İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1363 E. 2024/901 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1363
- Karar No
- 2024/901
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/1363 Esas - 2024/901 T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2023/1363 Esas KARAR NO : 2024/901 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 25/12/2023 KARAR TARİHİ: 05/09/2024 K.YAZIM TARİHİ: 07/10/2024 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06.04.2023 tarih 2022/20 E. sayılı kararı ile ... Tic. Ltd. Şti.'nin iflasına, iflasın 06.04.2023 tarih ve saat 14:40'da açılmasına karar verildiğini, 13.09.2023 tarihinde davacı müvekkili adına Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasına alacak kaydı talebinde bulunduklarını, iflas idaresinin 31.10.2023 tarihli ... nolu karar ile red kararının 11.12.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, süresi içerisinde işbu davayı ikame ettiklerini, iflas idaresinin 31.10.2023 tarihli ... nolu kararında red gerekçesi olarak “alacak başvurusu ile ekindeki belgeler incelendi. Talep dilekçesi ekinde 05.11.2021 düzenleme tarihli 500.000,00TL bedelli bono sureti ile 12.06.2023 tarihli 51 0.037,60TL tutarlı Ankara Gayrimenkul İcra Dairesinin ... sayılı dosyasının ipotek ve masrafı açıklamalı dekont örneğinin sunulduğu görüldü. Yapılan incelemede bonoya dayalı alacak talebi yönünden kambiyo evrakının tek başına alacağın varlığını ispat noktasında yeterli sayılamayacağı taraflar arasındaki temel ilişkiye dair başkaca belge sunulmadığı bu haliyle alacak başvurusunun yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla 540.496,58TL'nin reddine, Ankara Gayrimenkul İcra Dairesinin ... E. sayılı ipotek dosyasına yapılan ödemeye ilişkin alacak talebinin yasal sorumluluğu ve borçlu sıfatı olmamasına rağmen ödeme yapılmış olduğu, alacağın devri veya temliki yönünde herhangi bir belge sunulmadığı görülmekle hukuken alacaklı sıfatı olmayan talep sahibince talep edilen 51 0.037,60TL alacağın reddine, herhangi bir imtiyaz tespit edilemediğinden işlemin sıra cetvelinde 4. sıraya kaydına...” karar verildiğini, müvekkilinin müflis davalı şirket ile süre gelen ticari ilişkisinin bulunduğunu, müvekkilinin borçlu müflis şirketten 05.10.2021 düzenleme tarihli ve 05.07.2022 ödeme günlü 500.000,00TL tutarlı kambiyo senedi aldığını, aynı zamanda müvekkilinin borçlu şirket adına Ankara Gayrimenkul Satış İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına 12.06.2023 tarihli 510.037,60TL tutarlı ipotek ve masraf adı altında ödeme yaptığını, müvekkilinin borçlu müflis şirketten 500.000,00TL kambiyo senedinden ve bu senedin vade tarihinden iflas tarihi 06.04.2023 tarihine kadar 275 gün 10,75 faizi 40.496,58TL ile 510.027,60TL olmak üzere toplam 1.050.534,18TL alacağı için iflas masasına başvurduğunu, toplam 1.050.534,18TL alacağın 510.037,60TL tutarlı dekont kısmının resmi bir işleme yönelik olduğunun açık olduğunu, müvekkilinin müflis şirket adına Ankara Gayrimenkul Satış İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına ipotek bedelini ve masraflarını yatırdığını ve dosyadaki ipotekli satışın düşürüldüğünü, bu kısım için yargılamayı gerektirecek bir ihtilaf bulunmadığını, dolayısıyla söz konusu alacak için verilen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek; öncelikle 10.01.2023 tarihinde yapılacak ikinci alacaklılar toplantısına katılmaları hususunda ve alacakları oranında oy kullanmalarına karar verilmesini, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasında iflas işlemleri devam eden müflis davalı şirket hakkında 5 başvuru numaralı alacak kaydı taleplerinin ... karar numaralı 31.10.2023 karar tarihli iflas idaresince reddedilen alacaklarının İİK 235.maddesine göre kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili; Ankara Batı İcra Dairesi ... İflas Dosyası adına 09.01.2024 tarihli davaya cevap dilekçesinde; Müdürlük dosyasında iflas idaresi bulunmadığından tasfiyenin re'sen müdürlükçe yürütüldüğünü, müdürlükçe yasadan kaynaklandığı üzere müflis şirketin sadece mallarının tasfiye işleminin yapıldığını, ilgi sayılı dosyada müflis aleyhine olan hususları kabul etmedikleri beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyası, Ankara Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dava dosyası, mahkememizin 2022/20 esas sayılı dava dosyası, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları, 14/06/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi raporunda, dosya kapsamı ve müflis davalı şirketin 2020-2021-2022-2023 yılları ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde; davacının dosya kapsamına sunmuş olduğu 05.10.2021 düzenleme tarihli 500.000,00TL tutarlı senet ve davacı tarafından Ankara Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasına ipotek ve masrafı açıklamasının yer aldığı 510.037,60TL tutarlı davacı ödemesinin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, nihayetinde davalı ticari defterlerinde davacı adına kayıtlı bir borcun yer almadığı belirtilmiştir. GEREKÇE : Dava, davacı alacağının davalı müflis şirketin iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir. Kayıt kabul davaları, iflasından önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ve dayanağını İİK’nın 235. maddesinden alan davalardır. Müflis ... Şirketi hakkında, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/04/2023 tarih 2020/20 Esas 2023/440 Karar sayılı ilamı ile iflas kararı verildiği ve kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 11/07/2023 tarih ve 2023/1220 Esas 2023/1199 Karar sayılı ilamı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 05/10/2023 tarih ve 2023/3135 Esas 2023/3151 Karar sayılı ilamı ile kararın onanmasına karar verildiği, kararın kesin olarak verildiği, böylelikle iflas kararının 05/10/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. İflasın Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyası üzerinden adi tasfiye şeklinde yürütüldüğü, sıra cetvelinin oluşturulduğu, davacının 13/09/2023 tarihli ... numaralı başvurusuyla 500.000,00TL bono alacağı ve 40.496,58TL işlemiş faiz alacağı ile 510.037,60TL tutarlı müflis şirket lehine yapılan borç ödemesinden kaynaklı toplam 1.050.534,18TL alacağın iflas masasına kaydı için iflas idaresine başvurduğu, başvurusunun 31/10/2023 tarihli masa kararıyla reddedildiği, davacının reddedilen alacak kalemlerinden 510.037,60TL tutarlı müflis şirket lehine yapılan borç ödemesinden kaynaklı alacağının iflas masasına kayıt ve kabulü talebiyle işbu davayı açtığı anlaşılmıştır. Düzenlenen sıra cetvelinin davacı yana 11/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın yasal süresi içerisinde 25/12/2023 tarihinde açıldığı anlaşıldığından işin esasına girilmiştir. Davacı yan alacağının dayanağını, müflis şirket hakkında Ankara Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki borç için borçlu müflis şirket adına 3. Kişi davacı tarafından 12/06/2023 tarihinde yapılan 510.037,60TL ödeme olarak belirtmektedir. Dayanağı olarak da dekont sunmuştur. TBK'nın 127. maddesinde "Alacaklıya halef olma" düzenlenmiş olup, bu hükme göre; "Alacaklıya ifada bulunan üçüncü kişi, aşağıdaki hâllerde ifası ölçüsünde alacaklının haklarına halef olur: 1.Başkasının borcu için rehnedilen bir şeyi rehinden kurtardığı ve bu şey üzerinde mülkiyet veya başka bir ayni hakkı bulunduğu takdirde. 2.Alacaklıya ifada bulunan üçüncü kişinin ona halef olacağı, borçlu tarafından ifadan önce alacaklıya bildirildiği takdirde. Diğer halefiyet hâllerine ilişkin kanun hükümleri saklıdır." Yasal düzenleme uyarınca kanunda açıkça öngörülmediği takdirde halefiyetin doğması mümkün değildir. Halefiyet kanununda belirtilmiş belirli durumlarda doğar. Diğer bir anlatımla, halefiyet halleri sınırlı sayıda olma kuralına bağlıdır. Halefiyetin kanundan doğduğu iki hal TBK'nın anılan düzenlemesinde belirtilmiş ve yine bu düzenlemede diğer halefiyet hallerine ilişkin kanun hükümlerinin saklı olduğu düzenlenmiştir. TBK'nın 183. maddesinde yer alan "alacağın devri" başlığı altında; "Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez.", denilerek, TBK'nın 183. maddesinde alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlı olduğu ifade edilmiştir. Halefiyet akdi halefiyet ve kanuni halefiyet olmak üzere ikiye ayrılır. Türk Borçlar Hukukunda yalnızca kanuni halefiyet hali tanınmış olup akdi halefiyete yer verilmemiştir. Bu nedenle alacak akdi bir işlemle üçüncü bir kişiye geçirilmişse burada halefiyet değil, alacağın devri söz konusudur. Alacağın devri halefiyetten farklıdır. Alacağın devrinde de alacak hakkı, alacağı devralan üçüncü bir kişiye geçmekle birlikte, bu geçiş alacaklı ile alacağı devralan üçüncü kişi arasında yapılan devir sözleşmesiyle, bunların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla geçekleşmektedir. Burada alacak üçüncü kişiye onun borçlunun borcunu ödemesi sonunda kanundan ötürü geçmemektedir (Fikret Eren, Ünsal Dönmez, Eren Borçlar Hukuku Şerhi, Cilt III, s. 2449). TBK'nın 195. maddesinde "iç üstlenme sözleşmesi" başlığı altında; "Borçlu ile iç üstlenme sözleşmesi yapan kişi, borcu bizzat ifa ederek veya alacaklının rızasıyla borcu üstlenerek, borçluyu borcundan kurtarma yükümlülüğü altına girmiş olur.", TBK'nın 196.maddesinde "dış üstlenme sözleşmesi" başlığı altında; "Borçlunun yerine yenisinin geçmesi ve borcundan kurtarılması, borcu üstlenen ile alacaklı arasında yapılacak sözleşmeyle olur." düzenlemeleri ile iç üstlenmede borçlu ile borcu üstlenen kişi, dış üstlenmede borcu üstlenen ile alacaklı arasında yapılacak sözleşme ile mümkün olduğu ifade edilmiştir. TBK'nın 168. maddesinde "alacaklıya halef olma" başlığı altında "Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur." düzenlemesi ile müteselsil borçlulardan birinin ifa ettiği oranda alacaklının hakkına halef olacağını belirtmektedir. TBK'nın 596. maddesinde "kefilin rücu hakkı" başlığı altında "Kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef olur. Kefil, bu hakları asıl borç muaccel olunca kullanabilir." şeklindeki düzenleme ile kefilin alacaklıya ifa ettiği oranda alacaklının hakkına halef olacağını belirtmektedir. Uyuşmazlığa ilişkin uygulanabilirliği tartışılacak yasal düzenlemeler açıklanmış olup, sözü edilen Ankara Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ipotek verenin davacı olmayıp müflis şirket olduğu, bu kapsamda TBK'nın 127/1. maddesinin somut olayda uygulanamayacağı, TBK'nın 127/2. maddesindeki durumun ise gerek mahkememiz dosyasının gerekse icra dosyasının incelenmesinde iddia ve ispat edilmediği, halefiyet hallerinin kanunda sınırlı olarak sayıldığı ve somut olayda halefiyet halinin söz konusu olmadığı, alacağın devrinden de söz edilmediği, davacının müflis şirketle birlikte müteselsil borçlu olmadığı, borca ilişkin bir kefaletinin de söz konusu olmadığı, borcun iç üstlenilmesi veyahut dış üstlenilmesine yönelik de ispatlanmış bir iddianın bulunmadığı, dekontta uyuşmazlığı aydınlatır herhangi bir açıklamanın da bulunmadığı, bu kapsamda davacının talep ettiği alacağının dayanaksız olduğu anlaşıldığından davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/09/2024 Katip Hakim e-imzalı e-imzalı