İlk Derece Mahkemesi · Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/883 E. 2025/185 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/883
- Karar No
- 2025/185
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/883 Esas - 2025/185 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/883 Esas KARAR NO : 2025/185 HAKİM :...... KATİP : ...... DAVACI :...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVA : Borçtan Kurtulma Davası DAVA TARİHİ : 27/12/2024 KARAR TARİHİ : 26/03/2025 YAZIM TARİHİ : 27/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Borçtan Kurtulma Davası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı müvekkil şirket aleyhine ...... sayılı dosyasında 175.773,55 TL, ...... sayılı dosyasında 462.151,32 TL olmak üzere 637.924,87 TL tutarında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının...... anılan dosyasının evveliyatı olan ...... dosyasında 15.08.2019 başlatılan ilamsız icra takibinde borcun sebebi olarak '' ... plakalı sigortasız aracın 13.09.2013 tarihinde sebep olduğu trafik kazasında malul kalana ödenen tazminatın sigortacılık kanunu ve güvence hesabı yönetmeliği uyarınca rücuen tahsili istemidir'' şeklinde ifade edildiğini, yapılan araştırmada ...... E. Sayılı dosyasından verilen karara dayandığını, yine davalının ...... dosyasının evveliyatı olan...... dosyasında 21.05.2021 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde borcun sebebi olarak; '' Borçlu şirketin maliki, diğer borçluların murisi ...'ın sürücüsü olduğu ZMMS Poliçesi bulunmayan ... Plakalı aracın 07.11.2014 tarihinde sebebiyet verdiği kaza neticesinde ... vefat etmiştir. ...'ın desteğinden yoksun kalanlar tarafından ikame olunan dava neticesinde ...... . Sayılı ilamı ilamı gereği ...... sayılı dosyasına ödenen tazminat, ilam gereği ödenen bakiye ilam harcı ve stopaj ödemesinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte rücuen tahsili istemidir.'' şeklinde gösterildiğini, müvekkil şirket yetkilisi ... sadece ...... E. Sayılı dosyasından ihbar edildiği için haberdar olduğunu ve bu dosyada görevsizlik kararı verildiği ve o tarihlerde işlerinin bozulması nedeniyle sonucu takip edemediğini, Yaptıkları incelemede bu dosya görevli ...... E.nı almış ve orada karara çıktıktan sonra...... ' de karara bağlanmış ve temyiz edilmediği için kesinleştiğini, gerek bu dosyadan gerekse ..... E. Sayılı dosyasından yapılan tebligatlar iş yerinin kapalı olması nedeniyle büyük bir olasılıkla muhtarlığa yapıldığı için haberdar olunmadığını, müvekkilinin davalardan ve sonuçlarından araçlarının trafik kayıtlarına konulan hacizlerden dolayı haberdar olduğunu, İcra ve dava dosyalarında yaptıkları incelemeler sonunda davalının aleyhine açılan davalarda bilerek veya bilmeden hatalar yaptığı, bir davada temyiz yoluna gitmeden davacı ile anlaştığı, bir diğerinde temyiz yoluna başvurmadan aynı zamanda borçtan sorumlu olan kişilerle anlaşarak ödeme yaptığı görüldüğünden ve dolaysıyla savunmada ağır kusuru olduğundan iş bu davanın açmak zorunluluğunu doğduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 50.000,00 TL borçlu olmadığımızın tespitine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sayın Mahkemeniz nezdinde görülen bu tip davalar T.T.K 4. Maddesi uyarınca müvekkil yönünden ticari dava niteliğinde olduğunu, davacı tarafça K.T.K. 97 gereği usulüne uygun başvuru yapılmadığı gibi TTK 5. Maddesi gereği ‘ Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğunu,"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartıdır." hükmüne aykırı olarak zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmadan dava açıldığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini ayrıca yasal mevzuat gereği sigortasız araç sürücüsü ve maliki hakkında mahkeme ilamı gereği ...... (...... )sayılı dosyası ile ve ...... (...... ) sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, mahkemeniz dosyasının davacısı olan ... San ve Tic. Ltd. Şti. ilamsız icra takiplerine itirazda bulunmadığını, müvekkil tarafından trafik kazasında zarar görenlerin tarafından eksiksiz bir başvuru yapılması halinde ödeme yapılması kanunen zorunluluk olduğnu, dava konusu tazminatlar ise mahkeme kararları gereği belirlenmiş ve hak sahiplerine ödendiğini, kazada zarar görenler ile ilgili dava dilekçesinde iddia edilen hususlar ile ilgili müvekkilin bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı taraf hak sahipleri hakkındaki iddialarını müvekkili hasım gösterdiği bir davada öne sürmemesi gerektiğini, bu iddialara yönelik husumetin ilgili kişilere yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilinin yasa gereği kendisine yüklenilen sorumluluğu yerine getirdiğini, ZMMS poliçesi bulunmayan aracın neden olduğu zararı karşıladığını, yasanın getirdiği bir zorunluluk olan ZMMS(trafik sigortası) yaptırmayan ve trafik güvenliğini tehlikeye sokan davacı hakkında icra takibine konu edilen alacağın %20 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminata hükmedilmesi gerektiğini, sunduğumuz açıklamalar gereğince davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: -...... Esas sayılı takip dosyası, -...... Esas sayılı takip dosyası. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Her ne kadar davacı vekilince sunulan 27/12/2024 tarihli dilekçe Uyap sistemine "borçtan kurtulma davası" olarak kayıt edilmiş ise de davanın yazılı takip dosyalarına yönelik menfi tespit isteminden ibaret olduğu anlaşılmıştır. Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava şartlarıdır. Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli olan şartlardır. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür. 6100 sayılı HMK'nun 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK'nun 114/2 maddesinde ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin ise saklı olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 5A/1 maddesinde "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.", HUAK'nun 18/A-2 maddesinde "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır. İşbu düzenleme gereğince tensip tutanağının 10 numaralı ara kararı ile davacı vekiline arabuluculuk son tutanağını dosyaya sunmak üzere 1 hafta kesin süre verilmekle tutanağın 13/01/2025 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmiş ancak karar tarihi olan 24/02/2025 itibari ile arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı yapılan inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren, 5/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca, "konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda" dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale gelmiş, 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. Bu halde 27/12/2024 tarihinde açıldığı anlaşılan işbu davada arabuluculuk yolunun tüketilmesinin dava şartı olduğu anlaşıldığından Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi gereğince HMK'nın 114/2 ve 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıda yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın TTK'nun 5/A ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi gereğince HMK'nın 114/2 ve 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Bu karar nedeniyle alınması gerekli 615,40-TL harcın peşin alınan 853,88-TL harçtan mahsubu ile 238,48-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı işbu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ...... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ...... ¸e-imzalıdır. Hakim ...... ¸e-imzalıdır.