İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/958 E. 2025/648 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/958
Karar No
2025/648
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/958 Esas KARAR NO : 2025/648 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/11/2024 KARAR TARİHİ : 03/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; "Davalı-borçlu şirket ile davacı-alacaklı şirket arasında ticari ilişki mevcuttur. Davalı-borçlu şirket, muhtelif tarihli faturalar ve cari ilişkiden kaynaklanan 89.528,06-TL bakiye alacağını ödememiştir. Defalarca talep edilmesine rağmen davalı-borçlu şirketin faturalardan kaynaklanan 89.528,06-TL borcunu ödememesi üzerine tarafımızdan İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış ve 7 örnek ödeme emri borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı-borçlu kötü niyetli olarak, herhangi bir borcu olmadığı iddiası ile takibe, borca, faiz ve ferilerine itiraz etmiş ve itirazı neticesinde icra takibinin durdurulmasına karar verilmiştir. Faturalar, sevk irsaliyeleri ve ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılacak inceleme ile davalı- borçlu şirketin, müvekkil şirkete 89.528,06 -TL tutarında borcu olduğu hususu sabit olacaktır. Bu nedenle taraflara ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması istemindeyiz. Davalı- borçlunun İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itiraz, haksız ve yasal mesnetten yoksun olup, kötü niyetlidir. Ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılacak inceleme ve yapılacak yargılama neticesinde davalı-borçlunun takip tarihi itibariyle müvekkil şirkete 89.528,06-TL asıl alacak tutarında borçlu olduğu hususu sabit olacaktır. Dava konusu uyuşmazlık için yasal zorunluluk olan arabuluculuğa başvurulmuş, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... başvuru no, ... arabuluculuk dosya nolu ile yapılan arabuluculuk faaliyeti neticesinde anlaşma sağlanamamıştır. Anlaşma sağlanamadığına dair 13.08.2024 tarihli e- imzalı dava şartı arabuluculuk son tutanağı aslı işbu dilekçemiz ekinde sunulmuştur. Resmi belge niteliğindeki fatura, irsaliye ve Ticari Defter ve Kayıtlar karşısında likit alacak olan borcuna itirazının haksız ve mesnetsiz olduğu ve kötü niyet taşıdığı açık olmakla, davalı-borçlunun asıl alacak yönünden itirazının iptali ile takibinin devamına ve % 20 İnkar Tazminatının davalı-borçludan tahsiline karar verilmesi istemiyle Sayın Mahkemenize müracaat etmek zorunluluğu hasıl olmuştur. Yukarıda açıklanan ve tarafınızdan resen gözetilecek nedenlerle, Haklı Davamızın kabulü ile; davalı-borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü’nün ...Sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın 89.528,06-TL asıl alacak yönünden iptaline ve asıl alacak yönünden takibin devamı ile davalının temerrüde düştüğü 14.06.2024 tarihinden itibaren Ticari Faiz (Reeskont Avans) işletilmesine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımızın saklı tutulmasına, asıl alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı-borçluya tahmiline karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; "Yukarıda esas numarası yazılı dosyasında davacı tarafın iddialarına karşı süresi içinde davaya karşı cevaplarımızı Sayın Mahkemenize sunuyoruz. Öncelikli olarak davacının dava dilekçesinde öne sürdüğü iddiaların haksız olduğunu belirterek, öne sürülen iddiaları reddettiğimizi bildiriyoruz. Öncelikle belirtmek isteriz ki; müvekkilimizin yerleşim yeri Uşak’ tır. Bu nedenle taraflar arasındaki işbu davada Uşak Mahkemeleri yetkilidir. Bu nedenle müvekkilimiz aleyhine açılan işbu davaya yetki yönünden itiraz ediyoruz. Davacının açmış olduğu dava haksız ve mesnetsizdir. Müvekkil şirketin davacıya belirtilen miktarda bir borcu bulunmamaktadır. Bu hususta ticari defterler ve banka kayıtları incelendiğinde maddi gerçek ortaya çıkmış olacaktır. Davacı tarafça başlatılan icra takibinde takip öncesi işlemiş faiz talep edilmesi de hukuka aykırıdır. Müvekkil şirket temerrüte düşürülmemiş olup alacağa faiz işletilmesi mümkün değildir. Bu sebeple borç miktarına, faiz oranına, faiz türüne ve faiz miktarına ve tüm fer’ ilerine açıkça itiraz ediyoruz. Söz konusu icra takibine itirazımız haklı olup, takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu aşikar olan alacaklı-davacının davasının reddi ile % 20 kötüniyet tazminatı istemek zorunluluğu doğmuştur. Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenlerle, işbu haksız ve kötü niyetle açılan davanın reddedilmesini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını müvekkilimiz adına arz ve talep ederiz." şeklinde talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan faturaların tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın asıl alacak üzerinden iptali istemine ilişkindir. Davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine altı adet fatura dayanak gösterilerek toplam 112.625,18 TL' nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlu/davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür. Dava, 1 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir. Mahkememizce davacı vekiline takibe dayanak faturalarda yer alan kalemleri açıklamak üzere mehil verilmiş ve davacı vekili faturalarda yer alan kalemleri 21/11/2024 tarihli dilekçesi ile açıklamış olup, yapılan açıklama, dava dilekçesinde ileri sürülen iddia ve cevap dilekçesinde savunma nazara alındığında taraflar arasındaki ihtilaf; - açıkça sözleşme ilişkisi inkar edilmediğinden, davacı tarafından davalı şirkete ait iş makinelere bakım işleminin yapılıp yapılmadığı, bu işlemler nedeniyle yedek parça tedarikinin sağlanıp sağlanmadığı, bakım yerine getirilmiş ve yedek parçalar teslim edilmiş ise davalının ödeme yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği ve mahkememizin uyuşmazlıkta yetkili olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı tarafın süresinde sunduğu cevap dilekçesinde ileri sürdüğü yetki itirazı incelendiğinde, taraflar arasında eser sözleşmesinin bulunduğu ihtilafsız olup, eser sözleşmelerinde ifa yeri eserin meydana getirildiği yerdir. Somut uyuşmazlıkta ifa yeri davalı şirkete ait iş makinelere bakım işleminin yapıldığı yer olup, davacı vekili ön inceleme celsesinde bakımın müvekkilinin şirket merkezinde yapıldığını iddia etmiş davalı tarafça ise bu hususa açık bir itiraz getirilmediğinden eserin davacı şirket merkezinde yapıldığı kanaatine varılarak sözleşmenin ifa yeri mahkemesi (HMK m. 10) olan mahkememizin yetkisine yapılan itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. Eser sözleşmesinde yüklenicinin ücrete hak kazanabilmesi için eseri fen ve teknik kurallarına uygun olarak iş sahibine teslim etmesi gerekeceğinden ve davanın tarafları tüzel kişi tacir olduğundan ayrıca davalı vekili banka kayıtları ile ticari defterlerin incelenmesi sonucu müvekkilinin borcunun bulunmadığını savunduğundan mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için bilirkişi ara kararları oluşturulmuş olup, Davacı ticari defterlerinin incelenmesi sonucu aldırılan 11/03/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Sayın Mahkemenizin verdiği talimat doğrultusunda; davacı ticari defterleri ve dayanağı belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve Raporun “İnceleme Ve Değerlendirmeler” bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda; Davacı Ticari Defterlerinin Tasdikine İlişkin İncelemede; Davacı tarafından incelenmek üzere ibraz edilmiş bulunan 2023 ve 2024 yılına ait ticari defterlerinin E-Defter olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığına süresinde yüklendiği, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. Davacıya Ait Ticari Defter Kayıtlarında; Davacının takibe konu ettiği 6 adet faturanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davacının takibe konu edilen faturaları dava dosyasına sunduğu görülmüş olup, faturaların Temel Fatura Senaryosuna sahip E-Fatura olduğu, dava dosyasında bulunan sevk irsaliyeleri ile faturaların uyumlu olduğu ve faturaların davacı ticari defterlerindeki kayıtlar ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Davacı ticari defterlerinde 14.06.2024 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takibe konu edilen 6 adet faturadan kaynaklı olarak 89.528,06 TL alacaklı olduğu, takibin de aynı tutar üzerinden başlatıldığı, takipte talep edilen asıl alacak tutarı ile davacı ticari defterlerindeki borç alacak bakiyesinin uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Davacının takipte 23.097,12 TL işlemiş faiz talebinin bulunduğu görülmüşse de, dava dosyası içinde davacı tarafından davalıya gönderilmiş olan ve davalıyı temerrüde düşüren bir ihtarname bulunmadığından; bilirkişiliğimizce işlemiş faize yönelik bir hesaplama yapılamamış olup takdiri Sayın Mahkemenize aittir. Beşiktaş Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkeme’nize yazılan cevabi yazı ekinde gönderilen 2023, 2024 dönemlerine ilişkin davalıya ait BA bildirimleri incelendiğinde, 2023/05 döneminde davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı BA bildirimlerinde yer almadığı, 2023/06, 2023/09, 2023/10, 2024/01 dönemlerinde ise davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı BA bildirimlerinde yer aldığı görülmüştür. Davalı Şirketin ticari defterlerinin uşak ilinde bulunduğunu bildirmesi üzerine sayın mahkemece Uşak Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak davalı ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle bilirkişi raporu alınması istenmiş olup bilirkişiliğimizce davalı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmamıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Davalı ticari defterlerinin incelenmesi sonucu aldırılan 25/03/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Davalı ... ve Yapı Elemanları San. Tic.A.Ş'nin Davacı...Mekanik San. Tic.Ltd.Şui.ile ticari bir ilişkisinin olduğu, davalının ticari defterlerinin incelenerek taraflar arasındaki alacak borç ilişkisi ve takibe konu faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının muavin defter kayıtlarına göre 31/12/2023 tarihi itibariyle davacıya 52.166,06 TL Borçlu olduğu, 29/01/2024 tarihi itibariyle de toplamda 89.528,06 TL borçlu olduğu, tespit edilmiş olup, söz konusu 5.000,00 TL'sını geçen faturalarında davalı tarafından ilgili Vergi Dairesine Form BA ile bildirildiği tespit edilmiştir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Somut olayda, davalı şirkete ait iş makinelerine yönelik taraf arasındaki bakım sözleşmesi nedeniyle yüklenici konumunda yer alan davacının alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin mahkememizce taraf ticari defterlerinin incelenmesi sonucu davacı/yüklenici tarafından düzenlenen ve takibe dayanak yapılan altı adet faturanın davalı ticari defterlerine kayıtlı olduğu, taraf ticari defterlerinin birbirini doğruladığı eldeki ihtilafta ayıp ve eksik iş savunması da ileri sürülmediğinden davacının eseri HMK' nun 222. Maddesi gereği kesin delil ile teslim ettiği, teslime karşılık bakiye alacağın ödendiğine yönelik delilin sunulmadığı, bu yönde banka kayıtlarına cevap dilekçesinde dayanılmış ise de böyle bir kaydın dosyaya ibraz edilmediği, incelenen ticari defterlere yönelik bilirkişi raporlarının tebliği sonucu başkaca ödeme yapıldığına ilişkin itirazın sunulmadığı görülmekle hatırlatılan yemin hakkı da kullanılmadığından asıl alacak üzerinden talep edilen itirazın iptali davasının kabulüne, kabul edilen bedeller faturalara dayandığından davalı aleyhine tazminata karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davalı/borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü' nün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, 2-Davalının sorumlu olduğu 89.528,06 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 17.905,61-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 6.115,66 TL karar ve ilam harcının yatan 965,79 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 5.149,87 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 965,79 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 505,00 TL posta ve diğer giderler ile 9.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 10.898,39 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.00,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/07/2025 Katip ... E imza Hakim ... eimza

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/958, K. 2025/648, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-958-e-2025-648-k-490881e15bda