İlk Derece Mahkemesi · Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/757 E. 2025/233 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/757
Karar No
2025/233
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/757 Esas - 2025/233 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/757 Esas KARAR NO : 2025/233 BAŞKAN : ..... ÜYE : ..... ÜYE : ..... KATİP : ..... DAVACI : ..... VEKİLLERİ : Av. ..... Av. ..... Av. ..... Av. ..... DAVALILAR : 1- ... VEKİLLERİ : Av. ..... Av. ..... Av. ..... : 2- ... 3- ... VEKİLLERİ : Av. ... - ..... Av. ..... DAVA : Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı) DAVA TARİHİ : 30/01/2017 KARAR TARİHİ : 15/04/2025 YAZIM TARİHİ : 14/05/2025 DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davalı ... A.Ş. ile ... arasında 04/07/1997 tarihli ... ve ... yevmiye numaralı kredi sözleşmeleri imzalandığını; sözleşmelere istinaden davalı bankadan davalı şirketin kredi kullandığını; müvekkili adına kayıtlı taşınmazın .....hissesinin de 26/05/1997 ve ..... yevmiyeli ipotek belgesi ve resmi senetle ... A.Ş.'nin kullanmış olduğu kredinin teminatı olarak ... lehine ipotek tesis edildiğini, borçlunun kredi borcunu ödememesi üzerine banka tarafından ..... esas sayılı dosyası ile borçlu şirket, ipotek borçlusu davacı ve diğer ipotek borçluları aleyhine takip yapıldığını ve borcun tamamen ödenerek bankanın borcu tasfiye ettiğini, 2016 yılında müvekkiline kıymet takdir raporundan sonra icra dosyasının yenilendiğini ve ..... esas numarası verildiğini, bankanın alacağının 471.525,96 Euro'luk kısmını ve yine ek temlikname ile 199.921,32 Euro'luk kısmını davalı ... San.ve Tic.A.Ş'ne temlik edildiğini ve icra dosyası alacaklısı olarak bu şirketin devam ettiğini, ipotekli taşınmazın satış işlemlerine başlanıldığını, bu temliknamelerin hukuken geçerli olmadığını ve muvazaalı şekilde yapıldığını, temliknamelerin yapıldığı 26/06/2014 ve 14/01/2015 tarihlerinde ortada herhangi bir borcun bulunmadığını, yani geçerli bir alacağın bulunmadığını, yine borçlu şirketin ortağı, yönetim kurulu başkanı ve temsile yetkili ...'nın aynı zamanda temlik alan ... San.ve Tic.A.Ş'nin hakim ortağı, yönetim kurulu başkanı ve temsile yetkili kişi olduğunu, hiçbir mükellefiyeti olmadığı halde başkasına ait borcu ödemesinin hayatın olağan akışına uymadığını, davaya konu temliknamelerin muvazaalı ve geçersiz olarak yapılmış tasarruf işlemleri olup, müvekkilinin elindeki araziyi elinden alma ve mağdur etme amacına yönelik olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı şirketler vekili yanıt dilekçesinde kısaca; açılan davayı kabul etmediklerini, temlik borcunun müvekkili ... San.ve Tic.A.Ş. tarafından ödendiğini ve ödediği tutar kadar bankanın hak ve alacaklarını devir ve temlik edilmesine talep ettiğini; bu talep üzerine davaya konu temliklerin yapıldığını; ... A.Ş.'nin ayrı bir tüzel kişiliği olup borcunu ödeyememesi nedeniyle ... San.ve Tic.A.Ş.'nin borcu temlik alarak ödeme yaptığını; davacı ile dava dışı ... ve ... ile yaptıkları protokol ile ortaklıklarını tasfiye ederken davacı ...'nın davaya konu bu tarla vasıflı taşınmazda bir hak ve alacağının kalmadığını açıkça beyan ettiğini, haksız kazanç iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı banka vekili yanıt dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, aciz vesikası alınması gerektiğini ve bu şekilde bu davanın açılabileceğini, davacının takip borçlusu olup tasarrufun iptalini talep hakkı bulunmadığını, hukuken gerekli şartları taşımayan davanın reddini istemiştir. DELİLLER : 1- ..... esas sayılı takip dosyası, 2-26/06/2014 tarihli 471.525,96 Euro'luk temlikname, 3-14/01/2015 tarihli 199.921,32 Euro'luk ek temlikname, 4-Ticaret sicil kayıtları, 5-Davalı banka yönetim kurulu kararları, 6-Tapu kayıtları, 7-Bilirkişi raporları, 8-Uzman görüşü, 9-Tüm dosya münderecatı, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKÎ NİTELENDİRME : Dava, yapılan temlik işleminin muvazaalı olduğundan bahisle iptali ve ipoteğin fekki istemine ilişkindir. Davalı ... A.Ş. ile ... arasında 04/07/1997 tarihli ... ve ... yevmiye numaralı kredi sözleşmeleri imzalanmış, iş bu sözleşmelere istinaden kredi kullanılmış, davacı adına kayıtlı taşınmazın ..... hissesi 26/05/1997 tarih ve ... yevmiyeli ipotek belgesi ve resmî senetle ... A.Ş.'nin kullanmış olduğu kredinin teminatı olarak ... lehine ipotek tesis edilmiştir. Borçlunun kredi borcunu ödememesi üzerine banka tarafından ..... esas sayılı dosyası ile borçlu şirket, ipotek borçlusu davacı ve diğer ipotek borçluları aleyhine takip yapılmış ve borç tamamen ödenerek bankanın borcu tasfiye edilmiştir. Davacı, bankanın alacağının 471.525,96 Euro'luk kısmının ve yine ek temlikname ile 199.921,32 Euro'luk kısmının davalı ... San.ve Tic.A.Ş'ne temlik edildiğini ve icra dosyası alacaklısı olarak bu şirketin devam ettiğini, ipotekli taşınmazın satış işlemlerine başlanıldığını, öğrenmiştir. Bu kısma kadar olan hususlarda herhangi bir tartışma bulunmamaktadır. Davacı, iş bu temliknamelerin hukuken geçerli olmadığını ve muvazaalı şekilde yapıldığını, temliknamelerin yapıldığı 26/06/2014 ve 14/01/2015 tarihlerinde ortada herhangi bir borcun bulunmadığını, yani geçerli bir alacağın bulunmadığını, yine borçlu şirketin ortağı, yönetim kurulu başkanı ve temsile yetkili ...'nın aynı zamanda temlik alan ... San.ve Tic.A.Ş'nin hakim ortağı, yönetim kurulu başkanı ve temsile yetkili kişi olduğunu, hiçbir mükellefiyeti olmadığı halde başkasına ait borcu ödemesinin hayatın olağan akışına uymadığını, davaya konu temliknamelerin muvazaalı ve geçersiz olarak yapılmış tasarruf işlemleri olup, müvekkilinin elindeki araziyi elinden alma ve mağdur etme amacına yönelik olduğunu belirterek eldeki davayı açmıştır. Eldeki davada iki talep bulunmaktadır. Bunlar: a)temliknamenin iptali, b)ipoteğin fekkidir. Davacı vekilinin 14/12/2021 tarihli dilekçesinden, temliknamenin iptali davasının tüm davalılara karşı açıldığı, ipoteğin fekki davasının ise davalı bankaya yöneltildiği anlaşılmıştır. Taşınmaz rehni TMK'nın sınırlı ayni haklar başlıklı ikinci kısmın 2.bölümünde düzenlenmiştir. İpotek taşınmaz rehninin bir türüdür ve bir borcun ödenmesinin taşınmazla teminat altına alınması hukuki ilişkisine dayanır.İpotek taşınmaza taalluk eden ayni haklardandır ( .....'nın 27.11.2002 tarih ..... sayılı ilamı). İpoteğin fekki isteminin, temliknamenin iptali davasıyla birlikte açılmış olması, Mahkememizce re'sen dikkate alınması gereken kesin yetkinin incelenmesine engel teşkil etmez. .....'nin yerleşik uygulaması da bu yönde bulunmaktadır. İpoteğin fekki talebi sınırlı ayni hakka ilişkin bir talep olduğundan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi kesin yetki olduğundan iş bu talebe ait dava temliknamenin iptali davasından tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmiştir. Bu nedenle eldeki dava yalnızca 'temliknamenin iptali' davasıdır. Davalı ... A.Ş. kredi borcunu ödememesi nedeniyle davalı banka ..... esas sayılı takip dosyasından borçlu şirket, ipotek borçlusu davacı ve diğer ipotek borçluları aleyhine takip yapmış, iş bu borç davalı ... San.ve Tic. A.Ş. tarafından ödenmiştir. Bu ödemeye dayalı olarak davalı banka alacağının 471.525,96 Euro'luk kısmı ile 199.921,32 Euro'luk kısmını ödemeyi yapan davalı ... San.ve Tic.A.Ş'ne temlik etmiştir. Davacı, bu noktada, şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, temliknamelerin hukuken geçerli olmadığını ve muvazaalı şekilde yapıldığını, temliknamelerin yapıldığı 26/06/2014 ve 14/01/2015 tarihlerinde ortada herhangi bir borcun bulunmaması nedeniyle geçerli bir alacağın kalmadığını, iddia etmiştir. Dolayısıyla davacı somut olayda iki nedene dayanmıştır: a)geçerli bir alacağın bulunmadığı ile b)davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğudur. Davacı vekili 15/11/2018 tarihli oturumda, şirket ile banka arasındaki muvazaadan değil şirketler arasında organik bağ bulunduğundan bahisle yapılan muvazaadan bahsettiğini beyan etmiştir. Dava konusu temliknameler şöyledir: 1)26/06/2014 tarihli 471.525,96 Euro'luk temlikname, 2)14/01/2015 tarihli 199.921,32 Euro'luk ek temlikname. Her iki temlikname de ... A.Ş. ile ... San. ve Tic. A.Ş. arasında imzalanmıştır. Temliknameler ile ..... esas sayılı takip dosyası ile bunlara bağlı talimat dosyalarından doğan alacak temlik edilmiştir. Davacı vekili, .....'a ait 18/01/2017 tarihli uzman görüşünü sunmuştur. İş bu uzman görüşü borçlu şirket ile temlik alan şirket arasında organik bağ bulunması nedeniyle muvazaalı bir işlem olup olmadığı yönünde hazırlanmıştır. Kredi borcunun ödenmesiyle asıl borç sona erdiğine ve ortada mevcut bir borç bulunmadığından geçerli bir temlikten söz edilemeyeceğini, yapılan temlikin geçersiz olduğunu; ... Şirketinin alacaklıya başkasının borcu için ifade bulunan üçüncü kişi olarak kabul edilmiş olsa bile, ifası ölçüsünde alacaklı bankaya halef olamayacağını savunmuş, organik bağ nedeniyle yapılan temlik işlemlerinin muvazaalı olduğunu belirtmiştir. Davalı şirketler vekili .....'a ait 19/11/2021 tarihli uzman görüşünü ibraz etmiştir. Bu mütalaada temlikin geçersiz olmadığı, halefiyetin oluştuğu belirtilmiştir. Tüm deliller toplanmış, taraf vekillerinin iradeleri zabıtlara yansıtılmıştır. Yapılan yargılama sonucu toplanan deliller bir arada değerlendirilmiştir. Davalı ... A.Ş'nin kullanmış olduğu ticari kredinin teminatı olarak davacıya ait taşınmaz ipotek verilmiş; Davalı ... A.Ş'nin davalı bankaya olan borcunun icra takibi sırasında diğer davalı ... San.ve Tic.A.Ş. tarafından ödenmesinden ötürü borcun sona erdiği, rehinin kalktığı, bu nedenle ... bir kısım alacağın davalı ... San.ve Tic.A.Ş.'ne yapılan temlikinin muvazaalı, usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı bankaca diğer davalı ... San.ve Tic.A.Ş.'ne yapılan temliklerin iptali ile ticari kredinin teminatı olarak verilen davacı adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmaz üzerine konulan ipoteğin kaldırılmasına yönelik olarak işbu dava açılmıştır. Davada fekki istenen taşınmaza yönelik dava tefrik edildiğinden elde kalan dava 'temliknamenin iptali' istemine ilişkindir. Dava konusu temliknamede taraflar ... A.Ş. ile ... San. ve Tic. A.Ş.'dir. Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur (TBK m.1). Sözleşmeler taraflar açısından normatif bir alan meydana getirirler ve onları bağlar. Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler (TBK m.26). Dolayısıyla, taraflar, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler dışında (TBK m.27,f.1) sözleşme serbestisi içinde sözleşme düzenleyebilirler. Somut olayda, ... A.Ş. ile ... San. ve Tic. A.Ş.'nin alacağın temlikine ilişkin iradeleri uyuşmakla geçerli bir temlikname kurulmuştur. Yargılama süresimce de temlikname düzenleyenlerce bu yönde bir iddia ileri sürülmemiştir. Borçlu şirketin talebi ile banka yönetim kurulu karar almış, temlikname yapılabileceği belirlenmiştir. Temliknamelerin (sözleşmelerin) irade bozukluğu nedeniyle sakat olduğu sözleşme taraflarınca ileri sürülmemiş, TBK m.27, f.1 gereğince hükümsüzlük hali kanıtlanmamıştır. Kaldı ki, davacı vekili, 15/11/2018 tarihli oturumda, şirket ile banka arasında muvazaaya dayanmadığını kabul etmiştir. Esasen dosyada bankanın muvazaasını gösterir kanıt deliline de rastlanmamıştır. Alacağın temliki yani devri, bir kişiden bir alacak hakkı olan alacaklının, bu hakkını üçüncü bir kişiye devretmesi ve yeni alacak hakkı sahibi alacaklının bu üçüncü kişi olmasıdır. Belirtmek gerekir ki temliknamenin geçerli olması ile temliknameye dayalı olarak halefiyetin koşullarının bulunup bulunmadığı ayrı hususlardır. Eldeki davada, bankanın muvazaası veya birleşik kastı ileri sürülüp ispatlanmadığından ve dolayısıyla temliknamenin geçerli olmadığını gösterir kanıt sunulmamış olduğundan banka ile temlik alan açısından kurulan temliknamenin iptali isteminde haklılık bulunmamaktadır. Temliknamelerin halefiyet hakkı tanıyıp tanımadığı, organik bağın varlığı ve buna dayalı tüzel kişilik perdesinin aralanması iddiaları ipoteğin fekki davasında irdelenmesi gereken hususlardır. Davacı vekili, 14/12/2021 tarihli dilekçesinde yaptığı açıklamada, temliknamenin iptali talebini tüm davalılara yöneltmiştir. Şu durumda, ... A.Ş. ile ... San. ve Tic. A.Ş. arasında muvazaaya dayanmayan ve temliknamelerin iptalini gerektiren hususlar kanıtlanmadığından anılan davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmelidir. Davalı ... A.Ş. temliknamelere taraf değildir. Temliknamelerin iptali talebi, temlikname imzalayanlara yöneltilmelidir. Bu nedenle ... A.Ş. yönünden açılan davanın husumet yokluğundan ötürü usulden reddine karar verilmelidir. Gerekçesiyle mahkememizce yapılan yargılama sonucu 28/12/2021 tarihinde, 1.-Davalılar ... A.Ş. ile ... San. ve Tic. A.Ş. hakkındaki temliknamelerin iptali davasında: Davanın reddine, 2.-Davalı ... A.Ş. hakkındaki temliknamelerin iptali davasında: Davalı ... A.Ş. Hakkında açılan davanın, pasif husumet ehliyeti yokluğundan dolayı HMK m.114/1-d delaletiyle HMK m.115/2 uyarınca, dava şartı yokluğundan, usulden reddine, Şeklinde verilen karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun, ..... Dairesi'nce esastan reddine karar verilmesi sonrasında, kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Mahkememiz kararı, ....., sayılı 16/09/2024 tarihli ilamı ile; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve davalı ... ve davalı ... A.Ş. bakımından kurulan ret hükmünün yerinde olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Somut olayda davalı ... A.Ş.'nin 2013 yılı içerisinde davalı ... A.Ş.'nin davalı Bankaya olan borcunu ödediği, ancak borca ilişkin yapılan takip alacağının 2014 yılında iki ayrı temlikname ile temlik alındığı, yine davalı şirketlerin savunmasında davacının ipotek konusu taşınmazda bir hak ve alacağının bulunmadığını kabul ettiğini belirttikleri, bu durumda yapılan ödemelerin ivazlı bir temlik amacı ile değil muvazaaya dayalı bir biçimde davacı tarafından verilen ayni kefaletin devamı amaçlı yapıldığı, dava konusu temliknamelerin bu nedenle geçersiz olacağı ve yapılan ödemelerin borcun üstlenilmesi olarak yorumlanacağı, bu durumda da borca ilişkin ayni kefaletin ödeme ile son bulacağı anlaşılmıştır. Bu durumda diğer davalılar bakımından verilen kararın gerekçesi yerinde olmakla davalı ... A.Ş. bakımından yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir. Gerekçesiyle kısmen onanıp, davalılardan ... Sanayi ve Ticaret AŞ hakkında kesin nitelikte bozma yapılmıştır. Bozma kararı sonrasında dosya mahkememize intikal etmiş, yeniden taraf teşkili yapılmıştır. Bozma ilamına karşı davacı vekilince aleyhe olan hususların kabul edilmediği sözlü olarak ifade edilmiş, Davalılardan ... AŞ vekili, bozma ilamında aleyhe olabilecek hususlarda direnme kararı verilmesini talep etmiş, Diğer davalı şirketler müşterek vekili direnme kararı verilmesini talep etmiştir. Kısmen onama ve bozma ilamı içeriğine göre araştırılacak başka bir husus bulunmamakla, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; 1- ......, sayılı 16/09/2024 tarihli kısmen onama ve bozma ilamında, İlamın bozma ile ilgili kısmına karşı direnilmesine, ... Sanayi ve Ticaret AŞ hakkındaki temliknamelerin iptali davasında, önceki gerekçe ile; Davanın reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 615,40 TL harcın, davacı tarafından yatırılan toplam 63.206,17‬ TL harçtan mahsubu ile artan 62.590,77‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı ... AŞ yararına hesaplanan 125.523,32 TL nispî vekâlet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, Davacı vekili Av. ....., Davalı ... Vekili Av. .....(e-duruşma), Davalı ... Vekili Av. ...'un karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/04/2025 Başkan ..... ¸e-imzalıdır. Üye ..... ¸e-imzalıdır. Üye ..... ¸e-imzalıdır. Katip ..... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/757, K. 2025/233, T. 15.04.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-757-e-2025-233-k-66a7f014838b