İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/299 E. 2024/527 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/299
Karar No
2024/527
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2024/299 Esas - 2024/527 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/299 KARAR NO : 2024/527 HÂKİM : ..... KATİP : ..... DAVACI : ..... ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : ..... ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Alımı Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/04/2024 KARAR TARİHİ : 24/09/2024 G.K. YAZIM TARİHİ : 27/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Alımı Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) İDDİA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş. ile davalı arasında 05/01/2023 tarihinde ... Ruhsat no'lu ... için " ....." imzalandığı; söz konusu sözleşmenin 7. maddesinde, yapılacak hizmetlerin bedelinin belirlenmiş olduğu ve fatura bedellerinin 20 gün içinde ödenmesi gerektiği; süresinde ödenmeyen faturalar için aylık ÜFE dikkate alınarak fiyat farkı yansıtılacağının da açıkça düzenlenmiş bulunduğu; bu kapsamda, 07.03.2023 tarih ve ... no'lu 31.860,00 TL tutarlı faturanın, 17.03.2023 tarih ve ... no'lu 2.597,99 TL tutarlı faturanın, 07.08.2023 tarih ve ... no'lu 52.331,80 TL tutarlı faturanın, 31.08.2023 tarih ve ... no'lu 34.887,86 TL tutarlı faturanın, 10.10.2023 tarih ve ... no'lu 32.400,00 TL tutarlı faturanın ve son olarak 23.10.2023 tarih ve ... no'lu 10.533,93 TL tutarlı faturanın düzenlenmiş olduğu; sözleşme uyarınca faturaların, düzenlenme tarihinden itibaren 20 gün içinde ödenmesi gerektiği; anılan işbu kesin vade nedeniyle her bir faturanın düzenlenmesinden itibaren 20 gün geçmesi ile birlikte ilgili fatura yönüyle davalının temerrüde düştüğü; davalının 09/11/2023 tarihinde 35.000,00 TL ödediği; fakat bakiye borcu ödememesi üzerine (taraflar arasındaki sözleşmede kesin vade olmasına ve bu nedenlerle temerrüd için ihtara-ihbara gerek olmamasına rağmen) müvekkili adına iyiniyet göstergesi olarak borcun ödenmesi talebiyle davalıya bakiye 129.611,58 TL borcu ödemesi için ihbarname gönderildiği; davalının ihbarnameden sonra 11.01.2024 tarihinde 50.000,00 TL daha ödediği fakat bakiye borcu ödemediği; 21/08/2023 tarihinde ihtarname keşide edildiği; ihbarnameye ve müteaddit kez yapılan telefon görüşmelerine rağmen bakiye borcun ödenmemesi nedeniyle ..... Esas sayılı dosyası kapsamında ilamsız icra takibi başlatıldığı ve davalının icra takibine itiraz ettiği beyan edilmiş olup; Mahkememiz nezdinde ikame olunan davada, davalının ..... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline; davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) SAVUNMA : Dava dilekçesini ve tensip zaptını içerir davetiyenin, davalı ... A.Ş.'ye 30/04/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği; bununla birlikte davalı şirket tarafından, Mahkememize cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. III) DELİLLER : ..... Esas Sayılı Dosyası Sureti. ..... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. ..... 29/04/2024 Tarih ve ..... Sayılı Cevabi Yazı. ..... 29/04/2024 Tarih ve ..... Sayılı Cevabi Yazı. Uyuşmazlığın Tespiti Hususunda Düzenlenen Bilirkişi Raporu. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ... A.Ş. ("davacı şirket" olarak anılacaktır) tarafından, davalı ... A.Ş.'ye ("davalı şirket" olarak anılacaktır) yönelik açılan, "Ticari Nitelikteki Hizmet Alımı Sözleşmesinden Kaynaklı İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmıştır. Davalı şirket tarafından cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, taraflar arasında "uyuşmazlık bulunmayan hususlar" tespit edilememiş olmakla birlikte; 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı şirket tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. Bu doğrultuda uyuşmazlığın konusunun; ..... Esas sayılı icra takibi dosyasında başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasında akdedilmiş olduğu belirtilen hizmet alım sözleşmesine istinaden davacı şirketin (icra takip tarihi itibariyle) 84.823,41 TL. (asıl alacak ve işlemiş faiz) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; icra takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile icra takip tarihi sonrasında uygulanması gereken faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır. b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi : Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi uyarınca "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı şirket tarafından cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmıştır. c) İtirazın İptali Davasının Hukuki Nitelendirmesi : İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır. İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. (3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (4) ... (5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için: a) İlamsız takip yapılmış olması, b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir. İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir. İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır. Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir. d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme : Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasında; .....Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinde, davalı şirket tarafından sunulan itirazın haksız olduğundan bahisle iptaline ve davalı tarafın, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı şirkete 30/04/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı şirket tarafından cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı şirket tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve anılan hususta düzenlenen bilirkişi raporu dosyamıza 19/07/2024 tarihinde sunulmuş olup, anılan bilirkişi raporu kapsamında; davacı tarafın ticari defterleri ile tarafların BA-BS beyan formlarının incelemesinde, davacı tarafın ticari defterlerinin elektronik ortamda usulüne uygun şekilde tutulduğu; davalı şirketin beyan alış beyan formlarına göre, davacı şirket tarafından davalıya hitaben düzenlenen faturaların tamamının davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği; dava konusu faturaların itiraza konu olduklarına dair bir delil ibraz olunmadığı; dava konusu işbu faturaların her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu; tarafların kayıtlarının birbirini teyit eder mahiyette olduğu; davacı tarafından düzenlenen ve toplamı 164.611,58 TL olan 6 adet faturanın davalının defterlerine kaydedildiği; anılan faturalara karşılık olarak davalı tarafından davacıya toplam 85.000,00 TL ödenmiş olduğu; sonuç itibariyle davacının davalıdan 79.611,58 TL alacağının kaldığının anlaşıldığı; sözleşme hükümleri uyarınca, icra takibi tarihi itibariyle davacının davalıdan talep edebileceği tutarın 79.611,58 TL asıl alacak, 26.442,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 106.054,30 TL olarak hesaplandığı hususlarının belirtildiği anlaşılmıştır. Söz konusu bilirkişi raporu, Mahkememizce davacı vekiline ve davalı vekiline 24/07/2024 tarihinde münferiden ve usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davacı vekili tarafından 09/09/2024 tarihinde bilirkişi raporuna yönelik beyan dilekçesi sunulduğu; bununla birlikte davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna yönelik herhangi bir beyan/itiraz dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce, dava konusu uyuşmazlık hususunda yapılan değerlendirmede; Bilirkişi raporunun, davanın esasına etkili ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak Mahkememizce yapılan nihai değerlendirmede; davalı şirketin beyan alış beyan formlarının incelemesinde, davacı şirket tarafından davalıya hitaben düzenlendiği belirtilen dava konusu faturaların tamamının davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu; anılan faturalar kapsamında davacı şirket tarafından kısmi ödeme yapılmış (ve bu suretle alacağın zımnen kabul edilmiş) olduğu ve her iki tarafın kayıtlarının birbirini teyit eder mahiyette olduğu hususları göz önünde bulundurularak ve bilirkişi raporu kapsamında belirtilen hesaplamaların da dikkate alınması suretiyle, davanın kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Davanın KABULÜNE, Bu doğrultuda; ..... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline; 79.611,58 TL. asıl alacak ve 5.211,83 TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam 84.823,41 TL üzerinden; (asıl alacağa icra takibi tarihinden itibaren) işletilecek avans faiz oranı ile icra takibinin devamına; 2) Hükmolunan alacağın %20’si olan 16.964,69 TL. icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE; 3) Karar ve İlâm Harcı : a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 5.794,29 TL. harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 1.024,46 TL. peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 4.769,83 TL. harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 1.024,46 TL peşin harç, 427,60 TL. başvuru harcı ve 60,80 TL. vekalet harcı olmak üzere toplam 1.512,86 TL. harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 4) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 7.000,00 TL. bilirkişi ücreti ile 67,00 TL. posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 7.067,00 TL. yargılama giderinin; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca ..... bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL. arabuluculuk ücretinin, davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 5) Vekâlet Ücreti : Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca takdiren 17.900,00 TL. vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda; davacı yönünden KESİN, davalı yönünden, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca ..... Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 24/09/2024 Katip ..... Hâkim ..... ¸ ¸ Gerekçeli Karar

Atıf: Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/299, K. 2024/527, T. 24.09.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-299-e-2024-527-k-9aca9ec99c6e