İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/451 E. 2022/641 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/451
- Karar No
- 2022/641
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/451 KARAR NO : 2022/641 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/08/2021 KARAR TARİHİ : 19/07/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/08/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin ... Holding A.Ş. tarafından ... projesinin müteahhidi olan davalı şirket ile işbu projenin montaj ve malzemeli demontaj işlerinin yapımını üstlendiğini, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında yapılan anlaşma uyarınca, müvekkil şirketin üzerine düşen edimi yerine getirdiğini ve hak-ediş bedellerini alabilmek için ilk kısmi hak ediş faturasını düzenleyerek davalı şirkete tebliğ ettiğini, ancak davalı şirketin 250.000 TL hak-ediş Bedeli * 45.000 TL KDV olmak üzere toplam 295.000 TL tutarındaki alacağı içerir kısmi hak-ediş bedeli faturasını tebliğ almasına rağmen, kısmi ödemelerde bulunduğunu, fakat müvekkil şirketin faturaya dayalı 90.000 TL tutarındaki alacağını ödemediğini, harici görüşmelerden sonuç alamayan müvekkil şirket ise bunun üzerine... Esasına kayıtlı olarak bir ilamsız icra takibi başlattığını, ancak davalının icra dosyasında gönderilen ödeme emrine kısmi itirazda bulunduğunu, davalının icra dosyasına 11.829.37 TL tutarında daha ödeme yaptığını, bu haliyle davalı şirketin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeyerek taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı davrandığının açık olduğunu, nitekim taraflara ait ticari defterler ile muhasebe kayıtları, banka kayıtları, sözleşme suretleri ile sair ticari ilişkiye yönelik bilgi ve belgeler incelendiğinde ve tanıklar huzurda dinlendiğinde bu hususun ortaya konulacağını, bu uğurda müvekkil şirket tarafından davalının icra takibine yönelik haksız ve kötü niyetli itirazının kaldırılması ile huzurdaki davanın açılabilmesi için ticari dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de davalı tarafça herhangi bir borç bulunmadığından bahisle beyanda bulunularak anlaşma yoluna gidilmediğini, buna yönelik anlaşamama tutanağı düzenlendiğini ve dolayısıyla huzurdaki davaya yönelik dava şartının sağlandığını ileri sürerek davalı borçlunun icra takibine yönelik kısmi itirazının iptali ile ... ... Müdürlüğünün 'nün 2020/5560 Esasına kayıtlı takibin 78.170,62-TL bakiye alacak yönünden devamına, bu alacak tutarının fatura tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı borçlu aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafça talep edilen miktarın her ihtimalde zamanaşımına uğraması sebebiyle davanın reddini, müvekkilinin davacı şirkete karşı hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkili şirket ile dava dışı ... İnş. A.Ş. İle yaptığı ticari anlaşma sonrasında davacı şirkete imalat işlerinin metal kısımlarını yapmak üzere işin taşere edildiğini, ancak müvekkili ile ... İnş. Arasında yapılan sözleşme de "Alt Taşerön Kullanma Yasağı" olduğunu, her ne kadar ... İnş'in ve şirket yetkililerinin haberi olsa da davacı ile davalı arasında yazılı bir sözleşme yapılamadığını, sözlü bir esr sözleşmesi yapıldığını ve anlaşma uyarınca bazı kalemlerin müvekkili şirket tarafından karşılanıp davacı şirketin hak edişinden kesildiğini, davacı şirketin sorumluluğunda olan bir çok harcama kaleminin müvekkili şirket tarafından yapıldığını, davacı şirketin çalışanı olan işçilerin SGK'larının müvekkil şirket tarafından gösterildiğini ve SGK primlerinin de yine müvekkil şirket tarafından yatırıldığını, bu personellerin SGK primleri için yine müvekkil tarafından 19.857,13TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeler için davacı şirkete 31/12/2019 tarihinde toplam 67.474,34TL bedelli yansıtma faturası düzenlenerek gönderildiğini, yine taraflar arasındaki anlaşma uyarınca bahse konu işçilere ait yemek bedellerinin davacı tarafından karşılanması gerekirken 8.802TL'nin müvekkili şirketçe karşılanmış olup bu tutarın ... İnş. A.Ş.'ne ödendiğini, bu ödemeye ilişkin yine davacı şirkete 31/12/2019 tarihli 8.802TL bedelli yansıtma faturası düzenlenip gönderildiğini, yine davacı şirketçe temin edilmesi gerekirken ve bedelleri davacı şirketçe karşılanması gerekirken bir takım malzemelerin işin durmaması ve devamı amacıyla müvekkil şirket tarafından karşılanmış olup, bu malzemeler için 1.894,28TL ödeme gerçekleştirildiğini, bu ödemeye ilişkin davacı şirkete 31/12/2019 tarihli 1.894,28TL bedelli yansıtma faturası düzenlenip gönderildiğini, bütün bu meblağların davacı tarafa yapılacak ödemeden mahsup edileceği hususunda ... 16. Noterliğinin 21/02/2020 gün ve 03728 yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacıya bildirildiğini, toplamda davacıya 216.829,37TL ödemede bulunulduğunu, ödenmesi istenilen 78.17062TL'nin zaten davacının sorumluluğunda olan ve taraflarca yapılan anlaşma uyarınca davacı şirketin ödemekle yükümlü olduğu meblağ olduğunu, kaldı ki, alacaklı tarafından icra takibi başlatılan borcun sebebi ile bu davada sebebiyet gösterilip mahkemede sunulan faturanın farklı olduğunu,, takip öncesi faizin iptali gerektiğini bildirip davanın reddini savunmuş, icra takibinin iptaline, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. H U K U K İ N İ T E L E N D İ R M E - G E R E K Ç E : Dava, taraflar arasında yapılan taşeronluk sözleşmesi gereğince davacının alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. (İİK. md. 67) ... ... Esas sayılı dosyası, tarafların bildirdiği deliller ve beyan dilekçeleri, tarafların ticari defter ve kayıtları, ödeme belgeleri, müzekkere cevapları, bilirkişi raporları ve diğer belgeler dosyada mevcuttur. ... ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; Davacı tarafından davalı aleyhine 16/07/2020 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde 90.000,00TL asıl alacak, 3.018,08TL işlenmiş faiz olmak üzere toplam 93.018,08TL istendiği, takip talebinde takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa yıllık %9 yasal faiz istendiği, ödeme emrinin davalıya 29/07/2020'de tebliğ edildiği, davalının 28/07/2020 tarihinde icra dosyasına 11.829,37-TL yatırarak kalan 78.170,62-TL üzerinden borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, davacının yasal süresi içerisinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Taraflar tacir olduğundan mahkememizce yargılamaya devam olunmuştur. Eser sözleşmesi; yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470; mülga BK m. 355). Eser sözleşmesinde yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğun belirlenmesinde benzer alandaki işleri yüklenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranış esas alınır. Yüklenici kararlaştırılan eseri aksine bir düzenleme yoksa kendisi veya kendi yönetimi altında başka bir kişiye yaptırabilir (TBK m. 473). Yüklenici, sözleşmede kararlaştırılan sürede işe başlamak ve bitirmek zorundadır. Yüklenici, eserdeki açık ve gizli ayıplardan dolayı iş sahibine karşı sorumludur (TBK m. 474). Sözleşmede kararlaştırılan niteliklerin veya dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken lüzumlu vasıfların eserde bulunmaması ayıp olarak nitelendirilir. Açık ayıp, eserin iş sahibine teslim anında kolaylıkla görülebilen ve fark edilebilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıp, eserin tesliminden sonra ve kullanım sırasında ortaya çıkan ayıplardır. İş sahibi, eseri teslim alır almaz işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmesi ve varsa ayıpları yükleniciye bildirmekle yükümlüdür. Önemle ifade etmek gerekir ki, eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, işsahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecek olursa işsahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz. (TBK m. 476) TTK 23-1/c maddesine göre "malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içerisinde satıcıya ihbarla yükümlüdür, diğer durumlarda TBK 223. maddesinin 2. fıkrası uygulanır. TBK 223. maddesine göre, alıcı devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz gözden geçirmek ve satılandan satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse bunu uygun bir süre içerisinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul etmiş sayılır. Eser sözleşmelerinde işin tamamlanarak teslim edildiğinin ispatının yüklenicide, iş bedelinin ödendiğinin ispatının ise iş sahibinde olduğu, bu nedenle faturanın tek başına işin yapıldığını yahut teslim olgusunun gerçekleştiğinin kanıtlamaya yeterli olmadığı, yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için eser sözleşme ve ekleri ile fen ve tekniğine uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim ettiğini ayrıca kanıtlaması gerektiği bilinmektedir. HMK.nun 222/1, 220/3 maddeleri gereğince taraflara dava konusu ticari defter ve kayıtlarını sunması süre verilmiş ve bilirkişilerce tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmiştir. 28/03/2022 tarihli Nitelikli Hesap Uzmanı ... 'dan aldırılan bilirkişi raporunda özetle; "Dosya kapsamında bulunan bilgi/belgelerin incelenmesi sonucu yapılan değerlendirmede hukuki durum belirlemesi ve delillerin nihai takdir ve değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Usulünce tutulmakla sahibi lehine delil olma vasfina haiz olduğu anlaşılan taraflara ait ticari defterlerde yer alan kayıt ve işlemlere göre 31.12.2020 tarihi itibariyle; Davacı şirket kayıtlarında davalı şirketten 90.000,00.TL bakiye alacağının bulunduğu, davalı şirket kayıtlarında ise davacı şirkete borcunun bulunmadığı tespit edilmiş olup, Tarafların defter ve kayıtlarındaki bakiye farkının; davalı şirketin davacı şirkete düzenlediği ve ticari defterlerine kayıt ettiği 3 adet toplam 78.170,63.-TL satış faturası ile icra dairesine ödediği 11.829,37-TL ödeme işleminden kaynaklandığı, Davalı yanın alacağının kaynağı olan 31.12.2019 tarihinde kestiği 065970- 065971 ve 065972 nolu 3 adet toplam 78.170,63- TL bedelli faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmaması, taraflar arasında sözleşme olmaması nedeniyle bu faturalara konu edilen bedellerin davacı tarafından ödenme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığının tarafımızca tespitinin mümkün olmaması ve bu faturaların ihtarname öncesinde davacı yana tebliğ edilmemesi karşısında davalının davacıdan bu fatura bedellerinin borcu ile takas edilmesi talebinin kabul edilip edilmeyeceği hususlarının hukuki takdiri Mahkemye ait olmak üzere, Mahkemece davacı yanın alacağının bulunduğuna hükmedilmesi ve davalının işlemiş faize de itiraz ettiğinin kabulü halinde davacı yanın ancak icra takip tarihi olan 16.07.2020 tarihinden itibaren yıllık %9 adi kanuni faiz talebinde bulunabileceği kanaatine varıldığı" rapor edilmiştir. Yukarıda belirtilen bilirkişi raporu taraf kayıtlarına, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alınmıştır. Deliller değerlendirilmiştir. Dava konusu uyuşmazlığın, Taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi bulunduğu, davacının sözleşme kapsamında üstlendiği edimi yerine getirdiği yönünde taraflar arasında bir anlaşmazlık yoktur. Uyuşmazlık; davacının yaptığı imalatlar nedeniyle davalının davacıya borcu kalıp kalmadığı, borcu varsa miktarının belirlenmesi noktasında toplandığı sabittir. Somut olay incelendiğinde, taraflar arasında davalının dava dışı ... İnş.... A.Ş. İle arasındaki ticari ilişki sırasında "alt taşeron kullanma yasağı" bulunması nedeniyle davacı ile yaptığı sözlü sözleşme yapılarak davacının inşaatın metal kısımlarının yapımını üstlendiğinin anlaşıldığı, davacının üzerine düşen işi yerine getirdiğinden ve alacağını alamadığından bahisle davalı hakkında icra takibine giriştiği, davalının itirazı üzerine süresinde eldeki davanın açıldığı, davalının davacının edimini ifa ettiğine yönelik bir itirazının bulunmadığı, mahkememizce taraflar arasında yapılan taşeronluk sözleşmesi, davalı ile dava dışı ... İnş.... A.Ş. arasındaki sözleşme, ödeme belgeleri vs. tüm evraklar incelenerek taraflar arasında yapılan taşeronluk sözleşmesi gereği inceleme yapılarak sunulan ve mahkememizce de itibar edilen bilirkişi raporuna göre davacının sözleşme kapsamında ... no'lu parselde yapılan Turizm tesisine taşeron olarak katıldığı, davalının davacı bünyesinde çalışması gerekip de davacı tarafından sigortalı gösterilen işçilerin SGK prim bedelleri, yemek ücretleri ve davalı tarafından alınan bir takım malzeme bedeli olduğu ileri sürülen 78.170.63-TL dışındaki tüm ödemenin davalı tarafından davacıya yapıldığı, eldeki davanın davalı tarafça yukarıdaki gerekçelerle davacıya ödenmeyen 78.170,63-TL yönünden itirazın iptaline ilişkin olarak açıldığı, taraf ticari defter ve kayıtları incelendiğinde, davacı tarafın kayıtlarına göre davalının 90.000,00-TL bakiye borcunun bulunduğu, davalının bu miktarın 11.829,37-TL'sını icra dosyasına ödemesiyle bakiye borcun 78.170,63-TL kaldığı, davalı kayıtlarına göre ise davalının davacıya borcu bulunmadığı, davalının defterlerinde kayıtlı 3 adet 065970-065971 ve 065972 no'lu yansıtma faturalarının davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı ve bu üç adet faturanın davacıya tebliğ edilmediği görülmüş, davalının ödememe gerekçesi olarak ileri sürdüğü hususlar davacı tarafından kabul edilmediği ve bu gerekçelere davacı tarafça itiraz edildiğinden, maddi vakıaların ispatı için davalı tarafından davacı tarafa yemin teklif edilmiş, davacı şirket yetkilisine yemin eda ettirilmiş, davacı şirket yetkilisi yeminli beyanında; davalı firma ile sözlü olarak telefonda sözleşme yaptıklarını, davalının yüklenicisi olduğu işin taşeronluğunu aldıklarını, ancak üst işverenle davalının yaptığı sözleşmede yasak olması nedeniyle yazılı sözleşme yapamadıklarını, davalının davacıya ödeyeceği ücretin zaten işçilerin SGK primleri, işçi maaşları ve işçi yemek ücretleri düşüldükten sonra ödenecek ücret olduğunu, o kalemlerin anlaşmada düşülerek anlaşmaya varıldığını, davacının fatura ettiği alacağın tümüne davalı ile yaptıkları anlaşma çerçevesinde hak kazandıklarını ifade ederek yemininde sebat etmiş, işin davacı tarafından yapıldığı, bu hali ile davalının ödeme iddiasını kanıtlayamadığı anlaşılmıştır. Dosya içerisinde toplanan deliller, icra dosyası, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, davacı tarafın bilirkişi heyeti tarafından hesaplanan sözleşmeden kaynaklı bakiye asıl alacak istemi nedeniyle icra takibi yapmakta haklı olduğu, bu suretle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra takibinin devamına, asıl alacak likit olmadığından davacı lehine icra inkar tazminatı verilmesi ile davacı takipte kötüniyetli olmadığından davalı lehine kötüniyet tazminatı verilmesi taleplerinin reddine, takip talebinde yasal faiz istendiğinde hüküm altına alınan miktara talep gibi %9 yasal faiz uygulanmasına ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-... Esas sayılı dosyasında davalının yaptığı itirazın 78.170,62 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin devamına, -Asıl alacağa takip tarihinden tahsiline kadar geçen süre için %9 yasal faiz uygulanmasına, -Fazlaya ilişkin istemin reddine, -İcra inkar tazminatı talebinin reddine, 2) Dava açılışında alınan 869,87 TL peşin harcın alınması gereken 5.339,84 TL harçtan düşülmesi ile bakiye 4.469,97 TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4) (a) Dava açılışında alınan 869,87 TL peşin harcın yargılama gideri olarak kabulü ile DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, (b) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 59,30 TL başvurma harcı, 2.400,00 TL bilirkişi ücreti, 87,10 TL posta gideri, olmak üzere toplam 2.546,40 TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 5) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 10.962,18 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE, İlişkin, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/07/2022 Katip ... Hakim ... "Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."