İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/720 E. 2020/58 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2015/720
- Karar No
- 2020/58
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2015/720 KARAR NO : 2020/58 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/09/2014 KARAR TARİHİ : 28/01/2020 Mahkememizden verilen ... tarih ve ... Esas, ... sayılı görevsizlik kararı, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... tarihli, ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla bozulmakla dosya Mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydedilerek yapılan açık yargılamaları sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde vefat eden ... tarafından keşide edildiği iddia edilen ... TL tutarındaki çeke istinaden mirasçılar aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü takibe geçildiğini, davalı ve takip alacaklısının vefat eden ...’nin ... tarihinde boşandığı eşi olduğunu, borçlulardan dava dışı ...’nin annesi olduğunu, müvekkillerinin murise at borçları ödediklerini, davalının bu zamana kadar alacakla ilgili talepte bulunmayıp 2 yıl sonra talepte bulunulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, çek üzerindeki imzanın murise ait olmadığını, sahtelik iddiasında bulunduklarını, davalının çek bedelini borç olarak verebilecek maddi imkanının bulunmadığını, murisin bu parayı bankadan kredi olarak alabilecek kredibiliteye sahip olduğunu, davalı ile muris arasında 19 yıldır hiçbir ticari ilişkinin ve şahsi münasebetinin bulunmadığını, ayrıca bu miktar bir paranın banka havalesiyle ödenmesi gerektiğini, buna ilişkin hiçbir dekontun bulunmadığını, davalının ... TL parasının bulunmadığını, mali durumunun araştırılması gerektiğini, ayrıca davalının dava konusu çeke ilişkin alacağının sebebinin ve çekin hangi ilişkiye mahsuben eline geçtiğini ispat etmek zorunda olduğunu, murisin 85 yaşında öldüğünü, çekteki basın basım tarihinin Ekim 2012 olduğunu, murisin çeki ölmeden önceki 1 aylık zaman diliminde çeki düzenlemiş olması gerektiğini, murisin şeker hastası olduğunu ve kalp yetmezliği sonucu vefat ettiğini, akli melekelerinin yerinde olmadığını, aldatılmak suretiyle çekin alınmış olabileceğini, cezai ehliyetinin bulunmadığını, bunun hastane kayıtlarında belli olduğunu, bu nedenle ehliyetsizlik iddiasında bulunduklarını, icra dosyasında sadece murisin ve müvekkillerinin mal varlıklarına haciz konulduğunu, diğer borçlu ve davalının oğlu olan dava dışı ...'in haciz işlemlerinin dışında tutulduğunu, davalının oğlu ...'le birlikte hareket ederek haksız ve hukuk dışı olarak müvekkilerinden para tahsil etme niyetinde olduklarını, ayrıca çeke ilişkin kayıp başvurusu olduğunu, çek tazminatından çeki keşide eden murisin sorumlu olduğunu, müvekkilleri mirasçıların tazminattan dolayı sorumluluklarının bulunmadığını, ayrıca icra dosyasında değeri dosya borcunun çok üzerinde olan araç ve taşınmazlara haciz konulmak suretiyle taşkın haciz işlemi yapıldığını beyanla, dosyada yapılan taşkın haczin teminat olarak alınması, bu talebin uygun görülememsi halinde kesin banka teminat mektubunun teminat gösterilmesi suretiyle icra takibinin durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesini, müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve icra takibinin iptaline, davalı aleyhine alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Sayılı ilamı ile görevsizlik kararı vermiş ve dava dosyası süresi içinde yapılan başvuru neticesinde mahkememize tevzi olmuştur. Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 7 yaşında babasını kaybettiğini ve aile baskısı sonucu 15 yaşında iken 45 yaşındaki murisle evlendiğini, murisin müvekkiline kıskançlık nedeniyle sürekli şiddet uyguladığını, bıçakladığını, burnunu kırdığını, giysilerini kestiğini, komşularının da uygulanan şiddete şahit olduklarını, murisin seracılık işiyle uğraştığını, ancak müvekkilini ve çocuklarını yokluk ve sefalet içinde yaşattığını, murisin alkol aldığını, cinsel hayatında sorunların olduğunu ve şiddeti her geçen gün arttırdığını, müvekkilinin defalarca kaçmaya çalıştığını fakat her defasında muris tarafından engellendiğini, murisin müvekkilinden zorla ve tehditle müvekkiline ait olan evini ve aracını senet imzalatarak ve senedi icra takibine koyarak sattırmış ve parasını kullandığını, daha sonra ibraname ile müvekkilini ibra ettiğini, murisin işkencelerine daha fazla dayanamayan müvekkilinin Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarihli ve ... sayılı kararı ile boşandığını, boşanmadan sonra murisin ... isimli bir bayanla yaşadığını, bu kişi ile de geçinemeyip 2012 yılının Ekim ayında müvekkili ile tekrar birleşmek istediğini ve "sana çok haksızlık ettim hakkını helal et" diyerek müvekkiline zarf verdiğini ve zarfın içinde dava konusu çekin bulunduğunu, çekin ödeme gününde icra takibine konu edildiğini, çekteki imzanın murise ait olduğunu, davacıların sahtelik iddialarını kabul etmediklerini, müvekkili ile murisin arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığını ancak, murisin müvekkiline yıllarca yaptığı eziyetlerin, kendisinde zorla aldığı evinin ve arabasının ve ayrıca boşanma davasındaki maddi manevi tazminat ve nafaka taleplerinin karşılığı anlamında çeki verdiğini, çek bedelini ne şekilde ödeyeceğinin de murisin tasarrufunda olduğunu, davacıların bedelsizlik iddialarını kabul etmediklerini, davacıların bu iddialarını ispatlamakla yükümlü olduklarını, murisin 2012 yılı Ekim ayında akıl sağlığının yerinde olduğunu, bu nedenle ehliyetsizlik iddialarını da kabul etmediklerini, müvekkilinin icra takibini usul yönünden bütün mirasçılara açıldığını, ancak doğal olarak kendi öz oğluna haciz tatbik ettirmediğini, ancak oğlu ...'e yönelik işlem yapma hakkından feragat etmediğini, müvekkilinin murisi aldatmasının söz konusu olmadığını, böyle bir niyeti olsa idi yaklaşık ... TL tutarındaki mirastan daha fazla tahsilat yapabileceğini, murisin sorumluluğının mirasçılara da intikal ettiğini bu nedenle davacıların çek tazminatından da sorumlu olduklarını beyanla, verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılarak davanın reddine, davacılar aleyhine alacak üzerinden % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; "Davacının talebi, takibe konu çekin bedelsiz olduğu, çek keşide eden murisin keşide tarihinde ehliyetsiz olduğu, hileli olduğu veya işlemin muvazaalı olduğuna ilişkin olup, davacının dayandığı hukuki sebepler BK. 'nda düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nda değişiklik yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2.maddesi ile 6102 sayılı kanunun 5.maddesinin 3.fıkrası değiştirilmiş ve asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir. Ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işlerinin tanımını yapan 6102 Sayılı TTK'nun 4.maddesinde; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, TTK'nda düzenlenen hususlardan ve maddede açıkça atıf yapılan diğer kanun hükümlerinden kaynaklanan dava ve çekişmesiz yargı işleri, ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olarak nitelendirilmiştir. Aynı kanunun 5/1 maddesinde ise; ''Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.'' hükmüne yer verilmiştir. Görevle ilgili değerlendirmenin 6102 Sayılı TTK'nun 4 ve 5.maddesindeki düzenlemeler gözetilerek yapılması gerekir. 6102 Sayılı Kanun'un 19.maddesi ''ticari iş karinesi'' başlığını taşımakta olup, bu maddenin 2.fıkrasında yer alan ''Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır.'' hükmünün, görevli mahkemenin belirlenmesinde dikkate alınması mümkün değildir. Aksi yöndeki bir kabul, ticaret mahkemelerinin özel mahkeme statüsünün sonlanması sonucunu doğurur. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taraflar tacir olmadığı gibi uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili ticari faaliyetlerinden kaynaklanmadığı, taraflar arasındaki bedelsizlik, ehliyetsizlik, muvazaa ve hile hukuksal sebeplerinin BK.'nda düzenlendiği, uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşıldığından..." gerekçesi ile verilen görevsizlik kararı Davalı vekili tarafından temyiz edilmiş Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... tarihli, ... Karar sayılı ilamı ile;"Dava, kambiyo senedi niteliğindeki çeke dayalı olarak başlatılan takibe karşı açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiş ise de ihtiyati tedbirin de devamı konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Davalı vekilince bu karar sadece ihtiyati tedbir yönünden temyiz edilmiştir. HMK 397/2 . maddesinde “İhtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder” denilmektedir. Davalının bu yöndeki temyiz itirazı yerinde değil ise de görev hususu kamu düzeni ile ilgili olduğundan yargılamanın her aşamasında gözetilecektir. TTK' nun 4. maddesi uyarınca kambiyo hukukundan kaynaklanan davalar ticari nitelikte olup, mutlak ticari dava mahiyetindedir. Mahkemece uyuşmazlığın çözümünün Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu gözetilerek işin esasına girilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirtilmek suretiyle yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkememizce Yargıtay bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir. Antalya ...İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takip dosyasının tetkikinden; alacakıl ... tarafından borçlular ..., ..., ... aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının keşidecisi ..., keşide tarihi ..., ... TL bedelli, ... Bankası ... şubesine ait çek olduğu, çekin ibrazında keşidecinin vefat etmiş olması nedeniyle bankaca bedelinin ödenmediğinin şerh düşüldüğü, ... tarihinde takip başlatıldığı tespit edilmiştir. Antalya ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasının tetkikinden; davamıza konu çekin suç unsuru olduğu, katılanlar ... ve ...'nin şikayeti ile sanık ...'in resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçundan yapılan yargılaması sonucunda CMK 223/2-e md.uyarınca delil yetersizliğinden beraatına karar verildiği, kararın istinaf aşamasından geçerek kesinleştiği görülmüştür.BK 74.maddesi uyarınca ceza mahkemesince verilen beraat kararının Mahkememizi bağlamayacağı açıktır.Ceza mahkemesi yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporlarına bakıldığında; Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenlenen raporda çek üzerindeki keşideci imzasının ... elinden çıktığı mümkün ve muhtemel olarak değerlendirilmiş ise, de tetkike konu imza ile mukayeseye konu imzalar arasında uzun bur zaman farkı bulunması daha ileri derecede bir kanaat beyanında bulunulamayacağının belirlendiği, Grafoloji Sahte Belge İnceleme Uzmanı... tarafından düzenlenen raporda çek üzerinde bulunan imzanın müteveffa ...'nin eli mahsulü olmadığınnın belirlendiği, Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda, çekin ön yüzünde bulunan yazıların ...'ye ait olmadığı, çekin ön yüzüne ...'ye atfen atılmış keşideci imzasının teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, çizgilerden ibaret, tersimi basit, taklidi kolay imza olması nedeniyle aidiyetinin ... eli ürünü olup olmadığı hususunun tespit edilemediğinin belirtildiği, Talimat yoluyla İstanbul ...ACM aracılığıyla alınan 3 kişilik bilirkişi heyetinin düzenlediği raporda çek metninide yer alan yazı ve rakamların ...'nin emi ürünü olmadığı, çekin keşideci imzasının mukayese imzalara kıyasla ... eli ürünü olduğunun belirtildiği, görülmüştür. Yukarıda değinildiği gibi ceza mahkemesince verilen karar hukuk hakimini bağlamayacağından davaya konu çek altındaki imzanın müteveffanın eli ürünü olup olmadığının tespiti yönünden Mahkememizce bu defe ... Jandarma Kriminal Polis Laboratuvarından rapol alınmasına karar verilmiş, Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı'nın ... tarihli raporunda özetle: "1. İnceleme konusu çekin ön yüzünde keşideci bölümünde “...” adına atılı bulunan imza üzerinde yapılan incelemede; söz konusu imzanın kişiye atfedilecek kaligrafık ve karakteristik özellikler ihtiva etmeyen, taklidi kolay ve basit tersimli imza olduğu kanaatine varılmıştır. 2. İnceleme konusu çekin ön yüzünde keşideci bölümünde “...” adına atılı bulunan imza ile ...’nin mevcut mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada; yukarıda birinci maddede belirtilen sebeplerden dolayı, inceleme konusu çekin ön yüzü keşideci bölümünde atılı bulunan söz konusu imzanın ... eli ürünü olup olmadığı hususunda bir kanaat bildirmek mümkün olamamıştır." sonucuna varılmıştır. Davacıların çekin keşide tarihinde müteveffanın fiil ehliyetine haiz olmadığı yönündeki iddiaları için yapılan araştırma sonucu; Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu'nun ... tarihli raporunda özetle: Tıbbi belgeler ile adli tahkikat dosyasında belirlenen ve adli tıbbi yorumlamayı ilgilendiren hususların değerlendirilmesinden; açılan “menfi tespit (kıymetli evraktan kaynaklanan)” davasında, “çekin alındığı ..., vefatın olduğu ... ve çekin düzenleme tarihi (keşide tarihi) olan ... tarihleri itibarıyla fiil ehliyetine sahip olup olmadığı” sorulan, ... oğlu, ... doğumlu olan ve ... tarihinde vefat eden ...’nin çekin alındığı tarihten 14 gün önce ... Merkezinde ... tarihli, “Tanı:Orta Depresif Nöbet.Bilinç açık, koopere, yönelim tam, gerçeği değerlendirme yetisinde bozulma yok, içgörüsü tam,psikotik bulgu tespit edilmedi” şeklinde muayene kaydının olduğunun görüldüğü, ... Hastanesinde ...-... tarihleri arasında yatarak tedavi görürken bilinci kapalı olan kişinin ... tarihinde vefat ettiğinin kayıtlı olduğu, çekin alım tarihi olan ... tarihinde fiil ehliyetini müessir, şuur ve hareket serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı, akıl zayıflığı, bunama hali içinde bulunduğunu gösteren tıbbi bulgu ve belgeye rastlanmadığı gibi, kendisinde mevcut sistemik hastalıkların da tek başına fiil ehliyetini etkilemeyeceği, murisin tasarruf tarihlerinde iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı birbirinden ayırt edebileceği, telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre; ...’nin ... tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun kabulünün uygun bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA:"Biz ailece müteveffa ... ve ailesi ile uzun yıllardır aile dostuyduk, eşim akaryakıt istasyonu sahibidir, ... bey ise kabzımallık yapardı, eşimin işyerine de sık sık ziyarete gelirdi, bu ziyaret sırasındaki sohbetlerde zaman zaman ben de bulunurdum, son zamanlardaki konuşmalarımızda işlerinin bozuk olduğunu, kendisinin de sağlığının iyice bozulduğunu uyku apnesi teşhisi konulduğunu o yüzden dikkat dağınıklıklarının olduğunu söylerdi, hatta son zamanlarda istasyonun üst katında bulunan odaya kahve içmeye davet ettiğimizde üst kata çıkamayacağını söylerdi, özellikle son zamanlarda aynı şeyleri sürekli konuşuyor ve tekrarlıyordu, hatta eşim "bu benden beter, iyice bunamış" diye takılıyordu. Hatta son zamanlarda arabasını kendi kullanamıyordu, bir hanım getirip götürüyordu ve bundan dolayı da ayrıca morali çok bozuktu. Eski eşiyle de kırgındı, çocukları vasıtasıyla haberleşiyordu, eski eşinden kastım ...'dir, ... ise ... beyin gayri resmi yaşadığı bir hanımdır, daha sonra resmi nikah kıydı. Öldüğünde ise onunla da boşanmıştı. ... hanımın da lafını etmiyordu. Senet ile ilgili bir bilgim yok. Ceza Mahkemesinde her ne kadar ... beyin akıl sağlığı yönünden ben birşey görmedim demiş isem de; zaten şu anda akıl sağlığından bahsetmiyorum, sadece son zamanlardaki hastalıkları nedeniyle yaşadığı sıkıntıları anlatıyorum, kendisi aynı zamanda şeker hastasıydı" demiştir. DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA:"Müteveffa ... benim öz kardeşimdi, 85 yaşında vefat etti, ilk eşi ... hanım idi, ondan boşandı ... ile de evlendi ancak boşanmış hatta vefat ettiğinden 17 yıl kadar önce boşanmış, kardeşim ile ailecek hiç görüşmüyorduk, biz iki kardeş arada bir görüşüyorduk, son zamanlarda yaşı nedeniyle biraz düşkünleşmişti, hatta tramvayla bize gelirdi, ... ... gelirdi, yemek yerdik kendisini taksi tutarak gönderirdik, kendisi araç kullanamıyordu, kendisi portakal bahçelerinden meyve satın alıp ... ve benzeri gibi büyük firmalara satardı, ancak son zamanlarda işinin iyi olmadığını kendisi bana ifade etti, yaşı nedeniyle çalışamadığını anlattı, işi sadece kendisi yürütüyormuş gibi anlıyordum, sanıyorum 3.oğlu biraz destek oluyormuş, dediğim gibi son zamanlarda yaşlılığı nedeniyle işlerini idare etmekte güçlük çektiğini ve yine mali durumunun iyi olmadığından bahsetti , kardeşim vefat ettikten sonra çocukları ..., ... ve diğer oğlu ... benim mimarlık ofisime geldiler, ... evdeki kasasını açtıklarını içinden birşey çıkmadığını söyledi. Daha doğrusu şöyle ifade edeyim, çocuklar arasında babalarının ölümü nedeniyle uyuşmazlık çıkmasın diye çocukları büroma davet ettim, çocuklardan ... babasıyla yaşıyordu, kendisi evdeki kasayı açtığını içinden birşey çıkmadığını söyledi, sanırım bu toplantıyı ölümünden bir hafta kadar sonra yapmıştık" demiştir. DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA:"Ben müteveffa ... ile ... yaylasında bulunan yazlıklarımızda komşu idik, o ölmeden yaklaşık 10 sene komşuluk yaptık, son zamanlarda arabasını kullanamıyordu, ... isimli bir hanım onu getirip götürüyordu, günde 4-5 defa benle muhabbet etmek isterdi, evlerimiz karşı karşıya sayılırdı, ölmeden önce işlerinin kötü gittiğini söylerdi, hatta ölmek istiyorum falan diye laflar ederdi, ben ...'i tanımıyorum, arada oğlu ... gelir giderdi, ancak benim onunla bir muhabbetim yoktu, sadece merhabamız vardı, ... amca bana hiç 500 bin TL'lik bir senetten bahsetmedi, pek bunamış bir hali yoktu, ancak hayattan bezgin bir hali vardı, son sene durgundu, sadece işlerinin iyi gitmediğinden bahsetti, borçlarından bahsetmedi, dediğim gibi çok sık görüşürdük, günde 3-4 sefer birarada olurduk, yaylada her sene 4-5 ay kalırdık. ... bey ilk eşi ... hanımdan bahsederdi ancak ikinci eşi ... hanımdan bahsetmezdi, ilk eşinin felç geçirdiğini söylerdi, ... hanımı ben yayla evinde hiç görmedim, hiç bahsettiği de olmadı, zaten ben de ...'in varlığından haberdar değildim" demiştir. Davacılar vekiline TMK 640.madesi uyarınca terekeye temsil atanması veya diğer mirasçı ...'nin ( müteveffa ... ile davalının müşterek çocukları) davaya muvafakat ettiğine dair belgeyi sunması için süre verilmiş, terekeye temsilci tayin edildiğine dair Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... K sayılı kararı dosyaya ibraz edilmiş, terekeye temsilci olarak atanan ...'nin davaya muvafakat ettiğine dair beyanı duruşma zaptına geçilmiştir. Toplanan deliler ve tüm dosya mündericatından; İİK 72/3 maddesi uyarınca kambiyo senedine özgü haciz yoluyla yapılan ilamsız icra takibi nedeniyle açılan iş bu menfi tespit davasında, Yapılan araştırmada çekin keşide tarihinde müteveffanın fiil ehliyetine sahip olduğu, ancak davacının iddialarından biri de çekteki imzanın keşideci müteveffanın eli ürünü olmadığı yönünde olmakla bu husuta yapılan değerlendirmede, ispat külfetinin davalı üzerinde olduğu, çek altındaki keşideci imzasının müteveffa ...' ye ait olduğunun ispatlanması gerektiği açıktır. Yukarıda değinilen ve gerek ceza yargılaması sırasında gerekse Mahkememiz yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporlarından, bu hususta kesin bir sonuca varılamadığı açıktır. Ceza mahkemesince davalının delil yetersizliğinden beraatine dair verilen ve kesinleşen karar nedeniyle, çekin altındaki imzanın müteveffanın eli ürünü olarak kabul edilmesi BK 74.maddesindeki açık düzenleme karşısında yasal olarak mümkün değildir.Sonuç olarak, davaya ve takibe konu çek altındaki imzanın müteveffa keşideciye ait olduğunun ispat edilmediği anlaşılmakla, davanın kabulüne, yasal şartları oluşmadığından davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ İLE; davacıların Antalya ....İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyasına konu ... TL bedelli keşidecisi davacıların murisi ... olan çek nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının TESPİTİNE, 2-Yasal şartları oluşmadığından davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, 3-Alınması gerekli, ... harçtan, peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsiline, Hazine'ye gelir kaydına. 4-Davacılar tarafından yatırılan ... TL peşin harç, ... TL başvurma harcı, ... TL tedbir talebi harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacılar tarafından yapılan bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafları olmak üzere toplam ... TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacılar vekil ile temsil ettirilmediğinden vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 7-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine Dair, davacı ..., Davacı-Tereke temsilcisi ... ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 28/01/2020 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalı ¸e-imzalı ¸e-imzalı ¸e-imzalı