İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/681 E. 2025/636 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/681
- Karar No
- 2025/636
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/681 Esas KARAR NO : 2025/636 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... -..... DAVALI : ... - ... DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13.09.2025 KARAR TARİHİ : 17.09.2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01.10.2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nin, ... Plus eğitimi nedeniyle yurtdışına çıkmadan önce, programda sigortalı olarak gitme gereksinimi bulunduğunu ve kendisinin yurtdışında tedavi olmak zorunda kalması ihtimalinde, yurtdışındaki tedavi giderlerinin sigortalanması amacıyla davalı şirket ile yurtdışı sağlık sigortası poliçesi yaptırdığını, bahse konu sözleşmenin ... A.Ş. sigorta acentesi aracılığıyla düzenlendiğini, taraflarının müvekkili ile ... A.Ş. olduğunu, müvekkilinin 18.07.2023 tarihi ile 13.10.2023 tarihleri arasında yurt dışında bulunduğunu, müvekkilinin yurtdışında eğitim sürecinde bulunduğu tarihlerde sağlık sorunları nedeniyle tedavi olmak zorunda kaldığını, bahse konu 17.08.2023 tarihi ile 05.10.2023 tarihleri arasındaki tedaviler ve ameliyatları ... A.Ş'nin ilgili birimine bildirdiğini, aldığı cevapla aracı firmanın ...'nın ilgili birimine bildireceğini ihtar ettiğini, ardından müvekkilinin eğitimine ve yaşamına devam ettiğini, hal böyle iken süresi içinde başvuru yapıldığı kabul görmesi gereken bir gerçek olduğunu, müvekkilinin hasara ilişkin faturaları 30.04.2024 ve 05.07.2024 tarihinde öğrendiğini ve yine süresi içinde bildirimi yaptığını, davalı ... şirketinin ilgili zarardan sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla davanın 705,10 Euro'dan, sigortaya başvuru tarihinden itibaren devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranından işletilecek faiz ile kabulüne, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Dosya üzerinden inceleme yapılmış olmakla davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, yurtdışı sağlık sigorta poliçesi kapsamında davacı sigortalı tarafından yapılan sağlık harcamasının davalı sigortacıdan tahsili istemine ilişkindir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı düzenlenmiştir. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3, 73/1, 83/2 maddeleri uyarınca sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan davalara bakma görevi Tüketici Mahkemelerine aittir. Somut olayda davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında düzenlenen yurtdışı sağlık sigorta poliçesi kapsamında müvekkilinin eğitim için yurtdışında bulunduğu süreçte yapmış olduğu sağlık harcamalarının davalı tarafından karşılanması gerekirken karşılanmadığını belirterek mezkur harcamanın sigorta sözleşmesi şartlarına aykırılık sebebiyle davalıdan tahsilini istemiştir. Dava konusu olayda uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK.nun 16/1 maddesi gereğince tüzel kişi tacir olan davalı ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesine göre ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek kişi tüketici arasında yapılmış sigorta poliçesinden kaynaklanmaktadır. Taraflar arasındaki ilişki akde dayalı olup davalının sorumluluğunun kaynağı davacıyla yaptığı sigorta sözleşmesine aykırılıktır. Dava tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3, 73/1, 83/2 maddeleri uyarınca sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmekte olup bu bağlamda mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin HMK 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. (Benzer şekilde:......'nin 24/05/2024 tarih ve .....sayılı ilamı). HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniye dava dilekçesinin HMK 114/1-c,115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli .....NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, 4-Süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere karar verildi. 17.09.2025 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.