İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/553 E. 2024/556 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/553
Karar No
2024/556
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/553 KARAR NO : 2024/556 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : Menfi Tespit / Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklı DAVA TARİHİ : 05/09/2022 KARAR TARİHİ : 03/10/2024 KARAR Y.TARİHİ : 03/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan "Menfi Tespit" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin adına ... parsel sayılı taşınmazın kayıtlı olduğunu, hakim ortakların bir araya gelerek işbu taşınmazı satmaya karar verdiklerini, taşınmaz kaydının incelenmesinde taşınmaz üzerinde bir kısım hacizler ve icra dosyalarının mevcut olduğunun tespit edildiğini, ...sayılı dosyasının incelenmesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında sözde düzenlenen 15.07.2012 tanzim tarihli bir sözleşme ile davalı yanın alacaklı olduğundan bahisle takip başlatıldığı ve TK m. 35'e göre tebliğ işlemlerinin yapılması suretiyle takibin kesinleştirildiğini ve taşınmaz üzerine haciz konulduğunu, ticaret sicil kayıtlarının incelenmesi neticesinde, şirket müdürlüğüne 5 yıl süre ile ...'ın münferiden atandığının ve yine 05.06.2014 tarihli ticaret sicil gazetesinde ...’ın müdürlükten alındığının ve ... ile ... adlı kişilerin müştereken müdür olarak atandıklarının görüldüğünü, takibe dayanak sözleşme tarihi olan 15.07.2012 tarihi itibarı ile ... adlı kişinin tek başına müdür olarak bulunduğunu ve şirketi temsil ve ilzama tek başına yetkili olduğunun açıkça ortada olduğunu, ayrıca dayanak sözleşmede bu kişinin adı ve imzası bulunduğunu, yapılan görüşmede ...'ın sözleşme altındaki imzanın kendisine ait olmadığını belirttiğini, taraflarınca ilgili dönem şirket müdürü olan ...’ın imza örneklerine ulaşıldığını ve bakıldığında her iki imza arasında çıplak gözle bile görülecek düzeyde farklılıklar olduğunu, sözleşmedeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığının müşahade edildiğini beyanla; ... sayılı dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı olarak dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı borçlu tarafından takip yoluna 5 gün içinde İcra Mahkemeleri'ne imzaya veya borca itiraz edilmediğini ve takibin kesinleştiğini, takibin kesinleşmesini müteakip, dosyada mevcut tüm hacizler süresi içerisinde konduğunu ve yenilendiğini, davacı yanın taşınmazları üzerindeki hacizleri bilmediği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyanla davanın reddine, tüm alacak miktarı üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 3. Tarafların ileri sürdüğü, üzerinde anlaştıkları ve çekişme konusu olmaktan çıkan her hangi bir vakıa bulunmadığı anlaşılmaktadır. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 4. Uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilmiş olan 15.07.2012 tarihli hizmet sözleşmesi gereğince sözleşme konusunu teşkil eden hizmetin ifa edilip edilmediği ile buradan varılacak sonuca göre davalı tarafından davacı aleyhine girişilen ... takip sayılı dosyası nedeni ile davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 5. ... sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... İnş. Tic. Ve San. Ltd. Şti. ... ..., borçlunun ... Tur Emlak İnş. Taahhüt San. Ve Tic. Ltd. Şti olduğu, 885.000,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davacı borçlu tarafa 01/07/2015 tarihinde TK m. 35'e göre tebliğ edildiği ve takibin kesinleştiği görülmüştür. 6. Taraflar arasında imzalanan 21/02/2013 tarihli Danışmanlık Sözleşmesi'nin incelenmesinde; sözleşmenin "Sözleşmenin Tarafları" başlıklı 1. Maddesinde; ... Ltd. Şti ile ... Yat. Tur. Ltd. Şti arasında imzalandığı; "Sözleşmenin Konusu" başlıklı 3. Maddesinde; firmanın ... Türkler beldesinde bulunan ... nolu parseller imar planı değişikliği yani arazinin park yeri plan değişikliği olduğu; "Danışman Tarafından Yerine Getirilecek Hizmetler" başlıklı 4. Maddesinde; anlaşmalarının yapılması için gerekli altyapının hazırlanma halinde, bu hizmetlerin Danışman'ın işleri yürütürken yapılması gereken harçlar, noter vb gibi sair masrafların çalışmaların dışında olduğu, bunlar için istenebilecek ücretlerin önceden mutabık kalmak kaydıyla firma tarafından karşılanacağı; firmanın, ilgili idare tarafından ihtiyaç duyulabilecek gerekli teknik bilgi ve belgeleri danışmana vermek, bulmak, idareye yardımcı olmak zorunda olduğu; firma tarafından danışmana sunulan belge, bilgilerin eksik, hatalı, yanlış olması zamanında verilmemesi gibi hallerde ve danışmanın yazılı uygunluk onayı olmadan yapılan sözleşmeler ve kredi sözleşmelerinin sonucunda hizmetin sunulmasında başarısız olunmasından danışmanın sorumlu tutulmayacağı, firmadan kaynaklanan olumsuz sorumluluğunun firmaya ait olacağı; "Firma Tarafından Yerine Getirilecek Hizmetler" başlıklı 5. Maddesinde; firmanın ilgili kurum ve kuruluşların isteyeceği her türlü bilgi ve belgeyi danışmada temin edeceği, ilave çalışmalara gidilmesi halinde saha çalışmalarının firma tarafından yaptırılacağı, gerektiğinde projenin yatırım izni alınması, inşaatın fen ve sanat kaidelerine uygun yapılması, kullanılan malzemenin ... standartlarına uygun olması ve inşaatın ... tarafından istenilen standartlarda yapılması gibi teknik hususların firmaya ait olacağı, inşaatın fen ve sanat kaidelerine uygun yapılmaması halinde resmi dairelerde oluşacak problemlerden firmanın sorumlu olacağı; "Mali Haklar ve Yükümlülükler" başlıklı 6. Maddesinde; firmanın, işbu sözleşmeyi konu alan konular ile ilgili olarak danışmanın tam yetkili danışman olarak hareket etmesini ve bu çerçevede danışman tarafından sunulan parasal ve mali önerilerin ve diğer işlemlerin rahat yürütülebilmesi için danışmana veya onun bildireceği partnerleri adına üçüncü kişilerle yapılacak görüşmeler için yetki belgesini vermeyi ve ücretlendirme ve ödeme şekli hükümlerini yerine getirmeyi kabul ve taahhüt edeceği; firmanın arazideki park yeri plan değişikliğinin turizm bakanlığınca onaylanması ile danışmanın görevini tamamlamış olacağı, danışmanın arazi bedeli tutarlarının %10 (yüzde onuna tekabül eden miktarın 750.000,00 TL + KDV'nin danışmana Müşavirlik ücreti olarak ödeneceği, söz konusu müşavirlik ücretinin, ilgili arsaların plan değişikliğinin onaylanmasına müteakip aynı işgünü içerisinde danışmana ödeneceği; "Sözleşmenin Feshi" başlıklı 7. Maddesinde; tarafların yazılı mutabakatı durumunda sözleşmenin kendiliğinden fesholacağı; "Sözleşmenin Süresi" başlıklı 8. Maddesinde; sözleşmenin süresinin 21/02/2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 6 ay olduğu hususlarında düzenleme yapıldığı görülmüştür. 7. Davaya konu ... parsel sayılı taşınmazlar için ...'ne yazılan müzekkereye verilen cevabi yazının incelenmesinde; söz konusu taşınmazların ...'nın 10.12.2010 tarih onaylı, ... ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde kaldığı, işbu planın ... Plan İnceleme Kurulu'nun 25.11.2010 tarih ve ... sayılı kararı doğrultusunda onaylandığı bildirilmiştir. 8. ... 'nün 14/05/2024 tarih ve ... sayılı cevabi yazısının incelenmesinde; ... parsel sayılı taşınmazlarda park yapılmasına ilişkin 15.07.2012 tarihinden sonra bakanlık tarafından onaylanan herhangi bir plan değişikliği bulunmadığı bildirilmiştir. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 9.Dava, taraflar arasında akdedildiği iddia edilen hizmet sözleşmesine dayalı olarak yapılan takipten ötürü borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir . 10. Davacı vekili dava dilekçesinde, sözleşme tarihi olan 15.07.2012 tarihi itibarı ile ... adlı kişinin tek başına müdür olarak bulunduğunu ve şirketi temsil ve ilzama tek başına yetkili olduğunun açıkça ortada olduğunu, ayrıca dayanak sözleşmede bu kişinin adı ve imzası bulunduğunu, yapılan görüşmede ...'ın sözleşme altındaki imzanın kendisine ait olmadığını belirttiğini beyanla imza itirazında bulunmuştur. 11. Taraflar arasında imzalanan 15.07.2012 tarihli Danışmanlık Sözleşmesi'nin incelenmesinde, sözleşmenin, davacı ... Şirketi adına ... tarafından imzalandığı görülmüştür. Her iki yan da sözleşmenin esasen şirket yetkilisi olan ... tarafından değil ... tarafından imzalanmış olduğu hususunda hem fikirdir. 12. Bu anlamda öncelikle davacı şirketi temsilen sözleşmeyi imzalamış olan ...'nin şirketi temsile yetkili olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Şirket yetkisi olan ...'ın, ...'ye vekalet vererek bazı işlerde ...'yi yetkili kıldığı dosyaya sunulmuş olan vekaletnameden anlaşılmakta ise de, takibe konu edilmiş olan sözleşmeyi akdetme hususunda her hangi bir yetki verilmemiş olduğu değerlendirilmiştir. 13. Ancak davalının yetkisiz de olsa sözleşme konusu işi davacı şirket lehine yerine getirmiş olması halinde davacı şirketin TMK m. 2 hükmü uyarınca geçersiz olduğu ileri sürülemeyeceği kabul edilmelidir. Açıklanan bu nedenle sözleşme konusu işin davalı yanca ifa edilip edilmediği hususunda tahkikat yapılması gerektiği değerlendirilmiş, mahkememizce tarafların bu kapsamda delilleri toplanmıştır. 14. Yine ...'nden gelen cevabi yazıda, ... Şirketi'nin 27/03/2012 tarihinden itibaren 5 yıl süre ile ...'nın şirket müdürü olarak seçildiği ve şirketi münferiden temsil edeceğinin tespit edildiği, ... tarafından, .... Noterliği'nin 05/06/2012 tarihli vekaletnamesi ile ...'yi, şirket adına ... ve ilgili olduğu bilumum makam ve mercilerde iş takibinde bulunmaya, elden evrak alıp vermeye, kayıt ve suretler çıkartmaya, ... tarafınca imzalanıp onaylanmış imar planını onaylatmaya ilişkin vekil tayin ettiği görülmüştür. 15. Davacı vekili 28/09/2023 tarihli duruşmadaki beyanlarında, imza incelemesinden ve imzaya itirazlarından vazgeçtiklerini beyan etmiş olup; taraflar arasında bu hususta uyuşmazlık kalmamıştır. 16. Davalı yan, taraflar arasında akdedilmiş olan 15.07.2012 tarihli sözleşme gereğince yüklendiği edimi ifa ettiklerini, davacı şirket tarafından ise ödeme yapılmadığını, bu nedenle davacı şirketin borçlu olduğunu savunmuştur. 17. Davaya konu sözleşmede, davacı firmanın, arazideki park yeri plan değişikliğinin turizm bakanlığınca onaylanması ile davalı danışmanın görevini tamamlamış olacağı, danışmanın arazi bedeli tutarlarının %10 (yüzde onuna tekabül eden miktarın 750.000,00 TL + KDV'nin danışmana Müşavirlik ücreti olarak ödeneceği, söz konusu müşavirlik ücretinin, ilgili arsaların plan değişikliğinin onaylanmasına müteakip aynı işgünü içerisinde davalı danışmana ödeneceği düzenlenmiştir. 18. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir. 19. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenen menfi tespit davalarında ispat yükü, davacının iddiasının dayandığı nedenlerin niteliğine göre değişkenlik gösterir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer. 20. Mahkememizce ...'na, 15/07/2012 tarihinden sonra imar planı değişikliği (arazinin park yeri plan değişikliği) yönünde her hangi bir işlem tesis edilip edilmediği hususunda yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda, ... parsel sayılı taşınmazlarda park yapılmasına ilişkin 15.07.2012 tarihinden sonra bakanlık tarafından onaylanan herhangi bir plan değişikliği bulunmadığı bildirilmiştir. 21. Yine ...'ne, ... parsel sayılı taşınmazlar için bilgi verilmesi hususunda yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda, söz konusu taşınmazların ... 10/12/2010 tarih onaylı ... ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde kaldığı, söz konusu planın ...'nun 25/11/2010 tarih ve ... sayılı kararı doğrultusunda onaylandığı bildirilmiştir. Sözkonusu tarihin taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi tarihinden önce olduğu görülmektedir. 22. Yapılan açıklamalar kapsamında somut olay incelendiğinde, davalı yanca takibe konu edilen ve taraflar arasında akdedilmiş olan hizmet sözleşmesi kapsamında yüklenmiş olduğu edimin ifasını ispatla yükümlü olan davalı yanın ortaya koymuş olduğu deliler toplanmış, ilgili kurumlar ile yapılan yazışmalar neticesinde davalı yanca edimin ifa edildiği ispat edilememiştir. 23. Özellikle ilgili Belediyeye yazılan müzekereler ve yine Belediyece konunun ... kayıtlarından temin edilebileceği yönündeki cevabi yazıları ile ilgili olarak mahkememizce ...'na müzekkere yazılarak, 15/07/2012 tarihinden sonra imar planı değişikliği (arazinin park yeri plan değişikliği) yönünde her hangi bir işlem tesis edilip edilmediği sorulmuş olup; verilen cevabi yazıda, ... parsel sayılı taşınmazlarda park yapılmasına ilişkin 15.07.2012 tarihinden sonra bakanlık tarafından onaylanan herhangi bir plan değişikliği bulunmadığı bildirilmiştir. 24. Şu durumda davalı yan, ilgili arsaların plan değişikliğinin onaylandığını ispat sunmuş olduğu tüm delillerle ispat edemediğinden, dayandığı yemin deliline ilişkin olarak davacı yana yemin teklifinde bulunup bulunmadığı son celse sorulmuş, yemin teklifinde bulunmadıklarını bildirmeleri üzerine, davacının davasının kabulüne, davacı şirketin, davalı şirkete ... E, sayılı dosyasından ötürü borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. 25. Davacının kötüniyet tazminatı isteminin ise haksız ve kötüniyetli bir takip olduğu ispat edilemediğinden, yani şartları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. VI. HÜKÜM 1-Davanın KABULÜNE, Davacı şirketin, davalı şirkete ... takip sayılı dosyasından ötürü borçlu olmadığının tespitine, 2-Davacı vekilinin icra inkar tazminatının reddine, Karar ve İlam Harcı 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 60.454,35.-TL harçtan peşin alınan 15.113,59.-TL harcın mahsubu ile bakiye 45.340,76.-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı toplamı 15.205,79.-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak yapılan 262,25.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 1.560,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE, Vekalet Ücreti 8-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 135.900,00.- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 03/10/2024 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.03/10/2024 Başkan ... E-İmza Üye ... E-İmza Üye ... E-İmza Katip ... E-İmza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"

Atıf: Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/553, K. 2024/556, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-553-e-2024-556-k-3994ea53bc23