İlk Derece Mahkemesi · Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/247 E. 2024/666 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/247
- Karar No
- 2024/666
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/247 Esas - 2024/666 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/247 Esas KARAR NO : 2024/666 HAKİM : ..... KATİP : ..... DAVACI : ..... VEKİLLERİ : Av. ..... Av. ..... Av. ..... DAVALI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/03/2018 KARAR TARİHİ : 28/11/2024 YAZIM TARİHİ : 28/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..... 04.10.2010 tarihinde anahtar teslim götürü bedel usulü ile davalı şirkete ihale edildiğini, davalı şirket ile 15.05.2012 tarihinde sözleşme imzalandığı, 04.02.2015 tarihinde işin kesin kabulünün yapılarak kesin hesabın bağlandığını; kesin kabulden yaklaşık 2 yıl sonra, tesisin hizmete alınmasının ardından ..... yapılan incelemede binanın muhtelif yerlerinde çatı akıntısı olduğunun tespit edildiğini, binanın her iki tarafında teras çatı olarak gerçekleştirilmiş olan yaklaşık 1500 m²’lik karo kaplı çatı alanında karo kaplamalarının altında su toplanması, eğim ve tahliye sisteminin yeterli olmamasına bağlı oluşan iç hacimde yaşanan akıntıların önlenebilmesini teminen bu bölümden su girişlerinin engellenebilmesi için anılan karo kaplı alanlarda 4,3 mm kalınlıkta elastomer esaslı (-20 derece soğukta bükülmeli) polyester keçe taşıyıcılı bir yüzü mineral kaplı polimer örtü ile tek kat su yalıtımı yapılması halinde sorunun giderilebileceğinin belirtildiğini; davalı şirkete 22.08.2017 tarih ve 86098 sayılı yazı ile bildirim yapılarak eserde meydana gelen ayıpların yerinde incelenmesi ve ivedilikle giderilmesinin Yapım İşleri Genel Şartnamesinin ilgili hükümleri uyarınca istenildiğini, ancak davalı şirket tarafından 06.10.2017 tarihli yazı ile çatı akıntılarının kendilerinin ayıplı imalatından kaynaklanmadığını, hasarın sebebinin tesise yeterince bakım yapılmaması olduğunun belirtilerek onarım işinin taraflarınca yapılması ya da namı hesaplarına yapılmasının kabul edilmediğini; gerekli onarım işlerinin davalı şirket namı hesabına davacı İdare tarafından yaptırıldığı ve bu iş için 33.721,00 TL ödendiğini; taraflar arasındaki sözleşmenin eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 26.maddesi son fıkrası ve Türk Borçlar Kanunu’nun 477.maddesi ve 478.maddesi uyarınca, davalı şirket tarafından inşa edilen eserin kabulünün yapılarak teslim alındığı ancak söz konusu ayıbın kabul işlemleri sırasında tespitinin mümkün olmadığını, kullanım ve mevsimsel, iklim şartlarının gerçekleşmesinin ardından ortaya çıkabileceğini, bu nedenle ayıbın gizli ayıp olduğu, gizli ayıbın ivedilikle ihbar edildiği belirtilerek davalı namı hesabına piyasadan hizmet alınarak giderilen ayıp nedeniyle uğramış olunan zarar olan 37.721,00 TL’nin 11.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket ile davacı arasında ..... sözleşmesinin 15.05.2012 tarihinde imzalandığını, 13.12.2013 tarihinde geçici kabulün, 04.02.2015 tarihinde kesin kabulün yapıldığını, sözleşmenin 20.maddesinde teminat süresinin geçici kabul ile kesin kabul arasında geçecek olan 12 ay olarak belirlendiğini, idarenin kullanımı aşamasında çıkabilecek kullanım hatasından kaynaklanmayan imalat bozukluklarının, malzeme ve/veya işçiliklerin hatalarının tespiti için teminat süresinin 12 ay olarak belirlendiğini, teminat süresinin dolduğunu, davalının sorumluluğunun 04.02.2015 tarihinde yapılan kesin kabul tutanağı ile sona erdiğini; davacının eserin ayıplı olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, projede belirtilen çatının, su yalıtımı detayının fen ve sanat kurallarına uygun olarak ... standartlarına haiz su yalıtımı membran malzemesi kullanılarak yapıldığını, eserin tamamlandığı tarihten sonra 2013-2014-2015 ve 2016 yıllarının yağış mevsimleri sonbahar, kış, ilkbahar mevsimlerinin 2017 yılının ise ilkbahar mevsiminin yaşandığı, geçen bu sürede çatıda su akıntısı sorunu olmadığını, bu durumun eserin ayıplı olmadığını kanıtladığını; davacının çatı süzgeçlerinin yeterince temizlenmemesi, çatıda göllenmelere ve dolayısıyla su akıntılarına neden olduğunu, oluşan su akıntılarının ayıp olmadığını, kullanıcı hatası olduğunu; ayrıca eserin tesliminden sonra yapının protokol binası olarak kullanılması sebebiyle başka yüklenici firmalar tarafından da muhteviyatı bilinmeyen iç dekorasyon işlerinin yapıldığını, binanın sözleşme şartlarına uygun olarak tamamlanarak teslim edildiğini, davalı yüklenicinin kusurunun bulunmadığı belirtilerek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. DELİLLER: -Davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşme ve ekleri, -Davacı ... kayıtları, faturalar, fotoğraflar, -Bilirkişi raporu: 21/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı namı hesabına piyasadan hizmet alınarak giderilen ayıp nedeniyle uğramış olunan zarar olan 37.721,00 TL’nin 11.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesi talep edilmiş olup; dosya kapsamında göre yapılan incelemeler neticesinde; ihaleye ilişkin dosya incelendiğinde; ... İKN’lu ... Yapımı İşine Ait 15.05.2012 tarihli Sözleşmenin imzalandığı; işin süresinin 358 gün olduğu, süre uzatımı ile birlikte işin bitirilmesi gereken tarihin 15.12.2013 olduğu, işin 13.12.2013 tarihinde tamamlandığı, 13.12.2013 geçici kabul itibar tarihli geçici kabulün yapıldığı, geçici kabule engel eksik ve kusurlu imalatlar olmamakla birlikte, eksik ve kusurlu iş tespit edildiği; işin kesin kabulünün 04.02.2015 tarihinde onaylandığı; sözleşmenin “Teminat süresi” başlıklı 20.maddesine göre geçici kabul ve kesin kabul arasında 12 ay teminat süresi olarak belirlenmiş olup, buna göre 13.12.2013 geçici kabul itibar tarihi itibariyle 365 gün süre geçtikten sonra 22.01.2015 – 30.01.2015 tarihlerinde kesin kabul işlemleri için kesin kabul heyetinin inceleme yaptığı ve 04.02.2015 tarihinde kesin kabulün onaylandığı; davacı iş sahibi tarafından davalı yükleniciye yazılan 24.03.2017 tarihli ... sayılı yazı ile ... ile ilgili çatıdaki hasar ve akıntıların ihbarının yapıldığı; yüklenicinin söz konusu ihbara ilişkin inceleme ve tespitlerini yapıp yapmadığı konusunda dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı; davacı iş sahibinin davalı yükleniciye yazdığı 15.09.2017 tarihli ..... sayılı yazı ile ... binasındaki çatı akıntılarının onarımı işinin nam-ı hesaplarına yaptırılmasına ilişkin Makam Olurunun alındığının bildirildiği; davalı yüklenicinin davacı iş sahibine yazdığı 06.10.2017 tarihli ... sayılı yazı ile “ ..... binasındaki çatı akıntılarının onarım işinin nam-ı hesaplarına yaptırılmasına ilişkin Makam Oluru alındığının belirtildiği, çatı akıntılarının yeterince bakım yapılmamasından kaynaklandığı, bu nedenle onarım işinin nam-ı hesaplarına yapılmasının kabul edilmediğinin bildirildiği; söz konusu su akıntısının tavan ve duvarlardaki etkisiyle anlaşılabileceği, ilk bakışta görülebilecek bir ayıp olmadığından, yapılan imalatların son olarak karo ile kapatılması ve alttaki imalatların görülüp belli periyodlarda kontrol edilememesi, İmalat yapıldıktan sonra belli bir zaman sonra hatanın ortaya çıkması sebebiyle “gizli ayıp” olarak değerlendirildiği; geçici kabul eksiklikleri tamamlanarak bina tesisatının çalışmaya başladığı 14.02.2014 tarihinden itibaren 3 yıllık bir sürede hasarın ve ayıbın fark edilebileceği değerlendirildiğinde, 2017 yılı ortalarına kadar hasar ve ayıbın görünür hale gelebileceği sonucuna ulaşıldığı; davacı iş sahibi tarafından davalı yükleniciye yazılan 24.03.2017 tarihli ... sayılı yazı ile ... ile ilgili çatıdaki hasar ve akıntıların ihbarının yapıldığı anlaşılmış olup; 11.12.2017 tarihinde çatıda meydana gelen su akıntılarının engellenmesi amacıyla; ... İnş.Müt.Taah. Ev Aletleri Tic.İth. ve İhr.Ltd.Şti’ye “ ..... membran kaplama yapılması işinin malzeme, işçilik, nakliye ve KDV dahil 37.721,00 TL bedelle yaptırıldığı; yapılan imalatlar karşılığı ödenen bedelin serbest piyasa rayiçlerine göre 11.12.2017 fatura tarihi itibariyle heyetlerince "uygun" olduğu, fahiş miktarda olmadığının değerlendirildiği belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Dava, eser sözleşmesine dayalı ayıplı ifa sebebiyle davacının uğramış olduğu zararın giderimi için ödenen bedelin tahsili talebine ilişkindir. Bu kapsamda eldeki uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçilmesinden önce eser sözleşmesine ilişkin kısaca bir açıklama yapmakta yarar bulunmaktadır. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470). Eser sözleşmesinde yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde benzer alandaki işleri yüklenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranış esas alınır. Yüklenici kararlaştırılan eseri aksine bir düzenleme yoksa kendisi veya kendi yönetimi altında başka bir kişiye yaptırabilir (TBK m. 473). Yüklenici, sözleşmede kararlaştırılan sürede işe başlamak ve bitirmek zorundadır. Ayıp, yasa ya da sözleşme hükümleri gereğince, bir eser veya malda bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Yüklenici, eserdeki açık ve gizli ayıplardan dolayı iş sahibine karşı sorumludur (TBK m. 474). Açık ayıp, eserin iş sahibine teslim anında kolaylıkla görülebilen ve fark edilebilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıp, eserin tesliminden sonra ve kullanım sırasında ortaya çıkan ayıplardır. İş sahibi, eseri teslim alır almaz işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmesi ve varsa ayıpları yükleniciye bildirmekle yükümlüdür (TBK m. 474). Eserdeki ayıp nedeniyle yüklenicinin sorumlu olduğu hallerde iş sahibi, seçimlik hak olarak; eser iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme, ve iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı bulunmaktadır (TBK m. 475). Yine eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. Bunun dışında iş sahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olup, bildirmemesi halinde eseri kabul etmiş sayılır (TBK m. 477). Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara rağmen iş sahibinin verdiği talimattan kaynaklanmış bulunursa veya her hangi bir sebeple iş sahibine yüklenebilecek bir nedenden dolayı meydana gelmiş olursa, iş sahibi eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz (TBK m.476) Buna göre ayıp iş sahibinin verdiği talimattan kaynaklanıyor ise iş sahibi eser ayıplı olmasına rağmen kanundan kaynaklanan, sözleşmeden dönme, bedelde indirim veya eserin ücretsiz onarılmasına ilişkin seçimlik haklarını kullanamaz ayrıca genel hükümlere göre tazminat da talep edemez (TBK m. 475). Ayrıca malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden iş sahibine karşı satıcı gibi sorumludur (TBK m. 472/1). Taraflar arasında ..... Sözleşmesinin akdedildiği, davacının işveren, davalının ise yüklenici olduğu görülmüş, ihaleye ilişkin tüm evraklar ile tarafların ticari defter ve kayıtları dosya arasına alınmış, uzman bilirkişilerce tüm evraklar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle rapor tanzimi sağlanmıştır. Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ekleri, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca düzenlenen hak edişler, davacının ayıplı imalatlar sebebiyle yapmış olduğu masrafları gösterir evraklar, taraf ticari defterleri incelenmek suretiyle tanzim edilen bilirkişi raporu dosya kapsamına ve bilimsel yöntemlere uygun olmakla hükme esas alınmıştır. Davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkisi kurulduğu hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamakta olup, uyuşmazlık davacının işi ayıpsız ifa edip etmediği, kesin kabulden sonra ortaya çıkan ayıpların gizli ayıp niteliğinde olup olmadığı, davacının ayıp nedeniyle yapmış olduğu harcamaları davalıdan talep edip edemeyeceği hususunda toplanmaktadır. ... 04.10.2010 tarihinde anahtar teslim götürü bedel usulü ile davalı şirkete ihale edildiği, davalı şirket ile 15.05.2012 tarihinde sözleşme imzalandığı, 04.02.2015 tarihinde işin kesin kabulünün yapıldığı, davacının 24/03/2017 tarihli yazı ile davalıya dava konusu iş sebebiyle çatıdaki hasar ve akıntıların ihbarını yaptığı, davalı tarafından buna herhangi bir cevap verildiğine ilişkin belgenin bulunmadığı, davacı tarafından 15/09/2017 tarihinde davalıya ayıbın kendi nam ve hesaplarına yapılacağının bildirildiği, davalının 06/10/2017 tarihli yazı ile çatıdaki akıntıların bakım eksikliğinden kaynaklandığını , bu nedenle nam ve hesaplarına işin yapılmasını kabul etmediklerini bildirdiği görüldü. Hükme esas alınan bilirkişi raporuyla da tespit edildiği üzere, dava konusu ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, kesin kabulden sonra geçen 2 yıllık süre ile tesisin çalışmaya başladığı tarihten itibaren geçen 3 yıllık sürenin ayıbın ortaya çıkması için makul bir süre sayılabileceği, davacı ihtarının süresinde yapıldığı, davalı nam ve hesabına yapılan işlerin taraflar arasındaki sözleşme konusu işler kapsamında kaldığı, ayıbın giderimi için yapılan 37.721,00 TL'lik ödemenin piyasa koşulları göz önünde bulundurulduğunda fahiş olmadığı anlaşılmakla, davacının ayıplı imalatın giderimi sebebiyle ödemiş olduğu 37.721,00 TL'yi ödeme tarihinden itibaren davalıdan isteyebileceği anlaşılmakla, davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın kabulüne, 37.721,00 TL alacağın 11/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Bu karar nedeniyle alınması gerekli 2.576,72 TL harçtan peşin alınan 644,19 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.932,53 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 7.209,79 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair, Davacı Vekili Av. ..... (e-duruşma), Davalı Vekili Av. ..... 'ın (e-duruşma), yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/11/2024 Katip ..... ¸e-imzalıdır. Hakim ..... ¸e-imzalıdır.