İlk Derece Mahkemesi · Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/723 E. 2024/915 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/723
- Karar No
- 2024/915
- Karar Tarihi
T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/723 Esas - 2024/915 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2022/723 Esas KARAR NO : 2024/915 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/10/2022 KARAR TARİHİ : 30/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirketin ..... ..... ..... ile birlikte müvekkili şirkete geldiklerini, müvekkili şirketin ofisinde bir toplantı gerçekleştiğini ve bu toplantıda bir gün önce davalı şirketin proje müdürü ile yapılan görüşme neticesinde oluşturulan 25.06.2021 tarihli ilk teklifin teyit edilerek işin kapsamının bir blok olduğu ve 4 adet betonarme duvarın kaldırılması olduğu ve ilk teklifte yer alan işlerin müvekkili şirket tarafından yapılmasının teyit edildiğini, 29.06.2021 tarihinde davalı şirket proje müdürü ... Whatsapp üzerinden müvekkili şirket ile iletişime geçerek bir gün önce müvekkili şirket tarafından gönderilmiş olan öneri mimari tadilat projeleri üzerinde davalı şirketin yapılmasını istediği değişikliklerin notlarını gönderdiğini, buna göre davalı şirket tadilat projesi üzerinde fikir değişikliği yaparak diğer blokta da kaldırılması istenilen betonarme perde duvarları işaretleyerek tekrar gönderdiğini, böylelikle ilk konuşulan ve kararlaştırılan işin kapsamının değiştiğini, bir adet 1 blok yerine iki adet blokta da tadilat yapılarak projelendirilmesinin istenildiğini, ilk teklife göre işin kapsamı bir blok (9000m²) iken diğer blok (+9000m²) ve yan bloklar da işin içine dahil edildiğini, metrekare bazında işin iki kat arttığını, ayrıca kirişli sisteme dönüştürülmesi düşünülen perde sayısı da dörtten altıya çıktığını, yapılması istenilen tüm değişikliklerin aynı gün içinde projeler üzerinde çalışılarak mimari plan şeklinde öneri 1 ve öneri 2 olarak sezaorhan@gmail.com e-mail adresine gönderildiğini, aynı gün Whatsapp mesajlarında bu değişiklikleri ... A.Ş. Yetkilisi Haldun .... ..... .... 'ın istediğini, davalı şirket ile müvekkili şirketin vardığı anlaşma üzerine müvekkili şirket tarafından yapılan ve teslim edilen işin davalı şirket bakımından önemini yitirmiş olması nedeniyle davalı şirketin müvekkiline bakiye ödemeyi yapmaktan imtina etmeye başladığını, iş müvekkili tarafından eksiksiz ve ayıpsız olarak davalı şirkete teslim edildiğini, müvekkili şirket teslim ettiği işle ilgili olarak kestiği faturayı davalı şirkete gönderdiğini, fatura davalı tarafından iade edildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından davalıya karşı A.... ..... ..... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalının müvekkiline icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı her ne kadar, müvekkili şirketin proje müdürü olduğunu belirttiği ...'ın 24.06.2021 tarihinde telefonla iş hakkında davacıya bilgi vermesi, 25.06.2021 tarihinde e-mail yoluyla mevcut projeleri göndermesini, yine 25.06.2021 tarihinde WhatsApp üzerinden tadil edilmesi planlanan bir adet blokta kaldırılması düşünülen dört adet betonarme perde duvarın kaldırılarak tadilat projelerinin hazırlanması ve blok performans hesaplarının yapılması sonucunda işin kapsamının belirlendiğini, buna istinaden davacı tarafından 25.06.2021 tarihinde bu işle ilgili olarak 180.000,00 TL + KDV tutarlı ilk teklifin, bilahare yapılan revize görüşmeleri sonucunda ise 01.07.2021 tarihinde 212.400, 00 TL + KDV tutarlı ikinci teklifin gönderildiği böylece taraflar arasında anlaşma sağlandığının belirtilebildiğini, davacı yanın belirttiği bu durumlar sözleşmeye ulaşmamış, sözleşme öncesi hazırlık aşamasındaki durumlar olup sanki bu şekilde anlaşılmış gibi ifade edilmesinin kötüniyetin açık tezahürü niteliğinde olduğunu, bu aşamada taraflar arasında yapılan yazışma ve tekliflerin sanki kabul edilmiş, yapılan işlerin kapsamı, niteliği ve niceliği, bedeli konusunda taraflar arasında anlaşma yapılmış ve onaylanmış, yani sözleşmeye bağlanmış gibi belirtilmesinin gerçek dışı olduğunu, davacı firma, anılan iş ile ilgili sözleşme öncesi görüşmeler ile işi tabiri caizse almak için aktif rol oynadığını, bu kapsamda Sivas'a dahi gelerek yerinde incelemelerde bulunduğunu, bir kısım projeler ve çalışmalar yaptığını, ancak hiçbir zaman taraflar arasında bir anlaşma sağlanmadığını, davacı tarafa yaptığı işlerin karşılığı olan bedelin ise ödendiğini, bu durumun dava dilekçesinde her ne kadar kısmi ödeme şeklinde belirtilmiş ise de gerçeği yansıtmadığını, kısmi ödeme değil, davacı yanın sözleşme hazırlık aşamasına ilişkin yaptığı işler için anlaşılan ve davalı müvekkilince ödenen tam bedel olduğunu, davacı tarafından düzenlenen ve dava dilekçesine eklediği 13.07.2021 tarihli ve 30.000,00 TL tutarlı faturada mal hizmet bölümünde "Sivas Merkez Yenişehir 3445 Ada 76 parselde bulunan mevcut yurt binasının revizyon mimari avan proje hazırlanması bedeli" olarak belirtildiğini, bu durum dahi tek başına ödemenin kısmi değil davacının sözleşme görüşmeleri sırasında aktif rol alarak yaptığı işin bedelinin ödendiğini gösterdiğini, ticari bir işin yazılı bir sözleşmeye bağlanmamış olmasının davacı yanın iddialarının yersizliğini ortaya koyduğunu, kendisi de ticaret şirketi, yani tacir olan davacının, aynı zamanda yükümlülüğü olan basiretli bir tacir gibi davranarak hak ve yükümlülüklerini belirleyecek bir metin, sözleşme bağıtlayacağının izahtan vares olduğunu, bir diğer anlatımla, somut olayda yazılı bir sözleşmenin yapılmamış olması tarafların henüz sözleşme kapsamında belirli işleri yükümlenmediğini, bu kapsamda hak ve borçlara henüz haiz olmadıklarını gösterdiğini, davacı yanın icra inkar tazminatı istemi de şartları oluşmadığından yerinde olmadığını, asıl alacağın bulunmaması bir yana kabul anlamına gelmemek üzere böyle bir alacak var olsa dahi likit ve hesaplanabilir, muayyen olmayıp bu talebin de reddi gerektiğini, aksine dava haksız ve davacı icra takibinde kötüniyetli olduğundan davanın reddi ile alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ettiklerini, davacı bu süreci oluşturmak, yani haksız hizmet bedeli faturası düzenleyerek icra takibine dayanak yapmak ve tahsil etmek amacıyla müvekkili firma adına 04.11.2021 tarihli 182.310,00 TL bedelli faturayı tanzim edip gönderdiğini, fatura konusunu hiçbir hizmeti ifa etmemesine rağmen bu şekilde davranan davacının kötüniyetle hareket ettiğinin ortada olduğunu, müvekkilinin firma tarafından anılan faturaya ve içeriğine itiraz edilerek iade edildiğini, davacının haksız, dayanaksız ve hatta kötüniyetli iş bu davasının esastan da reddine, kötüniyetli davacı aleyhine %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına, arabuluculuk ücreti, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından üstlenilen işlerin tamamlanarak davalıya teslim edilmiş olmasına rağmen, davalının kısmi ödemede bulunarak, davacı şirketin bakiye alacağını ödenmediği iddiasıyla başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Davaya konu alacak ve istemler, taraflar arasındaki eser sözleşmelerinden kaynaklanmakta olup, davacının istemlerinin yerinde olup olmadığı ile davalıların savunmalarının haklı bulunup bulunmadığının tespiti için mahkememizce gerekli tüm deliller toplandıktan sonra taraflara ait ticari defter ve kayıtlar da dahil olmak üzere oluşturulan bilirkişi heyetinden gerekli incelemeleri içeren Kök Raporun alındığı, bu rapor uyarınca mevcut bilirkişi kuruluna güçlendirme konusunda uzman inşaat mühendisi bilirkişi de eklenmek suretiyle yapılan itirazları karşılamak amacıyla ek raporlar aldırılmış olup, her aşamada taraf vekillerinin beyanları da alınmak suretiyle yürütülen yargılamada araştırılacak başkaca bir husus kalmadığından tahkikata son verilmiştir. Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, bilirkişi kurulundan alınan kök ve ek raporlar ile tüm dosya kapsamına göre, eser sözleşmesinde esaslı unsurun eseri meydana getirme ve ücret/ bedel unsurları olup, bedel sözleşmede belirlenmemişse TBK'nun 481. maddesi kapsamında eserin bedelinin yapıldığı yer ve zamana göre yüklenicinin gideri düşülerek belirlenebileceği, yine TBK'nun 2. Maddesinde;“Taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşmuşlarsa, ikinci derecedeki noktalar üzerinde durulmamış olsa bile, sözleşme kurulmuş sayılır. İkinci derecedeki noktalarda uyuşulamazsa hâkim, uyuşmazlığı işin özelliğine bakarak karara bağlar.Sözleşmelerin şekline ilişkin hükümler saklıdır.” hususunun düzenlendiği, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak dosyaya sunulan yazışma ve görüşmeler ile mevcut teknik belgelerin incelenmesi sonucu davacı tarafından bir iş projesi sunulduğu, taraflarca yapılan/yapılacak işin unsurlarının belirlendiği, mimari avan projenin kullanım amacında değişiklik yapılmış olan Zemin Kat ve 1. Katlara ait plan paftalarının hazırlanmış olduğu, "Hesap Raporları" klasörü içinde rölöve niteliğinde mevcut durum ve hasar tespiti aşamalarının yerine getirildiği, performans analizlerinin yapıldığı, bunların dışında kalan mimari ve betonarme uygulama projelerinin hazırlanmadığı, çizimler klasörü içerisinde yer alan güçlendirme projesinin ve röleve projesinin betonarme uygulama projesine hazırlık olarak düzenlenmiş paftalar olduğu, işin tamamının değişiklik kararlarının verilmiş olduğu kesin proje aşamasında kalmış olduğunun tespit edildiği, taraf defterlerinin Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’na uygun olarak olarak tutulduğu, davacının hizmet satışı karşılığı düzenlemiş olduğu faturaları yasal defterlerine kaydettiği, davalıdan banka yolu ile gelen parayı da yasal defterlerine kaydettiği, davacının defter kayıtlarına göre, 31.12.2021 dönem sonu itibari ile davalıdan 182.310,00-TL alacaklı olduğu, davalı defter kayıtlarına göre ise davacıdan 30.000,00-TL alacaklı olduğu, davacı ile davalı kayıtları arasındaki mutabakatsızlığın sebebinin, davalı defter kayıtlarında davacının düzenlemiş olduğu 2 adet faturanın kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, gelinen aşamada uygulama projesine kadar yapılması gereken ve özellikli araştırma ve uzmanlık gerektiren işlerin tamamlanmış olduğu hususları tespit edilerek, sözleşmenin ayakta olduğunun kabul edilmesi halinde sözleşme konusu işlerin %50’sinin tamamlanmış olduğunun bilirkişilerce belirtilmiş olduğu, mahkememizce taraflar arasında geçerli bir eser sözleşmesinin kurulduğu ve bunun ifasına başlanıldığı, bu kapsamda iş sahibi olan davalı tarafça yüklenici konumunda bulunan davacıya 30.000,00-TL tutarında kısmi ödemede bulunduğu, davacının yüklendiği işin tamamının bedeli olarak yaptığı teklifin 180.000,00 TL +KDV olup, tespit ve takdir edilen işin %50 tamamlanma seviyesine göre davacının talep edebileceği miktarın, teklif edilmiş olan tüm iş bedelinin piyasa rayiçlerine uygun olduğunun bilirkişilerce de tespiti ile yapılan hesaplama sonucu 180.000,00 TL x %50 = 90.000,00 TL + KDV olup, buna göre davacının talep edebileceği miktarın 90.000,00 TL x 1,18 (KDV) = 106.200,00 TL olduğu, bu bedelden öncesinde ödenmiş olan 30.000,00 TL kısmi ödeme miktarı çıkarıldığında, davacının davalıdan talep edebileceği miktarın 106.200,00 TL-30.000,00 TL=76.200,00 TL olarak hesaplandığı, bu durumda davacının üstlenmiş olduğu Sivas Merkez Yenişehir 5445 ada 76 parselde bulunan mevcut yurt binasının performans analizlerinin yapılarak güçlendirme projelerinin ve mevcut durum tespiti raporlarının hazırlanması işine ilişkin hizmet bedeli karşılığı kestiği fatura kapsamında davalıdan icra takibi yolu ile talep ettiği 182.310,00-TL tutardan, bilirkişilerce işin niteliğine göre tamamının bedeli olarak belirlenen 180.000,00 TL + KDV tutardan, %50 olarak tespit edilen tamamlanma oranına göre yapılan tespit ve hesaplamalar kapsamında ve davalı tarafça yapılan 30.000,00 TL kısmi ödemenin de mahsubu sonucu davacının yaptığı iş karşılığı davalıdan talep edebileceği tutarın 76.200,00 TL olarak tespit edilmiş olması karşısında, davacının davasının anılan miktar üzerinden kısmen kabulüne, buna göre davalının ... 7. Genel İcra Dairesinin 2021/16397 Esas sayılı (Kapatılan ... 4. İcra Dairesinin aynı esas numaralı) takip dosyasına yaptığı itirazın 76.200,00 TL tutar üzerinden iptali ile takibin bu tutar üzerinden takip talebindeki koşullarla devamına, davacının fazlaya ilişkin alacak istemi ile takip konusu alacak isteminin eser sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle likit nitelikte bir alacak olmadığından icra inkâr tazminatına yönelik feri nitelikteki isteminin reddi ile davalının yasal koşulları bulunmayan kötü niyet tazminatına yönelik isteminin reddine karar vermek gerekmekle, yapılan açıklamalara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak, davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; davalının A..... ..... ..... aynı esas numaralı) takip dosyasına yaptığı itirazın 76.200,00-TL tutar üzerinden İPTALİ ile, takibin bu tutar üzerinden takip talebindeki koşullarla DEVAMINA, 2-Davacının fazlaya ilişkin alacak istemi ile takip konusu alacak isteminin eser sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle likit bir alacak olmadığından, icra inkâr tazminatına yönelik feri nitelikteki isteminin REDDİNE, 3-Davalının yasal koşulları bulunmayan kötü niyet tazminatına yönelik isteminin REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu gereğince hüküm altına alınan 76.200,00-TL üzerinden hesaplanan 5.205,22-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 2.201,85-TL harcın mahsubu sonucu kalan 3.003,37-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 2.201,85-TL peşin harç, 11,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.294,05-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 132,25-TL posta ve tebligat gideri, 12.000,00-TL bilirkişi ücreti, 7,50-TL dosya kapak masrafı olmak üzere toplam 12.139,75-TL yargılama giderinden, tarafların davadaki haklılık oranına göre hesaplanan 5.074,04-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri ile hüküm altına alınan dava değeri göz önüne alınarak belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 8-Davalı taraf davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davalı taraf yararına belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk giderinin 652,03-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, kalan 907,97-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 10-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... BAM'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/12/2024