İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/234 E. 2024/658 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/234
Karar No
2024/658
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/234 Esas - 2024/658 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/234 KARAR NO : 2024/658 HAKİM : ..... KATİP : ..... DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : ..... VEKİLLERİ : Av. ..... Av. ..... DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/03/2023 KARAR TARİHİ : 11/09/2024 K.YAZIM TARİHİ : 16/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Şirketi, fuar ve organizasyon alanında çalışan, alanında öncü olan ve iş yaptığı piyasada tanınan bir şirket olduğunu, davalı ... A.Ş. yapılacak olan bir fuarda, müvekkilinden malzeme, stant ve kurulum hizmeti almak istediğini, bu hususta taraflar arasında bir sözleşme akdedildiğini, söz konusu sözleşme uyarınca, müvekkili davalının talepleri doğrultusunda stant kurulumu yapacak, kurulum için gerekli malzemeleri sağlayacak ve fuar sonunda da bunları teslim alacağını, bunların neticesinde ise davalı tarafından 70.000 + 12.600 (%18 KDV) olmak üzere toplamda 82.600,00 TL müvekkiline ödeneceğini, sözleşmede "Ödeme Şekli" başlığı altında, bedelin yarısının sözleşmenin imza edilmesi ile ödeneceği kalan tutarın da fuar malzemelerinin müvekkilime teslimi ile ödeneceği kararlaştırıldığını, müvekkili sözleşmede kararlaştırılan bütün edimlerini eksiksiz ve tam olarak yerine getirdiğini, ancak davalı taraf üstüne düşen edimleri yerine getirmediğini ve bugüne dek müvekkiline hiçbir ödeme yapmadığını, bu nedenle ..... Esas sayılı dosyada davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı, haksız yere ve hiçbir gerekçe yokken işbu icra takibine itiraz ettiğini ve icra takibi durdurulduğunu, bu hususta anlaşmak ve dava şartını yerine getirmek üzere arabulucu süreci gerçekleştirildiğini, 27/03/2023 tarihinde yapılan toplantıda anlaşmaya varılamamış ve "anlaşmama son tutanağı" düzenlendiğini, sürecin ardından işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, öncelikle taraflar arasında akdedilen sözleşmede yetki şartı bulunduğunu, "Uyuşmazlıkların Çözümü" başlıklı 6'ncı maddede "Taraflar arasındaki uyuşmazlıkların çözümünde ..... yetkilidir." hükmü düzenlendiğini, davalı taraf tacirdir, yetki sözleşmesi yazılı olarak yapılmış ve taraflar arasında imza edildiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.17 ve 18'de aranan şartlar sağlandığını, dolayısıyla davalı tarafın icra takibine yönelik yaptığı itirazda, yetkiye yönelik beyanları, taraflar arasında akdedilen Sözleşme ve Kanun hükümlerine aykırılık taşıdığını, sözleşme günü ve süresi taraflar arasında akdedilen sözleşmede belirtilmiş olmasına rağmen, davalı tarafından hiçbir ödeme gerçekleştirilmediğini, bu hususta müvekkili ve davalı arasında WhatsApp görüşmeleri de gerçekleştirildiğini, müvekkili ödemenin yapılmasını talep etmesine rağmen, davalı tarafından geçersiz bahaneler ile süreç uzatılmaya çalışıldığını, müvekkili tarafından fatura, 07/10/2022 tarihinde gönderildiğini, bu tarihten hesaplanan 30 günlük süre olan 07/11/2022 tarihinde davalı temerrüde düşmüş kabul edildiğini, her ne kadar sözleşme 21/09/2022 tarihinde imza edilmişse de ve stant kurulumu 27/09/2022 tarihinde gerçekleştirilmişse de, faturanın karşı tarafa ulaştırıldığı tarih olan 07/10/2022 tarihinden 30 günlük sürenin sonunda davalı tarafın temerrüde düştüğü kabul edildiğini ve icra takibinde faiz bu süre baz alınarak hesaplandığını, davalı taraf, kendisine ulaştırılan faturanın içeriği ve tutarı hakkında da herhangi bir itirazda bulunmadığını, davalı taraf, müvekkilininden sözleşmede kararlaştırılan hizmeti almış olmasına ve ödemeyi kabul ettiğini beyan ettiği whatsapp yazışmalarına rağmen, ödeme gerçekleştirmediğini, müvekkilimi mağdur ettiğini, bu hususta gerekli hizmetin verildiğine ve karşı tarafın faturayı aldığına dair ayrıca bağlı bulunduğu ..... müzekkere yazılarak ..... vergi numaralı davalı şirkete ait 2022 yılı Ekim ayına ilişkin mal alım beyannamesinin istenilmesini, öncelikle davalarının kabulü ile; ..... Esas numaralı dosyanın istenilmesini, ..... nezdinde bulunan ... No'lu dosyanın istenilmesini, ... Dairesine müzekkere yazılarak ..... vergi numaralı davalı şirkete ait 2022 yılı Ekim ayına ilişkin mal alım beyannamesinin istenilmesini, mahkemenin gerekli görmesi halinde bilirkişi tarafından inceleme yapılmasını, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:Faturanın karşılığı olan hizmet davacı yan tarafından verilmediğini, her ne kadar davacı yan, söz konusu faturalar verilen hizmetin karşılığında keşide edildiğini iddia etse de davacı yanın müvekkili şirkete vermiş olduğu herhangi bir hizmet bulunmadığını, bu nedenle fatura içeriğine itiraz ettiklerini, nitekim bu husus öğretide;Müvekkili şirket tarafından iddia edilen hizmet ve faturalar konusunda resmi yada gayri resmi olarak yetkilendirilmiş hiçbir kimse olmadığını, bu sebeple davalı yanın kendi kendine yapıp verdiğini iddia ettiği hiçbir hizmeti ve dolayısı ile faturasını kabul etmediklerini, davacı tarafın whatsapp mesajları da mesnetsiz davasına mesnet uydurmaya yönelik olup yetkili olduklarını iddia ettikleri kişi tarafından yine yapıldığı iddia edilen hiçbir yazışma müvekkili şirketi bağlamadığını, bu kapsamda davacının sunmuş olduğu iddiaya konu mesaj içeriklerine itiraz ettiklerini, davacı tarafça alacağa ilişkin faturalar usule, hukuka ve gerçeğe aykırı olarak, ticari ilişkiden bağımsız kesildiğini, hiçbir şekilde faturayı kabul ettiğimiz anlamına gelmemek kaydıyla bir an için faturanın varlığı kabul edilese dahi fatura tek başına alacağın ıspatı için yeterli olmadığını, fatura içeriğinde iddia edilen hizmetin verildiğinin davacı yanca yazılı ve somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, davalı yanın itiraz edilmeden kabul edildiğini iddia ettiği fatura içeriğininin kabul edilmesi hukuken mümkün olmadığını, davalı şirket taraflar arasında akdedildiğini iddia ettiği sözleşmenin tamamını dahi sunamadığını, iddia edilen faturaların içeriğinin boş olduğunu, fatura ile ya hizmet satılır, yal mal teslim edildiğini, müvekkilinin yetkililerince yazılı veya sözlü muvafakati veya onayı bulunmayan, tek taraflı kesildiğini ve sözleşmede yer almayan bir faturaya davalı tarafın sığınması kabul edilebilir bir durum olmadığını, iddia edilen hizmetlerin iddia edilen alacak kadar müvekkiline sunulduğunun ve ya herhangi bir mal satıldığı ise ilgili mal satımının ispat edilmesi gerektiğini, fatura, tacirin ticari işletmesinin temel işlemelerini (bir mal satması, imal etmesi, bir iş görmesi ve bir menfaat temin etmesi gibi) belgelendiren, işlemlerinin takibini sağlayan, muhasebeleştirilen kayıtların tevsikinde, kazancı halinde vergilendirilmesinde ve işlemlerini gerek maliyeye gerekse ihtilaf halinde işlem yaptığı kimselere karşı ispatta delil olarak kullanılan bir belge niteliğinde olduğunu, fatura akdin şartlarını tespit eden değil, tespit edilmiş olan şartların bir kısmını gösteren ve bunları belirli şartlarda tevsik eden bir belge olduğunu, açık fatura ticari hayatta bedeli ödenmemiş faturayı ifade ettiğini, faturanın açık veya kapalı olması hukuki açıdan farklılık arz ettiğini, huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddini, açıklanan nedenler ve mahkemece re'sen dikkate alınacak hususlar doğrultusunda; Haksız, kötüniyetli ve hukuki mesnetten yoksun huzurdaki davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davadaki uyuşmazlık:Davalı ... A.Ş. yapılacak olan bir fuarda, davacıdan malzeme, stant ve kurulum hizmeti almak istediği, taraflar arasında bir sözleşme akdedildiği, söz konusu sözleşme uyarınca, davacının sözleşmede kararlaştırılan bütün edimlerini eksiksiz ve tam olarak yerine getirdiği, ancak davalının ödeme yapmadığından bahisle başlatılan ..... Esas sayılı dosyada takibe itiraz ve icra inkar tazminatı ile davalının kötü niyet tazminat istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında sözleşme olup olmadığı, takip konusu alacağın hangi sözleşme kapsamında kullandırıldığı, muacceliyet ve temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, hangi tarihte gerçekleştiği, akdi ve temerrüt faiz oranlarınnı sözleşmeye uygun olup olmadığı, asıl alacak ve işlemiş faizin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, takip tarihi itibariyle asıl alacak ve işlemiş faiz tutarının ne olduğu konularında toplanmaktadır. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi kurulundan alınan 30/05/2024 tarihli raporda: Davaya/icraya konu irsaliye nitelikli e- arşiv fatura ve fatura içeriklerine TTK ve TBK’nın ilgili maddeleri çerçevesinde davalı şirketin 8 günlük yasal süresi içerisinde bir itirazının olduğunu gösterir herhangi bir belgeye dosyasında rastlanmadığını, davaya/icraya konu e- arşiv faturanın taraflarca ilgili vergi dairesine form/bs-ba beyannamelerinin verilmiş olduğundan e-arşiv fatura ve fatura içeriği mal ve hizmetin alış ve satışının yapıldığının sabit olduğunu, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarını kağıt defter şeklinde tutmuş olduğunu, davacı şirkete ait ticari defterlerin usulüne uygun ve zamanında açılış/kapanış tasdiklerinin-onaylarının yapıldığını, TTK, VUK ve muhasebe sistemi uygulama genel tebliğlerine uygun olarak kayıt nizamına uyulduğunu, borç-alacak kayıtlarının işlendiği ve defterdeki kayıtların birbirini doğruladığını, buna göre ticari defterlerin HMK madde 222’deki şartlara uygun olarak delil olarak kullanılabileceğini, delil teşkil edecek şekilde tutulmuş olduğunu, davacı şirkete ait yevmiye defterinde kayıtlı, bir sonraki aya/yıla devir borç miktarı ile ..... sayılı dosyasında kayıtlı e-arşiv faturaya dayalı /bakiyeli 82.000,00 TL bedelli asıl alacak miktarının birbiri ile uyumlu olduğu sabit olduğundan, davacı şirketin muavin defter 120.S005 cari hesap bakiyesine dayalı olarak; davalı şirketten 82.000,00 TL tutarında alacaklı olduğunu, taraflar arasında tarihi bile belli olmayan bir sözleşme imzalandığını, yalnızca tek sayfası sunulan sözleşmeye göre bedelinin 82.600,00 TL olduğu ve yarısının havale olarak, kalanının stant tesliminde ödeneceğini, davacı şirket tarafından, 07.03.2023 tarihinde davalı şirket aleyhine, ..... sayılı dosyasıyla; 82.600,00 TL Asıl alacak, 2.321,85 TL İşlemiş faiz 84.921,85 TL üzerinden, haciz yoluyla icra takibine geçildiğini, taraflar arasında, bedeli KDV dahil 82.600,00 TL olan tarihsiz bir sözleşme imzalandığını, davacı yan tarafından başlatılan icra takibine ait örnek: 1 nolu Takip Talebinin 8.maddesinde, takibin dayandığı belge bölümünde, takip dayanağı belgeye değinilmediğinden, bu haliyle davacının nasıl bir belgeye/sözleşmeye dayandığının anlaşılamadığını, teslim tarihinin belirtilmemesi, standın teslim edildiğini belirten bir tutanağın ve alacağın ödenmesi uyarısını içeren bir ihtarnamede bulunmadığı için, muacceliyet ve temerrüt koşullarının bu haliyle belirlenemeyeceğini, sözleşmenin, diğer sayfaları konulmadığından, sözleşme içeriğinde akdi ve temerrüt faiz oranlarının belirtilip belirtilmediği hususunun bu haliyle anlaşılamadığını, ancak, takip talebi ve ödeme emrinde % 9 yasal faiz talep edildiğini, gerek davalı yanın hizmet alamadığını beyan etmesi, gerekse standın teslim edildiğine ilişkin bir belgenin/teslim tutanağının davacı yanca sunulmaması nedeniyle, Yargıtay Kararlarında belirtildiği gibi faturaya itiraz edilmemesinin tek başına alacağın varlığını kanıtlayamadığı gibi hususlar bir arada değerlendirildiğinde, taktir mahkemeye ait olmak üzere, teslimin gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenememesi nedeniyle, davacının ediminin bu haliyle yerine getirip getirmediğinin tereddütsüz bir biçimde söylenemeyeceğini, bununla birlikte ,Watsap mesajlarının incelenmesinden ; ( Stand kurulumuna ilişkin bir görsel de dava dilekçesi ekine konulduğunu) davacı yanın, standın kurulduğunun üzerinden 15 gün geçmesine karşın hiç ödeme yapılmadığının değişik gün ve saatlerde bildirildiği, davalı yanın ise aynen; “ abi selam finanstayım , görüşüyorum, çözeceğiz inşallah “ ifadeleriyle, henüz paranın ödenmediğinin belirtilmesi, keza KDV dahil 82.600,00 TL’nin her iki tarafın ticari defterlerine işlendiği ve Ba/Bs formlarında gösterildiğini, faturaya da itiraz edilmediğini, bu haliyle asıl alacak talebinin (miktar dışında) faiz alacağının da oluştuğunu, davacının yükümlülüğünü yerine getirdiğinin kabulü halinde, asıl alacak tutarının 82.600,00 TL olduğunu, faizin, verilerin sunulmaması nedeniyle belirlenemediği bildirilmiştir. Davalı aleyhine stant, malzeme ve kurulum alacağı ve işlemiş faiz alacağı üzerinden davacının ..... Esas sayılı dosyada ilamsız takip yaptığı, davalının takibe itiraz dilekçesinde borcu olmadığından bahisle asıl borç ile ferilere itiraz ettiği, itirazın yasal süresinde yapılmış olmakla takibin durduğu, İİK 67. maddesi gereği 1 yıllık hak düşürücü sürede bu davanın açıldığı görülmüştür. Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Toplanan delillere göre; taraflar defter ve belgelerine göre taraflar arasında stant kurulumuna ilişkin sözleşme yapıldığı her iki tarafında kabulündedir. Sözleşmede stant kurulum ve malzeme bedelinin kdv dahil 82.600 TL olduğu belirtilmiş, davacı tarafça 07/10/2022 tarihli stant kurulumu açıklamalı 82.600 TL (70.000+ 12.600 KDV)- tutarlı fatura düzenlendiği ve davalı şirketin 8 günlük yasal süresi içerisinde bir itirazının olduğunu gösterir herhangi bir belge dosyaya sunmadığı anlaşılmıştır. Davacının defterlerini usulüne uygun tuttuğu tarafların ba-bs formlarının birbirini doğruladığı bu hususunda yargıtay içtihatları gereğince teslimi karine olarak ispatlandığı aksinin davalı tarafça usulüne uygun delillerce yazılı delille ispatlanması gerektiği davalının ödemeye ilişkin bir savunmasının bulunmadığı ve işin yapılmadığına ilişkin iddiasını ispata elverişli delille ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Dosyadaki taraflar tarafından sunulan delillere göre davacı tarafın sunmuş olduğu faturanın sözleşmede belirtilen bedelle uyumlu olduğu taraflarca sunulan mesajlaşma kayıtlarında da işin yapılmadığına ilişkin bir beyan bulunmadığı ve davalının beyanları da gözetilerek davalının icra takibinde asıl alacağa ilişkin itirazının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. İşlemiş faize ilişkin talebin ise davalı tarafın takipten önce temerrüde düşürüldüğü ispatlamadığında reddine karar verilerek davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının iptali ile icra takibinin devamına, asıl alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatı verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Davanın KISMEN KABULÜ ile; .....Esas sayılı dosyasında 82.600,00TL asıl alacakla ilgili borçlu itirazının iptali ile takipten itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile takibin devamına, İİK'nun 67/2 mdsi gereğince alacağın %20si oranında 16.520,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Alınması gereken 5.642,40TL harçtan peşin alınan 1.460,50TL'nin mahsubu ile bakiye 4.181,90TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3.200,00TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre 3.072,00TL'sinin davalıdan, bakiye kısmın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 1.460,50TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca red edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.921,85TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 6.128,00TL yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 5.882,88TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine, Dair, Davacı vekili ile davalı vekilinin (E duruşma yoluyla) yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ..... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/09/2024 Katip ..... ¸[e-imzalıdır] Hakim ..... ¸[e-imzalıdır]

Atıf: Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/234, K. 2024/658, T. 11.09.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-234-e-2024-658-k-54616d15b7d7