İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/211 E. 2024/791 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/211
- Karar No
- 2024/791
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/211 Esas - 2024/791 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/211 Esas KARAR NO : 2024/791 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 22/03/2024 KARAR TARİHİ : 24/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 31/01/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, 31/01/2022 tarihinde meydana gelen olayda hasara uğrayan .... .... .... numaralı "Okulum Paket Sigortası Poliçesi" ile müvekkil şirket nezdinde sigortalı olduğunu, sigortalı bina önünden geçen ve ...'ye ait olan su borusunun patlaması sonucu hasar meydana geldiğini, meydana gelen hasar bağımsız ve tarafsız eksperler tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda, 31/01/2022 günü saat 11:00 sıralarında sigortalı bina önünde ...'ye ait olan su borusunun patlaması sonucu binanın - (eksi) | ve - (eksi) 2 katlarına dolan suların hasara sebep olduğunun anlaşıldığını, aynı raporun sonuç ve kanaat kısmında ise hasarın yakın sebebinin ...'ye ait tesisat patlaması olarak belirlendiğini, hasarın meydana gelmesinin akabinde tutulan polis tutanağında 31/01/2022 günü saat 11:00 sıralarında haber merkezimizin idaremiz ... .... .... sayılı adreste ısrar konusu olduğunu bildirmesi üzerine (...) gidilmiş (...) binanın eksi 2 katının tamamen suyla dolduğu, eksi 1 katında yaklaşık 1 metre berrak suyun olduğunun görüldüğünün belirtildiğini, bağımsız ve tarafsız sigorta eksperince tanzim edilen rapor ile hasar bedelinin tespit edildiğini, rapor doğrultusunda davacı tarafından dava dışı sigortalıya 16/02/2022 tarihinde 97.726,00 TL ödeme yapıldığını, davacı sigorta şirketince aynı tutar üzerinden ödenen sigorta tazminatının davalı yana rücu haklarının haiz olduğunu, davalının görev tanımının Büyükşehir Belediyesi'nin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak olarak tanımlandığını, gerekli altyapıyı inşa etmekle görevli olduğu gibi kurulan altyapının da standartlara uygun bir biçimde işlemesini sağlamakla yükümlü olduğunu, davacının sigorta şirketi hasar bedelini ödeyerek, TTK 1472. ve devamı maddeleri uyarınca sigortalısı yerine geçmiş ve haklarına halef olduğunu, bu doğrultuda müvekkili şirketin sigortalı aracın hasarını tazmin etmiş olduğundan sigortalısına ödediği tazminat bedelini rücuen tazmin etme hakkına sahip olduğunu, haksız fiilden doğan zararlarda faiz sorumluluğunun başlangıç tarihi her ne kadar haksız fiilin meydana geldiği tarih olsa da sigorta tazminatını ödeyerek sigortalısının haklarına halef olan müvekkil sigorta şirketinin zararının ödemeyi yaptığı tarihte doğduğundan, icra takibinde ve iş bu itirazın iptali davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edildiğini belirterek davalının....... .... .... esas sayılı takibe yaptıkları itirazının iptaline, takibin 97.726,00 TL asıl alacak ve 17.181,03-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 114.907,03 TL üzerinden devamına karar verilmesini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı, hak düşürücü süre, yetki ve görev itirazları olduğunu, yapılan inceleme sonunda dava konusu adreste 202201013852 numaralı su arıza raporunun düzenlendiğini, binaya ait şebeke hattındaki arızanın ekiplerce giderildiğini, meydana gelen arızanın bina yönetiminde olduğunu, idareleri tarafından hasar bedelinin ödenmesinin mümkün olmadığını, idarelerinin hiçbir kusurunun ve sorumluluklarının bulunmadığını, ... Tarifeler Yönetmeliğinin 20. maddesinin 4. Bendinde "Şube yollarının bakım ve onarımı idareye, korunması ve sayaçtan sonraki arızalar ise abonelere aittir.” ve 7. bendi "Şube yolunun bina parsel sınırının içerisinde kalan kısmında abonelerin İhmal veya kusurundan meydan gelebilecek hasarlardan İdare sorumlu tutulamaz, bu nedenle üçüncü şahısların uğradığı zararların tazmin yükümlülüğü abonelere aittir. Böyle bir durumda İdare üçüncü şahısların uğradığı zararları tazmin etmek durumunda kalır ise ihmal veya kusuru olan abonelere rücu edilir." denilmekte olduğunu, davacı sigortalısının yasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini, önlemleri almayarak zarara sebebiyet verdiğini, davacı sigortalısı yasal yükümlülüklerini yerine getirmemiş, ... Tarifeler Yönetmeliğinin ilgili maddelerinde yazılı tedbir vb önlemleri almayarak zarara sebebiyet vermiş, davacı tarafça zarar gördüğü iddia olunan eşyaların sudan etkilenen eşyalar olup olmadığı veya ne oranda etkilendiklerinin tespit olunması ve zarar gördüğü iddia olunan eşyaların bulundukları ve muhafaza edildikleri yerin bu eşyaların konulması ve muhafazası için ne derece uygun olduğunun ve davacının (sigortalının) bu eşyaların muhafazası (korunması) için gerekli tedbirleri alıp almadığının tespit olunması gerektiğini, zira bu hususların davacının (sigortalının)kusurunun olup olmadığı ve davacının (sigortalının) basiretli bir iş adamı gibi davranıp davranmadığı bakımından önemli nitelikte olduğunu, davacı tarafça talep edilen zararı, faize yönelik talepleri, davacı dilekçesi ekinde sunulan hasar dosyası içeriğini (ekspertiz raporu ve diğer içerikleri) kabul etmediklerinini, bu kalemlerin davacı sigortalısının beyanları esas alınmak suretiyle davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğini, davacının tek taraflı olarak, inceleme yapmaksızın düzenlediği raporun davada delil olarak kullanılamayacağını, sigorta poliçesinin içeriğinde dâhili su klozunun tanımlanıp tanımlanmadığının, neleri kapsadığının açıkça belirtilmiş olup olmadığının da incelenmesinin gerektiğini, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 21/09/2016 tarih ve 2008/8266 E. 2006/9044 K. sayılı kararında dahili su klozu kapsamına girmeyen hasarın teminat altına alınamayacağını belirtilmiş olduğunu, davacının icra inkâr tazminatı talebinin de haksız olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere dava konusu alacağın likit olmadığını, konunun yargılamayı gerektirici nitelikte olduğunu, davacının iddia ettiği hasarın gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti dava dilekçesi ile anlaşılamazken davacının icra inkar tazminatı talebinde bulunması haksız ve kabulü mümkün olmadığını, davalının kusurlu yada kusursuz herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... 7. Genel İcra Dairesi'nin 2024/7377 esas sayılı takip dosyası, Okulum Paket Sigortası Poliçesi, dava konusu olaya ilişkin hasar dosyası, bilirkişi kurulu raporları, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı alacaklının sigortalısına ödediği tazminatın rücuen tahsili amacı ile başlattığı...7. Genel İcra Dairesi'nin 2024/7377 esas sayılı ilamsız icra takibine davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ve tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir. İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 97.726,00 TL asıl alacağın tahsili amacı ile...7. Genel İcra Dairesi'nin 2024/7377 esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 04/02/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde öğrenme ile 31/01/2024 tarihinde icra dairesine başvurarak, müvekkili idarenin alacaklı görünün tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, talep edilen alacağın yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına ve işlemiş faize açıkça itiraz ettiklerini beyanla icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 22/03/2024 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir. TTK'nun 1472/1. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 22/10/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, 31/01/2022 tarihinde Kızılay Mahallesi, Necatibey Caddesi, Dış Kapı No:11 Çankaya/... adresinde yer alan bina önündeki su tesisatında meydana gelen arızada ...'nin tam ve asli kusurlu (%100) olduğu ve ilgili abonenin kusursuz (%0) olduğu, dosya dahilinde bağımsız eksper tarafından hazırlanan bir ekspertiz raporu olmakla birlikte, raporda yer alan olarak zarar kalemleri ve miktarına yönelik olarak heyetlerinin uzmanlık alanı kapsamında olmadığı için değerlendirme yapılmasının mümkün olamadığı, söz konusu tespitin yapılmasını müteakip sigorta poliçesi teminatı ve rücu edilebilecek tutar bakımından da değerlendirme yapılabileceği bildirilmiştir. Bilirkişi kuruluna İnşaat Mühendisi bilirkişi ve Elektrik Mühendisi bilirkişi eklenmesi sureti ile alınan 02/12/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; 31/01/2022 tarihinde.... .... .... adresinde yer alan bina önündeki su tesisatında meydana gelen arızada ...'nin tam ve asli kusurlu (%100) olduğu ve ilgili abonenin kusursuz (%0) olduğu, Ekspertiz raporu, Polis tutanağı ve yerinde yapılan incelemeler sonucu (Malzeme, İşçilik, Nakliye dahil) hasar tarihi (31/01/2022) itibariyle; -Dekorasyon hasarının; (17.875,00 + KDV) 21.092,50 TL, -Elektrik hasarının; (33.322,17 + KDV) 39.320,16 TL olarak hesaplandığı, -Mekanik tesisat hasarının (İsıtma sistemi brülörü ve sirkülasyon pompaları) (36.400,00 + KDV) 42.952,00 TL, -Dolan suların tahliyesi, temizlik, dezenfekte ve enkaz kaldırma bedeli; 5.000 TL olmak üzere toplam: 108.364,66 TL hesaplanmış olduğu, -Sigorta şirketinin poliçe gereği sigortalısına yaptığı 97.726,00TL hasar ödemesi dikkate alınarak, icra takip tarihi itibariyle alacak tutarının 97.726,00 TL asıl alacak ile 17.181,03 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 114.907,03 TL olduğunun hesaplanmış olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen her iki bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 31/01/2022 tarihinde .... ..... .... ile sigortalı binada hasar meydana geldiği, davacı sigorta şirketinin sigorta eksperince tanzim edilen rapor doğrultusunda sigortalısına 16/02/2022 tarihinde 97.726,00 TL hasar bedeli ödediği ve TTK'nun 1472/1. maddesi uyarınca sigortalının yerine geçerek gerçekleşen zarardan dolayı bu davayı açtığı, dava konusu hasara sebebiyet veren su borusu hattında meydana gelen arızanın ... tarafından döşenen ana boru ile bina arasındaki boru ve teçhizatlardan meydana gelen tesisatta oluştuğu, arızanın meydana geldiği yerin, şebeke yolu olarak tanımlanan hat olduğu, ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Tarifeler ve Abone Hizmetleri Yönetmeliğinin 20 nci maddesinin birinci bendinde "Su verilecek yerlerin her birinin kendisine ait bir şube yolu olacaktır." hükmü ve dördüncü bendinde ise "Şube yollarının bakım ve onarımı İdare’ye, korunması ve sayaçtan sonraki arızalar ise abonelere aittir. Bu bakım ve onarımın yerine getirilmesinin engellenmesi halinde İdarece su hizmeti kesilir, arızanın giderilmesi esnasında zorunlu sebeplerden dolayı tahrip olan zemin kaplaması vb. durumlarda eski hale getirilmesi masraflarından İdare sorumlu tutulamaz." hükmü uyarınca arızanın meydana geldiği şube yolunun su temin hizmeti için su şebekesinden farklı mekanik özellikler gösteren boru ve techizattan oluşan teknik bir uygulama olduğu ve ayrıca söz konusu şube yollarının bakım ve onarımının davalı ...'ye ait olduğu, ayrıca anılan Yönetmeliğin 20 nci maddesinin beşinci bendinde "Şube yolunun ve su sayacının işletme ve bakım masraflarını karşılamak üzere şube yolu bakım ücreti alınır. Bu ücret, yürürlükteki tarifelere göre abonelerden peşin alınabileceği gibi aylık bakım ücreti olarak su faturaları ile birlikte de alınabilir." hükmü ve yedinci bendinde "Şube yolunun bina parsel sınırının içerisinde kalan kısmında abonelerin ihmal veya kusurundan meydan gelebilecek hasarlardan İdare sorumlu tutulamaz, bu nedenle üçüncü şahısların uğradığı zararların tazmin yükümlülüğü abonelere aittir. Böyle bir durumda İdare üçüncü şahısların uğradığı zararları tazmin etmek durumunda kalır ise ihmal veya kusuru olan abonelere rücu edilir." hükmünden de anlaşılacağı üzere söz konusu hattın bakım ve onarımı davalı ... uhdesinde olup şube yolunun bina parseli içinde olan kısmında abone ihmal ve kusurlarının olması durumunda ...'nin sorumlu olmadığı, ... tarafından düzenlenen veya dosyada yer alan belgeler dahilinde abonenin şube yolu üzerindeki ihmal ve kusuruna ilişkin bilgi veya delilin bulunmadığı, bununla birlikte, aynı Yönetmeliğin 32 nci maddesinin birinci bendinde "İdarenin taşınır veya taşınmaz malları ile su ve kanalizasyon tesislerine zarar verenler hakkında devlet malına karşı suç işleyenlere ilişkin hükümler uygulanarak, zararın giderilmesi için İdarece yapılan tüm harcamalar ilgiliden %50 fazlasıyla tahsil edilir." hükmü uyarınca herhangi bir uygulama yapılmadığı, su şebekesine verilen zarar aynı zamanda su kaybına da yol açabileceğinden kayıp su miktarının da ...'nin aboneden tahsil etmesi gerektiği, ...'ye ait su şebekesi ile bunlara ilişkin tüm sistemlerden herhangi birine gerçek veya tüzel kişiler tarafından yapılan müdahaleler sonucunda oluşan zararın raporlandığı ve zarara ilişkin tahsilat yapıldığı konusunda da delil ve iddia bulunmadığı, abonenin veya üçüncü bir şahısın yer altında olan boru hattına müdahalesinin bulunduğu yönde ilgili mevzuata aykırı olarak dosya kapsamında ve yerinde yapılan incelemede herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı ve mevzuat hükümlerinin ...'ye verdiği yetki kapsamında olay tarihinden bugüne kadar geçen sürede söz konusu abone tarafından her nevi tesislere zarar verilmesine ilişkin bir müeyyide uygulanmadığı anlaşıldığından ve abonenin şube yolunun güvenliğine etki edebilecek işlerde bahse konu su hattını korumak ile yükümlü olacağı bilinmekle birlikte abonenin olağan akışta yer altında bulunan ve kamusal alan altında kaldığı muhtemel bir su borusunu korumaya yönelik kabiliyetinin olamayacağı değerlendirildiğinden bahse konu olayda şube yolunun bakım ve onarımı yükümlülüğünün İdare uhdesinde olduğu göz önünde bulundurularak dava konusu olayda ...'nin tam kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, olay tarihi itibarı ile su arızasından kaynaklı toplam hasar miktarının 108.364,66 TL olduğu, davacı sigorta şirketinin sigortalısına bundan daha az bir bedel olan 97.726,00 TL ödediği ve eldeki dava ile bu bedelin tahsilini istediği, rücuen alacak davalarında ödeme tarihinden itibaren faiz istenebileceği, bilirkişi kurulu raporuna göre talep edilen faiz miktarının da yerinde olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile, davalı borçlunun...7. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/7377 esas sayılı icra takibine yaptığı İTİRAZININ İPTALİ ile takibin 97.726,00 TL asıl alacak ve 17.181,03 TL işlemiş faizi yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına, 2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca dava konusu alacak likit olmadığından, varlığı ile miktarının tespiti yargılamayı gerektirmekle davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Kabul edilen 114.907,03 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 7.849,30 TL karar ve ilam harcından 1.387,79 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 6.461,51 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 1.387,79 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.815,39 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 417,00 TL tebligat gideri, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.417,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 114.907,03 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2024 ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır