İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/775 E. 2022/719 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/775
Karar No
2022/719
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/775 KARAR NO : 2022/719 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACILAR : 1- ... - ... ... 2- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - .... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif) DAVA TARİHİ : 21/12/2021 KARAR TARİHİ : 30/11/2022 KARAR Y.TARİHİ : 05/12/2022 Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir; I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı kooperatifin üyesi olduklarını, davalı kooperatifin her yıl düzenli olarak genel kurul toplantısı yaptıklarını, 17/03/2019 tarihli toplantıda 2018 yılı hesap dönemine ait olağan genel kurul toplantısının tutanağındaki 2019 yılı aidat ve gecikme bedelini yeniden tespiti ve ödeme yönteminin düzenlenmesi başlıklı 7. Maddede "ödenmemiş aidatlara aylık %5 gecikme cezası uygulanması oy çokluğu ile kabul edilmiştir." şeklinde belirtildiğini, somut olayda belirlenen aylık %5'lik zam üzerinden hesaplandığında yıllık %60 gecikme zammının tespit edileceğini, 15/04/2018 tarihli toplantıda 2017 yılı hesap dönemine ait olağan genel kurul toplantı tutanağındaki 2018 yılı aidat gecikme bedelinin yeniden tespiti ve ödeme yönteminin belirlenmesi başlıklı 7. Maddede aidat ve ara ödemelerin her ayın en geç sonuna kadar yapılması ve yukarıda belirlenen günlerde ödenmeyenlere, ana paraya ilave olarak aylık asit gecikme cezası tahakkuk ettirilerek tahsil edilmesi oy çokluğu ile karar verilmiştir" şeklinde belirtildiği, somut olayda belirlenen aylık %2'lik gecikme zammı üzerinden hesaplandığında yıllık %24 gecikme zammı tespit edileceğini, 23/04/2017 tarihli toplantıda, 2016 hesap yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının Tutanağındaki, 2017 yılı tahmini bütçenin okunması ve görüşülerek karar bağlanması başlıklı 9. Maddesinde "Ödemelerin her ayın en geç sonuna kadar yapılması ve yukarıda belirlenen günlerde ödemeyenlere anaparaya ilave olarak aylık %2 basit gecikme cezası tahakkuk ettirilerek tahsil edilmesi oy birliği ile kabul edilmiştir." şeklinde belirtildiğini, somut olayda belirlenen aylık %2 gecikme zammı üzerinden hesaplama yapıldığında yıllık %24 gecikme zammı tespit edileceğini, temerrüt faizine ilişkin yapılan düzenlemelerin fahiş olduğunu, toplantı tutanaklarında yıllık %24 - %60 gibi fahiş düzeyde belirtilen gecikme zammı oranlarının TBK md 120'ye göre uyarlanarak ilgili maddelerin yeniden düzenlenmesinin gerektiğini, sonuç olarak davalarının kabulü ile 23/04/2017, 15/04/2018 ve 17/03/2019 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantılarının gecikme zammına ilişkin maddelerinin TBK'nun ilgili maddesi uyarınca uyarlanmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; huzurda görülen davanın arabuluculuğa başvurmadan açıldığını, davacının eksik harç yatırdığını, davacıların müvekkili kooperatifin 17/03/2019 tarihli genel kurul tutanağında yer alan .... nolu kararda ödemede geciken ortaklar için 01/04/2019 tarihinden itibaren uygulanmak üzere aylık %5 oranında gecikme cezası tahakkuk ettirilmesine karar verildiğini, söz konusu cezanın kanunda düzenlendiğini, davacıların müvekkilin borçlarının gecikme cezası oranlarına göre tahakkuk ettirildiğini beyan ettiğini, davacıların aidatlarını ödemediklerini, sonuç olarak davanın usulden ve esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesini talep etmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 3. Tarafların yargılamada üzerinde anlaştıkları bir vakıanın bulunmadığı anlaşılmaktadır. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 4. Uyuşmazlık, davalı kooperatifin 2017, 2018 ve 2019 tarihli olağan genel kurullarında alınan temerrüt faizine ilişkin kararlarının geçersizliğinin tespiti ve uyarlanması istemine ilişkindir. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 5. Dava konusu 23/04/2017 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nın incelenmesinde; toplantıya ortaklar listesine kayıtlı 56 ortaktan 22 ortağı asaleten, 16 ortağın vekaleten hazır bulunduğu, toplantı tutanağının 9. Maddesinde " Ödemelerin her ayın en geç sonuna kadar yapılması ve yukarıda belirlenen günlerde ödemeyenlere anaparaya ilave olarak aylık %2 basit gecikme cezası tahakkuk ettirilerek tahsil edilmesi oy birliği ile kabul edilmiştir." Somut olayda belirlenen aylık %2 gecikme zammı üzerinden hesaplama yapıldığında yıllık %24 gecikme zammı tespit edilecektir.." hususunun yer aldığı anlaşılmıştır. 6. Dava konusu 15/04/2018 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nın incelenmesinde; toplantıya ortaklar listesine kayıtlı 54 ortaktan 23'ünün asaleten, 12'sinin ise vekaleten hazır bulunduğu, toplantı tutanağının 7. maddesinde "aidat ve ara ödemelerin her ayın en geç sonuna kadar yapılması ve yukarıda belirlenen günlerde ödenmeyenlere, anaparaya ilave olarak aylık %2 basit gecikme cezası tahakkuk ettirilerek tahsil edilmesi oy çokluğu ile karar verilmiştir." şeklinde belirtilmiştir. Somut olayda belirlenen aylık %2 lik gecikme zammı üzerinden hesaplandığında yıllık %24 gecikme zammı tespit edilecektir." hususunun yer aldığı anlaşılmıştır. 7. Dava konusu 17/03/2019 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nın incelenmesinde; toplantıda ortaklar listesinde kayıtlı 55 ortaktan 32 ortağın asaleten, 10 ortağın vekaleten hazır bulunduğu, toplantı tutanağının 7. Maddesinde; "ödenmemiş aidatlara aylık %5 gecikme cezası uygulanması oy çokluğu ile kabul edilmiştir." şeklinde belirtilmiştir. Somut olayda belirlenen aylık %5 lik zam üzerinden hesaplandığında yıllık %60 gecikme zammı tespit edilecektir." hususunun yer aldığı anlaşılmıştır. 8. ... , sayılı dosyasının incelenmesinde; davanın .... tarafından ... aleyhine 09/11/2021 tarihinde davalı kooperatifin 17/03/2019, 15/04/2018 ve 23/04/2017 tarihinde alınan bir takım genel kurul kararlarının iptali istemiyle açıldığı ve Mahkemece 12/04/2022 tarihinde davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 9. Dava, davalı kooperatifin 2017, 2018 ve 2019 tarihli olağan genel kurullarında alınan temerrüt faizine ilişkin kararlarının geçersizliğinin tespiti ve uyarlanması istemine ilişkindir. 10. Somut olayın değerlendirmesine geçilmeden önce 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu gereğince organlarından olan Genel Kurul tarafından alınan kararların hükümsüzlüğüne ilişkin düzenlemelere değinmekte yarar görülmektedir. 11. Öncelikle kooperatif şirket kararlarında da yokluk söz konusu olabilecektir. Kooperatif işlem ve kararlarında yokluğu, kooperatif organlarının, işlem yapma hukuki gücüne sahip olmamaları veya işleme ilişkin yasal bir faaliyet söz konusu değilken, yasal faaliyet mevcutmuş gibi işlem yapmaya kalkışmaları nedeniyle, işlemin hukuken varlık kazanmaması şeklinde tanımlanabilir. 12. Buna karşın kooperatifin organlarının, hukuki işlem yapma gücüne sahip olmalarına veya işlemle ilgili yasal faaliyete karşın, hukuka aykırı işlem yapmaları mümkündür. Bu durumda, kooperatifin işleminde yokluğun gerçekleşebilmesi olanağı yoktur. Belirtilen durumda ancak işlemin hukuka aykırılığı söz konusudur. Kooperatifin işleminin hukuka aykırı olabilmesi, işlemin hukuki varlığına bağlıdır. Dolayısıyla, işlemin hukuka aykırılığı, işlemin yokluğundan bu yönüyle ayrılmaktadır. 13. Kooperatif işleminin hukuka aykırılığı, işlemin ana unsurlarında olabileceği gibi, ikincil unsurlarında da olabilir. Hukuka aykırılık, işleme uygulanacak normun niteliğine göre de farklı olabilir. Emredici normdaki aykırılık, sonuçları itibariyle, diğer aykırılıklardan ağır olacaktır. Kesin hükümsüzlükte, işlemin ana unsurlarında ve emredici norma aykırılıkta, mutlak butlan söz konusudur. 14. Kooperatif işleminde mutlak butlan (kesin hükümsüzlük), işlemin, başta Kooperatifler Kanunu, Ticaret Kanunu ile ilgili kanunların emredici hükümlerine aykırı bulunmasıdır (BK 27). Bu nedenle, kooperatifin işlemi, hukuki varlık kazanmamıştır, yaygın ifadeyle ölü doğmuştur. Mutlak butlanla geçersiz kooperatif işlemi, hukuki sonuç doğurmayacaktır. Genel kurala göre, işlemdeki mutlak butlanın, mahkemece tespiti gerekir. 15. Diğer yandan, kooperatif işlemindeki hukuka aykırılık, işlemin ana unsurlarında değil, ikincil unsurlarında ise, kanunun emredici hükümlerine aykırılık söz konusu olmayacaktır. Genel kurala göre, kooperatif işleminin ikincil unsurlarına aykırılık, nispi butlandır ve işlemin iptali nedenidir. Bu nedenle, nispi butlanla sakat kooperatif işleminin, mahkeme kararıyla iptali gerekir. İşlem, mahkeme kararıyla iptal edilmedikçe, hukuken geçerli bir işlem gibi, hukuki sonuçlarıyla uygulanacaktır (...). 16. Nitekim 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesinde genel kurul kararlarının iptali ve şartlarına ilişkin düzenleme yapılmış olup sözkonusu maddde uyarınca, genel kurulda alınan kararların, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında, yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, toplantıya katılan üyenin red oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi ve davanın bu iddiaların tümü bakımından toplantıyı izleyen bir ayın içinde açılması gerekmektedir. Aynı madde hükmü uyarınca, genel kurulda alınan kararların, yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu iddiasıyla, toplantıda bulunan ortaklar red oyu kullanıp, alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde dava açabilir. 17. Bununla birlikte batıl olan genel kurul kararları kooperatif ortakları ve üçüncü kişiler için hiçbir hak ve borç doğurmaz. Bu gibi kararların iptali 1 aylık hak düşürücü süreye tabi olmayıp her zaman istenebilir. Genel kurul kararlarının mutlak butlanla sakat olduğunu iddia eden ortakların genel kurul toplantılarında hazır bulunması ve itirazını tutanağa yazdırması da şart olmayıp genel kurul toplantılarına katılmayan ortakların bile böyle bir iddia ile dava açmaları mümkün bulunmaktadır. 18. Yapılan açıklamalar neticesinde uyuşmazlık konusu ele alındığında, dava konusu edilen genel kurul kararlarında iptale konu edilen ilgili maddelerde ödenmeyen aidatlara uygulanması kararlaştırılan "gecikme cezası" oranlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. 19. Uygulama ve öğretide, temerrüt (gecikme) faizi, "Borçlunun para borcunu zamanında ödememesi ve temerrüde düşmesi üzerine kanun gereği kendiliğinden işlemeye başlayan ve temerrüdün devamı müddetinde varlığını sürdüren, alacaklının zararın varlığını ve miktarını, borçlunun kusurun ispat zorunda kalmaksızın borçlunun ödediği ve miktarı yasalarla belirlenmiş asgari, maktu bir tazminattır" şeklinde tanımlanmaktadır. 20. TBK'nın 118. maddesinde düzenlenen gecikme tazminatı ise, alacaklının ifaya bağlı çıkarının, ifa zamanında (vadede) karşılanmaması nedeniyle ifa gerçekleşene kadar uğradığı gelir kaybının karşılığıdır. 21. ... uygulamalarında, gecikme cezası, gecikme tazminatı, gecikme zammı ibarelerinin temerrüt faizini belirttiği kabul edilmektedir. Dava konusu genel kurulda, davalı kooperatifçe yasa gereği temerrüt faizi istenmesi mümkünken ayrıca temerrüt faizi istenmemiş olması da gözetilerek, karardaki "gecikme cezası" ibaresinin, yukarıda tanımlanan temerrüt (gecikme) faizini tüm unsurları ile karşıladığının kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle, dava konusu genel kurul kararının "temerrüt faizine" yönelik olduğunun kabulü gerekmektedir. 22. Bu duruma göre temerrüt faizine ilişkin TBK hükümleri incelendiğinde 120. maddesi, tarafların sözleşme ile kararlaştırdığı faiz oranına müdahalede bulunmuş olup madde metni şu şekildedir: “Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz. Akdî faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdî faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faizi oranı hakkında akdî faiz oranı geçerli olur”. 23. Bu düzenleme ile kanun koyucu sözleşme ile kararlaştırılsa dahi aşırı oranlarla belirlenen (fahiş) faizin önüne geçmek istemiş ve bunu kamu yararı gerekçesiyle sınırlamak yoluna gitmiştir. 24. Bilindiği üzere Kooperatifler Kanunu 42. maddesinin 1. fıkrasına göre genel kurul bütün ortakları temsil eden en yetkili organdır. Kanun veya ana sözleşmeyle genel kurula tanınmış olan konular hakkında karar vermek genel kurulun devir ve terkedemeyeceği yetkiler arasında sayılmıştır. 25. Yine ana sözleşmenin 23. maddesinin 6. fıkrasında, ortaklardan tahsil edilecek taksit miktar ve ödeme şartları ile gecikme halinde uygulanacak esasları tespit etmek genel kurulun devir ve terkedemeyeceği yetkiler arasında sayılmıştır. 26. Kooperatif genel kurulu gecikme halinde uygulanacak temerrüt faizi / gecikme cezası oranını tespit edebilecek ise de genel kurulca belirlenen oranın TBK’nın yukarıda zikredilen emredici düzenlemelerine aykırılık teşkil etmemesi gerekmektedir. 27. TBK'nın 120. maddesinin 1. fıkrası hükmünde uygulanacak yıllık temerrüt faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirleneceği, ancak maddenin 2. fıkrasında taraflarca belirlenecek orana bir üst sınır getirilerek bu oranın mevzuat hükümlerine göre belirlenen yıllık faiz oranının %100 fazlasını aşamayacağı düzenlenmiştir. 28. İptale konu edilen genel kurul maddelerinin alındığı yıllar yukarıda toplanan deliller bölümünde de belirtildiği üzere 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin olup bu yıllardaki kanuni temerrüt faiz oranı % 9 olarak belirlenmiştir. 29. 6098 sayılı Kanun’un temerrüt faizine ilişkin 120. maddesi kamu düzeniyle ilgili olduğunden ve emredici nitelikte bulunduğundan kooperatif genel kurulunca belirlenen aylık temerrüt faiz oranının kararın alındığı tarihte geçerli bulunan yıllık % 9 yasal faiz oranının % 100 fazlasının 1/12’si olan aylık %1,5 oranını geçmesi söz konusu olamayacaktır. 30. Görüldüğü gibi somut olayda iptale konu edilen hükümlerde belirlenen temerrüt faizi oranları 2017 ve 2018 yılları için aylık % 2, 2019 yılı için aylık % 5 oranında belirlenmiş olmakla esasen TBK m. 120 hükmü uyarınca % 1,5 olması gereken oranın üzerinde belirlenmiştir. 31. Kural olarak genel kurul kararlarının iptali davalarında, kararın iptali gerektiği sonucuna varan mahkemenin iptal kararı vermekle yetinmesi, genel kurulun yerine geçerek karar vermemesi gerekir ise de, genel kurulca kararlaştırılan faiz oranının yasal oranın iki katını aştığı hallerde, TBK'nın 27/2. maddesi uyarınca kısmi hükümsüzlük kararı verilmesi mümkün bulunduğundan, buna göre bu oranı aşan kısmın yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğinden, anılan ilkeye aykırılıktan söz edilemeyecektir. Bu durumda, genel kurulun yasal faiz oranının iki katına kadar olan kısmına ilişkin iradesinin doğru olduğu tespit edilmiş olacağından, bunun genel kurulun yerine geçerek karar verme olarak yorumlanması mümkün olmadığı gibi, bu kısmın kesinleşmesi ve uygulama olanağı kazanması sağlanmış, yeni bir genel kurul kararı alınması için zaman kaybı da önlenmiş olacaktır (...) 32. Yapılan açıklamalar neticesinde, somut olayda, kooperatif ortaklarının vecibelerini ilgili ay içerisinde yerine getirmemeleri halinde her çeşit borç ve aidatları için aylık öngörülen gecikme cezası alınmasına dair gündem maddelerinin TBK’nın 120/2 maddesinde düzenlenmiş temerrüt faizi oranı olup kooperatifin genel kurulunda kabul edilmiş temerrüt faizi oranı faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuata, yani 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 2/1 maddesine göre belirlenen yasal faiz oranının 6098 Sayılı TBK.nın 120/2 maddesi gereği % 100 fazlasını aşamayacağından, 6098 sayılı Kanun’un temerrüt faizine ilişkin 120. maddesi kamu düzeniyle ilgili ve emredici nitelikte olduğundan kooperatif genel kurulunca belirlenen ve emredici yasal düzenlemeye aykırı 23/04/2017 tarihli genel kurulun gündemin 9. maddesinde ve 15/04/2018 tarihli genel kurulun gündemin 7. maddesinde belirlenen aylık % 2, 17/03/2019 tarihli genel kurulun gündemin 7. maddesinde belirlenen vecibelerini ilgili ay içerisinde yerine getirmeyen ortakların her çeşit borç ve aidatları için aylık % 5 gecikme cezası alınmasına ilişkin kararın % 1,5 oranı üzerindeki kısmın mutlak butlanla batıl olduğu değerlendirilmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. VI-HÜKÜM 1-Davanın KABULÜNE, 2-Davalı Kooperatifin 23.04.2017 günlü ve 15.04.2018 günlü Genel Kurul Toplantılarında gecikme cezasının aylık % 2 oranında, 17.03.2019 tarihli Genel Kurul Toplantısında gecikme cezasının aylık % 5 olarak uygulanmasına ilişkin kararların her ay % 1,5 oranının üzerindeki kısmın batıl olduğunun TESPİTİNE, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 80,70.-TL harçtan peşin alınan 59,30.-TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı olmak üzere toplam 127,10.-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 100,60.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana İADESİNE, 7-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 9.200,00.- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Dair e-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve e-duruşma ile katılan davalı vekilinin yüzüne karşı dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 30/11/2022 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/11/2022 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"

Atıf: Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/775, K. 2022/719, T. 30.11.2022, www.arakarar.com/karar/ankara-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-775-e-2022-719-k-77fbeb8b8630