İlk Derece Mahkemesi · Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/554 E. 2024/652 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/554
Karar No
2024/652
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/554 Esas - 2024/652 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/554 Esas KARAR NO : 2024/652 HAKİM : ..... KATİP : ..... DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVA İHBAR OLUNAN : ..... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 17/08/2023 KARAR TARİHİ : 14/11/2024 YAZIM TARİHİ : 14/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından ... ile sigortalanmış olan sigortalı ... Şirketi'ne ait araç yetkili satış ve servis faaliyeti gösteren işyerinde, davalı ... Şirketi tarafından alt yapı çalışması yapılıp yeni bir su isale hattı döşenip hattın üzeri yeniden beton dökülüp kapatılan hatta yeniden su verilmesi sonrasında, su basıncıyla su borusunda patlama meydana geldiğini, bu patlama neticesinde saha betonunun yeni yapılan kısmı ve beton altındaki taş-kum-çakıl dolgu patlama ve basınçlı suyun etkisiyle etrafa saçılarak araçlara çarparak zarar verdiğinin ekspertiz raporlarından, kamera görüntülerinden, fotoğraflardan ve Jandarma Tutanağından anlaşılmış olduğunu, bu patlama neticesinde, Jandarma Tutanağından da anlaşılacağı üzere 11 adet araçta irili ufaklı hasarlar meydana gelmiş bulunduğunu, araçlar üzerinde oluşan hasarların bir kısmının çektirme şeklinde onarılabileceği, bir kısmının ise küçük taşların çarpmasından kaynaklı ufak çizikler olmasından dolayı müdahale edilmesinin araçlar üzerinde değer kaybına neden olacağı için talebe konu edilmemiş olduğunu, bu doğrultuda hasarlı olan 11 adet araçtan sadece 4 adedinin talebe konu edilmiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından ekspertiz raporu ve yansıtma faturası doğrultusunda sigortalısına araçların onarım bedeli olarak 85.716,34 TL ve 4.628,69 TL ve ayrıca sigortalının şirket olması sebebiyle de 10.800.25 TL KDV tevkifatı olmak üzere toplam 101.145,28 TL ödenmiş bulunduğunu, yapılmış olan ödemelerin rücuen davalı şirketten talep edildiğini ancak davalıların ödeme yapmaması üzerine de ..... E. Sayılı dosyası kapsamında icra takibine başlanmış olduğunu, ancak davalının itirazları neticesinde takibin durmuş bulunduğunu, ancak davalıların icra takibine itirazı, hukuki mevzuat, yargı kararları ve maddi vakıalar karşısında haksız olduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin ve her türlü hukuki haklarımızı saklı kalmak kaydıyla, ..... E. Sayılı dosyasına yapılan haksız itirazların iptaline, tüm alacaklar yönünden takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle alacağın yüzde yirmi (%20)’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri, dava şartı arabuluculuk ücreti ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ..... ile 26.02.2020 tarihinde " ..... "na ilişkin sözleşme imzalamış ve bölgede faaliyetlerine başlamış olduğunu, müvekkili ... İnşaat firmasının çalışma yaptığı bölgelerde gerekli dikkat ve özeni göstermiş, çalışmasını yükümlülüklerine uygun şekilde, hiçbir yapıya ve çevreye hiçbir zarar vermeden sürdürmekte olduğunu ve çeşitli konularda detaylı beyanlarda bulunarak tüm hakları saklı kalmak koşuluyla, davanın reddine, ... aleyhine itiraz edilen kısım üzerinden %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: - ..... E. Sayılı dosyası DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Dava haksız fiil nedeniyle davacı sigortalılarının uğradığı zararı gideren davacının halefiyet ilkesi kapsamında rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Adi ortaklık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 620 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre "Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir."olarak düzenlenmiştir. Adi ortaklık, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) kapsamında yer alan ortaklıklardan farklı olarak tüzel kişiliği haiz değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 51. maddesinde dava ehliyetinin medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirleneceği düzenlenmiştir. Adi ortaklıkların, tüzel kişilikleri bulunmadığı için fiil ehliyeti ve taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Bu nedenle adi ortaklık halinde yönetici ortağa dava açmaya özel yetki verilmesi halleri dışında adi ortaklığın fiil ve taraf ehliyetleri bulunmamaktadır. HMK’nun "Mecburi dava arkadaşlığı" başlıklı 59. maddesinde ise; "Maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde, mecburi dava arkadaşlığı vardır." hükmü düzenlenmiş bulunmaktadır. Mecburi dava arkadaşları, ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Bu tür dava arkadaşlığında, dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır. Ancak, duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri, usulüne uygun olarak davet edildiği halde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder (HMK'md. 60/1). Adi ortaklığın, tüzel kişiliği bulunmadığı için fiil ehliyeti ve taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Adi ortaklık tarafından açılacak davalar bakımından, adi ortaklığı oluşturan kişilerin TBK’nun 638. maddesi uyarınca taraf olarak birlikte hareket etmeleri gerekmektedir. Diğer bir ifade ile adi ortaklığa ilişkin davaların ortakların hepsi tarafından birlikte ikame edilmesi veya açılan davada ortakların tamamının taraf olarak yer alması gerekir. Kısaca adi ortaklığın taraf olduğu hukuki işlem ve eylemlerde dava açma ehliyeti elbirliği mülkiyeti kuralları gereğince (6098 Sayılı TBK'nun 638., 818 Sayılı BK'nun 534., TMK'nun 702. maddeleri) mecburi dava arkadaşı olarak bütün ortaklar tarafından birlikte kullanılması gerekir. Taraf ehliyeti 6100 sayılı HMK 'nun 114/ 1-d. maddesi uyarınca dava şartlarından olup yine aynı yasanın 115/1 maddesi gereğincede kamu düzenine ilişkin olduğundan taraflarca ileri sürülmese dahi kendiliğinden gözönüne alınmalıdır. Ancak yine aynı yasanın 115/2. maddesi gereğince dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verilmeli, bu süre içinde bu dava şartı noksanlığının giderilmemesi halinde davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmelidir. Adi ortaklık tarafından açılacak davaların, el birliği mülkiyeti kuralları gereğince bütün ortaklar tarafından birlikte açılması gerekir. Bütün ortaklar tarafından açılacak dava, adi ortaklık adına değil, bütün ortaklar adına açılır ve hüküm de ortaklar hakkında verilir. Aktif ve pasif taraf ehliyeti tüm ortaklara aittir. Adi şirket ortakları arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Bu açıklamalardan anlaşılacağı gibi adi ortaklık nedeniyle açılacak davada adi ortaklık sözleşmesinin taraflarının bulunması gerekir. Hakkında dava açılmayan ortağın davaya katılımının sağlanması, olmadığı takdirde davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda davanın ve takibin ... cevabi yazısında yer alan ... İnş. Ltd. Şti.'ye de yöneltilerek adi ortaklık sözleşmesini tarafı olan tüm taraflarına karşı açılması gerekirken, yalnızca şirketlerden biri olan davacıya karşı açılması usule ve yasaya aykırı olması nedeniyle Davanın HMK 114/2 ve 115 maddeleri uyarınca usulden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın HMK 114/2 ve 115 maddeleri uyarınca usulden reddine, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 1.267,16 TL'den çıkartılarak geriye kalan 839,56 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, HMK m.333/1 gereğince harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.120,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davalı tarafından yapılan 60,80 TL'lik yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, Davacı Vekili Av. ..... , Davalı Vekili Av. ..... 'in yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/11/2024 Katip ..... ¸e-imzalıdır. Hakim ..... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/554, K. 2024/652, T. 14.11.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-554-e-2024-652-k-5c449daaec08