İlk Derece Mahkemesi · Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/362 E. 2024/584 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/362
- Karar No
- 2024/584
- Karar Tarihi
T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/362 Esas - 2024/584 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2024/362 Esas KARAR NO : 2024/584 DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Sözleşmenin Hükümsüzlüğü/iptali) DAVA TARİHİ : 27/05/2024 KARAR TARİHİ : 24/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Sözleşmenin Hükümsüzlüğü/iptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile davalı ...Biyoloji Tarım Ürünleri Sanayi Ve Ltd. Şti. arasında tesis edilen finansal kiralama sözleşmesi ile sözleşme konusu emtianın Finansal Kiralama mevzuatı hükümleri çerçevesinde kiralanması için 25.08.2021 tarihli, 95500519-301 sözleşme no'lu Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye konu menkul mal proforma faturada da görüleceği üzere 5-20 Litre Sıvı Gübre Dolum ve Kapak Sıkma Makinası / Aksesuarlarıyla birlikte müvekkili banka tarafından teslim alınarak Finansal Kiralama Sözleşmesinde de belirtildiği üzere kiracıya teslim edildiğini, finansal kiracının yukarıda anılan Kira Sözleşmesi gereği ödemesi gereken kira bedellerini ödemeyerek temerrüde düştüğünü, kiracıya ödemesi gereken kira bedellerinin ihtarnamenin tebliğini müteakip 60 gün içinde ödenmesi, aksi takdirde sözleşmenin feshedileceği ve kiralanan malların iadesi için yasal yollara başvurulacağını içeren Gebze 2. Noterliği’nin 30/01/2024 tarih ve 01160 yevmiye sayılı işlemi ile ihtarname keşide edildiğini, anılan ihtarname kiracı davalının müvekkili bankaya bildirdiği adresine gönderildiğini, ihtarnamenin gönderilmesinden bu yana uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen borç ödenmediği gibi finansal kiralamaya konu menkul de müvekkili bankaya iade ve teslim edilmediğini, diğer yandan davalı kiracı borçlarını tüm ferileriyle birlikte 60 gün içinde ödemediğinden işbu sözleşmenin feshedilebilme hakkı müvekkili banka lehine doğduğunu, ihtarnamenin kiracının sözleşmede belirtilen adresine gönderilmiş olmasına rağmen kira bedellerinin ödenmemiş olduğunu, taraflar arasında 25.08.2021 tarihinde akdedilmiş olan Finansal Kiralama Sözleşmesinden doğan alacak hakları munzam zararlarımıza ilişkin talep ve dava hakları ile açtıkları icra takiplerine dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla, sözleşmeye konu ve yukarıda zikredilen ekipmanın taraflarına teslimi için, münakit sözleşme gereği teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yasanın 31/3. maddesi mucibince uygun görülecek teminat (mektubu) mukabili finansal kiralama konusu emtiada tasarruf etmelerine izin verilmesine, davalı ile müvekkil Banka arasında akdedilen anılan Finansal Kiralama Sözleşmesinin feshedildiğinin tespitine, sözleşmelere konu ve yukarıda zikredilen menkullerin taraflarına teslimine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklandığını, kira sözleşmelerinden doğan tüm davalarda ise aksine hüküm olmadığı müddetçe sulh hukuk mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğunu, müvekkili ile davacı arasında da finansal kira sözleşmesi mevcut olup uyuşmazlığa bakma görevinin sulh hukuk mahkemesine ait olduğunu, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, davacının davasını ticari dava olarak açtığını, ticari davalarda ise TTK 5.madde gereğince zorunlu arabuluculuk işleminin dava şartı olduğunu, somut dosyada arabuluculuk işleminin yerine getirilmemiş olduğunu, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, bunun yanı sıra uyuşmazlığın kira sözleşmesi kaynaklı olması halinde de arabuluculuk zorunlu dava şartı olduğundan davanın yine usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 9/2. maddesinde, sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların hallinde İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğu belirtildiğini, özel yetki sözleşmesi kapsamında davada yetkisizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, müvekkilinin finansal kiralama sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ve ödemelerini uzunca süre aksatmadan yaptığını, davacı tarafça müvekkilinin ödemeleri dikkate alınarak eksik ödemelerin talep edilmesinin mümkün iken yapılan ödemelerin göz ardı edilmesi suretiyle sözleşmenin feshi ve makinenin iadesinin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden dava şartı eksikliğinden davanın usulden reddine, davanın sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğinden görevsizlik kararı verilmesine, aksi durumda sözleşmenin 9.maddesi gereğince İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğundan yetksizlik kararı verilmesine, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraftan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı banka ile davalı şirket arasında akdedilen 25.08.2021 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesinin fesholunduğunun tespiti ile sözleşmeye konu ekipmanın davacıya teslimi istemine ilişkindir. İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Taraflar arasında Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiği, uyuşmazlığın söz konusu sözleşmeden kaynaklandığı, TTK'nun 4. Maddesinin f bendi uyarınca işbu uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde bulunduğu, bu nedenle Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna ilişkin davalı itirazının yerinde olmadığı, davalının mahkememizin yetkisine yönelik itirazına gelince; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 17. maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." düzenlemesinin yer aldığı, işbu davada her iki tarafın da tacir olup, somut olayda kesin yetki kuralının bulunmadığı, davalının süresinde verdiği cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunduğu, HMK'nın 17. maddesi uyarınca yetkiye dair yapmış oldukları sözleşmenin geçerli olduğu, taraflar arasındaki Sözleşmenin 9. Maddesinde, ..... .... ... Mahkemelerinin yetkili mahkeme olduğunun açıkça belirtilmiş olması karşısında, davalı vekili tarafından anılan sözleşme maddesine dayalı olarak yapılan yetki itirazının HMK'nun 17. Maddesine uygun bir yetki itirazı niteliğinde olduğu anlaşılmakla, söz konusu yetki itirazı nedeniyle mahkememizin yetkisizliği ile .... .... .... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğuna karar vermek gerekmekle, buna ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK 17. maddesi uyarınca işbu davada mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, 2-Kararın kesinleşmesini müteakip ve HMK 20. maddesi gereğince yasal süresinde talep edilmesi halinde dava dosyasının yetkili mahkeme olan İstanbul (Çağlayan) Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-HMK'nun 20. maddesi gereği işbu kararın kesinleştiği tarihten veya kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini istememesi durumunda HMK'nun 331/2. maddesi gereğince talep halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-Davaya yetkili mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine HMK 331/2. maddesi gereğince yetkili mahkemesince bir karar verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2024