İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/3 E. 2024/645 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/3
- Karar No
- 2024/645
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/3 Esas - 2024/645 TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/3 KARAR NO : 2024/645 BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : .... DAVACI :.... VEKİLLERİ : Av. .... Av. .... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVA : Genel Kurul Kararının İptali / Anonim Şirket DAVA TARİHİ : 02/01/2023 KARAR TARİHİ : 07/11/2024 KARAR Y.TARİHİ : 07/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan "Genel Kurul Kararının İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1.Davacı vekili dava dilekçelerinde, müvekkilinin davalı şirketin hisseradı olduğunu, davalı şirketin ...'na tabi şirketlerden olduğunu, 08/10/2022 tarihinde davalı şirket merkezinde olağanüstü genel kurul toplantısının gerçekleştirildiğini, toplantıya müvekkilinin vekilinin katıldığını ve muhalefet şerhini işlettiğini, 08/10/2022 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan 2 nolu kararın hukuka aykırı olduğunu, 08.10.2022 tarihli toplantı tutanağının 2 numaralı maddesi ile "6102 sayılı Türk Tücaret Kanunu m. 379 vd hükümlerine dayanılarak itibari değeri 1 (bir) TL olan 5.000.000 (beş milyon) adet (toplam itibari değeri 5.000.000 (beş milyon) TL) şirket paylarının, alt sınırı 5,00 (beş) Türk Lirası ve üst sınırı 12,50 (oniki lira elli kuruş) Türk Lirası bedel karşılığında, şirket tüzel kişiliğinin kendi nam ve hesabına iktisap edebilmesine yönelik Genel Kurul tarafından 24 ay süreyle ...'na yetki verilmesi ... olumlu oya karşılık 1.275.000 olumsuz oyla oyçokluğu ile karar verildi." şeklinde karar alındığını, TTK 379 maddesi uyarınca bir şirketin kendi paylarının en fazla yüzde onuna kadarını iktisap edebileceğini, şirketin sermayesinin 25.500.000,00 TL olduğunu, çeşitli tarihlerde sermaye artırılmasına ilişkin kararlar alındığını, sermayenin artırılmasına dair kararların yokluğunun tespiti talepli davalarının derdest olduğunu, derdest olan bu davada davalı şirketten ... karar defterlerinin sunulmasının istendiğini, davalı tarafın zayi davasını bahane ederek defterleri sunmadığını, davalının davasının reddine karar verildiğini beyanla, 08/10/2022 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan 2 numaralı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR 2.Davalı vekili cevap dilekçelerinde, davacı yanın haksız ve kötüniyetli olduğunu, müvekkili şirketin ... tabi şirketlerden olmadığını, müvekkili şirketin tüm faaliyetlerini hukuka uygun şekilde yürüttüğünü, 08.10.2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısının usulüne uygun biçimde ilan edildiğini, gerekli çağrıların yapıldığını, genel kurulda .... bulundurma yükümlülüğü olmamasına rağmen genel kurulda .... bulunduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 3. Tarafların ileri sürdüğü, üzerinde anlaştıkları ve çekişme konusu olmaktan çıkan her hangi bir vakıa bulunmadığı anlaşılmaktadır. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 4. Uyuşmazlık; 08.10.2022 tarihli Genel Kurul Toplantısının 2 numaralı kararı ile kendi payını iktisap eden davalı şirketin halka açık anonim şirketlerden olup olmadığı, kendi payını iktisap etmesinin mümkün olup olmadığı, mümkün ise hangi oranda iktisap edebileceği, Kanuni oran üzerinde iktisabın sözkonusu olması halinde ki hukuki durumun ne olacağı ile sözkonusu genel kurul kararının iptaline yönelik olarak kararın kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 5. ... cevabi yazısı 6. .... Esas sayılı dosyasına ait evraklar 7. .... cevabi yazısı 8. .... cevabi yazısı V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 9. Dava, anonim şirket genel kuru kararının iptali istemine ilişkindir. 10. Davacının davalı şirkette 1.275.000 adet B grubu pay sahibi olduğu, dosya kapsamında yer alan belgelerden anlaşılmaktadır. Yine davalı şirketin merkezinin.... İli olduğu, bu anlamda Mahkememizin kesin yetkisi dahilinde bulunduğu anlaşılmaktadır. 11. 08/10/2022 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nın 2 numaralı kararında; 6102 sayılı TTK m. 379 vd hükümlerine dayanılarak, itibari değeri 1,00.-TL olan 5.000.000 adet şirket paylarının, alt sınırı 5,00.-TL ve üst sınırı 12,50.-TL bedel karşılığında, şirket tüzel kişiliğinin kendi nam ve hesabına iktisap edebilmesine yönelik genel kurul tarafından 24 ay süreyle yönetim kuruluna yetki verilmesine karar verildiği, ...'nin olumsuz oy kullandığı, ve muhalefet şerhini tutanağa işlediği görülmektedir. 12. Bu anlamda öncelikle davacının dava konusu yapmış olduğu genel kurul kararının iptaline yönelik dava koşulu olan karşı oy ve muhalefet şerhin tutanağa geçirilmesini yerine getirmiş olduğu anlaşılmakla davanın esasının incelenmesine geçilmiştir. 13. Halka açık olmayan anonim şirketlerle ilgili olarak kendi payını iktisap etmesi konusunda TTK m. 379 hükmünde düzenleme yapılmıştır. Halka açık anonim şirketler bakımından ise 6362 sayılı ...'nun 22. Maddesinde düzenleme yapıldığı görülmektedir. ... m. 22 hükmünde de Sermaye Piyasası Kurulunca belirlenen şartlar çerçevesinde kendi paylarını devralabilecekleri belirtilmiştir. 14.Bu bakımdan öncelikle mevcut uyuşmazlık bakımından çözülmesi gereken hususun davalı şirketin halka açık bir anonim şirket olup olmadığı söylenebilir. 15. Davalı şirketin esas sözleşmedeki ve daha sonra genel kurul kararı ile tadil edilen amaç ve konusunun Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yürürlüğe konulan "kitle fonlama" işi olduğu anlaşılmaktadır. 16. 6362 Sayılı ... "Kısaltmalar ve tanımlar" başlıklı 3. Maddesinin 1. Fıkrasının «e» bendi "Halka açık ortaklık: Kitle fonlaması platformları aracılığıyla para toplayanlar hariç olmak üzere, payları halka arz edilmiş olan veya halka arz edilmiş sayılan anonim ortaklıkları" şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. 17. 6362 sayılı ...'nın 4/1 maddesi "...Diğer kanunların yardım ve bağış toplanmasına ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla kitle fonlaması suretiyle halktan para toplanması, Kurulca faaliyet izni verilen kitle fonlama platformları aracılığıyla gerçekleştirilir ve bu Kanunun izahname ya da ihraç belgesi hazırlama yükümlüğüne ilişkin hükümlerine tabi değildir." şeklindedir. 18. Yine aynı Kanunun 35/A maddesinde kitle fonlama platformlarının düzenlendiği, söz konusu maddenin 4. fıkrasında "Kitle fonlaması ve buna bağlı yapılan işlemler ile kitle fonlama platformları bu kanunun 37. ve 38. maddeleri kapsamında değerlendirilemez. Bu faaliyetler bu Kanunun borsalar, piyasa işleticileri ve teşkilatlanmış diğer pazar yerleri ile ilgili hükümlerine tabi değildir." hükmünü içermektedir. Söz konusu Kanunun 37. maddesinde yatırım hizmetleri ve faaliyetlerinin, 38. maddesinde ise yan hizmetlerin düzenlendiği görülmektedir. 19. Davalı şirketin sadece ...'nın 35/A maddesindeki fonlama işini yapmasının tek başına söz konusu şirketi ...'na tabi şirket olarak nitelendirilemeyeceği, ayrıca ...'nın dosyamıza sunduğu yazı cevaplarında da kurum tarafından söz konusu fonlama platformundaki şirketlere lisans ve yetki belgesininde verilmediğinin açıkça belirtildiği anlaşılmakla anılan düzenlemeler ve TTK'nın anonim şirketlere ilişkin hükümleri nazara alındığında, davalı şirketin halka açık anonim şirketlerden olmadığı değerlendirilmiştir. 20. Bu durumda ise davalı şirketin kendi payını iktisap etmesi ancak TTK m. 379 hükmünde yer verilen düzenleme gereğince olabilecektir. İlgili maddenin 1 ve 2 fıkraları "(1) Bir şirket kendi paylarını, esas veya çıkarılmış sermayesinin onda birini aşan veya bir işlem sonunda aşacak olan miktarda, ivazlı olarak iktisap ve rehin olarak kabul edemez. Bu hüküm, bir üçüncü kişinin kendi adına, ancak şirket hesabına iktisap ya da rehin olarak kabul ettiği paylar için de geçerlidir. (2) Payların birinci fıkra hükmüne göre iktisap veya rehin olarak kabul edilebilmesi için, genel kurulun yönetim kurulunu yetkilendirmesi şarttır. En çok beş yıl için geçerli olacak bu yetkide, iktisap veya rehin olarak kabul edilecek payların itibarî değer sayıları belirtilerek toplam itibarî değerleriyle söz konusu edilecek paylara ödenebilecek bedelin alt ve üst sınırı gösterilir. Her izin talebinde ... kanuni şartların gerçekleştiğini belirtir." şeklinde düzenlenmiştir. 21. Bir anonim şirketin payı kural olarak serbestçe devredilebilmektedir; ancak devralacak kişi bakımından bir sınırlama söz konusudur. Bir anonim şirket kendi paylarına ancak kanunda belirtilen şartlara, sınırlara ve usule uygun olmak koşuluyla sahip olabilmektedir. TTK md. 379/1 düzenlemesiyle bir şirketin kendi paylarını iktisabıyla ilgili oransal bir sınırlama getirilmiş ve esas veya çıkarılmış sermayenin onda birini aşan veya bir işlem sonrasında aşacak olan miktarda payı, ivazlı olarak iktisap ve rehin olarak kabul edemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bir başka deyişle anonim şirket, söz konusu sınırlar içinde, ortağı konumundaki pay sahibinden belirli bir bedel karşılığında paylarını satın alabilmektedir. 22. Şirketin kendi paylarını iktisabı genel kurulun vereceği yetkiyle ... tarafından gerçekleştirilebilir ve söz konusu yetki en fazla beş yıllık bir süre için verebilir. İktisap edilecek payların toplam itibari değerleriyle bu paylara ödenecek bedellerin limitleri de kararda gösterilmelidir. 23. Ayrıca genel kurulun izin kararında öngörülen şartların gerçekleştiğinin de ... tarafından belirtilmesi gerekmektedir. 24. Görüldüğü gibi halka açık olmayan bir anonim şirket esas veya çıkarılmış sermayesinin ancak onda birine kadar kendi payını iktisap ya da rehin olarak kabul edebilecektir. Bu oranın üzerindeki bir payın iktisabı ya da rehin olarak kabul edilmesi yasaklanmıştır. 25. Şirketin kendi payını iktisap usulüne ilişkin olarak bu konudaki kararın Genel Kurul tarafından verileceği ve icra edecek organın ise ... olduğu anlaşılmaktadır. Maddede sözkonusu yetkinin hem oran olarak hem de süre olarak sınırlandırıldığı görülmektedir. Ayrıca izin verilen % 10'luk sınırın tespitinde, payların borsa değeri değil itibari değeri esas alınması gerekmektedir. 26. Yine azami olarak öngörülen onda bir oranının aşılması halinde bu kuralın hukuki niteliğinin emredici olması nazara alındığında Yönetim Kuruluna yetki veren Genel Kurul Kararının tamamen mi yoksa % 10 oranını aşan kısmın mı iptal edilmesi gerektiği hususu tartışmalı ise de eldeki uyuşmazlıkta bu değerlendirmenin yapılmasının somut bir yararı olmayacaktır zira aşağıda açıklanan gerekçe ile davanın konusu kalmaması nedeni ile esası hakkında karar verilmesine lüzum kalmamıştır. 27. Davaya konu edilmiş olan 08.10.2022 tarihli Genel Kurulun 2 numaralı kararında şirketin kendi paylarını iktisap hususunda Yönetim Kuruluna 24 aylık bir süreyle sınırlı yetki verilmiş olduğu, bu süre içerisinde sözkonusu yetkinin kullanılmamış olduğu, öte yandan 30.04.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 10 numaralı karar ile 08.10.2022 tarihli Genel Kurulun 2 numaralı kararı ile Yönetim Kuruluna verilen yetkinin kullanılmaması yönünde karar alınmış olduğu anlaşılması karşısında iptale konu edilmiş olan genel kurul kararının uygulama yeri kalmadığından eldeki davanın konusu kalmadığı ve esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesi gerekmiştir. 28. Ancak davanın açılmasında dava tarihi itibariyle haklılığın değerlendirilmesi gerektiğinden, dava konusu edilmiş olan genel kurul kurul kararının değerlendirilmesi gerekmiştir. Davalı şirketin iptale konu edilmiş olan genel kurul karar tarihinde şirketin sermayesi ve pay sayısının 25.500.000,00.-TL ve her bir payın itibari değerinin 1,00.-TL olduğu, buna göre pay adedinin 25.500.000 olduğu anlaşılmaktadır. 29. Yukarıda TTK m. 379 hükmüne yönelik yapılan açıklamalar kapsamında ve şirketin pay adedi nazara alındığında % 10 pay adedinin ancak 2.550.000 adet olabileceği, buna karşın iptale konu edilmiş olan sözkonusu genel kurul kararında ise 5.000.000 adet payın iktisabı yönünde karar alınmış olduğu, bu halde ise TTK m. 379 hükmüne aykırı olarak Yönetim Kuruluna yetki verilmiş olduğunun kabulü gerekmektedir. TTK m. 385 hükmünün yer alması ve buna göre payların süresi içerisinde tekrar elden çıkarılmış olması bu geçersizliği ortadan kaldırmamaktadır. 30. Açıklanan nedenlerle davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu gözetildiğinde, davalının işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği, davanın açılmasına sebebiyet veren davalının yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulması gerektiği anlaşılmış olup, aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. VI-HÜKÜM 1-Davanın konusu kalmadığı anlaşılmakla esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.-TL harçtan peşin alınan 179,90.-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından dava açılırken ödenen 179,90.-TL peşin harç, 179,90.-TL başvurma harcı, 25,60.-TL vekalet harcı ve 246,00.-TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 631,40.- TL yargılama giderinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 5-Davacı tarafça depo edilen gider avansı ile varsa davalı tarafça depo edilen delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK m. 333 hükmü uyarınca ilgilisine İADESİNE, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 07/11/2024 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.. 07/11/2024 Başkan .... E-İmza Üye .... E-İmza Üye .... E-İmza Katip .... E-İmza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"