... arasında yapılmış olan sözleşmeler olduğunu, anılan bu sözleşmeler ile, arsa malikleri olan ..., ... ve müteahhit şirket olan ... LTD.ŞTİ. arasında kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi yapılarak ... Blok halinde inşa edilecek yapıda ... bloklarının ... katındaki sığınak, ortak depo hidrofor su deposu ile sadece ... ... katta yer alan 1 adet ... hariç (... blokta bu neviden kısımlar yoktur) ... ... bölüm (1 adedi ...) ... bağımsız bölüm, ... ... bölüm olmak üzere toplamda ... bölüm ile (... ... katta yer alan 1 adet bağımsız bölüm ...) olup, toplamda... daire ve dükkanlardan oluşan ... bölüm olduğunu, yine bu sözleşmeler üzere... bloktan oluşan sitede müteahhide bırakılan toplamda ... daire bulunduğunu, şu hale göre ... bağımsız bölümünde arsa sahiplerine ait olacağını, ancak, bir yanı arsa malikleri, diğer yanıda , yüklenici ... Ltd. Şti. olan müteahhit firma, ... tarihinde el değiştirmiş ve eski şirket maliki ve tek yetkili temsilcisi olan ... ,bu şirketi ...’a tüm hak ve borçları ile devrettiğini, devirin, ... ...noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nosu ile gerçekleştiğini, devir karar defterine işlendiğini, eski şirket temsilcisi ...'nin yetkisinin son bulduğunu, yeni şirket sahibi şirket yetkili temsilcisi olarak atanıp, karar defterinde karar alınarak, defterler, tüm belgeler,şirket pay defteri dahil olmak üzere, yeni malikçe teslim alındığını, bu şekilde şirketi satın alan vede her tür şirketle ilgili evrakları teslim alıp, noterden şirket sahibi ve şirketin yetkili temsilcisi olarak kendini atayan müvekkil ...,hazırlıklarım tamamlayıp, (yani taşeronla anlaşıp ) malzemeleri temin edip, taşeron işçileri ile birlikte davaya konu inşaata gelip çalışmaya başladıktan sonra,Antalyada inşaatta çalışan işçiler, fiili ve hukuki engellerle karşılaşınca, Davacı şirket sahibi ... ikameti ve iş merkezi olan ...'den derhal Antalya'ya gelmiş ,bu defa gelişinde,devraldığı şirketin devrini adına gerçekleştirmek için Antalya ticaret sicil müdürlüğüne gittiğinde,yüklenici, ... şirketinin tüm hissesini( % 100) kendisine devreden, şirketi temsil yetkisi ve devir işlemi karar defterine işlenip tasdik gören, kendisi için şirket yetkili temsilcisi olduğu karar defterine işlenip, imza sirküsü düzenlenen ve pay defteri, karar defteri vs. tüm resmi belgeleri asılları kendisine teslim edilen şirketin, bu kez eski sahibi ..., sanki şirketin tüm payı kendisine aitmiş ve devir yokmuş gibi davranarak %5 ini ... adlı çalışanlarından birine devrettiğini öğrendiğini, bu devri yapan kişinin, yani devreden eski malikin, ikinci kez ve haksız yere yapacağı bu işlemi noterden gerçekleştirebilmek için, notere gidip, şirketin defter ve kayıtlarını yitirdiğini söyleyip yalan beyanda bulunarak yeni karar ve pay defteri çıkarttığını, şirket merkezi olan Antalya ticaret sicil müdürlüğündeki kayıtların hala kendi adına olmasından istifade ile gerekli işlemleri burada da yaptırarak,... şirketinin payının %5 ini devrettiğini, ...'nin bu işlemi yaparken müvekkil ...’ un Antalya ticaret sicil müdürlüğünde kayıtlı şirketin, yeni devir kayıtlarını işletmemiş olmasından istifade ettiğini, yeni malikin kayıt ve devirleri işletme süresi olan 30 gün süreyi kullanmasına fırsat vermeden 14 ncü günde, şirketi yanında barındırdığı ... adlı kişiye kısmi devir yaptığını, şirketin noterden devri işleminin gerçekleştirildiği yerin ..., şirketin ise ... ilinde bir şirket olması sebebiyle devir ve tescil işleminin kayıt işlemlerinin Antalya' da yapılacak olması bu gecikmeye neden olan olgu olduğunu, müvekkil şirketin yetkili temsilcisi ve maliki olan ..., yüklenici şirketi devraldıktan kısa bir süre sonra bir hafta içinde,taşeronla konuşup inşaat mahalline ...' ya gitmiş ve dönüşte, taşeron da, ekibini kurarak Haziran ayı son haftasında,...'un adamları ile birlikte, taşeronun işçilerini inşaata gönderdiğini, bu kişilerin orada iş başı yaptığını, malzemeler alındığını, işte bu aşamada, ...'nin, ... tarihinde, şirketin gerçek dışı belgeleri ile pay devri yaptığını, akabinde de, ..., ... inşaat sahibi ... ve adamlarının çalışmaları engellemek için kaba güç kullanmaya başladığını, tabiiki bu aşamada da arsa sahipleri işçilerin çalışmaları ve yaşamaları için gerekli olan inşaatın su ve elektriğini kapattırdıklarını, yaşanan olaylar üzerine inşaat alanına gelen ...'un, şirketin kendisine ait olmadığı iddiaları üzerine Antalya ticaret ve sicil müdürlüğüne gittiğnde, şirketin %5 payının ... adlı bir kişiye devir edildiğini,bakiye % 95 payında ...’ye ait göründüğünü öğrenince, hemen pay devrinin iptali ve şirketin kendisine ait olduğunun tespiti için ... tarihinde dava açtığını, 1- ... İtd.Şti.nİn maliki ... olduğunu, bu hususun Antalya .. .Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... sayılı karan karar altına alınmış olup,karar ... tarihinde yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, 2- Arsa sahileri davalılar ile müteahhit firma arasındaki geçerli olan tek ... arsa sahiplerinin ... LTD.ŞTİ ile yapmış oldukları sözleşme olduğunu, bu sözleşme geçerliliğini korurken, ... şirketi ile arsa malikleri arasında yapılan sözleşme tamamiyle geçersiz olduğunu, zira, müvekkil şirketle kat malikleri arasında yapılan sözleşmede tek yanlı fesih hakkı bulunmadığını, Antalya ...Asliye Ticaret mahkemesinin,birincisi, davacı ve davalıların ... LTD.ŞTİ yi birlikte temsili ile ... tarihli,İkincisi ise ... tarihli, bir kısım davalılara olan ... İLÇESİ,... MAH. ... sayılı taşınmaz üzerinde tasarruf yapılmasını engelleyen İHTİYATİ TEDBİR KARARLARI VARDIR.Buna rağmen,ilk 6 sırada adı yazılı davalılar tarafından, 9-50 sırasında adları yazılı davalılara yapılan 42 adet taşınmaz satışları (Bağ.böl.) mutlak butlanla geçersiz olduğunu, iptali gerektiğini, davanın kabulü ile sözleşme gereğince müvekkile bırakılan, ...'de inşa olunan ... Olmak üzere ... adet bağımsız bölüm taşınmazın DAVACI, ... ... TİC.LTD. ŞTİ. Adına TAPUYA TESCİLİNE, arsa maliki davalıların TÜM MAL VARLIKLARI( dava dilekçesinde ilk 6 sırada adları davalılar) ve de sözleşmenin konusu olan taşınmaz üzerine (... ili,... ilçesi,... mah.... ada, ... nolu parsel) her türlü tasarruf işlemlerinin önlenmesi yönünde teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili Av. ... cevap dilekçesinde özetle: Davacı taraf dava değeri olarak ... Tl gösterdiğini, ... daire için söz konusu dava değeri oldukça düşük olduğunu, daire başı ortalama ... TL civarında olduğunu, davacının eksik harcı tamamlaması yönünde ara karar kurulması gerektiğini, harcı tamamlamaması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Davacı tarafın inşaatla hiç bir ilgisi olmadığı için % 70 inin ... Ltd. Şti.,%30 unun ise dava dışı ... İnşaat tarafından yapıldığını inşaatın bitmiş olduğunu kendilerinin sözleşmede yazan ... daireyi hakettiklerini belirttiğini, oysaki söz konusu inşaatın halen bitmediğini, söz konusu inşaatta bir sürü eksiklikler bulunduğunu, malikler ve arsa sahipleri bir çok harcama yaparak inşaatı bitirmek için uğraştığını, çünkü ... ltd ştinin inşaatı bitirmediğini, müvekkillerinin davacının da belirtmiş olduğu gibi şirket devrinden önce şirket yetkilisi ... ile sözleşme imzaladıklarını, davacı şirketin tamamen hayali bir senaryo üzerine bu davayı kurguladığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı şirket ve şu andaki yetkilisi olan ... ile davacı şirketin diğer ortağı olan ... arasında şirketin temsili yönündeki çekişme sürerken henüz karara bağlanmamış olan bu çekişme sırasında ve müvekkilinin tamamen bilgisi dışında davaya konu ... Ada ... Parselle ilgili kat karşılığı inşaat sözleşmesi taraf görünen davacı şirket ile arsa sahipleri arasında yapılan bir fesihname ile feshedilmiş sonrasında arsa sahipleri ile yeni yüklenici olan ... LTD. ŞTİ. arasında yeni inşaat sözleşmesi yapıldığını ve bu yeni kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayanılarak yürütülen inşaat faaliyeti sırasında müvekkilin sahibi ve yetkilisi olduğu ... LTD. ŞTİ. arasında inşaat sahasındaki üç bloğun asansör işlerinin tamamının yapılıp teslimi ve karşılığında da ... ya da gösetereceği bir başka kişiye ... ... kat üç No'lu dairenin yapılan asansör işleri ... TL'ye sayılmak kaydıyla bu bedel üzerinden devredileceği konulu ... tarihli ... akdedildiğini, müvekkilin sahibi olduğu ... şirketinin, tüm bu çekişmelerden habersiz olarak inşaat alanında kendine ait yükümlülüğü yerine getirerek, tüm asansör işlerin yapıp teslim etmiş, ve karşılığında da şirketine verilmesi gereken ... Ada ... Parsel ... blok ... kattaki üç numaralı bağımsız bölümü arsa sahiplerinden...'nın, inşaatı sürdüren yeni yüklenici ... şirketi yetkilisinden aldığı muvafakat ile tapudaki devri, şirket sahibi davalı müvekkil ... adına gerçekleştirdiğini ve sair nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılması gerektiğini, görev yönünden itiraz ettiklerini, müvekkilinin dava dilekçesinde bahsi geçen tüm bu olaylardan ve taraflardan bihaber olduğunu, taşınmazını hiçbir zorluk ve sıkıntı yaşamadan gerekli bedeli ödemek suretiyle üçüncü kişiden satın aldığını, ne davacı müteahhit şirketi ne de arsa sahiplerini tanımadığını, müvekkilinen iyi niyetle hareket ettiğini ve haklarının korunması gerektiğini ve sair nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının eksik harç yatırdığını, müvekkilinin ... güven ilkesi çerçevesinde bağımsız bölüm satın aldığını, müvekkilin mülkiyet hakkının korunması gerektiğini, müvekkilinin TMK 1023. Maddesinde düzenlenen iyi niyetli iktisap eden kişi olduğundan müvekkilin mülkiyet hakkı korunması gerektiğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Dosyanın Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, süresinden sonra açıldığını, müvekkilinin söz konusu taşınmazı tescil prensibine güvenerek aldığını, müteahhitin kendi aralarında ve arsa sahibiyle sorunlarının müvekkilini bağlamayacağını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın müvekkil adına kayıtlı olup tapu kaydının iptalini istediği taşınmazın, davanın taraflarından biri vasıtası ile müvekkilin tasarrufuna geçmediğini, işbu davada davalılar arasında sayılmayan dava dışı ...'dan bedeli mukabilinde satın alındığını, müvekkilinin işbu taşınmazı ... tarihinde tapu kaydında malik görülen ve işbu davada da taraf olarak gösterilmeyen 3. bir şahıstan satın aldığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle: Antalya ... İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosya alacaklarının tahsili yönünden davacının davasının kabulünü talep ettiklerini, ancak müvekkil bankanın taraf ehliyeti olmadığından ve dava dilekçesinde niçin taraf gösterildiği belli olmadığından müvekkil banka yönünden davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın müvekkil yönünden husumet yokluğundan reddini talep ettiklerini, dava konusu işlemin yapıldığı tarihte davalı müvekkilinin ... Müdürü olduğunu, diğer davalılar ve davacı taraf ile aralarında en ufak bir ilişki olmadığı gibi, tarafları da tanımadığını, bu itibarla 657 Sayılı yasanın 13. maddesine göre davalı müvekkile husumet yönlendirilemeyceğini, öte yandan görevli mahkmenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanı süresinde açılmadığını, süre yönünden itiraz ettiklerini, davanın süre yönünden reddini de talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, kat karşılığı inşaat sözleşmesi, davacı ile arsa sahipleri arasındaki hukuki sorunlar, davacı şirketin hisse satışı veya devirlerine ilişkin kendi iç meseleleri nedeniyle yaşanılan sorunların yargılandığı davalara ilişkin tapu kayıtlarında ihtiyati tedbir, beyan veya şerh gibi kısıtlayıcı takyidat görülmemesi nedeniyle iyi niyetli üçüncü kişi vasfındaki müvekkil bankaya karşı dava şeklinde ileri sürülmesinin davacının korunması gereken bir hakkı olduğunu göstermeyeceğini, aksi halde iyi niyetli üçüncü kişiler"tapu kayıtlarına inanarak ve güvenerek ayni hak iktisabında bulunamaz davacının davası" müvekkil yönünden MK 1022 ve devamı hükümlerce reddedilmesi gerektiğini, davacının dayanaksız davasının usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle:Davacı ... Ltd.Şti.'nin kurucularının %80 hissedarı ... %10 Hissedarı ... ve %10 Hissedarı ... Ltd.Şti. müvekkil ... A.Ş.'nin kredi borçlusu olduğunu, davacı firma hakkında Antalya ... İcra Müdürlüğü ...E sayılı dosyadan icra takibi yaptığını ve alacağını tahsil edemediğini, davacı firmanın Antalya ... Noterliği ... tarih ve ... yevmiye; ... tarih ve ... yevmiye nolu ... Sözleşmesi ile inşaat yaptığının doğru olduğunu, söz konusu satış vaadi sözleşmesi gereği davacı firmanın hak ettiği taşınmazların tescilini talep ettiğini, ancak dava dilekçesi ve içeriğinden davalı bankanın dosyada niye taraf gösterildiği belli olmadığını, müvekkil bankanın davacıdan taşınmaz elde etmediğini, kredi borçlusunun kullandığı krediyi ödemediğini ve müvekkil bankayı mağdur ettiğini, bu sebeple Antalya ... İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosya alacağın tahsili yönünden davacının davasının kabulünü talep ettiklerini, ancak müvekkil bankanın taraf ehliyeti olmadığından ve dava dilekçesinde niçin taraf gösterildiği belli olmadığından müvekkil banka yönünden davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davacı vekilinin ... tarihli ara kararı uyanırca dosyaya sunduğu açıklama dilekçesinin tetkikinden; dava konusu taşınmazların: ... ili ... İlçesi ... Mahallesinde kain ... ada ... parselde bulunan ... nolu daireler olduğu, davalı ...'ın ... nolu bağımsız bölüm için açılan davadan bu davalının yurt dışında bulunması nedeniyle feragat edildiğinin bildirildiği görüldü. Somut olayda, davacı şirket ... uyarınca, arsa malikleri ..., ..., ..., ..., ..., ... ile, davayı konu taşınmazları satın alan 3. kişi gerçek ve tüzel kişilere, ... Müdürlüğü'ne izafeten ... Müdürlüğü ve ... A.Ş( bu davalının hangi sebeple taraf gösterildiği tespit edilememiştir) aleyhine tapu iptal ve tescil davası açıldığı görülmüştür. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir.Yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 1.maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. Somut olayda; uyuşmazlık ... kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde görüleceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Davacı taraf Ticaret Kanunu anlamında şirket, davalılar ise arsa malikleri, taşınmazları satın alan gerçek ve özel tüzel kişiler ile kamu kurumudur, taraflar arasındaki dava ticari ilişkiden kaynaklanmamaktadır. Bu haliyle uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (Yargıtay 20. HD. 2016/2797 E-2016/12074 K, 2016/13913 E-2016/12509 K sayılı emsal kararları) Anlatılan nedenle, dava dilekçesinin HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle görev yönünden usulden reddine, görevli mahkemenin Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK.nun 114/1-c ve 115/ 2 maddesi uyarınca usulden REDDİNE, 2- ANTALYA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'nin görevli olduğuna, 3-Karar keşinleştiğinde, iki haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli ANTALYA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ''ne gönderilmesine, HMK'nun 19/3 ve 20/1 c 1 maddeleri uyarınca taraflardan birinin 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurarak talep etmeleri halinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderileceği, talep etmemeleri halinde ise davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği hususunun ihtarına, 4-Yargılamaya görevli mahkemede devam edilmesi durumunda yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair,Bir kısım davalılar vekili AV. ..., davalı ... vekili Av. ..., Davalı ... vekili Av. .., Davalı ... A.Ş vekili Av. ..., Davalı ... , ... vekili AV. ..., Davalı ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili AV. ..., davalı ... vekili AV. ... Ltd Şti vekili AV. ...'ın yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.07/02/2020 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalı ¸e-imzalı ¸e-imzalı ¸e-imzalı