İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/510 E. 2024/859 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/510
- Karar No
- 2024/859
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/510 Esas - 2024/859 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/510 Esas KARAR NO : 2024/859 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/07/2024 KARAR TARİHİ : 31/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/02/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin davalı ile 14/11/2011 tarihinde .... .... .... bedelli dava konusu faturadan fazla ödendiği tespit edilen 1.419.787,52 TL'yi davacının talep hakkı olduğundan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olduğunu, kararın istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiş bulunduğunu, bahsi geçen davada, ihtirazi kayıtla ödenen kısım için ödeme tarihinden itibaren işlemiş faiz talebinde bulunulmamış olduğundan, ödeme tarihinden karar tarihine kadar işleyen temerrüt faizi alacaklarının karar altına alınmamış olduğunu, bu nedenle ödeme tarihinden karar tarihi arasındaki dönem için işlemiş bulunan 465.106,83 TL temerrüt faizi alacaklarının tahsili için.... ..... .... esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, takip talebindeki şartlarla takibin devamına, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere takdir edilecek icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, asıl alacağa ilişkin olan.... ..... .... E. sayılı dosyasında davanın reddine karar verilmiş olduğunu, davacı şirketin gerçekleştirilen yarışmalar sırasında sunduğu teklifleri doğrultusunda bağlantı hakkı kazanmış, anılan tesis için lisans alarak faaliyetlerine başlamış olduğunu, sonrasında ise teklif mektubunun geçerli olmadığını iddia etmiş olduğunu, şirketlerin tekliflerini teklif mektubundaki şartlar altında verdiği göz önüne alındığında, davacının teklifinde yer alan hesap şekli ile bağlı olmadığının kabulünün, yarışma yönetmeliği ile ekindeki matbu hazırlanan teklif mektupları, taahhütleri ile sözleşme hükümleri ve kamu ihalelerinin özellikleri göz önüne alındığında, diğer istekli firmalar bakımından haksız rekabet teşkil edeceğinin açık olduğunu, müvekkili tarafından ilgili Yönetmelik çerçevesinde yarışmaya katılan ve kazanan şirketlerle imzalanan RES katkı payı anlaşması gereğince Yönetmelik ve ekleri olan taahhütname, teklif mektubu formu ile anlaşma hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda RES katkı payı faturalarının hesaplanmakta olduğunu, buna göre davaya konu edilen faturanın düzenlendiği tesis olan ve bağlantı hakkı kazanan Vize-2 RES Projesi için gerçekleştirilen yarışmada davacı tarafından sunulan teklif mektubunda vermiş olduğu taahhütten görüleceği üzere davacı şirket tarafından, toplam RES katkı payı tutarının, teklif yılından ödemeye esas üretim yılına kadar, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından Ocak ayında açıklanan yıllık tüketici fiyat endeksi oranında güncelleştirilerek Teşekküllerine ödeneceğinin çekincesiz şekilde kabul ve taahhüt edilmiş olduğunu, müvekkili tarafından Rüzgar Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Lisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği çerçevesinde yarışmaya katılan ve kazanan şirketlerle imzalanan RES katkı payı anlaşması gereğince, Yönetmelik ve ekleri olan taahhütname, teklif mektubu formu ile anlaşma hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda RES katkı payı faturalarını hesaplamakta olduğunu, gerek müvekkili ile davacı şirket arasında imzalanan RES katkı payı anlaşması gerekse davacı şirket tarafından sunulan teklif mektubu formunun Yönetmelik ile aynı tarihte yayımlanan ekleri olduğunu, hal böyle iken sürecin mevzuatsal dayanağı olan Yönetmelik, ekleri ve içeriğinin birbirinden ayrı değerlendirilerek, aralarında hiyerarşik bir ilişki kurmak suretiyle teklif mektubunun yok sayılmasının hukuka uygun bir yaklaşım olmadığını, ayrıca Yarışma Yönetmeliğinin başvuru esasları başlıklı 6.madde düzenlemesi uyarınca, teklif mektubunun söz konusu yarışmaların asıl unsuru olup, kapalı zarf ile teslim edildikten sonra, sunulan teklifte değişiklik yapılamayacağının Yönetmelikte açıkça belirlenmiş olduğunu, Yarışma Yönetmeliğinin bütünlüğü içerisinde ek olarak bulunan teklif mektubu formu ve RES katkı payı anlaşması arasında yaptırım gücü açısından bir karşılaştırma yapılmasının doğru olmadığını, yine Yönetmelik ve ekleri bütünlük içerisinde değerlendirildiğinde, teklif mektubu ve RES katkı payı anlaşması hükümlerinin hesap şekli bakımından çeliştiğine yönelik iddianın yerinde olmadığının da açık olduğunu, katkı payı ödemelerinin tesisin geçici kabulünün yapıldığı tarihten sonraki ilk Ocak ayı itibariyle başlamakta, ancak teklif mektubu çerçevesinde ödemeye esas toplam tutarın belirlenmesinde kullanılan katkı payı teklifi, teklif tarihinden itibaren geçen süre dikkate alınarak kümülatif olarak TÜFE oranında güncellenmekte olduğunu, Yönetmeliğin ekleri ile birlikte bir bütün olarak değerlendirilmesi halinde, hesap şekli bakımından farklı bir düzenleme yahut çelişki bulunmadığının, birbirini tamamlayıcı hükümlere yer verildiğinin ortaya çıkmakta olduğunu, Teşekküllerince yapılan hesaplamanın Yönetmelik ve teklif mektubuna uygun olduğunu, aynı konu hakkında adli ve idari yargı mercilerinde Teşekkülleri aleyhine açılan davalarda, teklif mektubundaki taahhüdün bağlayıcı olduğu ve Teşekküllerince uygulanan hesaplama yönteminde hukuka aykırılık bulunmadığı yönünde kararların bulunmakta olduğunu, Teşekküllerince düzenlenen dava konusu RES katkı payı faturasında hukuka aykırılık bulunmadığının ortada olduğunu beyanla haksız davanın reddine, davacıya kötüniyet tazminatı yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, (kapatılan) ... 28. İcra Müdürlüğünün 2023/8004 esas (yeni ... 2. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/209936 esas) sayılı takip dosyası, ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/715 esas sayılı dava dosyası, bilirkişi raporu, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı alacaklının ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/715 esas sayılı dosyasında hüküm altına alınmamış olan faiz alacağının tahsili amacı ile başlattığı (kapatılan) ... 28. İcra Müdürlüğünün 2023/8004 esas (yeni ... 2. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/209936 esas) sayılı ilamsız icra takibine davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ve tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir. İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 465.106,83 TL asıl alacağın tahsili amacı ile (kapatılan) ... 28. İcra Müdürlüğünün 2023/8004 esas (yeni ... 2. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/209936 esas) sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 16/05/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 17/05/2023 tarihinde icra dairesine başvurarak, ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/715 esas sayılı dosyasında verilen kararın istinaf aşamasında olup henüz kesinleşmediğini, faiz alacağının yersiz ve haksız olarak istendiğini, borca, faize ve ferilerine itiraz ettiklerini beyanla icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 23/07/2024 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir. Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 05/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı şirket tarafindan ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/715 esas sayılı dosyasında açılan menfi tespit ve istirdat istemli davada, istirdadı talep edilen asıl alacak bakımından dava dilekçesinde faiz isteminde bulunulmamış olması nedeniyle, Mahkemesince davalı Teşekkül'den tahsiline karar verilen 1.419.787,52 TL bakımından ayrıca faizin hüküm altına alınmamış olduğu, Davacı şirketçe, faiz alacağından açıkça feragat edilmemiş olması nedeniyle, asıl alacağın zamanaşımı süresi içerisinde, asıl alacaktan bağımsız olarak icra takibine konu edilebileceği, Takip tarihi olan 25/04/2023 tarihi itibariyle, ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesince hüküm altına alınmış asıl alacağın henüz tahsil edilmemiş olduğu ve temerrüt halinin devam ettiği, yine takip tarihi itibariyle Mahkemesince hüküm altına alınmış asıl alacak henüz zamanaşımına uğramadığı gibi, faiz alacağının bağımsız olarak takibe konu edilmiş olması ve istirdada konu fatura alacağının ödenme tarihi olan 04/02/2021 tarihi itibariyle, T.B.K.'da faiz alacakları bakımından ön görülmüş geriye doğru 5 yıllık sürenin de dolmamış olduğu, bu itibarla da, davalı Teşekkül'ün icra takibine vaki itirazının yerinde olmadığının değerlendirilmiş olduğu, Bu doğrultuda yukarıda yapılan tespit ve hesaplamalar uyarınca; davalı Teşekkül'ün ... 2. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/209936 E. sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının 465,106,83 TL asıl alacak (birikmiş faizin kapitele dönüşmüş olması itibariyle) bakımından yerinde olmadığı netice ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/715 E. sayılı dava dosyasının incelenmesinde, davanın davacı şirket tarafından açılan “davalı ile imzalanan 14/11/2011 tarihli RES Katkı Payı Anlaşması kapsamında, davalı şirket tarafından taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak10,132 kr/kWh birim fiyat ile RES Katkı Payı hesaplayıp, 2.046.704,05 TL asıl, 368.406,73 TL %18 KDV olmak üzere toplam 2.415.100,78 TL bedelli 21/01/2021 tarihli elektronik faturayı düzenlemiş olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı düzenlenen faturanın kısmen kabul edilmemiş, faturanın itiraz edilen kısmının, ihtirazi kayıt ve istirdadının talep edilebileceği kaydı ile ödenmiş olduğunu beyanla ihtirazi kayıtla ödenen 1.309.405,14 TL + %18 KDV toplamı 1.545,098,06 TL'nin davalı şirketten tahsiline karar verilmesi” istemli olarak açılmış bir “menfi tespit ve istirdat” davası olduğu, dava dilekçesi ile ayrıca faiz isteminde bulunulmadığı ve bu nedenle Mahkemece davalı Teşekkül'den tahsiline karar verilen 1.419.787,52 TL bakımından ayrıca faizin hüküm altına alınmadığı görülmektedir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı tarafindan davalı aleyhine açılan ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/715 esas sayılı menfi tespit ve istirdat davasında 09/03/2023 tarih ve 2023/138 karar numaralı kara ile 1.419.787,52 TL'nin davalıdan tahsiline karar verildiği, dava dilekçesinde faiz isteminde bulunulmadığından mahkemece faize de hükmedilmediği, kararın istinaf ve temyiz aşamasından geçerek kesinleştiği, davacının faiz alacağından feragat ettiğine dair bir beyanının olmadığı, bu durumda davacının davalıdan faiz talebinde bulunabileceği, TBK'nun 131/1. maddesi gereğince asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde faiz borcu da sona erer ise de, asıl borcun ödenmemiş olması nedeni ile faiz alacağının da devam ettiği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre icra takibinde talep edilen faiz alacağının yerinde olduğu, buna göre davalı borçlunun takibe itirazının yerinde olmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile, davalı borçlunun (kapatılan) ... 28. İcra Müdürlüğünün 2023/8004 esas (yeni ... 2. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/209936 esas) sayılı icra takibine yaptığı 17/05/2023 tarihli İTİRAZININ İPTALİ ile takibin 465.106,83 TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, 2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 465.106,83 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 93.021,36 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Kabul edilen 465.106,83 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 31.771,45 TL karar ve ilam harcından 5.617,34 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 26.154,11 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 5.617,34 TL peşin harç olmak üzere toplam 6.044,94 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 232,00 TL tebligat gideri, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.732,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 465.106,83 TL üzerinden takdir edilen 73.766,02 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/12/2024 ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır