İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/253 E. 2023/207 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/253
- Karar No
- 2023/207
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T. C. A N K A R A 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR ESAS NO : 2020/253 KARAR NO : 2023/207 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACILAR : 1- ... - ... DAVACI : 2- ... - [VKN: ...] VEKİLLERİ : Av. ... ... Av. ... -... DAVALILAR : 1- ... ... VEKİLİ : Av. ... -... : 2- ... - [T.C....] ... VEKİLİ : Av. ... ... DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/06/2020 KARAR TARİHİ : 06/04/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİH : 17/04/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; .... ile davalı...şirketi arasında lisanslı bir hizmet ilişki bulunduğunu, ...Drilling şirketinin kurulması ve Türkiye'de faaliyete geçebilmesi için tüm çalışmaları ve izinleri kendilerinin yaptıklarını, bu işlemler için gerekli finansmanı kendilerinin karşıladığını, davacılar ile davalı... arasında acentelik ilişkisi bulunduğunu, bu çerçevede kendilerinin... şirketine geminin işletilmesiyle ilgili tüm organizasyon hizmetlerini kapsar şekilde gemi adamı ve lojistik hizmetlerini sağladıklarını, ...tayfasının ihtiyaç duyduğu pasaport işlemleri, konaklama transfer vb. her türlü hizmetin Şubat 2019-Ekim 2019 dönemleri arasında ....'de 1. derecede imza yetkilisi olan ...2un şirket adına işlem yapmak üzre yetkilendirildiğini, bu faaliyetlerin 2019 yılı boyunca devam ettiğini, daha sonra... şirketinin ...'ni tescil ettirdiğini ve ...'un da davacılardan izin alın almadan şube yetkilisi olarak atandığını, söz konusu tarihlerde ...'un aynı zamanda davacıların ...'lı çalışanı olduğunu, ...'un şirketi sadakatle temsil etmesi gerekirken davalı... ile kişisel ticari ilişki geliştirerek TTK m. 54 vd. hükümleri uyarınca bir dizi haksız rekabet faaliyeti yürüttüğünü, ...'un davacılarla, davalı... şirketi arasındaki sözleşmenin feshedilmesi için kendisinin bağlantılı olduğu şirketler üzerinden haksız ve fahiş faturalar kestirdiğini, bunun üzerine de davalı ...şirketinin kendileriyle olan sözleşmeyi feshettiğini, bu süreçte... şirketinin diğer davalı ...'u ayarttığını, ...'un ise bu döenmede davacılar aleyhine davalı ...lehine işlemler yaptığını, kestirdiği fahiş faturalarla haksız kazanç sağladığını, ...Drilling şirketinin davacılarla olan sözleşmeyi feshetmeye teşvik ettiğini, ...Drilling ile birlikte hareket ederek davacıları...'ne ilişkin faaliyetlerden uzaklaştırmaya çalıştığını,.... İş numaralı dosyasında alınan bilirkişi raporuyla 2019 yılının ilk 11 aylık döneminde ciddi kar elde ettiklerini ancak davalı ...'un faaliyetleri nedeniyle tüm kardan mahrum kaldıklarını, sonuç olarak davalı... şirketinin ...'u ayartarak ve menfaat temin ederek davacıların ticari itibar ve imkânlarından faydalandığını, bu durumun TTK m. 55/1 b-2 ve b-3 bentlerinde ifadesini bulan haksız rekabet eylemini oluşturduğunu, ...Drilling şirketinin ...'u araç olarak kullanmak suretiyle kendisine ve ...'a ticari menfaat ve üstünlük sağladığını, bu durumun ise TTK m. 55/1(a) b.1 ve b.2'de tarif edilen haksız rekabet eylemini oluşturduğunu, .... şirketinin ...'u araç olarak kullanarak davacıların ticari sırlarını ele geçirdiğini, bu suretle tüm hizmet tedariki ve tedarikçilere ilişkin süreç ve bilgilere eriştiğini, davacıların tedarikçileri ile olan sözleşmelerinin sonlanmasına sebebiyet verdiğini, bu hususları ise fesih sebebi olarak ileri sürdüğünü, bu fiillerin TTK m. 55/1(a) d ve f bentlerinde ifadesini bulan haksız rekabet türünü oluşturduğunu belirterek; sonuç ve istem kısmında haksız rekabetin tespitini, haksız rekabet teşkil eden fiillerin men'ini, haksız rekabet nedeniyle ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılması ve tekrarın önlenmesini, maddi ve manevi tazminat ödenmesini, ilamın Türkiye'nin en büyük tirajlı üç gazetesinin ikisinde ilan edilmesini talep etmiştir. Davalı... Ltd. vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketinin Türkiye şubesine husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, şirketin ... Merkez şubesinin ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunmadığını, hakların ve borçların sahibinin şirketin şubesi değil işletmenin kendisinin olduğunu, şubenin taraflar arasındaki ilişkiden sonra kurulması nedeniyle davacılardan hizmet almasının mümkün olmadığını, davacı ....'nin hizmet ilişkisine taraf olmadığını, bu nedenle aktif husumet ehliyeti bulunmadığını belirterek husumet itirazında bulunduğunu, davanın... Ltd'nin merkezi olan...'nda açılması gerektiğini, Türk mahkemelerinin yetkili olmadığını belirterek, davanın usulden reddedilmesi gerektiğini , zamanaşımı def'i ileri sürdikleri, ....Ltd. şirketinin ... ile iş birliği ve sözleşmesi kapsamında...'de petrol arama ve sondaj faaliyetlerini yürüttüğünü, belirtilen hizmetleri gereken standartlarda sunulabilmesi için, şirketin hissedarlarının yurt dışında yaşıyor olmaları ve Türkçe bilmiyor olmalarından dolayı, davalı şirketin ... şubesinin kurulması, ofis ve personel gereksinimlerinin yerine getirilebilmesi için ilk etapta yerel hizmet sağlayıcılarından destek alınması ihtiyacının doğduğunu, bu kapsamda ofis malzemelerinin taşınması, gerekli kırtasiye malzemelerinin satın alınması, telefon, telekonferans cihazı ve internet gibi iletişim hizmetlerinin sağlanması, kira ödemeleri, mürettebat değişiminde şehir içi ulaşım ve otel konaklamaları konusunda yardım alınması için ikincil nitelikte ve davalının ana faaliyet konusu dışındaki hizmetlerin davacı ...'ten alındığını, davalı şirketin Türkiye'de hizmet aldığı birçok şirketin bulunduğunu, bu hizmetlerin fahiş bedelle sunulması ve ayıplı hizmet nedeniyle taraflar arasındaki ilişkinin sonlandırıldığını, diğer davalı ...'un maaşının tam ve düzenli olarak ödenmediği ve hak kazandığı bir kısım işçilik alacak ve ücretlerinin ise hiç ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı sebeple feshettiğini bildiklerini, ...'un söz konusu alacakları için dava açtıktan sonra huzurdaki davanın açılmış olduğunu, davalı ...şirketinin diğer taraflar arasındaki uyuşmazlıklarla hiçbir ilgisinin bulunmadığını, taraflar arasında herhangi bir yazılı, süreli, tedarik edilen hizmetlerin davacılardan tedarik edilmesini zorunlu kılan, bağlayıcı bir sözleşme ilişkisi bir yana herhangi bir sözleşme ilişkisinin dahi bulunmadığını, davalı şirketin her zaman başka tedarikçilerle çalışabileceğini, davalı şirketin fesih için haklı sebep oluşturmak zorunda olmadığını, son derece hassas bir iş yaptıklarından ötürü Ankara'da kendi şubelerini kurarak işlerini yürütmesinin mutat olduğunu, taraflar arasında münhasırlık içeren bir sözleşme bulunmadığını, davalı ...şirketinin birçok farklı şirketten hizmet alabileceği için davacıların çalışanını ayartmasına veya iş sırlarını ele geçirmesine ihtiyacının olmadığını, davalı ...şirketinin sırf haklı sebep yaratabilmek için %114'lere varan fahiş faturaları ödemeyi göze almasının gerçekçi olmadığını, davacı ...'in fahiş faturalar göndererek ve ayıplı hizmet sunarak müvekkilini mağdur ettiğini, ettiğini, sözleşmenin bu nedenle feshedildiğini, ...'nin herhangi bir zararı bulunmadığını, haksız kazançları kâr olarak nitelendirdiğini, bu kazançların kâr kaybı hesabına esas alınamayacağını, ... ile hiçbir ilişkisinin olmadığını,...in davalı ...şirketi ile ilişkisinin başlamasından önce 256.358,72-TL zarar ettiğini, davacı şirketin zaten zarar eden bir şirket olduğunu, davacıları manevi zarara uğratacak bir eylemde bulunmadıklarını, taraflar arasında bir acentelik ilişkisi bulunmadığını, ...'in acentelik belgesinin bulunmadığını, alt yüklenici/tedarikçilerle olan problemlerin ... şirketiyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, taraflar arasındaki faaliyet konularının tamamen farklı olması nedeniyle haksız rekabete ilişkin hükümlerin uygulanamayacağını, faaliyet alanları farklı olduğundan davalı ...şirketinin davacı ...'in ticari sırlarını kullanamayacağını, Zihni Holding'in sağladığı hizmetlere ilişkin bilgilerin kolayca elde edilebilecek bilgilerin olduğunu, rekabet üstünlüğü sağlamadığını, herhangi bir gizliliğin bulunmadığını, bu nedenle ticari sır niteliğinde olmadığını, davacıların ticari sırların neler olduğuna ilişkin bir somutlaştırma yapmadığını, zararını ispat edemediğini, ...'un .... ile iş akdinin olduğunu, davalı ...şirketinin söz konusu şirketle bir ilişkisinin bulunmadığını, davalı ...şirketinin ...'de yerleşik birini atamak zorunda kaldığından ...'un şube yetkilisi olarak atandığını, bu hususun Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmiş olması nedeniyle davacıların bu durumu bilmediğini ileri süremeyeceğini, herhangi bir ticari sırrın ele geçirilme ihtimalinin mevcut olmadığını, ...'un alacaklarını alamaması nedeniyle mağdur olduğunu ve çalışma hürriyeti kapsamında davalı ...şirketinde çalışmaya başladığını, ortada herhangi bir ayartma eyleminin olmadığını, delil tespitinin bağlayıcılığının bulunmadığını, raporun kendilerine tebliğ edilmediğini, incelenen bilanço ve gelir tablolarının Yeminli Mali Müşavir onayından geçmediğini, söz konusu raporun vergisel anlamda bir geçerliliğinin bulunmadığını, delil tespiti dosyasında yalnızca ...'nin defterlerinin incelendiğini, ....'nin defterlerinin incelenmediğini, iki davacının da herhangi bir zarara uğramadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında iş mahkemeleri nezdinde ayrı bir dava açıldığını, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, hizmet akdi devam ederken gerçekleşen fiiller için hizmet akdi hükümleri ve haksız rekabete ilişkin genel hükümlerin uygulanacağını ve bu nedenle iş mahkemelerin görevli olduğunu,.... İş dosyasında alınan bilirkişi raporunun hukuki bir değerinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ edilmediğini, bu nedenle huzurdaki davada söz konusu raporun delil olarak kullanılamayacağını, rapordaki tespit ve hesaplamalara itiraz ettiklerini, fahiş kar marjları ile kesilen faturaların ... tarafından düzenlendiğini, şirketin mal ve hizmet tedarik ettiği firmaları araştırmadan mal ve hizmet tedarik etmesinin mümkün olmadığını, davacı şirketin faturalara itiraz etme hakkı olmasına rağmen haklarını kullanmamasının ve fahiş kar marjıyla söz konusu hizmet ve malları davalı ...şirketine fatura etmesinin izaha muhtaç olduğunu, davada taraf olan üç şirketin de basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünün olduğunu, davacının holding olması nedeniyle, konularında bilgi, birikim ve tecrübe sahibi profesyonel kişiler ile çalıştığının kabulü gerektiğini ve bu nedenle de faturaların içeriğini bilmediklerini ileri süremeyeceğini, fahiş kar marjlı faturaların bedellerinin davacı tarafından tahsil edildiğini, haksız rekabetin koşullarının oluşmadığını, müvekkilinin iş akdini haklı nedenle feshettiği 04.10.2019 tarihine dek 19 yıl boyunca davacı şirketlerde ve en son da .... bünyesinde proje müdürü olarak çalıştığını, hak ve alacaklarının zamanında ödenmediğini, iş sözleşmesinin işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilmesi durumunda rekabet yasağı sözleşmesinin sona erdiğini, rekabet yasağı sözleşmesinin yazılı olarak yapılması gerektiğini, şekil şartına uyulmaması halinde rekabet yasağı sözleşmesinin batıl olacağını, taraflar arasında yazılı olarak rekabet etmeme yasağının düzenlenmemiş olması ve haklı nedenle iş sözleşmesinin feshedilmiş olması nedeniyle rekabet etmeme yasağına tabi olmadığını, davacıların zarara uğramadığını, rekabet yasağı sözleşmesinin amacının, çalışanın işle ve işyeri ile ilgili edindiği bilgileri iş ilişkisi sona erdikten sonra rakip bir işletme için kullanılmasının engellenmesi olduğunu, rekabet etme yasağının kararlaştırılabilmesi için işçinin işvereni önemli bir zarara uğratacak bilgilere sahip olması gerektiğini, .... Ltd. şirketinin kıyı ötesinde sondaj hizmetleri sunan bir şirket olduğunu, davacı şirketlerin böyle bir faaliyetlerinin bulunmadığını, davacı ...'nin acentelik belgesinin bulunmadığını, taraflar arasında bir acentelik ilişkisinin bulunmadığını, davalı ...şirketinin ... ile imzalamış olduğu sözleşme gereği üstlendiği yükümlülükleri yerine getirebilmek için, şirketin hissedarlarının... vatandaşı olmaması, işin başlangıç tarihinde ... dışında ikamet etmeleri ve Türkçe bilmemelerinden dolayı şirketin Türkiye'de şubesinin kurulması, ofis ve personel gereksinimlerinin yerine getirilebilmesi için yerel bir temsilciden destek alındığını, ...'ten yalnızca ticari eşyaların yerlerinin belirlenmesi, gerekli kırtasiye malzemelerinin satın alınması, iletişimin sağlanması, telefon ve internet gibi komünikasyon hizmetlerinin sağlanması, mürettebat değişiminde ulaşım ve seyahat konusunda yardım alınması gibi yan hizmetlerin tedarik edildiğini, ...'un davalı ...şirketinin ...şubesinin yetkilisi olmasının davacı şirketlerin üst yetkilisinin emir ve talimatıyla gerçekleştiğini, müvekkilinin bu görevi üstlenmek istememesi üzerine kendisine ayda 5.000-USD prim teklif edildiğini, davacı şirketlerin bu husustan haberdar olduğunu, söz konusu hususun Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiğini, ...şirketinin... Merkez şubesinin kuruluşunu üstlenen davacıların, kuruluş işleminden bir yıl sonra bu husustan haberdar olmadığı iddialarının dinlenemeyeceğini, ....'nin zarara uğramadığını, ... yönünden yapılan inceleme, değerlendirme, tespit ve hesaplamaların hiçbir geçerliliğinin bulunmadığını, 27.12.2019 tarihli raporun ise YMM olmayan ancak SMM olan birisi tarafından düzenlenmesi nedeniyle söz konusu raporun vergi hukuku ve mevzuatı anlamında herhangi bir geçerliliğinin bulunmadığını, söz konusu raporda şirketin alt taşeronlardan aldığı hizmet faturalarının tamamının gerçeği ifade ettiği, sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanılmadığı ve düzenlenmediği hususunun tespit edildiğini, davacıların dosyaya sunmuş olduğu 20.09.2019 tarihli belgenin hukuki bir değerinin bulunmadığını, müvekkilinin şirketi zararlandırıcı herhangi bir eyleminin bulunmadığını, iş akdini 04.10.2019 tarihinde haklı sebeple sonlandırdığını ve ...Mahkemesi'nde dava açtığı için huzurdaki davanın açılmış olduğunu, kendisinin ... Gemisi için gereken işleri yapmak ve takip etmek üzere davacı şirket adına tek başına görevlendirildiğini, iş akdini feshettikten sonra mağdur olduğunu ve 20.11.2019 tarihinde davalı şirket bünyesinde işe başladığını, kimseyi ayartmadığını ve kimse tarafından ayartılmadığını, hiçbir şirketin gizli ortağı olmadığını ve çalıştığı şirketin sırlarını ya da ticari bilgilerini hiç kimseye de aktarmadığını, kendisinin davacı şirketlerin muhasebe veya finans birimlerinde çalışmadığını, davacıların manevi tazminat taleplerinin yerinde olmadığını, iş akdinin sonlanması nedeniyle davacı şirketlerin ticari itibarını sarsan ya da kişiliğine saldırı niteliğinde sayılabilecek herhangi bir fiil ya da davranışının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ....müzekkere yazıldığı görüldü. Talimat mahkemelerine yazı yazılarak tarafların bildirdiği tanıkların beyanları alınmış, dosyaya celp edilmiştir. ... Mahkemesi'ne talimat yazılarak ... ...'in beyanı aldırılmış olup, tanık; ''Bana söylemiş olduğunuz ... benim eşimin abisidir. ... daha önce ...de çalışıyordu, ancak hissedar veya ortaklığının olup olmadığını bilmiyorum. Benim dosya kapsamındaki şirketlerle bir bağım yoktur, ben gemilere malzeme tedarik ediyorum. Bu anlamda ... Holding ile hiç çalışmadım. Ancak ...şirketi ile çalışmalarımız olmuştur. ... ... Holdingden ayrıldıktan sonra ...isimli şirkete geçti. Halen orada çalışmaktadır. ...ile ... Holding arasında ticari ilişki olup olmadığını bilmiyorum. ...adli şirket Türkiye Petrollerinde sahip olduğu sondaj gemisini işletiyorum. Ben aynı zamanda...ile de çalışıyorum. Bana okumuş olduğunuz sorular hakkında bir bilgim yoktur, .... Ltd. Şubesinin kuruluş aşamasında ve faaliyetlerini sürdürürken şirketlerin ticari sırları ile ilgili bir bilgi paylaşıp paylaşmadığını bilmiyorum, en azından benimle paylaşmamıştır, ...adlı şirketin sahibi daha önce... adlı firmada çalışıyordu. ...'nun aldığı gemi de bu şirketin gemisiydi. Ben de daha önce bu şirkette çalıştım. İş yaptım. Ancak bu şirketin bu dava ile bir ilgisi var mıdır yok mudur bilmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. ... Mahkemesi'ne talimat yazılarak Tanık ...'in beyanı aldırılmış olup, tanık; ''Ben davalı ... .. şirketinin...de acenteliğini yapmıştım. Ancak ödemede sıkıntılar yaşamamız nedeniyle şu an yapmıyorum. Şu an ...'nın acenteliğini yapıyorum. Daha öncesinde...den herhangi bir ödeme almadım. Bu nedenle bıraktım. ...dan ayrı ayrı iki şirketinden de alacaklarım vardır. ... daha öncesinde ...'nin Ankara'daki ofisinin genel müdürlüğünü yapıyordu. Şahin'in işten çıktığını mı yoksa çıkartıldı mı bilmiyorum. Sadece ayrıldığını biliyorum. ... ve ... ile 2014 yılından beri birlikte iş yaptık. Daha öncesinde ben de ... acenteliğini yaptığım için kendisini tanıyorum. Bize... adına iş veriyordu. .... ismi ile de kullanırım. Bizim verdiğimiz bedele ilişkin karşı tarafın kabulü doğrultusunda ticari işlerimizi yürüttük. Bu ticari işler nedeniyle düzenlemiş olduğum faturalar ticari defterlerimde kayıtlıdır. Ben 2014 yılından itibarin ... şirketi adına sadece ... ile irtibat halindeydim. Başka bir kimse ile irtibat kurmadım. Benim ile irtibat kuran başka kimse olmadı. Ben ... ile çalıştığım zamanlarda bütün kestiğim faturalar... şirketleri adınaydı. Hangi şirketine keseceğimi onlar belirliyordu. Ben onların beyanı üzerine faturayı kimin adına keseceğimi belirliyordum. Yanlış hatırlamıyorsam sadece ... adına bir tane yakıt faturası kestiğimi hatırlıyorum. Bunun haricinde herhangi bir fatura kesmedim. Bu bahsettiğim faturalandırma işlemi Yavuz lojistik ile ilgilidir. Taşucu denizciliğin bütün faturalara ... adına kesildi. ... şirketine 04/10/2019 tarihinden sonra fatura kesmeye başladım. Bizzat kendileri ile aracı olmaksızın çalışmaya başladım. Beni acenteleri olarak tayin ettiler. Taşucu limanına ... adına gemi geldiğinde aralıklı olarak biz hizmet veriyorduk. Düzenli olarak bir çalışmışlığımız yoktur. Bu çalışma şeklimiz ... işten çıkıncaya kadar devam etti. Ben Mayıs 2019'dan sonra ... isimli şirketi kurdum. Ancak ... Denizcilik eşim üzerineydi. Faaliyetine devam ediyordu. Her iki şirket yönünden işi birlikte yürütüyordum. Kurmuş olduğum ... Lojistik isimli firma ile ...'in herhangi bir bağlantısı yoktur. ... Denizcilikteki eşimin ortağıydı. ... gemisinin personel değişim işlerini ... holding adına şuanda yürütüyoruz. Daha öncesinde... adına yürütmüştük. ...Haziran 2019'dan Ekim 2019 tarihine kadar bize hiçbir ödeme yapmadı. ...şirketi ile ilişkilerimiz ... şirketi ile çalıştığımız dönemlerde başladı....'nin bize ödeme yapmaması sonrasında ...şirketi bizi Ankara'ya toplantıya çağırdı.... bize ödeme yapmadığımız için bizde personelin ödemelerinde aksaklığa sebebiyet verdik. ...'nin ödeme yapmaması üzerine bir personelin hava alanında uzun süre beklemek zorunda kalması nedeniyle ...ödemelerin yapılmadığını öğrendi. Toplantıda bizden fiyat teklifi istediler. Ben kendilerine fiyat verdim. Toplantı esnasında ... orada değildi. Daha sonrasında ...ile bizzat aracı olmaksızın çalışmaya başladım. ... daha öncesinde ...de çalıyordu. Şu anda ...şirketinde çalışmaktadır. Daha öncesinde de ticari ilişkilerimiz nedeniyle bize güvendiği için şu an ...ile çalışıyoruz. ... ile işe son vermemizin sebebi ödemelerin yapılmaması nedeniydi. Bize ödeme yapılmadığı için bir çok personelde sıkıntıya girdi. Ayrıca hizmette aksama oldu. Toplantı esnasında ...'nın zihniye bütün ödemelerini yaptığını öğrendim. İşi aslında Arona için yapıyorduk. Zihni sadece aracıydı. Ancak parayı temin etmesine rağmen bize ödeme yapmamıştır. Ayrıca personelin ülkeye girişi için kendi cebimizden ödemek zorunda kaldığımız vize harçları dahi tahsil edemedik. Bildiklerim bunlardan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur. ...'ne talimat yazılarak Tanık ..., ... ve ...'in beyanları aldırılmış olup, tanık ...; ''Ben ...İstanbul Merkez Şubesi Şirketinde Eylül 2013'ten beri çalışırım, burada şirket kurulum işi yaparım, davalı ...'u şirket kurulumu hususunda başvurusu ile tanıdım bizzat tanışıp tanışmadığımı hatırlamıyorum ancak maille iletişime geçtim, davalı... LTD şirketinin kurulumunu ben yaptım, emin olmamakla birlikte davalı ...'ın diğer davalı şirkette çalışıyor diye biliyorum, aynı zamanda davacılarda bizim müşterimiz, davalı ...'la tam hatırlamamakla birlikte 2019 yılında birkaç sene önce davacılarla ilgili iletişim halindeydik ancak 2019 yılında davalı ...ile ilgili birkaç kez görüştük, sonrasında şirketin asıl yetkilisiyle görüşmeye devam ettik, asıl yetkilinin ismini hatırlamıyorum, ancak Türk değildi, davalı ...'ın diğer davalı şirkete herhangi bir menfaat sağlayıp sağlamadığını bilmiyorum, mailleri hatırlamıyorum ancak mailleştik, davalı ... ile hangi şirkete ilişkin görüştüğümüzü hatırlamıyorum, ... adalarında şirket kuruluş işlemleri yapar bu işlemlerin daha çok ... Hanım ve İlke Hanım'la yaparız, şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ...; 1999 yılından beri... bünyesinde çalışırım, davacıların muhasebe işlemlerine ben bakarım, davalı ...'i tanırım, bizim... Şube sorumlumuz olarak yaklaşık 18 yıl kadar çalıştı, davacı firmalar ile davalı firma arasında Türkiye'deki işlemlerle ilgili aralarında resmi olup olmadığını bilmediğim bir ortaklık vardı, mali olarak fatura kesim işlemleri mevcuttu, davalı ... şirketimiz tarafından..'nın Türkiye faaliyetlerinde yetkilendirilmiş kişiydi,...'yla bu nedenle yakın ilişkisi vardı,...'nın bütün işlemlerini birebir kendisi yürütürdü, 2019 yılı Eylül ayında ...'nın çalışanlarına sağlamış olduğumuz lojistik ve konaklama masraflarının bize gönderilen faturalarının olması gerekenden 2-3 katı kadar bildirildiğini fark ettik, bu faturaları bize davalı ...'ın ... şirketinin gayri resmi ortağı olduğu bilgisine haricen ulaştık, ... tarafından faturalar bu şekilde şişirilerek ve geç olarak tarafımıza bildirildiğini tespit ettik, bunun üzerine ...'la şirket ilişkilerimiz koptu, ayrıca davalı ...'ın yine birçok konaklama, lojistik faaliyetlerine ilişkin faturaları şişirerek tarafımıza bildirdiğini tespit ettik, ayrıca davalı ...'ya verilecek lojistik ve konaklama hizmetlerinin sözleşme gereği bizimle yapılması gerekirken ... Bey tarafından dava dışı şirketlere yaptırılmıştır, davalı ...'ın davacı şirketlerin ticari sırlarına ilişkin davalı şirkete ya da dava dışı şirketlere bilgi verdiğine dair herhangi bir bilgim yoktur, davalı ...Türkiye'deki sondaj faaliyetlerine ilişkin Türkiye Petrolleri aracılığı ile davacı ... ile iletişime geçti, ...'nın Türkiye'deki faaliyetlere geçmesine imkan sağlayacak vergi numarası, hesap numarası, eğitim hizmetlerine ilişkin tüm masrafları biz karşıladık, hatta ...'nın Türkiye'de göstermesi gereken adres olarak bizim adresimiz gösterildi, davalı şirkete yapılan birçok hizmet faturalandırılmıştır ancak faturalar dışında her ay düzenli olarak 20.000 USD ödeme davacı şirkete yapılmıştır, bunun nedeni davalı şirketin Türkiye'deki işlemlerini Zihni ile ortaklık karşılığında yapıyordu, ayrıca yukarıda her ne kadar resmi olarak yapılıp yapılmadığını bilmediğimi söyledim ise de bu sözleşme bazında ilişki olup olmadığı hususundadır, beyanımı bu şekilde düzeltiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ...; 1984-85 yıllarından beri ... tanırım...'in Ankara bürosunda çalışmaktaydı, daha sonra müdür oldu, davalı şirketi tanımam, davalı ...'ın davacı şirketler aleyhine herhangi bir işlem yaptığına ilişkin görgüye ilişkin bir bilgim yoktur, mahkemeniz huzuruna tanık olarak çağrıldıktan sonra dava konusu olaydan haberdar olduk, bu nedenle dava konusu olaylara ilişkin bir bilgim yoktur, Zihni Holding bünyesinde gemilerin işlemlerini ben yaparım bu işlemler sigortalanma, gemilerin Türk bayrağı mı, yabancı bayrağı mı, taşıyacağına patronlarımla iletişime geçerek ben karar veririm, yabancı bayraklı gemilerin hangi şirketle çalışacağına ben karar veririm ve bu şirketlerin kurulum işlemlerini ben yaparım, yurt dışında gemilere ilişkin dava açılması halinde dava takiplerini ben yaparım, gemilerle ilgili anlaşmalara ben bakarım, davalı ...'ın şirket kuruluş işlemlerini yapıp yapmadığını bilmiyorum, ancak bizim şirket bünyesindeki gemilerin şirket kurulum işlemlerini ben hep ben yaptım, davalı ..... Adalarında şirket kurulumuna ilişkin sadece bir kez soru sordu ancak toplantıya girmek üzere olduğum için sorusuna cevap vermedim, tam hatırlamamakla birlikte 2019 yaz aylarında bu soru sorulmuştu. "şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin 14/01/2021 tarihli duruşmasında davacılar tanığı ... ve ve davalı ...'un tanığı ...'in beyanları dinlenmiş olup, tanık ...; "Ben davacı şirketlerin 21 yıldır Mali Müşavir olarak çalışırım, davalılardan ...' u da yaklaşık 20 yıldır tanırım, kendisi yönetim kurulu üyeliği sıfatıyla imzaya yetkili bir kimse olarak ve en son davacıların Ankara şubesinde imza yetkili bir temsilcisi olarak görev yapardı, aynı zamanda iş ve geliştirme proje müdürü sıfatı da vardı, davacılar daha sonra kurulan ve TPAO ile iş yapan acentesi olan ...şirketinde yetkili olarak davacıların bilgisi olmadan çalışmaya başladı, bildiğim kadarıyla çalışmaya başladığı dönemde de davacıların yanında da resmi olarak yönetim kurulu üyeliği sıfatı da devam etmekteydi, davalı şirket, davacıları bularak sondaj işi sebebiyle Yavuz gemisi olarak bilinen geminin yapılacak sondaj işlerini davacılar tarafından üslenerek ve davalı şirketin acente sıfatıyla işi yürütmesi için görüşmelere başladılar, daha sonra ...şirketinin Türkiye' de şubesinin kurulumu, resmi evrak işlemleri için davacılar tarafından davalı ... görevlendirildi, bu yüzden bu kişi bu işlere girişti, yabancı menşeili olan bu şirketi Türkiye' de şubesi kuruldu ve daha sonra anlaşıldı ki davalı ... bu şirketin imza yetkili yönetim kurulu üyesi yapılmış, bu şirket kurulduktan yaklaşık dört, beş ay süre zarfında bu şirketin kira ve personel giderleri ise sair tüm harcamalarının davacılar tarafından yapıldığı, bu harcamaların tüm faturalarını kesildiğine ben bizzat şahidim, bu şirket tarafından kesilmese gereken faturaların geç kesilmesi, veya hiç kesilmemesi durumları davacı şirketler tarafından fark edilince aynı zamanda davacı şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan davalı İstanbul' a çağrıldı ve bu durumun sebebi soruldu, bütün işlerin davacılar tarafından üstlenerek yapılacağına dair taraflar arasında mutabakat yapıldı, yanlış hatırlamıyorsam davalıya bu nedenle ayrıca bir prim verilmesi kararlaştırıldı ancak yapılan mutabakata rağmen işler gereği gibi yürümedi, daha sonra bu işle ilgili davacı şirketler tarafından tarafım görevlendirildi, davalı ... ile bu nedenle ben görüşmeler yaptım, ben davalı şirketin kayıtlarını incelediğimde faturaların geç işlendiğini, dava dışı bazı şirketlere kesilen faturaların fahiş olduğunu tespit ettim, dava dışı ... isimli şirket ortaklarından biri ...isimli bir kişidir ve davalının bu şirkete gizli ortak olduğuna dair davacılarda şüpheler oluştu, davalı ..., davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğunu ve bu şirkette imzaya yetkili olduğunun davacılar tarafından anlaşılması üzerine iş akdi feshedildi, ben davalının iş akdi feshedilmeden önce işlerin yukarıda anlattığım sebepler ile kötüye gittiğini, orta bir noktanın bulunması gerektiğini, iyi niyetli bir sebeple anlattım, ancak kendisi bana yeni bir şirketi gerekirse kuralım diyerek, bana da bu şirkette %20 olarak kendisinin ortak olabileceğini söyledi, bunu da davacıların yönetim kurulu başkanı olan Asaf Beye söylememi benden rica etti, davalının iş akdinin feshedilmesi ise bu olaylardan daha sonra oldu, yine iş akdi feshedildikten sonra davalı ... beni arayarak yeni kurulan davalı şirkette çalışıp çalışamayacağımı sordu, bende yaklaşık 20 yıldır davacılar yanında çalıştığımı belirterek bu teklifi reddettim, aynı şekilde davacıların yanında finans müdürü olarak çalışan Lütfi Beye de aylık 15.000,00 USD maaş ile 50.000,00 USD transfer bedeli teklifinde bulunuldu, Lütfi Bey bu durumu bana anlatınca ben bu durumdan haberim oldu, kendisi de bu teklifi bildiğim kadarıyla reddetti, dolaylı olarak bana da 15.000,00 USD maaş civarında bir teklif yapılmıştı, ben de bu teklifin yapıldığı sıra danışmanlık hizmeti olarak 10.000,00 TL civarı bir ücret almaktaydım, davacılar sondaj işi yapan şirketlerin acenteliğini üstlenen ve yaklaşık 100 yıldır bu işlerle ilgilenen şirketlerdir, davacılar çalışma izni alınması, personelin alınması, gemilerin limanlara yanaşması vesaire gibi hizmetleri davalı şirkete vermesi karşılığında bir ücret almaktaydı, bu ücrette aylık 20.000,00 USD' dir, davalı şirket tarafından kesilen faturaların bizzat davalı tarafından kesilip kesilmediğini bilememekteyim, davacılar e-fatura mükellefi olmadığı için koçanların bir kısmı Ankara şubesinde olabilir, buna istinaden Ankara şubesi tarafından bu faturalar kesilmiş olabilir, nitekim davalının da imza yetkisi olduğundan bu faturaları kesebilirdi, Ankara ofisinin bizzat denetleme yetkisi tarafımda yoktur, faturalar merkezde toplanır ve her ay incelenirdi, dava dışı Akdeniz Yavuz tarafından kesilen faturalar... tarafından ödenirdi daha sonra bu faturalar davalı ...şirketine yansıtılırdı ve ...tarafından...' e ödeme yapılırdı, bu şirketlerin karşılıklı şirketlerin birbirlerine karşı yansıttıkları ve tahsil edilen fatura miktarlarının tutarları, tutarlıdır, davacıların bildiğim kadarıyla Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindeki yabancı bayraklı gemilere hizmet vermesi konusunda acentelik belgesi sahip olduğunu bilmekteyim, başkaca konularda acentelik belgesine sahip olup olmadığını bilememekteyim, davalı ...şirketinin davacılara yapmış olduğu ödemelerin eksiksiz ve zamanında olduğunu hatırlamaktayım, ayrıca davacıların dava dışı Akdeniz Yavuz şirketine de ödemelerini düzenli olarak yaptığını ve faturalar kesildikçe ödemelerin düzenli olarak yapıldığını bilmekteyim, Akdeniz Yavuz gibi dava dışı şirketlerin alt tedarikçi olarak sadece davacılarla ticari bir ilişkisinin olup olmadığını, başka şirketlerle de ilişkisinin olup olmadığını ben kayıtları incelemeden söylemem doğru olmaz, "şeklinde, Tanık ...; ''Ben davalı ...şirketinin kurulmasından bu yana idari işlerle ilgilenen bir kişiyim, bundan daha önce yaklaşık 40 sene kadar... bünyesinde yine idari işlere bakardım, bu sebeplerle davalı ...' u tanırım, kendisi...' in Ankara sorumlusu olarak görev yapardı, davalının bildiğim kadarıyla her iki davacı şirkette de resmi kayıtlarda çalıştığı sabittir, davalı şirkette çalışan, davalı ...' un alt tedarikçilerin belirlenmesinde bildiğim kadarıyla etkin bir rolü yoktur, davalı ...şirketi alt tedarikçilerin belirlenmesinde tek sorumludur, şirkette çalışan yabancı insanlar vardır ve bildiğim kadarıyla bu gibi işlerden bu kimseler sorumludur, bildiğim kadarıyla davalı şirketin kuruluş aşamasında ve faaliyetini sürdürürken davacı şirketlerin ticari sır teşkil edebilecek bilgileri davalı tarafından üçüncü kişilerle paylaşılmamıştır, davacı şirketlerin adı kullanılarak davalı şahıs tarafından bildiğim kadarıyla herhangi bir maddi menfaat temin edilmemiştir, davacı şirketler bana ve davalı ...' a maaşları düzgün ve düzenli ödememekteydi, bir kısım kesmiş olunan faturalarda ilgili davacılar tarafından bize ödeme yapılmamaktaydı, bu sebeple davacılar adına giriştiğimiz hukuki işlemlerle ilgili ödemeler geciktiğinden cebimizden ödeme dahi yapmış olduğumuz oluyordu, davacılar bildiğim kadarıyla tedarikçi şirketlere de ödemeleri geciktiriyordu, 2019' un 7. Ayına kadar bana parça parça davacılar tarafından işten ayrıldıktan sonra tazminat adı altında yaklaşık 48.000,00 TL ödeme yapıldı, davalı şirket ile davacılar arasındaki bağlantıyı kuran bildiğim kadarıyla davalı ...' du, nitekim kendisi davacılar yanında yaklaşık 20 sene çalışması sonucunda edindiği çevre, tecrübe, bilgi ve birikimi nedeniyle bu bağlantıyı kurabilecek durumdaydı, bildiğim kadarıyla davacılar tarafından bu bağlantıyı karşılığında davalı ...' a herhangi bir ödeme taahhüdünde bulunulmadı, davalı şirket kurulduktan sonra İstanbul merkezden davacıların göndermiş olduğu şirketin muhasebecesi ... isimli şahıs her ay düzenli olarak davalı şirketin kayıtlarını inceleyip, davacılara bu bilgileri sunardı, alt tedarikçilere yapılan ödemeler davacılar tarafından geciktirilmekteydi, biz bu durumu davacılara ilettiğimizde kendileri sürekli ödemelerin yapılacağını söylemelerine rağmen, düzenli ödenmiyordu ve bu nedenle yukarıda da belirttiğimiz gibi ödemeleri davalı ... ile birlikte cebimizden de ödediğimiz oluyordu, bu alt tedarikçiler herkes tarafından bulunabilecek şirketlerdi, sadece davacılara hizmet veren şirketler değildi, davalı şirket ilk kurulduğunda tedarikçilerin seçimi konusunda yeterli personel bulunmadığından davalılardan ... bu konuya müdahil ve yardımcı olurdu, ancak daha sonra davalı şirkete yeterli personel alındıktan sonra bu personeller yardımıyla alt tedarikçilerin seçimi konusunda işlemler yürütüldü, ben...' te çalışırken 4.500,00 TL ücret alıyordum, ...' da çalışırken 5.000,00 USD civarı ücret alırdım ancak bu ücretler düzenli ödenmediğinden, geç ödenmesinden dolayı şirkete ihtarlar gönderdim, ancak ödemeler düzenli yapılmadı ve kendi irademle işten ayrıldım, herhangi bir işçilik alacağı sebebiyle davacılara karşı açılmış bir davam yoktur, " şeklinde beyanda bulunmuştur. ....Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak Yeminli Mali Müşavir Bilirkişi ....dan 26/10/2021 tarihinde bilirkişi raporu aldırılmıştır. ...Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılarak Mali Müşavir Bilirkişi ...dan 21/06/2021 tarihlerinde bilirkişi raporu aldırılmıştır. ...den oluşan heyetten 19/04/2022 ve 09/02/2023 tarihlerinde bilirkişi raporları aldırılmıştır. Dava açılmadan önce ....İş sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda özetle; delil tespitini isteyen ...'nin 2019 yılı ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; 1- incelenen davacı şirkete ait ticari defterlerinin açılık ve kapanış tasdikinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun yapıldığını, dolayısıyla sahibi lehine delil niteliği taşıdığını, davacı şirketin.... bulunduğunu, 25/06/2019-01/10/2019 tarihleri arasında 2.422.828,28TL tutarında fatura düzenlendiğini, davacı şirketin 2019 yılı 11 aylık dönemdeki net satışları toplamı 2.977.852,46TL olduğunu, davacı şirketin 2019 yılı ilk 11 aylık dönemdeki Kar/Zarar durumu; 2019/3 aylık dönemde -256.358,72TL zarar ettiğini, 2019/6 aylık dönemde 220.292,31TL kar ettiğini, 2019/9 aylık dönemde 701.950,75TL kar ettiğini, 2019/10 aylık dönemde 759.932,01-TL kar ettiğini, 2019/11 aylık dönemde 643.508,12TL kar ettiğini rapor etmiştir. Dava, TTK'da bulunan haksız rekabet hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsili istemlidir. ... esas sayılı dosyası, sosyal ekonomik durum araştırması, bilirkişi raporları, tanık beyanları, kurum ve kuruluşlara yazılan yazı cevapları, taraf vekillerin beyan dilekçeleri ve celbi gerekli tüm deliller toplanmıştır. Davalılar vekillerinin zamanaşımı defi, derdestlik, yetki ve göreve ilişkin itirazlarının eldeki davanın Ankara 26. İş Mahkemesinin 2020/245 esas sayılı dosyasının aksine TTK'nın haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak açılması, mahkememizin davaya bakmakla görevli ve yetkili olması, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılması, davalı şirketin Türkiye'de şubesi bulunduğundan davalıya husumet yöneltilmesinin mümkün olması karşısında reddine karar verilmiş, yargılamaya devam olunmuştur. Davalı şirketin HMK'nın 28. maddesi uyarınca duruşmalar için gizlilik talebinin davalı şirketin ... başta olmak üzere belirli deniz yetki alanlarında petrol arama faaliyeti kapsamında sondaj gemisi işletmeciliği hususunda hizmet verdiği, davalının bu faaliyeti kapsamında dosyada yer alabilecek her türlü bilgilerin kamu güvenliğini tehlikeye sokabileceği müşahade edilerek kabulüne karar verilmiş, tüm duruşmalar dışarıya kapalı olarak icra edilmiş, hüküm ise aleni olarak hazır bulunan taraflara bildirilmiştir. Davacıların dava dilekçesi ve tüm yazılı beyanlarında davacı şirketlerin işletme ve ticari sırlarını elde etmek amacıyla, davalı ...’un davalı şirket bünyesinde istihdam edildiği, bu yolla davacıların şahsi ve mesleki ilişkilerinden istifade edilerek davalı şirketin başka türlü yollardan elde edemediği veya elde edemeyeceği şahsi ve mesleki bağlantıları kendi iş çevresine dahil ettiği ve bu şirketler ile müvekkili aradan çıkararak doğrudan iş ilişkisi içinde bulunduğu, davacıların...’nin işletmesine sağladığı hizmetlerden menedilmesi neticesinde ...D. İş sayılı dosyasında da tespit edildiği üzere hem ciddi bir maddi zarara hem de önemli bir itibar kaybına maruz kaldığı, davalı ...’un davacılar ile hizmet ilişkisi devam ederken... tarafından ayartılarak... yararında çalışmaya başladığı, bu şekilde davacı şirket karının hızla düşüşe geçtiği ve nihayet...’in davacılarla ilişkisinin sonlandırılmasından sonra iyice azaldığı, davacılarla çalışmakta iken davalı şirket tarafından ayartılan ve halihazırda... ... Şube temsilcisi olan ...’un kendine, kayın hısımlarına ve davalı şirkete kazanç sağlamak için davalı şirket ile amaç ve eylem birliği içinde kendisinin şirketten ayrıldığı 04.03.2021 tarihine kadar bizzat, bundan sonrasında ise şirkete gölge mihmandarlık sağlayarak haksız rekabet faaliyetlerine devam ettiği davalı şahsın dava dışı... üzerinden önce çok yüksek sonra çok düşük maliyetlerle gerçekleştirdiği hile ile...’i ayartarak bu şirketi müvekkil ile olan acentelik sözleşmesinden dönmeye teşvik ettiği, davacıların uzun yıllar denizcilik sektöründe ve gemi işletmeciliği alanında haiz olduğu birikim, bağlantılar, ticari sır, emek ve iş ürünlerinin bilcümle ticari know-how’ının, haksız rekabete sebebiyet verir şekilde, davacıların yetiştirdiği ve bizzat bu işin başına getirdiği 19 yıllık üst seviye personeli ... ile birlikte...’e ...ne ilişkin faaliyetleri -tecrübesini değil- planlı aktardığını belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Bilindiği üzere haksız rekabet, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 6762 sayılı eski TTK'nin aksine yeni TTK'da haksız rekabetin tanımı yapılmamıştır. Yeni TTK m. 54 f.2'de "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." biçiminde haksız rekabet oluşturan fiiller genel olarak belirtilmiştir. TTK md, 54 haksız rekabete ilişkin düzenlemelerin amacını belirlemektedir. Buna göre, haksız rekabete ilişkin hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Bu çerçevede tüm haksız rekabete ilişkin kurallar, üzerine yapılandırıldığı iki taşıyıcı kolon içermektedir. Birinci kolon, bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması gerekliliğini ifade etmektedir. Bu kolon bir taraftan, “bütün katılanlar” kavramı, diğer taraftan da, dürüst ve bozulmamış rekabet kurumu ile tanımlanmaktadır. İkinci kolon olan dürüst davranma kuralı ise artık haksız rekabetin tanınmasında (teşhisinde) belirleyicidir. Hukuka uygun ve bozulmamış rekabet ortamında tüm katılanlar piyasanın tüm aktörlerinin dürüst davranış kurallarına göre hareket edeceğine güvenir ve güvenmek hakkını haizdir. Dürüstlük kuralını ihlal eden bu güvene aykırı hareket edilmiş olur. Bu da haksız rekabet oluşturur (TTK Gerekçe, md. 54), Genel ilke (TTK m.54/1I) çerçevesinde, haksız rekabetin söz konusu olabilmesi için: Ticari nitelik taşıyan bir davranış veya uygulama mevcut olmalıdır, bu davranış veya uygulama aldatıcı veya diğer bir şekilde dürüstlük kuralına aykırı olmalıdır ve rakipler arasındaki veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkiler etkilenmelidir (taraflar arasında rekabet ilişkisi zorunlu değildir). Görüldüğü üzere TIK m.54/1l'de haksız rekabete ilişkin genel ilke tespit edilirken: failin yarar sağlamış olması veya failin kusurlu olması ya da, haksız rekabete uğrayan kişinin zarar görmüş olması aranmamıştır. Buna karşılık tespit, men (sona erdirme ve önleme) ve eski hale iade davalarından farklı olarak, tazminat davasında haksız rekabeti gerçekleştiren kişinin kusurlu olmasının bir şart olarak aranması gerekmektedir. Davacılar vekilinin yukarıda kısaca özetlenen ve haksız rekabete meydan verdiği ileri sürülen tüm olguların ispatı anlamında belirtilen tüm deliller mahkememizce toplanmış, yukarıda belirtilen tanık beyanlarına başvurulmuş, aşağıda her biri özetlenen bilirkişi raporları alınmıştır. Mahkememizce dava dışı ... için ... Mahkemesine talimat yazılmış, talimat yazılarında defterler ibraz edildiğinde yerinde inceleme yetkisi verilerek ve bir mali müşavir bilirkişi atanarak dava dışı bu şirketlerle davacı şirketler ve davalı... şirketi arasında varsa yapılan sözleşmelere esas düzenlenen faturalar dahil tüm ticari kayıt ve belgeler incelenerek ticari defterlerin tasdik durumları, taraflar arasındaki ticari ilişkinin defterlerde ne şekilde yer aldığı ve alacak borç durumunu gösterir ve ticari ilişkinin yer aldığı defter sayfalarının fotokopilerinin de rapora eklenmek sureti ile incelenerek ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi raporu aldırılması istenilmiş olup, ...dan 26/10/2021 tarihinde aldırılan bilirkişi raporunda özetle; ... firması 2019 yılı ticari defterlerinde; Davacılar ... ... firmaları adına düzenlenmiş belgeye veya muhasebe kaydına rastlanılmadığını.... firması 2019 yılı ticari defterlerinde; Davalı... adına düzenlenmiş herhangi bir belgeye veya muhasebe kaydına rastlanılmadığını, ... firması 2019 ticari defterlerinde; dava dışı ... firması adına düzenlenmiş faturaların mevcut olduğunu, 2019 Takvim yılında 11 adet fatura, 2020 takvim yılında 1 adet fatura düzenlendiğini, (2020 yılında düzenlenen 1 adet faturanın tespitinin muavin defter kaydından yapıldığını), .... firması ticari defterlerinde; Davacılar ...., ... firmaları adına düzenlenmiş belgeye veya muhasebe kaydına rastlanılmadığını, ... Tic.Ltd.Şti. firması ticari defterlerinde; davalı .... Şubesi adına, 2019 yılında 35 adet, 2020 yılında 19 adet fatura düzenlendiğini, ... adına 120.A01 hesap kodu ile muavin defter kayıtları yapıldığını, bu hesabın 2019 ve 2020 yılları sonunda bakiyesi mevcut olmadığını, 2019 Yılında; 30/12/2019 tarihinde 363.495.18 TL. virman açıklaması ile hesap bakiyesi kapatıldığını, 2020 Yılında da; 292.531.85 TL. virman açıklaması ile hesap bakiyesi kapatıldığını. Virmanlar, 136.02 “DİĞER ÇEŞİTLİ ALACAKLAR” hesabına yapıldığını, bu hesabın 2019 yılı sonundaki bakiyesi 298.871.89 TL. borç, 2020 yılı sonundaki bakiyesi ise 225.157.92 TL. borç şeklinde olup; alt hesap isim detayının yer almadığını rapor etmiştir. ... Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılarak Mali Müşavir Bilirkişi ...'dan 21/06/2021 tarihlerinde aldırılan bilirkişi raporunda özetle; davacı vekilince ... şirketinin hem ...şirketine hem de müvekkillere düzenlediği faturaları-fatura konusu hizmetleri karşılaştırması ve dayanak faturaların bilirkişi raporuna ek yapılması talebine ilişkin olarak, yapılan incelemede, bu talebe bağlı yapılan karşılaştırmada, ...şirketi ile... ve ... şirketlerine düzenlenen faturaların aynı dönemler içinde düzenlenmediğini, yani ... şirketine son faturanın 01.08.2019 tarihinde, Zihni Holding şirketine 03.10.2019 tarihinde, ...şirketine ise ilk faturanın 14.10.2019 tarihinden itibaren düzenlendiğini, ayrıca karşılaştırmanın, faturanın konusu yönünden olduğuna göre, bu konunun birden çok hizmeti barındırdığını, faturanın karşılaştırılabilmesi için öncelikle bu hizmetlerin ne kadar bedel üzerinden verilebileceği hususlarının belirlenmesi gerektiği, bu bağlamda konuların uzmanlık alanının dışında olması itibarıyla her hangi bir değerlendirme yapılamadığını rapor etmiştir. ...ne talimat yazılarak Mali Müşavir Bilirkişi ...'den 28/09/2022 tarihinde aldırılan bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketler .... ve ...nin 2019 yılı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda; ...ne ait ticari defterlerin süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun tasdik edildiğini, ....nin ticari defterlerinin e- defter olarak tutulmakta olduğunu, bazı aylarda gecikmeli de olsa açılış ve kapanış tasdikleri yerine geçen beratların alındığını, söz konusu ticari defterlerin eksiksiz ve kanuna uygun olarak tutulduğunu ve bu kapsamda 6100 sayılı HKM 222. madde gereği davacı şirketlerin lehine delil teşkil edecek niteliğe haiz olduğunu, ... ile... ... arasında kayıtlara yansıyan ticari ilişkinin 25.06.2019 tarihinde başladığını, ... tarafından... ...ne 25.06.2019-01.10.2019 tarihleri arasında 11 adette toplam 423.751,25 USD karşılığı 2.422.828,28 TL tutarında fatura düzenlendiğini ve bu fatura bedellerinin 02.10.2019 tarihi itibarıyla tahsil edildiğini, kendisine sunulan yazılı acentalık sözleşmesi bulunmadığını ve bu fatura bedellerinden 2019 yılı 6., 7., 8., ve 9. aylara ait aylık 20.000.-USD olmak üzere toplam 80.000.-USD karşılığı 460.766,02 TL tutarlı kısmın acentalık ücretleri olduğunu, ....nin ticari defter ve belgelerinin incelenmesinde, .... adına düzenlenmiş belgeye ve muhasebe kaydına rastlanmadığını, .... firması defter kayıtlarına ilişkin dava dosyasına sunulan bilirkişi raporu bulunmadığından söz konusu firmalar arasındaki kayıtların karşılaştırılmasının ve teyidinin yapılamadığını, davacı şirketler .... Ve.... adına 01.08.2019 tarihli 2 adette toplam 46.200 USD karşılığı 258.715,38 TL fatura düzenlendiğini, 47.196,53 TL tutarı dışındaki kısımların ödendiğini, halen 47.196,53 TL tutarında ....nin ...'ne borcu bulunduğunu, dava dosyasına sunulan 26.02.2021 tarihli Bilirkişi Raporu göz önüne alındığında kur farkları hariç anılan her iki firmanın kayıtlarının uyumlu olduğunu, diğer taraftan 01.08.2019 tarihli 2 adette toplam 46.200 USD tutarındaki faturaların, davalı firma dışında bir firmaya (Vos Prudence) 06.09.2019 tarihli 46.200.-USD tutarlı fatura ile yansıtıldığını, .... ile ... arasında kayıtlara yansıyan ticari ilişkinin 31.07.2019 tarihinde başladığını, ... tarafından ...ne 01.08.2019 tarihli 11 adette toplam 231.811 TL tutarında fatura/dekont düzenlediğini, .... Tarafından 31.07.2019 — 27.09.2019 tarihleri arasında 12 adette 197.897,50 TL tutarında ödemeler yapıldığını ve 10.10.2019 tarihinde 56.366,40 TL iade faturası kesildiği böylelikle terse dönen hesabın bakiyesi 22.452,90 TL tutarında ...nin ...'nden halen alacaklı bulunduğunu, dava dosyasına sunulan 26.02.2021 tarihli Bilirkişi Raporunda ise ...nin kayıtlarına göre anılan şirketin 345.530,51 TL alacaklı olduğunu, iki şirket kayıtlarındaki farklılığın; Akdeniz Yavuz'un düzenlediği 01.08.2019 tarihli 45.000 TL tutarlı faturadan sonraki 28 adette 311.617 TL tutarındaki faturaların .... tarafından kabul edilmeyip kayıtlara alınmamasından yine 1 adet 56.366,40 TL tutarındaki ...'nin iade faturasının da ...tarafından şirket kayıtlarına alınmamasından kaynaklandığını, Davacı firmalardan ...nin, 2019 yılında davalı.... firması için yaptığı ve “740.001.004-(Hizmet Üretim Maliyeti) ...Maliyetleri” gider hesabında izlediği toplam 966.525,25 TL (KDV hariç) tutarındaki harcamalar karşılığında, anılan davalı firmaya toplam 2.278.475,57 TL (KDV hariç) tutarında fatura düzenlendiği göz önüne alındığında, .... tarafından yapılan bu giderlerin yaklaşık 2,36 katı bedelle diğer bir deyişle yaklaşık %136 oranında ilave yapılarak davalı firmaya fatura edildiğini, bu faturalardan 460.766,02 TL tutarındaki acentalık faturaları hariç tutulduğunda ise 1.817.709,55 TL (KDV hariç) giderlerin yaklaşık 1,88 katı bedelle diğer bir deyişle yaklaşık %88 oranında ilave yapılarak davalı firmaya fatura edildiğini rapor etmiştir. Mahkememizce yukarıda belirtilen ve talimat yoluyla aldırılan bilirkişi raporları ile dayanak ticari defter ve kayıtlar, tanık beyanları, mahkememizce ilgili kurum ve kuruluşlara yazılan yazı cevapları, iş mahkemesi dosyaları içeriği, davacıların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine ilişkin...D. İş sayılı tespit dosyası, mahkememizin ön inceleme duruşmasında tespit olunan taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları, dava ve cevap dilekçeleri titizlikle incelenerek davalı şirketin davacı tarafla bir dönem çalışan, imza yetkisi bulunan ve davacıların ...Gemisine verilecek hizmetlerle ilgili olarak görevlendirdiği belirtilen ...'u dava dilekçesinde sayılan sebeplerle ayartmak ve maddi menfaat temin etmek suretiyle davacıların ticari itibar ve imkanlarından faydalandığından bahisle davacılar aleyhinde TTK'nın 55/1. fıkrasının B2-B3 bendlerinde belirtilen haksız rekabet eylemlerinde bulunup bulunmadığı, dava dilekçesinde belirtilen iş ve işlemlerin gerçekleşmesini sağlamak maksadıyla davacıların bir dönem çalışanı olan ...'u araç olarak kullanmak ve bu sayede davalı şirket nezdinde ve davalı ...'a ticari menfaat ve üstünlük elde edildiğinden bahisle davacılar aleyhinde TTK'nın 55/1. fıkrasının C1-C2 bentlerinde belirtilen haksız rekabet eylemlerinde bulunulup bulunulmadığı, bir dönem davacıların yanında çalışan ...'un görev aldığı pozisyon ve yapmış olduğu iş gereği davacıların ticari sırlarına vakıf olup olmadığı, vakıf olması halinde bunu davacılar aleyhinde kullanıp kullanmadığı, maddi çıkar elde edip etmediği, davacının ticari bilgilerini ve iş sırlarını ele geçirmek maksadıyla davalı şirket tarafından bu kimsenin araç olarak kullanılıp kullanılmadığı, davalının maddi çıkar temin edip etmediği, bu suretle TTK'nın 55/1 maddesinin D ve F bentlerinde karşılığı bulacak şekilde davacıların ticari itibarlarının zarar görmesine neden olunup olunmadığı hususları irdelenerek yukarıda belirtilen hususların davacıların iştigal ettiği alanda çalışma imkanını ortadan kaldırdığı, rekabet gücünü azalttığı sonucuna varılması ve haksız rekabete meydan vermesi halinde davacıların mevcut yoksun kaldığı kar dahil maddi zararlarının tespiti konularını açıklayıcı, ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporunun düzenlenmesi istenilmiş ve mahkememizce Muhasebe Uzmanı Bilirkişi ...den oluşan heyetten 19/04/2022 ve 09/02/2023 tarihlerinde bilirkişi raporları aldırılmış olup; 19/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı ... bakımından; Davalı ...'un iş akdinin sona ermesinden sonra diğer davalı...'de işçi olarak çalışmaya başlamasının tek başına iş akdi sona erdikten sonraki sır saklama yükümlülüğünün ihlali ve üretim ve iş sırlarının hukuka aykırı ifşası eyleminin gerçekleştiğinin değerlendirilmesi bakımından yeterli olmadığını ve hangi üretim ve iş sırlarının, davacı aleyhine ne şekilde kullanıldığına ilişkin bir bilgi, belge veya davacı lehine olacak şekilde tanık anlatımına dosya içeriğinden ulaşılamadığını, Davalı... bakımından; Davalı ...tarafından .. ...'a somut bir menfaat temin edilmediğini, ancak iş akdinin sona ermesinden sonra istihdam ilişkisinin kurulacağına dair bir menfaat önerisinin yapılmış olabileceğini, ancak buna ilişkin dosya da bilgi veya anlatıma rastlanmadığını, davacı tarafından faturalarda yapılan usulsüzlüklerin tespit edildiğini ve bu hususun davalı ...tarafından da bilinmesine rağmen davalı ...'nın usulsüz faturalar nedeniyle iş ilişkisini sonlandırdığı davacı yanda yetkili düzeyde görev alan bir işçiyi sonradan istihdam etmesi bu hususa dair bir intiba yaratmakla birlikte, davacının davalı ... ile diğer davalı... arasındaki ilişkinin Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmiş olması nedeniyle davalılar arasındaki ilişkinin bilgisi dahilinde olduğunun kabul edilebileceğini, davacının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğunu, uygulamada işçilerin bir işletmede elde ettiği tecrübeleri kullanarak bir başka işletmede benzer işlerle iştigal etmesinin yaygın olması, bu nedenlerle işçi ayartma eyleminin dürüstlük kuralına aykırılık oluşturup oluşturmayacağının takdirinin yukarıda yer verilmiş delil ve davranışların değerlendirilmesi bakımından hukuki bir değerlendirmeyi gerektireceğini, Davalı ...'un iş akdinin sona ermesinden sonra diğer davalı...'de istihdam edilmesinin tek başına iş sırlarını üretim ve iş sırlarını ele geçirmeye veya ifşa etmeye yöneltmek olarak değerlendirilmesi bakımından yeterli olmadığı ve hangi üretim ve iş sırlarının, ifşa etmeye veya ele geçirilmeye yönetildiğine dair, bir bilgi, belge veya tanık anlatımına dosya içeriğinden ulaşılamadığını, davalı ...'un diğer davalı...'de istihdam edilmesi ve davacı tarafta işleri dolayısıyla edindiği tecrübelerden kaynaklanan bilgileri daha sonra başka bir iş yerinde kullanmasının tek başına bu eylemin gerçekleştiğinin değerlendirilmesi bakımından yeterli olmadığını ve iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma bakımından bir bilgi, belge veya tanık anlatımına dosya içeriğinden ulaşılamadığını, dürüstlük kurallarına aykırı işlem şartları kullanmak bakımından, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi sözleşmesel ilişkinin kurulması, bir başka ifadeyle sözleşme görüşmeleri sırasında hangi şartların davalı... tarafından tek başına hazırlanarak sunulmuş olabileceğine ilişkin bilgi ve anlatım bulunmadığının anlaşıldığını, mahkememizin haksız rekabetin varlığına hükmetmesi ve davalıların kusurlu olduğunun tespiti halinde zararının 553.912,93 TL olabileceğini rapor etmişlerdir. Kök bilirkişi raporuna yapılan itirazlar ile mahkememizce celp edilen evraklar incelenmek üzere alınan 09/02/2023 tarihli ek bilirkişi raporuna göre; Heyetin haksız rekabete ilişkin Kök Raporda yapılan incelemeler bakımından görüşünün değişmediğini, mahkememizce haksız rekabetin varlığına hükmetmesi ve davalıların kusurlu olduğunun tespiti halinde zararının, 553.912,93 TL olabileceği yönünde kök raporda değerlendirdikleri görüşte herhangi bir değişiklik bulunmadığını, manevi tazminatın takdirinin mahkememize ait olduğunu rapor etmişlerdir. Deliller değerlendirilmiştir. Somut olayda yukarıda belirtilen tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davalı... Ltd. Merkezi ...Cumhuriyeti olan firmanın, .. yevmiye numarası ile tasdik edilen 29.05.2019 tarihli ... adresinde faaliyete geçtiğinin tescil ve ilan edildiği, diğer davalı ...'un .... de işe 01.03.2001 tarihinde girdiği ve 30.04.2010 tarihinde işten çıktığı, 01.05.2010 tarihinde İ....'ne girip 03.07.2012 tarihinde işten çıktığı, 04.07.2012 tarihinde ...'de işe girip 09.10.2019 tarihinde işten çıktığı, 20.11.2019 tarihinde davalı... Şubesine işe girdiği tespit edilmiştir. Davacılarla davalı şirket arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, dosyada bulunan taraflar arasındaki elektronik ortamda bulunan yazışmalar incelendiğinde, davalı şirketin davacılardan alacağı hizmete karşılık sabit acente ücretinin aylık 20.000,00 USD olarak belirlendiği, hizmet konusunun ise göçmenlik danışmanlığı ve yardımı, Türkiye'de iş kurulumu ve buna yönelik destek, ...konut ve ofislerinin yönetimi, kiralama faaliyetleri, ...personel için tüm Türk limanlarında karşılama hizmetleri, gerektiğinde anlık destekler, bununla birlikte acentelik faaliyetleri ile ilgili diğer tüm konular ciddi tutarda bir miktara kadar bu sözleşmeden ayrı olarak faturalandırılacak olup, bunlarla sınırlı olmamak üzere mürettebat taşıma ücretleri, mürettebat otel ve yemek masrafları, Ankara'da havalimanından alınma hizmeti, sunulan her türlü temizlik hizmetleri olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Bu hizmetlerin verilmesi bakımından da davacılar tarafından davalı ...'un yetkilendirildiğinin davacıların beyanlarıyla da sabit olduğu, nitekim davalı ...'ın davacılarla iş akdi sona ermeden önce 26/06/2019 tarihinde davalı şirkette temsilci olarak göreve başladığının 26/06/2019 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği anlaşılmıştır. Davalı şirket tarafından taraflar arasında yukarıda belirtilen hizmet işinin sonlandırılmasına neden olarak davacıların verdiği hizmet karşılığı istenilen bedellerin fahiş olduğunun gösterildiği, nitekim dosya içinde yer alan hizmet sonlandırılmasına ilişkin 02/10/2019 tarihli elektronik yazışmada da buna değinildiği, bu iddianın ispatı anlamında davacı şirketlerin ticari defter ve kayıtları yerinde incelenerek davacıların , davalı şirketin kestiği faturalar ile bu faturaların dayanağı olan ve dava dışı şirketler (.... ve ... dahil) tarafından davacılar adına düzenlenen faturalara esas ticari ilişkinin ortaya konulması, dökümünün yapılması ve yansıtma faturalarının ne miktarda düzenlendiğinin tespiti maksadıyla rapor aldırılması istenilmiş olup, aldırılan rapora göre davacı firmalardan ...nin, 2019 yılında davalı.... firması için yaptığı ve “740.001.004-(Hizmet Üretim Maliyeti) ...Maliyetleri” gider hesabında izlediği toplam 966.525,25 TL (KDV hariç) tutarındaki harcamalar karşılığında, anılan davalı firmaya toplam 2.278.475,57 TL (KDV hariç) tutarında fatura düzenlendiği göz önüne alındığında.... tarafından yapılan bu giderlerin yaklaşık 2,36 katı bedelle diğer bir deyişle yaklaşık yüzde 136 oranında ilave yapılarak davalı firmaya fatura edildiği, bu faturalardan 460.766,02 TL tutarındaki acentelik faturaları hariç tutulduğunda ise 1.817.709,55 TL (KDV hariç) giderlerin yaklaşık 1,88 katı bedelle diğer bir deyişle yaklaşık yüzde 88 oranında ilave yapılarak davalı firmaya fatura edildiğinin tespit edildiği, diğer taraftan yine bilirkişi raporuyla ortaya konulduğu üzere davacı şirketin... ... ile ticari ilişkisinin bulunduğu 25.06.2019- 01.10.2019 tarihleri arasında 2.422.828,28 TL tutarında fatura düzenlendiği, davacı şirketin 2019 yılı ilk 11 aylık döneminde net satışları toplamının 2.977.852,46 TL olduğu, 2019 yılı ilk 11 aylık dönemdeki Kar/Zarar Durumuna göre 2019/3 aylık dönemde 256.358,72 TL zarar ettiği, 2019/6 aylık dönemde 220.292,31 TL kar ettiği, 2019/9 aylık dönemde 701.950,75 TL kar ettiği, 2019/10 aylık dönemde 759.932,01 TL kar ettiği, 2019/11 aylık dönemde 643.508,12 TI. kar ettiği, davacıların davalı şirketle ticari ilişkiye girmesi sonucu kar etmeye başladığı, 2019 yılı dışında 2016-2017-2018-2020 yıllarında davacının zarar ettiği, dolayısıyla davalının bu yöndeki iddialarının yerinde olduğu anlaşılmıştır. Davacının haksız rekabete ilişkin iddiaları, TTK hükümleri ve yukarıda tespit edilen olgular birlikte değerlendirildiğinde, davacılar vekili davalı şirketin davacı şirkette imza yetkisi bulunan ve davacıların ... Gemisi'ne verilecek hizmetlerle ilgili olarak görevlendirdiği davalı ...'u ayartmak ve menfaat temin etmek suretiyle müvekkilin ticari itibar ve imkanlarından faydalandığı, bu suretle sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek üst başlıklı Türk Ticaret Kanunu'nun 55/1. md. b-2 (Üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak) ve b-3 (İşçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek) bentlerinde ifadesini bulan haksız rekabet eyleminde bulunduğu iddia edilse de, davacılar ile davalı ... arasında sadakat yükümlülüğü bulunduğu bilinmekle birlikte davalı çalışanın davacı şirket yanındaki çalışması sona ermeden 26/06/2019 tarihinde TTSG'nde yapılan ilanla 3. kişilerin de görebileceği şekilde davalı şirketin temsilcisi olarak çalışmaya başladığı, bu durumun davacıların bilgisi ve isteği dahilinde olduğu, davacı şirketlerin davalı şirket ile aralarındaki hizmet ilişkisinin sona ermesinde yukarıda belirtilen nedenlerle kusurlu olduğu, davalı şirketin davalı çalışana haketmediği bir menfaat önerip önermediği, önerdi ise bunu yerine getirip getirmediği, bu eylemin doğruluk ve dürüstlük kurallarını ihlal edip etmediği, davalı şirketin davalı çalışanı kullanarak davacıların hangi üretim ve iş sırlarını ifşa ettiği hakkındaki hususları ispata elverişli dosyada somut bir bilgi-belge bulunmadığı, salt davalı çalışanın davacılar yanında çalışmasının sona ermesi sonrası davalı şirket yanında işe başlamasının tek başına yeterli bir ölçüt olmadığı, davalı şirketin davacıyla olan hizmet ilişkisi sonlandıktan sonra başkaca şirketlerle çalışmasını engeller nitelikte bağlayıcı bir sözleşmenin de bulunmadığı, Davalı şirketin davacıların çalışanı ...'u araç olarak kullanmak ve bu sayede kendisine ve ...'a ticari menfaat ve üstünlük elde etmekle, başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma üst başlıklı TTK'nun 55/1. fıkrasının c-1 (Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak) ve c-2 (Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak) bentlerinde tarif edilen şekilde davacıların hesap ve diğer iş ürünlerinden haksız ve hukuka aykırı olarak yararlandığı, davalı ...'un fatura içerikleriyle oynayarak kendisine kazanç sağladığı ve davalı şirketle olan hizmet ilişkisini etkilediği iddia edilse de, davacının teklif, plan, hesap ve benzeri somut iş ürünlerinin hangilerinden faydalanıldığı, bu iş ürünlerinden hangilerinin yetkisiz şekilde davalılar tarafından yararlanıldığına ilişkin somut, ispata elverişli dosyada bilgi-belge bulunmadığı, davacıların yukarıda belirtilen nedenlerle davalı ... hakkında...'ye suç duyurusunda bulunduğu, ... sor. numaralı dosyası üzerinde yapılan tahkikat sonucu ''davalının faturalarda sahtecilik yaptığı iddia edilmişse de öncelikli olarak şüpheli ...'un müşteki şirketlerde fatura düzenleme yetkisinin olmadığı, bu nedenle belgelerde sahtecilik yaptığı iddialarının soyut nitelikte kaldığı, neticede şikayete konu faturaların muhasebe birimleri tarafından düzenlendiği, faturalara konu hizmetler neticesinde müşteki şirketlerin ödeme aldığı ve bu şekilde aslında kendilerinin kara geçtikleri, ancak bu noktada yüksek faturalardan kaynaklı olarak ...'in kendileriyle olan sözleşmelerini feshettikleri belirtildiği, faturalandırma işleminin uzun bir süre devam ettiği, bu süreçte müştekilerin kazanç sağladığı ve bu yönde herhangi bir itirazlarının olmadığı,...'in aralarında mutabakatı sonlandırmaları üzerine bu hususta şikayette bulundukları, alanlarında 50 yıldır faaliyet gösteren basiretli tacir kabul edilecek müştekilerin ...deki menfaatleri konusunda faaliyet gösteren şirkete verdikleri hizmet bedellerinden haberdar olmamalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, müştekilerin faturaları düzenleyen olarak her zaman düzenleme yapabileceği...'' şeklinde gerekçeye yer verilerek davacıların özel belgede sahtecilik nedeniyle yaptıkları suç duyurusu hakkında takipsizlik kararı verildiği, verilen takipsizlik kararına yapılan itirazın da reddedilerek sonuçlandığı, dolayısıyla davacının bu yöndeki argümanlarının iddiadan öte ileri gitmediği, Davalı şirketin davacıların yanında önemli bir posizyonda bulunan ve davacıların tüm ticari sırlarına vâkıf olan ...'u; davacıların ticari bilgilerini ve iş sırlarını ele geçirmek maksadıyla araç olarak kullandığı, bu suretle tüm hizmet tedariki ve tedarikçilere ilişkin süreç ve bilgilere eriştiği, hatta davacıların tedarikçileri ile olan maliyet ve fiyatlandırma işlemlerine hile karıştırarak gerçeğe aykırı durum yaratmak suretiyle davacıların tedarikçileri ile olan sözleşmelerinin sonlanmasına sebebiyet verdiği ve gelinen noktada davacıyla olan sözleşmesini sonlandırmak için bu kurgusal nedenleri kullandığı; bu suretle Türk Ticaret Kanunu'nun 55/1. fıkrasının d (Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur) ve f (İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur) bentlerinde ifadesini bulduğu şekliyle müvekkilin iş sırlarını kendine menfaat temin edecek ve haksız bir üstünlük kazanacak şekilde değerlendirip kullandığı ve kanun ve sözleşmeyle kendisine yüklenen iş şartlarına aykırı davranarak müvekkilin hem ticari hem itibari olarak zarar görmesine sebep olduğu ileri sürülse de, davacıların hileye yönelik iddialarının yukarıda belirtilen sebeplerle yerinde olmadığı, taraflar arasında yazılı olarak akdedilen bir anlaşma bulunmadığı, davalı çalışanın çalıştığı pozisyon itibarıyla davacıların önemli ticari bilgileri ve iş sırlarına vakıf olduğu kabul edilebilirse de davacılar ile davalı şirket arasındaki hizmet ilişkisi bakımından konu ele alındığında bu ticari işlerin davacıların ticari bilgilerini ve iş sırlarını elde ederek kullanılması icap etmeyen alelade işlerden olduğu, bu nedenlerle davacıların yukarıda belirtile TTK'nın 54 vd. düzenlenen haksız rekabet hükümlerine dayalı maddi ve manevi tazminat davasının yerinde olmadığı anlaşılmış olup aşağıdaki şekilde davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacıların davasının reddine, 2- Maddi Tazminat ve manevi tazminat yönünden alınması gereken 359,80-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 2.049,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.689,50 harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 3- Manevi Tazminat yönünden davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihi itibarıyla geçerli AÜT gereğince 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara ödenmesine 4- Maddi tazminat yönünden davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihi itibarıyla geçerli AÜT gereğince 16.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara ödenmesine, 5-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 7-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki saatlik ücret tutarı karşılığı 1.360,00-TL ticari arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İlişkin, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar, tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verildi. 06/04/2023 Katip ... ✍e-imzalıdır Hakim ... ✍e-imzalıdır