Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2025/809 E. 2025/868 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/809
Karar No
2025/868
Karar Tarihi

ESAS NO: 2025/809 KARAR NO:2025/868 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/809 KARAR NO : 2025/868 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/07/2024 NUMARASI : 2024/444 Esas 2024/504 Karar TALEP : Yargı Yerinin Belirlenmesi KARAR TARİHİ : 24/04/2025 Taraflar arasındaki davada Ankara 36. Asliye Hukuk ve Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya incelendi: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, alacak istemine ilişkindir. Ankara 36. Asliye Hukuk Mahkemesince; tarafların adi ortaklığın ortağı oldukları, uyuşmazlığın adi ortaklığın tasfiye sözleşmesinden kaynaklandığı, davanın şirket ortaklığını gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi ise ; tarafların tacir olmadığı, davanın mutlak yada nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Ticaret Mahkemelerinin görev alanı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1. Maddesinde; "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." ifadesi ile ticari davalar ile sınırlandırılmıştır. Ticari davalar ise TTK'nın 4. maddesinde sayılmıştır. Buna göre 4/1. maddesinde nispi ticari davalar, 4/1-a fıkrasından f fıkrasına kadar sayılan hususlar ise mutlak ticari davalar olarak sayılmıştır. Bir davanın nispi ticari dava sayılması için TTK'nın 4/1. maddesi birinci fıkrasında belirtildiği gibi her iki tarafında tacir olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar ise, TTK'nın 4/1-a maddesinde her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlar ile yine TTK'nın 4/1-f fıkrasına kadar sayılan yasalarda belirtilen davalar olarak sayılmıştır. Somut olayda; davacı vekili, davalı ve müvekkilinin kuaförlük faaliyeti üzerine ortaklık yaparak uzun süre birlikte faaliyet gösterdiklerini, bu süreçte müvekkili ve davalının ortaklaşa konut, yazlık vb. şekillerde kullanmak üzere birçok taşınmaz edindiklerini, bu taşınmazları şahısları adına kaydederek paydaş olduklarını, ayrılma yönünde ortak karar aldıklarını ve aralarında 01/04/2008 tarihli protokol düzenleyerek ortaklığı sona erdirdiklerini, protokol ile şirketlerin ve taşınmazların paylaşımına ilişkin anlaşma yaptıklarını, taşınmaza ilişkin paylaşımın fiili hayata geçirilmediğini, ödenmesi gereken bedellerin ve devredilmesi gereken taşınmaz hisselerinin devredilmediğini ileri sürerek ... Parsel, E Blok, 94 numaralı bağımsız bölümün değerinin tespit edilerek 1/3 hisse bedelinin, 3 yıllık kira bedeli ve faizleriyle birlikte müvekkiline verilmesine, ada parsel bilmedikleri ancak tapuda davalı üzerine kayıtlı olan Ankara-Çamlıdere'de bulunan yayla evinin değerinin tespit edilerek 1/3 hisse bedelini, 5 yıllık kullanım bedelleri ve faizleriyle birlikte müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dosya kapsamından, tarafların tacir olmadığı, uyuşmazlığın adi ortaklık ilişkisinden kaynaklandığı, davanın mutlak yada nispi ticari dava niteliği taşımadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın genel hükümlere göre 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-6100 sayılı HMK'nın 21. ve 22. maddeleri gereğince Ankara 36. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 2-Dosyanın merci tayini talebinde bulunan Mahkemesine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile 24/04/2025 tarihinde karar verildi. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarihi : 20/05/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır Bu döküman 5070 Sayılı Yasa Hükümleri gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/809, K. 2025/868, T. 24.04.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-13-hukuk-dairesi-2025-809-e-2025-868-k-b8cf0ab4e9db