Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/265 E. 2025/2811 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/265
Karar No
2025/2811
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/617 E., 2024/862 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/922 E., 2020/674 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak temyizi istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı vekili avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 1.230.848,92 TL + KDV bedelli 15.05.2015 tarihli ... Türkiye Genel Müdürlük Renovasyon Projesi İşlerinin Yapımına Dair sözleşme imzalandığını, davalının proje değişikliği yapması nedeniyle projede öngörülmeyen metraj artışları, malzeme seçiminde farklılık ve ilave işler meydana geldiğini ve kararlaştırılan iş bedelinin üzerine çıkıldığını, davacının ilave işler ile birlikte işi ifa ederek davalıya teslim ettiğini ve geçici kabulün yapıldığını, bilahare kesin hesap raporlarının davalıya sunulduğunu, öngörülen 21 günlük sürede davalının müvekkiline herhangi bir olumsuzluk bildirmediğini, davalının değişik tarihlerde toplam KDV dahil 2.927.395,85 TL ödeme yaptığını, KDV dahil 1.847.110,91 TL alacaklarının ise talebe rağmen ödenmediğini ileri sürerek, 1.847.110,91 TL’nin 01.09.2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesinde özetle; birinci ve resepsiyon katındaki değişikliklerden vazgeçilmesine rağmen davalının, davacıya avans olarak KDV dahil 2.927.395,85 TL ödeme yaptığını, buna rağmen davacının işleri termin süresi içinde yapıp teslim etmediğini, her ne kadar binanın kullanıma sunulduğu belirtilmiş ise de 30.06.2016 tarihli taahhütnamedeki eksikliklerin tamamlanmadığını, sözleşmede cezai şart bulunduğunu, buna göre davacının 1.204.330,65 TL ceza indirimi yapması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahallinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi kurulu raporu uyarınca, davacının yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmiş olduğu, taraflarca geçici kabul tutanağının imzalandığı, sözleşmede birim fiyatı bulunmayan imalatlar ile ilgili taraflar arasında ihtilaf bulunduğu, tarafların bedelde anlaşamamaları halinde gerçekleştirilen iş ve imalât bedelinin TBK’nın 481. maddesi gereğince yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi gerektiği, davacının kesin hakediş bedelinin 3.596.191,21 TL+KDV hesaplandığı, buna göre ödenen 2.480.843,94 TL+KDV düşüldükten sonra kalan KDV dahil 1.316.109,78 TL’nin davalıdan tahsili gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile 1.316.109,78 TL'nin 01.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Müvekkilince sözleşme dışı işlerle ilgili hazırlanan 26.10.2015 tarihli birim fiyat çalışmasına iş tamamlanıncaya kadar davalının itiraz etmediğini, bilirkişi raporunun bu birim fiyatları dikkate almadan yaptığı hesaplamanın hatalı olduğunu beyan etmektedir. 2- Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. İşin eksik ve ayıplı yapıldığını, b Sözleşme maddesinin cezai şart olarak yorumlanmasının doğru olmadığını, c. Faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, d. Cam işleri başlığı altında 5+5 mm lamine cam temini ve montajı işlerinin birim fiyatı 162,75 TL iken bilirkişilerce tespit edilen 292,50 TL’nin piyasa fiyatlarının çok üzerinde olduğunu, e. Tavandan su gelmesi, takılan camların sallanmasının kullanıcı hatasından kaynaklanmasının mümkün olmadığını, f. Molozların atılması ve şantiye atıklarının sahadan uzaklaştırılması işlerinin davacıya ait olduğunu, g. Kamyon seferleri için yapılan hesaplamaya itiraz ettiklerini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Taraflar arasında 15.05.2015 tarihli ... Türkiye Genel Müdürlük Renovasyon Projesi İşlerinin Yapımına dair eser sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Eser sözleşmelerinde iş sahibinin eseri teslim aldıktan sonra varsa eserdeki açık ayıpları işlerin olağan akışına göre imkânını bulur bulmaz, gizli ayıpları ise ayıbı öğrendiği tarihte yükleniciye ihbar etmesi gerekli olup, bu ihbar külfeti yerine getirilmediği takdirde eseri olduğu gibi kabul edilmiş sayılacağından yüklenici ayıba dayalı taleplerden kurtulmuş olur. Ayıp ihbarının yapılması herhangi bir şekle bağlı olmayıp, tanık ifadesiyle de ispatlanabilen bir husustur. Somut uyuşmazlıkta davalı iş sahibi, klima ile ilgili sıkıntıların olduğu, tavanlardan su geldiği, takılan camların sallandığı, yapılan bu işlerin ayıplı olduğu savunmasında bulunmuştur. Davacı yüklenici tarafından davalı iş sahibine gönderilen 21.09.2016 tarihli mailde, takılan camlar ile ilgili firmaya haber verildiği belirtildiği gibi, 27.09.2016 tarihli mailde de, klima işleri ile ilgili bir ekibin 01.10.2016 tarihinde binada olacağı belirtmiş, böylelikle davalı iş sahibince davacıya ayıp ihbarının yapıldığı anlaşılmıştır. Davalı iş sahibi yargılama aşamasında da, söz konusu işlere dair ayıbın devam ettiğini belirtmesine rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu işlerin ayıplı olup olmadığı ve ayıp giderim bedeli konusunda bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. İş bu nedenle mahkemece yapılacak iş; raporu hükme esas alınan bilirkişi kurulundan gerekirse mahallinde keşif de yapılarak belirtilen işlerin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise giderilip giderilmediği, giderilmiş ise kimin tarafından giderildiği ve bedeli, giderilmemiş ise ayıbın ortaya çıktığı tarihteki mahalli piyasa fiyatlarına göre ayıp giderim bedelinin hesaplanarak davacı yüklenicinin alacağından mahsup edilmesinden ibaret olmalıdır. Eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu verilen karar doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dairemizdeki duruşmada davalı vekille temsil olunduğundan takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek hâlinde taraflara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/265, K. 2025/2811, T. 09.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-265-e-2025-2811-k-ebb8ba017af0