İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/457 E. 2024/828 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/457
- Karar No
- 2024/828
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/457 Esas KARAR NO : 2024/828 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/05/2023 KARAR TARİHİ : 16/09/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı arasındaki ticari iş ilişkisine binaen aralarında bir cari hesap ilişkisi kurulmuş olup farklı tarihlerde ürünler teslim edildiğini, davalının 06.06.2022 tarihi itibariyle müvekkile 1.268,72 USD + 94,40 Euro borcu kaldığını, ancak davalı kötü niyetle borcu ödemekten imtina ettiğini, davalının borcunu ödememesine bağlı olarak, müvekkil tarafından asıl alacak/ takip tutarı 1.268,72 USD + 94,40 Euro borç toplamı olan tutarın fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının tahsili amacıyla Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalı ise kötü niyetle ve takibi sürüncemede bırakmak amacıyla borca itirazda bulunduğunu belirterek; itirazın iptaline takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği hak ve alacaklarında zamanaşımı ve hakdüşürücü sürelerin geçtiğini bu sebeple zamanaşımı defi ve hakdüşürücü süre itirazları olduğunu, davacı tarafa satın alınan ürünlerin bedellerinin ödendiğini, TBK 131: "Asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur." demektedir. Müvekkil ödeme yaparken davacı taraf kur farkına bağlı haklarını saklı tuttuklarını bildirmediklerinden müvekkilin davacıya kur farkı bocu olmadığını, müvekkil ile davacı arasında satışlarda kur farkı ödeneceğini de kapsayan herhangi bir sözleşmenin de mevcut olmadığını, davacı taraf fatura ibraz etmediğini; fatura deliline dayanmadığını, davacının davasını ve delillerini genişletmesine muvafakatlerinin olmadığını, davacı tarafın 11.10.2021 tarih ve ... nolu faturada kur için 1 ABD Doları: 8.9276 TL olarak yazılı olduğunu, işbu fatura da kur farkı ya da vade farkı yazılı olmadığını, bu kur ve fatura üzerinden ödeme yapıldığını, kur farkı faturaları da iade edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 1362,12USD cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;''Davalı ve davacı tarafın 2021-2022 yılı defterlerinin birbirini doğruladığı, kanunlara uygun şekilde tutulduğu dikkate alındığında, takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere davalı tarafın defterlerinin (HMK md.222) sahibi lehine delil niteliği bulunduğu, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 22.404,05 TL alacağı bulunduğu, bu alacağa istinaden davacının 1.268,72 USD ve 94,40 Avro talep edebileceği, icra takibini yabancı para cinsinden açtığı ve fiili ödeme tarihindeki kura göre talep ettiği, Davalının dava konusu kur farkı alacağına ilişkin faturaları yasal defterlerine işlediği, bu faturalara karşı 19.08.2022 tarihinde iade faturası kestiği bu sebeple de davalının takip tarihi itibariyle davacıya borcunun bulunmadığı...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 99. Maddesinde konusu para olan borçların ödeme şekli düzenlenmiştir. Maddenin 2. fıkrası "Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir." düzenlemesini içermektedir. Somut uyuşmazlıkta; davacının talebinin alacağın muaccel olduğu tarihle ödeme günü arasında oluşan kur farkı alacağı niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Kur farkı alacağının istenebilmesi için,taraflar yazılı bir sözleşmeye veya bu yönde oluşmuş bir teammül bulunması yada akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olması gerekmektedir.( Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 'nin 2008/6163 Esas - 2008/7544 Karar ,2016/17240 E-2018/1950 K. sayılı ilamı). Yabancı para üzerinden kurulan temel ilişkide, fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki fark varsa bu fark, kur farkı alacağıdır. Kur farkı alacağı fatura tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farktan kaynaklanan alacak olduğundan ancak TL olarak istenebilir (aynı yönde İBAM ... HD. ... Esas, ... Karar sayılı ilamı). Davacının talebi niteliği itibarıyla kur farkı istemine ilişkin olup, davalı hakkında EURO ve USD cinsinden takip yapılmış olması dikkate alındığında davanın reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı tarafın kötüniyeti ispatlanamadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının REDDİNE, 2-Yasal koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60-TL ilam harcından peşin alınan 335,25-TL harcın mahsubu ile bakiye 92,35 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.560,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı; alacak miktarı kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.16/09/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.