İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/502 E. 2023/584 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/502
Karar No
2023/584
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/502 Esas - 2023/584 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/502 Esas KARAR NO : 2023/584 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/10/2018 KARAR TARİHİ : 26/09/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin merkezinin ...olduğunu, sektörde faaliyet gösteren ve kamu kurumları dahil çeşitli mekanlara, işlekmelere kurulum yapan ve ürünlerini satan şirketin iştigal sahasının aerosol söndürücülerini söndürme ve yangın bastırma işlerinde kullanımını amaçlayıp faaliyet gösterdiğini, bu ticari alanın kısıtlı müşteri potansiyelinin ticari sır niteliğinde bulunduğunu, davalının bünyelerinde 18/02/207 tarihinde işe başlayıp 24/05/2018 tarihinde kurumsal satış sorumlusu olarak çalıştığını, davalının kendisine verilen görevde güveni kötüye kullanarak sadakat, sır saklama yükümlülüklerine aykırı davranıp iş sözleşmesi feshedilen ... ile sıkı irtibata geçerek müşteri bilgilerini sızdırmasından kaynaklı davalının da iş aktinin feshedildiğini, bu anlamda şirket hattının yaptığı görüşmelerden ticari nitelikli sırları ifşa ettiğinin anlaşılacağını, daha sonra giderken 1000 müşteriden oluşan portföyü müvekkili şirkete teslim etmediğini, haksız fesih iddiası ileri sürülmüş ise de davalının taleplerinin karşılanmadığını, buna karşılık portföy içeriğinin talep edilmesine rağmen verilmediğini, arabuluculuk girişimlerinin sonuçsuz kaldığını, ... isimli eski çalışanla birlikte ortak şirket kurarak aynı pazarda vakit kaybetmeksizin iş yapmasının dürüstlük kuralına aykırı bulunduğunu, iş sırlarının davalı tarafından kullanılmasının ve kendilerine de teslim edilmemesinin kötüniyetli ve ticari rekabet kurallarına aykırılık teşkil edeceğini, bu konuda ...sayılı soruşturmasında suç duyurusunda bulunulduğunu, haksız rekabet nedeniyle tazminat taleplerinin karşılanması gerektiğini, bildirerek haksız rekabet hükümleri ve sır saklama ile sadakat yükümlülüklerine aykırı davranarak müvekkili şirketin uğradığı zarar nedeniyle fazla hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu, aralarında bir rekabet yasağına aykırı davranmama ile ilgili sözleşmenin olmadığını, 6098 SY'nın 444-447. madde hükümlerinin tanımları arasında durumun değerlendirilemeyeceğini, davacının bu davayı açmasında hukuki yararının da bulunmadığını, hizmet sözleşmesi sona eren davalının artık sır saklama veya rekabet yasağına aykırı hareketinden bahsedilemeyeceğini, kaldı ki böylesi haksız bir durumun da söz konusu olmadığını, davalının müvekkilinin ... çıkışını iptal edip çalışıyor gibi göstermeye çalıştığını, müvekkilinin işçilik haklarından kaynaklı alacakları için...esas sayılı dava dosyasında dava açılmasını takiben bu davanın haksız biçimde ikame edildiğini, ... isimli şahısla iş arkadaşlığının olup dışarıdan montaj desteğinin verdiğini, davacının müşteri portföyünü kaybettirecek derece ağır bir paylaşımın varlığı ve iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ancak işten çıktıktan sonra tamamen spontane gelişen şirket kurma işinin davacının da distrübütör olarak faaliyet gösterdiği nazara alındığında davacıyı etkileyici yönü olamayacağını, kaldı ki kendi işlerinin de iyi gitmediğini ve ekonomik kriz ile 5 ay sonra kurulan şirket ortaklığından ayrıldığını, davacıya ait hiç bir bilgiyi kullanmadığını, buna göre; uzun çalışma hayatı boyunca edinilen bilgi ve tecrübenin ticari sır olarak değerlendirilemeyeceği, şirketten ayrıldıktan sonra ortaklık kurmasının çalışma özgürülüğü kapsamında ele alınması gerekeceği, davacı müşterilerinin yeni kurulan şirket ile çalıştığının kanıtlanması gerektiğini, kazanılan bilgi ve tecrübenin kendi özel işinde kullanılmasının doğal karşılanması gerektiği, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, mağdur olan tarafın kendisi olup iş mahkemesindeki davanın incelenmesi gerektiğini, bildirmiş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i, haksız rekabete ve TBK'nın 396/4 maddesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup Mahkememizce yapılan yargılama sonunda davanın reddine dair verilen 10/03/2020 tarih ve ... sayılı kararın ... Dairesi'nin 04/07/2022 tarih ve ... sayılı ilamı ile "...Somut olayda da davacı taraf, dava ve cevap dilekçelerinden anlaşılacağı üzere, davacının aerosol söndürücülerini söndürme ve yangın bastırma işlerinde kullanımını amaçlayıp faaliyet gösterdiğini, bu ticari alanın kısıtlı müşteri potansiyelinin, ticari sır niteliğinde bulunduğunu, davacı şirkette kurumsal satış sorumlusu olarak çalışan davalının iş akdinin feshinden sonra, işi gereği kendisinde bulunan ve ticari sır niteliğinde olan yaklaşık 1000 kişiden oluşan müşteri portföyünü teslim etmediğini ve işten ayrıldıktan sonra yine davacının eski çalışanı olan dava dışı ... ile birlikte kuruduğu şirkette bu bilgileri kullanarak gelir elde ettiğini, yine davalının davacının müşterileri irtibata geçerek müvekkilini kötülediğini, davalının işten ayrıldıktan sonra ... ile yürütülen bir proje kapsamında, davacının adı ve imkanları kullanılarak 06/06/2018 tarihinde...'nde bir demo çalışması ve sunum yaptığını, davalının davacı nezdinde çalıştığı sırada, davacının bahsi geçen proje kapsamındaki fiyat teklifinin davalı tarafça hazırladığını, işten ayrıldıktan sonra davalının ticari sır niteliğindeki bu bilgileri kullanarak kendi adına satış yaptığını, yine ticari sır mahiyetinde olan ve davalının işi gereği vakıf olduğu davacının ihalelerde uyguladığı fiyat politikasını ve vereceği fiyat tekliflerini, kullanarak kurucusu olduğu dava dışı şirket ile bayisi olduğu dava dışı şirketlere menfaat sağladığını, davalının bu eylemlerinin haksız rekabet ve TBK'nın 396/4 maddesi uyarınca sır saklama ile sadakat yükümlülüklerine aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti, men'i, haksız rekabet hükümlerine ve TBK'nın 396/4 maddesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemiyle eldeki davayı açmıştır. İlk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın reddine karar verilmişse de davacının yukarıda açıklanan iddiaları bakımından herhangi bir delil toplanmadığı, olumlu-olumsuz bir değerlendirme de yapılmadığı gibi uyuşmazlığın davacı tarafça ileri sürülmeyen ve dayanılmayan TBK'nın 444 vd maddelerinde düzenlenen rekabet yasağı hükümleri çerçevesinde ele alınarak çözümlenmesi yoluna gidilmesi de doğru görülmemiştir. ... Somut olaya bu açıdan bakıldığında, davacının, yukarıda belirtilen iddialarına ilişkin hiçbir delil toplanmamış ve değerlendirilmemiştir. Bu itibarla, yapılan açıklamalar çerçevesinde mahkemece, davacının belirtilen iddiaları üzerinde durulup tüm delilleri toplanmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle kaldırılması üzerine dosyanın yeniden ele alınması gerekmiştir. Davacı vekili tarafından kaldırma ilamı sonrasında mahkememizin görevine itiraz edilmiş ise de; davacı tarafından ileri sürülen iddialar, temelde iş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin olguları içermekte olup mutlak ticari davanın varlığına tereddüt bulunmadığı gibi (Benzer yönde bkz. ....'nin 24/05/2023 tarih ve ... sayılı ilamı) görev hususu kamu düzenine ilişkin olup ... tarafından yapılan inceleme sonunda verilen 04/07/2022 tarih ve ... sayılı ilam ile birlikte mahkememizin görevi de kesinleşmiş olduğundan (HMK md. 353/1.a.3 ve 362/1.c hükmüne kıyasen) davacı vekilinin göreve dair itirazının kabulüne olanak bulunmamıştır. Kaldırma ilamı sonrasında yapılan tahkikat kaspamında taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış, tanıklar dinlenmiş, ...'nden davalı ile davacının iddiaları kapsamında adı geçen dava dışı ...'nın hizmet döküm cetveli ile bu cetvelde yer alan işverenlerin listeleri, yine davacının iddiaları kapsamında adı geçen ... Tek. Müh. Ltd. Şti.'nin ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, davacı ile davalı arasında görülen işçi alacaklarının tahsili talepli ...Esas sayılı dava dosyası ile davacı tarafından bağlantılı olabileceği bildirilen ... Esas, ...Esas, ... Esas dava dosyaları ile ... sayılı soruşturma dosya suretleri celp edilerek incelenmiş, iddia ve savunmalar ile dosya kapsamı itibariyle uyuşmazlığın çözümünün teknik incelemeyi gerektirmediği diğerlendirilmiş, usul ekonomisi de gözetilerek yeniden bilirkişi incelemesine gerek duyulmamıştır. Mahkememizce dinlenen davacı tanığı...; "Ben davacı ... ... Şirketinde ön muhasebe biriminde çalışmaktaydım, 1,5 yıl önce işten ayrıldım, taraflarla aramda herhangi bir husumet bulunmamaktadır, davalı şirketin satış departmanında çalışmaktaydı, firmalarla görüşen kişi şirkette davalı ... hanımdı, çalıştığım süre boyunca 2018 yılı şubat mart diye hatırlıyorum şirketin o dönemdi ceosu şimdi sahibi olan ... bey ... hanımdan hangi müşterilerle görüşüldüğü, ne aşamada olunduğu, satış yapılıp yapılamayacağı konularında rapor istedi, ancak ... hanım raporu vermedi, şirket dört beş kişilik bir şirket olduğundan herkes bu konuları bilmekteydi, ... bey birkaç defa daha rapor istedikten sonra ... hanım artık bu işi yapmak istemediğini, eskiden olduğu gibi bilişim sektöründe çalışmak istediğini belirterek kıdem tazminatının ödenmesini istedi, ... hanımdan içerisinde şirketin müşterilerinin bilgilerinin olduğu telefon istendi, ancak ... hanım önce vermedi sonradan avukat ile telefonu teslim etti ancak telefonun içerisi boştu, sadece şirket çalışanlarının numarası vardı, ilerleyen zamanlarda ... adını bilmediğim teknik bir personel ...'ı aramış, ... bey davacı ... şirketinin bugün demosu var siz neden yoksunuz demiş, demodan kastım ürünlerin görsel olarak tanıtılmasıdır, bu kapsamda şirketin satışını yaptığı yangın tüplerinin patlatılması yapılmaktadır, ... ilgili teknik personel tarafından arandıktan sonra davacı şirketin dışarıdan hizmet vererek satış işlemlerini yapan ... toplantıya katılmış, ancak görülmüş ki davalı ... hanım davacı şirketin değil başka bir şirkete ait ürünlerin tanıtımını yapmaktaymış, sonradan da ... hanım davacı şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren ... şirketinin bayiliğini aldı, takiben de ... ile aynı sektörde şirket kurdu, ... da davacı şirketin mühendislerinden biriydi, müşterilere yanlış bilgi verdiğinden işten çıkarılmıştı, bunun yanında davacı şirketin müşterilerinden olan Korozo firmasının çalışanlarından Bedri bey tarafımı arayarak ... hanımın davacı şirket ürünlerini kötülediğini ve davacıdan mal almamalarını söylediğini iletti, bunun gibi şuanda hatırlayamadığın en üç dört firma tarafından aynı geri dönüşler tarafıma yapılmıştır, ... hanımın telefonunda yer alan bilgiler şirket için önemli olan her zaman ulaşılamayacak kişilere ilişkin bilgilerdir, bu bilgilere ulaşılamaması sebebiyle şirketin zarar gördüğünü düşünüyorum, davacı tarafından telefon dışında bir ipad de teslim edildi ancak kilidini açamadık, daha önceki iş yerlerinden de benzer sebeplerle ayrıldığını duydum, ... bey demonun yapılacağı yere gittiğinde ... hanım ile ... zaten sunumu yapıyormuş, ... bey bir sunum yapmadı diye biliyorum" şeklinde beyanda bulunmuş, davacı tanığı ...; "Taraflarla herhangi bir husumetim yoktur, 2017 ve 2023 ocak döneminde davacıya dışarıdan satış hizmeti verdim, benim kendi şirketim vardı, şirketin adı... A.Ş'dir, ... hanımı davacı ... şirketine gidip gelirken tanıdım, ben şirket içerisinde sürekli kalmadığımdan şahit olduğum birkaç olay vardır, ben ... ... bağlı restorasyon genel müdürlüğüne yapılacak bir satış için belli bir aşamaya gelmiştim, takiben beni restorasyon genel müdürlüğünde yangın söndürme işlerinden sorumlu bir personel aradı, bana ... olarak bugün demo yapacakmışsınız ne zaman geleceksiniz diye sordu, demodan kastım küçük çaplı bir kontrollü yangın çıkarmak ve onu söndürmektir, beni çağırdıklarında ben de gittim, ... hanım oradaydı, demoyu yapan da ..., demosu yapılan ürün ... şirketinin rakip şirketi olan ... şirketine ait bir üründü, ... hanıma burada ne yaptığını sordum, o da çocuğun hasta olduğunu ve dönüşte uğradığını söyledi, o sırada ... hanımın tam hatırlamamakla birlikte ya şirketten yeni ayrılmıştı ya da çalışıyordu, olayın olduğu günün 2018 haziran ayı gibi olduğunu hatırlıyorum, restorasyon genel müdürlüğü ile davacı şirket adına tüm görüşmeleri ben yaptığımdan dolayı arandım, bu nedenle demoya ben de katıldım, hatırladığım bir diğer olay ise ... ve şimdi adını hatırlayamadığım ancak... yakınındaki bir otel için görüşmeleri yapmama rağmen bir anda ... ürünlerinin alındığını öğrendim, ancak bu süreç davalının işten ayrıldıktan sonraki süreçtir, ilgili firmalarla süreçleri ben yürütüyordum, bir de davacı şirketin haberi vardı, ancak birden ... işi alması sebebiyle içeriden bilgi verildiğini düşünüyorum, ... ürünlerini de ... ... şirketi satmaktaydı, bu şirkette davalı ile ... tarafından kurulan bir şirkettir, ... belirttiğim demo yapıldıktan sonra ... tarafından yapılan demo kötü olduğundan ... yangın söndürücü almaktan vazgeçti, dolayısıyla ... da satış yapmamış oldu, ... benim görüştüğüm kişi memurdu, ancak davalının görüştüğü kişi müdürmüş, müdür memura söyleyince memur da beni aradı, böyle haberim oldu, zaten demo sonrasında ilgili müdürün ... odasına davet etmediğini, gidebilirsin dediğini gördüm, yapılan demo randevusunun muhatabı ya ...ben ayrıntısını bilemem" yönünde beyanda beyan bulunmuş; ... Mahkemesi aracılığıyla istinabe ile dinlenen davacı tanığı ...'ın, "ben davacı şirkette çalışmıyorum, 2023 yılından yaklaşık 2,5-3 sene önce benim yetkili müdür olduğum ... Şirketi bir ihale açtı, ihale sürecinde davacı şirket ile tanıştım, ben o şirkette sadece ... beyi tanıyorum, ihale sürecinde de muhatabım ... beydi, ihale teklifini ... bey kendisi verdi, beni bir hanımefendi aradı, davacı firmayı kötülemeye başladı, davacı firmanın ürünlerini, işe alış şeklini, yöntemini kötülemeye başladı, kısaca ürünlerin kısa ömürlü olduğunu belirtilen spektifle çalışmadığını, rapor edildiği kadar teknik kabiliyete sahip olmadığını söyledi, ben de bunun üzerine ... beyi aradım, beni bir bayanın aradığını şirketi kötülediğini söyledim, ... bey bana bu hanımefendinin şirketten ayrılan biri olduğunu, rakip firmaya gittiğini hatta ... şirketinde bazı bilgileri de alarak gittiğini söyledi, bu yaşadığımız ilk konu değil dedi, ben de ... beye konunun dışında olduğumu beni arayan hanımefendinin ile aralarındaki sorunları çözmesi gerektiğini beni bir daha aramamasını söyledim, şirketin bilgi ve kabiliyetine yönelik olarak başka birisi tarafından yapılan beyanlara ben itibar etmem, bu ihale süreci telefon aramasında bağımsız olarak benim tarafından karar verilecektir, siz problemlerinizi çözün dedim, ihaleyi de davacı şirket aldı, zaten hanımefendi beni aramadan önce biz belirli son aşamalara gelmiştik, benim telefon numarama nasıl ulaştığını bilmiyorum, aradan uzun zaman geçtiği için beni arayan kişinin ismini belirtip belirtmediğini hatırlamıyorum ancak bunun davalı kişi olduğunu tahmin ediyorum, davacının iş yaptığı sektörde çok fazla şirket çalışmamaktadır, bu nedenle ihale sürecine girecek şirkette diğer şirketlerce de bilinebilir, davalının sonraki çalıştığı şirketten de teklif almıştık, ancak o teklifi kabul etmedik, bunun nedeni biz davacı şirketle daha önceden başka bir tesisimizle çalışmıştık ve güvenlik ekipmanı da olduğu için bildiğimiz bir firmada olduğumuz için bu firmayla çalışmak istedik, beni arayan hanımefendi davacı firmayla çalışmamamızı kendisinin çalıştığı firmayla çalışmamızı söyledi, benim bilgim bundan ibarettir, davalının şirkette hangi pozisyonda çalıştığını bilmiyorum, hangi tarihler arasında çalıştığını bilmiyorum, davacı şirkette bilgi edinebilecek bir pozisyonda çalışıp çalışmadığını da bilmiyorum, benim bilgim sadece tarafıma yapılan aramayla sınırlıdır" yönünde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ...; "...Davalı ... ... eşim olur, ancak tanıklıktan çekilme talebim bulunmamaktadır, eşim daha önceden bilişim sektöründe çalışmaktaydı ve ihalele katılmaktaydı, ... şirketinin sahibi ... bey ile ihale süreçlerinde tanışması üzerine ... bey tarafından eşime iş teklifinde bulunuldu, ancak o dönemde ... diye bir şirket yoktu, ... bey ile eşim aynı iş yerinde çalışıyordu, bu dönemin 2014 yılı olduğunu hatırlıyorum, bu şirket ... şirketiydi, ... bey ... şirketini kurduktan sonra daha doğrusu ... şirketinin ... aldıktan sonra eşimin müşteri portföyünde faydalanmak istediğini belirterek ... şirketinde satış sorumlusu olarak çalışmasını istedi, eşim işe başladıktan belli bir süre sonra ... beyin nişanlısı olduğunu bildiğim galiba muhasebeci olarak işe başlayan kişiden sonra eşime karşı baskı kurulduğunu öğrendim, adı geçen muhasebecinin adı bildiğim kadarıyla ... soyadı da hatırladığım kadarıyla Hamit olması lazım, gece geç saatlerde işle alakalı mesajlar geliyordu, işyerinde baskı gördüğünü söylüyordu, sonra da davacı şirket eşimin tazminatını ödeyerek işten çıkaracağını söyledi, sonradan 04 koduyla işten çıkışı yapılmış, aradan biraz zaman geçtikten sonra tazminatın ödenmediğini gördüm, sonradan eşim yanımda ilgili şirketle görüşüyordu, dava açmamasını aksi halde kendilerinin de karşı dava açacaklarını ve ödeme yapmayacaklarını belirttiler, sonradan işten çıkış kodunu değiştirdiler iş mahkemesinde eşim dava açtı, dava lehimize sonuçlandı, davacı şirket zaten beyan ettiğim gibi yeni bir şirketti, müşteri portföyleri yoktu, eşimi işe alma sebepleri de eşimin sahip olduğu müşteri portföyüydü, zaten ... yangın söndürme cihazlarının distribütörüydü, eşimin sonradan katıldığı ... Teknoloji şirketi ise mühendislik şirketidir, farklı sektördedir, ... ismini duydum, ancak ... teknoloji şirketi ile bir bağlantısı olup olmadığını bilmiyorum," yönünde beyanda bulunmuş, davalı tanığı ...; "...Ben davacı şirkette 2018 ve 2019 yılları arasında çalıştım, davalı ... hanım ile de bu sırada tanıştım, davacı şirket tarafından gerek hukuk gerek ceza mahkemelerinde tarafıma dava açıldı, tüm davalar lehime sonuçlandı, benim kurduğum ... şirketi bir mühendislik şirketiydi aynı işi yapan ...'da en az 400 tane şirket vardı, benim kurmuş olduğum ... şirketi müşterilerine mühendislik hizmeti vermekteydi, birden çok şirketle çalışmaktaydı, genelde algılama ve söndürme cihazları üzerinde çalışıyorduk, genel ismi alarm sistemleri olarak geçmektedir, hırsız alarmı gibi ürünlerde de hizmet vermekteydik, ben ...'dan ayrıldıktan 1,5 sene sonra ... şirketini kurdum haziran 2018 yılı gibiydi, davalı da o dönemde davacı şirketten ayrılmıştı, şirketi ben kurmuştum, şirketin kurulumunda mali tüm yükleri ben karşılamıştım, planımız benim mühendislik tarafında davalının da satış tarafında olmasıydı, şirket kurulduktan sonra davalı ailevi sebeplerle şirketten ayrılmak zorunda kaldı, davalı şirketin müdürü gibiydi , planımız kar zarar ortaklığı gibiydi, davalı sgklı bir çalışan olarak çalışmayacaktı, ancak işi yürütemedik, sektörde çokça şirket olduğundan işler planladığımız gibi gitmedi, bir iş de yapamadık, davalı işten ayrıldıktan sonra şirketi ben yürüttüm, hala da faaliyet göstermekteyiz, davacı özel bir ürün satıp distribütör olduğundan onun sattığı ürünleri satmamız mümkün değildir, dolayısıyla aynı müşteri portföyüne hitap etmemiz de mümkün değildir, zaten işlerde açık ihale usulü yapılmaktadır, isteyen herkes ihaleye katılabilmektedir, bir kimseyi ... müşterisi olarak tanımlamak mümkün değildir, bu nedenle ... müşterisine ... ürünü satılması gibi bir durum söz konusu değildir, ... müşterisi olup da gidip ... ürünü sattığımız birisi yoktur, zaten böyle bir durum mümkün değildir, işten ayrıldıktan sonra ... benden dışarıdan hizmet almaya devam etti, ben de hizmet verdim,bu süreçte benimle önce ... bey bağlantıya geçerdi o da projeyi kimin yürüttüğünü söylerdi, eğer ... hanım projeyi yürütüyorsa ... hanımla görüşürdüm, davalının davacıdan saklayabileceği bir bilgi olduğunu zannetmiyorum zira ... hanım bir şirketle görüşmeye gittiğinde şirket yetkililerinin de haberi olacaktır, davalının rapor verip vermediğine ilişkin konuya hakim değilim..." yönünde beyanda bulunmuştur. Davalının incelenen hizmet döküm cetveli ile onunla bağlantılı dosyaya mübrez kayıt ve belgelerin tetkikinden; davalının davacı şirket bünyesinde kurumsal satış koordinatörü olarak görev yaptığı, 18/02/2017 tarihinde işe başladığı, iş akdinin davalı şirket tarafından feshedilmesi sonrasında 24/05/2018 tarihinde işten ayrıldığı, taraflar arasında feshin haklı olmadığından bahisle kıdem ve ihbar tazminatı talebi ile davacı tarafından ikame edilen... Esas sayılı dosyasından verilen 21/09/2020 tarih ve ... sayılı kararda, işçinin işverenin güvenini kötüye kullandığı, sır saklama ve yükümlülüğüne aykırı davrandığı iddia edilmiş ise de kanıtlanamadığı, iş akdinin işveren tarafından haksız feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilen eldeki davada davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabul edildiği ve hükmün, ....'nin 02/12/2021 tarih ve ... sayılı ilamı ile kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacının iddiaları kapsamında celp olunan dava dışı ... Tek. Müh. Ltd. Şti.'nin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinden, adı geçen şirketin kuruluşunun 07/06/2018 tarihinde ticaret sicile tescil edilip 12/06/2018 tarihli ...'de ilan edildiği, şirketin kurucu hissedarlarının, eşit paylarda olmak üzere, davalı ile davacı şirketin eski çalışanı olan ...'nın olduğu, şirketin amaç ve faaliyet konularının teknoloji, mühendislik, inşaat, elektrik, ..., güvenlik sistemleri, danışmanlık, yangın cihaz ve sistemleri olarak belirtildiği, bilahare davalının şirketteki payını ...'ya devrederek şirketten ayrıldığı, bu hususun da 27/11/2018 tarihinde ticaret sicile tescil edilip 30/11/2018 tarihli TTSG'de ilan edildiği anlaşılmıştır. Dava, TTK md. 55/1.c. kapsamında haksız rekabet, TBK md. 396. kapsamında sadakat yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle haksız rekabetin tespiti, men'i, haksız rekabete ve TBK'nın 396/4 maddesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı özetle; davalının, davacı şirket bünyesinde kurumsal satış sorumlusu olarak çalışmakta iken müvekkilinin güvenini kötüye kullanıp sadakat ve sır saklama yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle iş akdinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, fesih sonrasında davalıya verilen iş telefonu rehberinde kayıtlı yaklaşık 1.000 kişiden oluşan ticari sır niteliğini haiz müşteri iletişim bilgilerini teslim etmediği gibi işten ayrıldıktan hemen sonra müvekkili şirketin dava dışı eski çalışanı ... ile ... Tek. Müh. Ltd. Şti.'yi kurarak müvekkilinden edindiği bilgileri kullandığını, ... ile yürütülen bir proje kapsamında...'nde de müvekkilinin imkanlarını kullanarak demo çalışması yaptığını, davacının tüm bu eylemlerinin TTK md. 55/1.c. bendi kapsamında haksız rekabet, TBK md. 396 kapsamında sık saklama yükümlülüğüne aykırı olduğunu iddia etmiş, davalı ise özetle; taraflar arasında imzalanmış bir rekabet yasağı sözleşmesinin bulunmadığını, hali hazırda devam eden bir hizmet sözleşmesi olmadığından sadakat yükümlülüğünün de olmadığını, davacının haksız rekabete dayanak iddialarının gerçek dışı olduğunu, iş akdinin davacı tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiğini, müşterilerin iletişim bilgilerinin ticari sır mahiyetinde olmadığını, şirket sisteminden veya arama dökümünden kolayca ulaşılabileceğini, davacının bu bilgileri yedeklememiş olma iddiasının mantık dışı olduğunu, ... Tek. Müh. Ltd. Şti.'nin ise işten ayrıldıktan kurulduğunu ve 5 ay sonra ortaklıktan ayrıldığını beyan ederek davanın reddini istemiştir. TTK'nın 54/2. maddesi, "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükmünü haiz olup TTK'nın 56. maddesinde ise haksız rekabet halleri örnekseme yoluyla sayılmıştır. Bunlardan davacı tarafından dayanılan TTK'nın 56/1.c. maddesi, "Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle; 1. Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak, 2. Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak, 3. Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak" halini haksız rekabet olarak saymıştır. TBK'nın 396/4 maddesinde ise; "işçinin, iş gördüğü sırada öğrendiği, özellikle üretim ve iş sırları gibi bilgileri, hizmet ilişkisinin devamı süresince kendi yararına kullanamayacağı veya başkalarına açıklayamayacağı, işverenin haklı menfaatinin korunması için gerekli olduğu ölçüde işçinin , hizmet ilişkisinin sona ermesinden sonra da sır saklamakla yükümlü olduğu" düzenlenmiştir. Açıklanan kural ve ilkeler ışığında tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı tarafından davalının işten ayrılırken telefon rehberindeki ticari sır mahiyetindeki müşteri iletişim bilgilerini teslim etmediği, işten ayrıldıktan kısa süre sonra aynı iş kolunda bir şirket kurarak davacı bünyesinde edindiği bilgileri kullandığı ve şirketin imkanlarını kullanarak demo çalışması yaptığı hususlarında bahisle haksız rekabetin tespiti, men'i, haksız rekabete ve sadakat yükümlülüğüne aykırılığa dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine dair eldeki dava ikame edilmiş ise de; davacı tarafından iddianın ileri sürülüş şekline göre müşteri iletişim bilgilerinin tek başına sır olarak kabulüne olanak bulunmadığı gibi yapılan işin niteliği gereği müşteri telefonlarının bilinmesinin tek başına başkasının müşteri listesinin kullanılması anlamına gelmeyeceği ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği (Bu hususta: ....'nin 24/05/2016 tarih ve ... sayılı ilamı, ....'nin 22/01/2001 tarih ve ... sayılı ilamı; ayrıca bkz. ....), kaldı ki özellikle dinlenen davacı tanıklarının beyanı da nazara alındığında satış süreçlerinde ve bu bağlamda müşterilerle ilişkilerin yürütülmesinde davalının yegane görevli olmadığı, davacının bu konuda dışarıdan hizmet de aldığının anlaşıldığı, sonuç olarak, somut olayda tek başına müşteri iletişim bilgilerinin ticari sır olarak kabulüne olanak bulunmadığı, davalının davacıya ait müşteri listesinden kendi kurduğu şirketin işleri için yetkisiz olarak yararlandığı iddiası bakımından ise, öncelikle davalının bildiği bir işi yapmasının doğal hakkı olduğu, taraflar arasında rekabet etmemeye ilişkin bir sözleşme olmadığı, çalıştığı işkolunda hangi firmaların iş yaptığını bilmemesi mümkün olmadığı gibi bu bilgilere ulaşmasının da zor olmayacağı, yine davalının işten ayrıldığından unutturmak mümkün olmayacağından davacı şirkette edindiği tecrübeleri davacı şirketten ayrıldıktan sonra kullanmasının da hayatın olağan akışına uygun kabulünün gerektiği, aksi durumda bir çalışanın belirli bir işyerinde çalıştıktan sonra ticaret hayatında faaliyet gösteren başka bir işletmede çalıştığı her ihtimalin haksız rekabet olarak değerlendirilmesine yol açacağı, bu durumun ise Anayasa ile güvence altına alınan çalışma hürriyetini ihlal eder nitelikte olacağı, (Bu hususta: ....'nin 19/02/2015 tarih ve ... sayılı ilamı, ayrıca bkz. ...), davalının dürüstlük kuralına aykırı olarak davacının zararına hareket ettiği ve ...'nde yapıldığı iddia edilen demo çalışması dahil davacının imkanlarından faydalanmak suretiyle kendisine fayda sağladığı iddialarının ise tüm dosya kapsamı ile dinlenen tanık beyanlarından soyut mahiyette kaldığı değerlendirilmiş ve son tahlilde; davacı tarafından iddia edilen davalı faaliyetlerinin haksız rekabete yol açtığına ve sadakat yükümlülüğüne aykırı olduğuna dair dosyada kanıtlayıcı delil bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış, davanın reddi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gereken 269,85 TL harcın peşin alınan 93,93 TL harçtan mahsubu ile bakiye 175,92 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Talep halinde davacının ve davalının artan avansının iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 26/09/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

Atıf: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/502, K. 2023/584, T. 26.09.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-502-e-2023-584-k-948db5fead1d