İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/697 E. 2025/237 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/697
- Karar No
- 2025/237
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/697 Esas KARAR NO : 2025/237 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 01/04/2016 KARAR TARİHİ : 25/03/2025 İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/09/2017 tarih ... Esas ... Karar sayılı "Davacının davaya dayanak olarak gösterdiği, ... nolu nakliyat emtia abonman sigorta poliçesi ile sigortalanan ...A.Ş'ye ait beyaz eşya emtiasının ...'dan ...'a nakliyesinin davalı nakliyeci tarafından gerçekleştirildiği, poliçe vade tarihinin 31/12/2012-01/01/2014 tarihleri olduğu, kaza tarihi olan 18/08/2014 tarihinde oluşan hasar nedeniyle poliçenin kaza tarihini kapsamadığı, bu nedenle davacı şirketin sigortalısının haklarına halefiyet şartı sağlamadığı, halefiyet şartı bulunmayan davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine" dair kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi'nin 06/12/2018 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile "O halde 29/05/2015 tarihli “İbraname, Mutabakatname ve Tazminat Makbuzu” başlıklı belgeye göre, sigortalı, haklarını usulüne uygun olarak davacı sigorta şirketine temlik etmiştir. Buna göre, davacının sigorta ilişkisi dışında temlik alan sıfatıyla dava açabileceği gözetilerek işin esasına girilip, tüm deliller toplanarak inceleme ve değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın aktif husumet yokluğundan reddi doğru olmamıştır." gerekçesiyle kararın kaldırıldığı, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/04/2019 tarih... Esas ... Karar sayılı kararı ile "davacının, davaya dayanak olarak gösterdiği ... nolu emtia blok abonman sigorta poliçesi kapsamında sigortalanan dava dışı ....A.Ş.'ye ait emtianın ...'dan ...'a taşıma işinin davalı taşıyıcı tarafından gerçekleştirildiği, poliçe tanzim ve vade tarihlerinin kazanın meydana geldiği 21/08/2014 tarihini kapsayacak şekilde 31/12/2013 - 01/01/2015 tarihleri arası olduğu, 6102 sayılı TTK m.1472 uyarınca rücu davası açılabilmesi için sigortacı ile sigortalı arasında bir sigorta sözleşmesinin bulunması, sigortacının bu sözleşme uyarınca sigortalısına gerçekleşen riziko nedeni ile ödeme yapmış olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerektiği, 29/05/2015 tarihli "ibraname, mutabakatname ve tazminat makbuzu" başlıklı belge uyarınca dava dışı sigortalının, haklarını usule uygun olarak davacı sigortacıya devrettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına,koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine" dair verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi'nin 15/09/2022 tarih ... Esas ...Karar sayılı kararı ile "Uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanıp değerlendirilmediği anlaşılmakla, davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davacı vekilinin istinaf sebeblerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın dava yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine" dair gerekçe ile kararın kaldırıldığı ve Mahkememizce 2022/697 Esas sayılı dosya üzerinden yargılamaya devam olunduğu anlaşılan "İtirazın İptali" davacının yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili; müvekkili tarafından Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan dava dışı ...A.Ş.’ne beyaz eşya emtiasının yurtiçi nakliye işleminin davalının sorumluluğunda gerçekleştirildiğini, ancak taşıma işlemi sırasında meydana gelen kaza sonucu emtianın hasarlandığını, ilk kontrollerde 17 adet emtianın hasarlı olduğunun tespit edildiğini, ancak daha sonra yapılan ayrıntılı incelemede farklı ürünlerde hasar tespit edildiğini, 9.994,12-Euro olarak tespit edilen sigortalı zararının müvekkili tarafından ödendiğini ve TTK ve poliçe hükümleri ile ibraname gereğince halefiyet ve temlik esasına göre müvekkilinin sigortalının haklarını devraldığını,alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, müvekkiline %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili; sunulan sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsamaması nedeniyle davacının dava açma hakkı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, hasarlı emtia sayısının 19 olduğunu, müvekkilinin sözleşme çerçevesinde müşteriye tazminat ödemesi yaptığını, ayrıca 17 adet emtia ile ilgili süresinde hasar ihbarında bulunmadığından bu emtiaların hasarsız olduğunun kabul edildiğini, ayrıca hasar bedelinin ve hurda değerinin yanlış olarak hesaplandığını, bunun dışında TTK m.882 uyarınca taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun söz konusu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: Bilirkişi heyeti ...ve ... tarafından düzenlenen 06/07/2017 tarihli kök rapor, Bilirkişi heyeti ... ve ... tarafından düzenlenen 06/04/2024 tarihli kök rapor, Bilirkişi heyeti ...ve ... tarafından düzenlenen 10/02/2025 tarihli ek rapor, Davalı ile dava dışı sigortalı arasında akdedilen elektrikli ev aletleri nakliyesi ve aktarımına ilişkin çerçeve sözleşme, ... sayılı ... tarihleri arasında geçerli blok abonman sigorta poliçesi ayrı ayrı dosya arasına alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, emtia blok abonman sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra Takibine ve Hak Düşürücü Süreye İlişkin; İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için: 1-İlamsız takip yapılmış olması, 2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, 3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması, 4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Somut olayda, ... 11.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde; davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 03/08/2015 tarihinde, 9.869,20-Euro asıl alacak ve 124,92-Euro işlemiş faiz toplamı olan 9.994,12-Euro alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "sigortalı firmaya ait emtiaların ...A.Ş.'ye ait araç ile taşınması sırasında oluşan kaza nedeniyle emtiaların zarar görmesi ile müvekkil şirketin ödediği tazminatın rücu talebidir" olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 14/08/2015 tarihinde tebliği üzerine, yasal süresinde olan 17/08/2015 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, taraflara buna ilişkin tebligat yapılmadığı, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içinde olan 01/04/2016 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Somut Olaya ve Aktif Husumete İlişkin; Uyuşmazlık konusu olayda, ... - ... numaralı ve 18/08/2014 tarihli 11 adet fatura itibariyle, 99 adet beyaz eşyanın gönderici...A.Ş., ... tarafından alıcı ...Ltd. Şti....' ye 92.479,05 TRY (KDV hariç) bedelle satıldığı, elde edilen nakliye belgeleri ve bilgi itibariyle, konu emtia ...' daki alıcısına gönderilmek üzere 18/08/2014 tarihinde, sigortalının ...'deki sahasında yer alan "... / ...” plakalı tıra yüklendiği, tırın ...'ın sevk ve idaresinde... istikametinde ilerlediği esnada, sürücünü yağışlı hava nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek önünde sağa sola manevra yaparak ilerleyen başka bir araca çarpması sonucunda trafik kazasının meydana geldiği, nakliyecinin 21/08/2014 tarihli e-maili itibariyle, konu tırın alıcı sahasına ulaşmasının ardından yapılan ilk kontrollerde, 17 adet beyaz eşyanın hasarlı olduğunun tespit edildiği, bu bağlamda, ilgili sevk irsaliyeleri üzerine hasar notu düşüldüğü, sigortalı alıcıdan 99 adet beyaz eşyanın tamamını incelenmesi için sahalarına geri göndermesinin istenildiği, ancak, geri kalanının diğer bayilere dağıtılmış olduğu beyan edilerek yalnızca 73 adedinin sigortalının sahasına geri gönderildiği, bazı ürünlerin üzerinde trafik kazası esnasında maruz kalınan mekanik şoklar nedeniyle meydana gelen farklı oranlarda çizilme, göçük, darbe izlerinin gözlendiği, koruyucu kapakların içe göçmüş, ezilmiş ve çizilmiş olduğu, detaylı incelemelerden bir kısım hasarlı emtianın sigortalı tarafından ya ikinci kalite olarak satılacağı ya da hurda edileceğinin belirtildiği, hasar gören eşyalara ilişkin ... nolu Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi gereği kaza tarihini kapsayacak şekilde 31/12/2013-01/01/2015 tarihleri arasında teminat verildiğinden dava dışı sigortalının dava konusu hasarla ilgili olarak kendisine 9.869,20-Euro ödeme yapıldığı, "İbraname, Mutabakatname ve Tazminat Makbuzu" başlıklı 29/05/2015 tarihli belge ile dava konusu olaydan kaynaklanan dava açma hakkının ödenen tazminat miktarına kadar davacı sigorta şirketine temlik edildiği, sigortalının, haklarını usulüne uygun olarak davacı sigorta şirketine temlik etmesi sebebiyle davacının sigorta ilişkisi dışında temlik alan sıfatıyla dava açabileceği görülmüştür. Kusur Durumuna İlişkin; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" yine aynı Kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" hükmü yer almaktadır. Halefiyete dayalı olan rücu davası, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Somut uyuşmazlıkta tanzim edilen bilirkişi raporu ile maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı içeriğine göre dava konusu olayda davalı şirkete ait ... / ... plakalı tır sürücüsünün, yönetimindeki aracının hızını yol, hava ve trafik şartlarına göre ayarlamamış, yağışlı havada ıslak ve kaygan yolda aşırı hızlı tedbirsiz ve dikkatsiz araç kullanması sebebiyle aracı kaydırdığı, kendi şeridinde tutamadığı ve önünde giden dava dışı bir araca çarpması ile dorsesindeki sigortalı emtianın hasara uğramasına neden olduğu anlaşılan kazada davalı şirkete ait ... /...plakalı aracın sürücüsünün %100 oranında tamamen kusurlu olduğu, herhangi bir ambalajlama yetersizliği bulunmadığı kanaati bildirildiğinden davalının zarar miktarının tamamından sorumlu olduğu değerlendirilmiştir. Hasarın İhbarına İlişkin; Somut olayda davalının 19 adet emtia dışındaki 17 adet emtia ile ilgili kendilerine hasar ihbarı yapılmadığını iddia ettiği, 6102 sayılı TTK'nın 889. maddesinde "eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar zıyaı veya hasarı bildirmezlerse, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılır" düzenlemesinin yer aldığı, bu hükme göre süresinde hasar ihbarında bulunulmaması sonucunda eşyanın hasarsız olarak teslim edildiği hususunda karine oluşacağı, ne var ki; somut olayda emtianın, davalı taşıyıcının yaptığı taşıma sırasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle hasarlandığı ve davalı taşıyıcının bilgisi dahilinde olan bu hasardan dolayı ayrıca ihbar gerekmediği değerlendirilmiştir. Hasar Bedeline ve Rücu Şartlarına İlişkin; 6102 sayılı TTK'nın “Halefiyet” kenar başlıklı 1472. maddesinde, “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. Bilirkişi kök ve ek raporları ile, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sırasında zarar gören dava dışı sigortalı firma adına "hasar tazminat bedeli" açıklamalı toplam 8.274,00-TL bedelli 27/12/2014 tarihli 11 adet e-fatura düzenlendiği, bu ödemenin yapıldığı tarihteki TCMB Euro alış kuru değerlendirildiğinde faturaların Euro değerinin 2.928,33-Euro olduğu, meydana gelen trafik kazası sebebiyle zarar gören 36 adet hasarlı beyaz eşya tutarından 6 adet ürünün 2.kalite olarak satılması ve 30 adet ürünün hurda olması sebebiyle davacının 9.869,20-Euro alacağı bulunduğu, fatura bedelleri mahsup edildiğinde 6.940,87-Euro bakiye alacağın bulunduğu, sınırlı sorumluluk hükümleri gözetilerek ve sovtaj bedeli düşülerek temlik belgesi içeriğindeki asıl alacak miktarı olan 9.869,20-Euro üzerinden hesaplama yapıldığında 2.634,99-Euro rücu edilebilir alacak bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 12.2.maddesi gözetildiğinde ise rücu edilebilir alacak miktarının 6.940,87-Euro olduğu kanaatinin bildirildiği, raporların hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, raporlara itibar edilmemesini gerektirir herhangi bir sebep bulunmadığı değerlendirilmiştir. Taşınan emtiada meydana gelen hasar tipik bir taşıma hasarı olup, zararın, taşımacının kasti veya pervasızca bir davranışıyla oluştuğu ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilemediğinden ve sorumluluk miktarı belirlenirken sözleşme serbestisi ilkesi uyarınca taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 12.2.maddesine üstünlük tanınması gerektiği anlaşılmakla zararın 6.940,87-Euro olduğu, zira taraf iradelerinin de bu hususta uyuştuğu kabul edilmiştir. Faiz Talebine İlişkin; Davacı sigorta şirketinin rücu istemi yönünden temlik tarihi olan 29/05/2015 tarihinden itibaren faize hak kazanacağı ve işlemiş faiz talebinin icra takip tarihi olan 03/08/2015 tarihinine dek olması gerektiği, alacaklının takipte 3095 sayılı Kanunun 4/A maddesi gereğince faiz talep ettiği, taraflar tacir olup takipte talep edilen alacak yabancı para birimi üzerinden istendiğinden 3095 sayılı Kanuna göre hükmedilen alacağa yasal faiz yürütülmesi gerektiği (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi ...Esas ... Karar) anlaşıldığından ödeme emrindeki faiz talebinin kısmen yerinde olduğu değerlendirilmiştir. İcra İnkar Tazminatı Talebine İlişkin; Takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifade ile borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ...Esas,... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararı). Somut olayda, sigortalıya ödenen bedelin davalı tarafından bilinmesinin ve hesaplanmasının beklenemeyeceği, zarar miktarının bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiği ve dolayısıyla likit olmadığı (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar) anlaşıldığından davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olmayıp yargılamayı ve bilirkişi raporu ile tespiti gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm Dosya Kapsamına İlişkin; Yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, kaldırma kararları, bilirkişi kök ve ek raporları, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller, ödeme belgeleri, taraf ve dava dışı şirket ticari defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 11.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 6.940,87-Euro asıl alacak ve 112,96-Euro işlemiş faiz toplamı olan 7.053,83-Euro üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Yasal şartları oluşamayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Asıl alacak olan 6.940,87-Euro'ya takip tarihi olan 03/08/2015 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (22.710,51-TL) üzerinden alınması gereken 1.551,36-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 369,44-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.181,92-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 369,44-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 5.848,50-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına isabet eden 4.127,86-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan 100,00-TL yargılama giderinin davanın red oranına isabet eden 29,42-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 22.710,51-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 9.466,56-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, E-duruşma ile katılan davacının ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/03/2025 Katip Hakim