İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/537 E. 2023/679 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/537
- Karar No
- 2023/679
- Karar Tarihi
T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/537 Esas - 2023/679 T. C. A N K A R A 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR ESAS NO : 2023/537 KARAR NO : 2023/679 DAVA : Menfi Tespit ve İstirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/07/2023 KARAR TARİHİ : 16/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 27/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit ve İstirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ..., ...'de ikamet ettiğini, Avustralya'da ikamet eden oğlu ve gelininin yanına torunlarına bakma gerekçesiyle 12 Şubat 2020 tarihinde Adana havalimanından İstanbul'a, 13 Şubat 2020 tarihinde İstanbul'dan Singapur havalimanına ve oradan aktarmalı olarak Sidney'e seyahat ettiğini, ikamet adresinde bulunmadığı süreçte evine muhtara tebligat bırakıldığına dair haber kağıdı bırakıldığını, bahsi geçen haber kağıdını müvekkilinin eşinin erkek kardeşinin görüp muhtardan tebligat kağıdını aldığını ve müvekkiline haber verdiğini, tebligattan haberdar olması sonrasında durumu araştırdığını, kendisine karşı ...32. İcra Müdürlüğü'nün 2022/8383 sayılı dosya ile kambiyo senedine dayalı icra takibi yapıldığını, Ankara'da ikametgah adresi bulunmayan müvekkili hakkında yapılan icra takibinde ile ilişiği olmayan kurgu bir adresin gösterildiğini, bu adrese gönderilen tebligatların iadesinin olması sonucu MERNİS sorgulaması yaptırıldığını ve müvekkilinin MERNİS adresine normal tebligat çıkarmadan usulsüz olarak TK 21'e göre tebligat çıkarıldığını, müvekkilinin ne bu icra dosyasına ne de başka bir dosyaya konu hiçbir kambiyo senedi keşide etmediğini, müvekkilinin davalı firmadan hiçbir şey satın almadığını, müvekkilinin davalı şirket hakkında herhangi bir bilgiye sahip olmadığını, alacaklı tarafından ne şekilde olduğunu bilmedikleri bir biçimde müvekkilinin uzun süreli yurt dışında olacağı bilgisinin edinildiğini, müvekkilinin kimlik kartı fotokopisine ulaşılmak suretiyle gerçek dışı senet oluşturularak gerçek dışı takip başlatıldığını, müvekkilinin hiç bir borç-alacak ilişkisi içinde olmadığı davalıya ...32. İcra Müdürlüğü'nün 2022/8383 sayılı dosyasından yapılan icra takibine haciz baskısı altında yapılmak zorunda kalınan ödemenin istirdatını ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti, müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı bedelin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile istirdadına, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından ...32. İcra Müdürlüğünün 2022/8383 sayılı dosyası ile davacı/borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, işbu takibe davacı/borçlu tarafından itiraz edilmesinin, borcun ve alışverişin davacı ile ilişkisinin olmadığını belirtmesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının huzurdaki davayı ikame etmesinde hukuki menfaati bulunmadığını, davacının borca ve imzaya itiraz süresi içerisinde itiraz etmediğini, usulüne uygun yapılan tebligatın tebliğ edilme tarihinin 06/05/2022 olduğunu, davacının, taraflar arasında herhangi bir işlem olmadığına, müvekkil şirketten herhangi bir satın alım yağmadığına dair iddialarının gerçek olmadığını, müvekkili şirket ile borçlu/davacı arasında 26/02/2019 tarihinde taşınır satış sözleşmesi tanzim edildiğini, işbu sözleşmede borçlunun 5.000,00-TL karşılığında bir adet "Cleanmax S Plus 114L' satın aldığını, malın bedelinin 20.03.2019-20/05.2022 tarihleri arasında 300-TL tutarlı 15 taksit şeklinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme incelendiğinde TC Kimlik Kartı fotokopisi, adı, imzası, TC kimlik numarasının sözleşme kapsamında yer aldığını, müvekkil şirketin satış elemanı olarak Atilla Yıldırım'ın imzasının bulunduğu bu çerçevede davacının satın almış olduğu ürüne karşılık olarak taksitler halinde borcu ödemeyi üstlendiğinin açıkça görüldüğünü, davacı tarafın borçlu olmadığını ve müvekkili şirket ile ilişkisinin bulunmadığı iddialarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketle hiçbir ilişkisinin bulunmadığı iddia eden davacı tarafın şahsına ait nüfus cüzdanının bir örneği, TC kimlik numarası bilgi ve belgelerin müvekkili şirketin ve satış elemanının elinde olması akabinde borçlunun imzasının taklit edilerek icra takibine geçilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, takip konusu alacak miktarın yalnızca 2.799,17-TL olduğu düşünüldüğünde sahte senet tanzim edilecek olsa idi bu rakamdan çok daha yüksek bedellerin yazılabilmesi mümkün olup sahtelik iddiasının haksız ve dayanaksız olduğunu, satış sözleşmesi incelendiğinde davacı/ borçlunun 15 taksit halinde ödemeyi taahhüt ettiği tutarın 4.500,00-TL olduğunu, 5.000,00-TL üzerinden kurulan anlaşmadaki ürün için 500 TL peşinat alınmış olup geri kalan kısmın taksitler halinde ödeneceğinin taraflar arasında kararlaştırıldığını, davacı/borçlu her ne kadar borca itiraz etse de takibe konu olmayan ilk 8 taksiti ödediğini, geri kalan taksitler ödenmediği için hakkında takip başlatıldığını, borçlu taraf öncesinde ödemeler yaptığı satış sözleşmesine istinaden düzenlenen bono dayanaklı takibe itiraz ettiği, davacının, borcunun ilk 8 taksitini ödeyip geri kalan 7 taksit için başlatılan takibe itiraz etmesinin mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir ...1. Genel İcra Dairesine, ...CBS'ye, ... Mezitli Malmüdürlüğüne ve ... Ticaret Odasına müzekkere yazıldığı görüldü. Dava, istirdat ve menfi tespite ilişkindir. (İİK md. 72) 28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayınlanan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 87.maddesi gereğince yayım tarihinden itibaren altı ay sonra yani 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3.maddesine göre, tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileride dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı yasanın 73.maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. 6502 sayılı yasanın 83/2. fıkrasında “Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise 6102 sayılı TTK nun 4. maddesinde belirtilen ilkelere göre belirlenmektedir. Her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmayan hususlardan doğan hukuk davaları TTK 4. maddesi gereğince ticari dava olarak kabul edilmemektedir. Aynı yasanın 5.maddesinde ise ticaret mahkemelerinin görevi düzenlenmiş ve aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir. Eldeki davanın 26/02/2019 tarihli satış sözleşmesi uyarınca düzenlendiği öne sürülen senetlerin tahsili amaçlı davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takibine nedeniyle davacının davalıya senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve davacının ödendiği meblağın iadesi istemiyle açıldığı, bahse konu sözleşmede davacının tüketici sıfatıyla imzasının bulunduğu, davacının tacir olmadığı, davalının da sözleşme konusu mal veya hizmeti tedarik eden/satıcı olduğu, dava konusu sözleşme nedeniyle ortaya çıkacak uyuşmazlığa ve belirtilen yasal düzenlemelerle yukarıdaki açıklamalara göre davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 1. maddesi gereğince, mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenip kamu düzeninden olduğundan ve aynı yasanın 114/1- c bendi gereğince dava şartları arasında yer aldığından, davanın HMK 115/2. fıkrası gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ...TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE 4-6100 sayılı yasanın 20/1 maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra 2 haftalık süre içerisinde taraflarca dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde, mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar VERİLECEĞİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/11/2023