İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/213 E. 2022/345 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/213
- Karar No
- 2022/345
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/213 KARAR NO : 2022/345 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - VEKİLLERİ : Av. ... ... Av. ... -... DAVALILAR : 1- ... - ... 2- ... - ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 10/03/2016 KARAR TARİHİ : 29/04/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/05/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 14.11.2001 tarihinde yapılan hizmet akdine dayalı olarak davacı şirkette, şirketin çalışma konusu (analitik laboratuar cihazlarının alımı, satımı, eğitimi, kurulum ve bakımını yapma, yedek parça temin etme işi) içine giren cihazların reklam, tanıtım, pazarlama, satış, satış sonrası montaj, eğitim ve servis işlerinde çalışmaya başladığını, davalı işçi ...'nin 07.01.2008 tarihinde bir üniversitede öğretim görevlisi olarak çalışmaya başlayacağı gerekçesiyle kendi isteğiyle istifa etmek suretiyle işten ayrıldığını, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesi hükümlerine aykırı olarak davalı işçinin müvekkil şirkette çalıştığı sırada (07.02,2007) tarihinde müvekkil şirketin faaliyet konusu ile aynı konuda davalı T...'yi kurarak davacı şirketle haksız rekabette bulunduğunu, davalı şirketin gerek ticari sırlarını gerekse araç-gereç ve vasıtasının kullanarak haksız menfaat elde ettiğini, davalının hareketinin iş sözleşmesine aykırılık teşkil ettiğini, olayın öğrenilmesi üzerine davalılara ihtar çekilerek haksız rekabete son verilmesi ve hizmet sözleşmesinde öngörülen cezai şartla birlikte iş sözleşmesine aykırı davranışlar nedeniyle uğranılan zararın tazmin edilmesi talebinde bulunulduğunu, davalıların ihtarnameye herhangi bir cevap vermediğini, dolayısıyla açılan işbu dava ile davalı ...'den hizmet sözleşmesinde kararlaştırılmış olan 5000 USD karşılığı 8000 TL'nin 07.04.2009 tarihinden itibaren, davalıların haksız rekabeti ve hukuka aykırı davranışı nedeniyle vermiş oldukları zarardan dolayı 40.000 TL maddi, 2.000 TL manevi olmak üzere toplam 50.000 TL'nin faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davanın önce ...10.000,00-TL maddi tazminat ve 2.000,00-TL manevi tazminat yönünden yargılamaya devam edilerek, 8.000,00-TL cezai şart ve 30.000,00TL maddi tazminat yönünden tefrik edilen dosya iş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki isteklere ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderilmiş ve yukarıdaki esasa kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının işe başladığı tarihte Türkçe konuşma ve yazmayı bilmediğini, bu nedenle kendisine imzalatılan iş sözleşmesinin içeriğine vakıf olmadığını, imzalatılan iş sözleşmesinin bir nüshasının kendisine verilmediğini, iş akdinin gerçekte 14.3.2000 tarihinde yapıldığını, 8 ay sigortasız çalıştırıldığını, 2001 ve 2002 yıllarında her yıl için sadece 4 ay sigortalı gösterildiğini, 2003 yılında 30 günlük çalışmasının ....ya bildirilmediğini, ilk iki yılki çalışması dışında yıllık izin kullandırılmadığını, aldığı ücretin altında bir rakamla sigorta primlerinin ödendiğini, davalı işçinin fazla çalıştırılmasına rağmen kendisine fazla mesai ücreti ödenmediğini, bu nedenlerle iş sözleşmesinin haklı sebeple fesih edildiğini, haksız rekabet ve cezai şart ödenmesini gerektiren bir davranışı bulunmadığını, davacı şirket ile aynı işi yapmadığını, istenilen tazminat ve cezai şartın fahiş olduğunu, davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, davanın yetkili iş mahkemesine gönderilmesini, davalı şirkete karşı açılan davanın tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmesini, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini savunmuştur. H U K U K İ N İ T E L E N D İ R M E - G E R E K Ç E : Dava, davacı şirkette işçi olarak çalışan davalı ... Hamaudi'nin işten kendi isteği ile ayrılmasından sonra davacı ile aynı iş kolunda çalışmak üzere diğer davalı şirketi kurması ve faaliyete başlaması sebebiyle taraflar arasındaki iş sözleşmesi uyarınca rekabet yasağına aykırı davrandığının tespiti ile men'i ve haksız rekabet nedeniyle rekabet yasağı sözleşmesine dayalı cezai şart alacağının davalı şahıstan tahsili ile uğradığı zararın her iki davalıdan tazmini istemine ilişkindir. Davalı ... Hamaudi ile davacı arasında 14/11/2000 tarihli iş sözleşmesi ile davalının davacı şirkette teknik servis elemanı olarak çalışmaya başladığı, davalının davacı bünyesindeki görevinden 07/08/2008 tarihinde istifa ettiği, davalı işçinin dava dışı ortağı ile birlikte 07/02/2007 tarihinde ...'ni kurduğu anlaşılmaktadır. Hukuki nitelendirme: 6762 sayılı TTK Madde 56 – Haksız rekabet, aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalidir. Bu maddede haksız rekabet soyut olarak tanımlanmıştır. Haksız rekabet bir haksız fiildir. BK 41. Maddesinde haksız fiil düzenlenmiş olup haksız rekabette haksız fiilin özel bir türüdür. Haksız rekabetin varlığı için rakip olmak gerekmez .Kanunun 58. Maddesinde zarar gören veya böyle bir tehlikeye maruz kalan kimse olması yeterli görülmüştür. Failin zarar verme kastı olmasa bile zarar ve tehlikeye sebep olmuş ise haksız rekabet oluşmuştur. Haksız rekabetin tespiti ,önlenmesi eski hale getirme davalarında zararın mevcudiyeti ve kusur aranmazken tazminat davalarının açılabilmesi için kusurun varlığına bağlıdır. ( TTK 58) . 6762 sayılı TTK 57. Maddesinde haksız rekabet türleri belirtilmiştir.Bunlardan ; 57/3. Kendi şahsi durumu, emtiası, iş mahsulleri, ticari faaliyeti veya ticari işleri hakkında yanlış veya yanıltıcı malumat vermek veyahut; üçüncü şahıslar hakkında aynı şekilde hareket etmek suretiyle rakiplerine nazaran onları üstün duruma getirmek; 57/10. Rakipler hakkında da cari olan kanun, nizamname, mukavele yahut mesleki veya mahalli adetlerle tayin edilmiş bulunan iş hayatı şartlarına riayet etmemek. haksız rekabettir. Kanunun 58. Maddesinde de haksız rekabetten doğan dava türleri sayılmıştır. Maddi tazminat talebine gerekçe: TTK.nun 58-d maddesinde haksız rekabet fiilinden zarar görenin maddi tazminat da talep edebileceği hükme bağlanmıştır. Maddi tazminat davasının açılabilmesi için kusurun varlığı , illiyet bağı ve zarar aranır. Kusur haksız rekabet eylemini gerçekleştirecek kişinin bu eylem neticesinde mağdurun bir zarara uğrayacağını bilmesi yada bilebilecek durumda olmasıdır. BK nun 41. Maddesinde kusur tanımı yapılmıştır. Kasten yada ihmali bir hareket yeterlidir. Bir eylemin haksız rekabet teşkil etmesi için mağdurun zarara uğraması şart değildir. Zarar tehlikesine maruz bulunması dahi haksız rekabetin varlığı için yeterli iken maddi tazminata hükmedilmesi için kanun koyucu zararın varlığını aramıştır. (TTK 58-1-d) Bu nedenle maddi tazminat için mağdurun zarara uğramış olası aranır. Zarara uğradığını iddia eden davacı bunu ispat etmek zorundadır ( BK m.42/ 1) . Bu zararın ispatı zor olduğu düşünülerek TTK nun 58/I-e de bu kurala bir istisna getirmiş söz konusu hükme göre hakim davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına dahi hükmedebileceği düzenlenmiştir. Kanun koyucu maddi tazminat davasında iki talepten bahsetmiştir. Bunlardan ilki maddi zararın ispat edilerek zarar ve ziyan tazmini talebidir. Diğeri ise haksız rekabet failinin elde ettiği kazancın devri talebidir. Maddi zarar mal varlığında azalma gerektirir. Maddi zararın türleri; fiili zarar yanında ,yoksun kalınan kar da maddi zarardır. .... 13.12.2004 tarihli .... karar sayılı kararında, maddi zararın davalının elde ettiği kar olmayıp, davacının elde etmekten yoksun kaldığı kar miktarı olduğunu belirtmiştir.'' Y... 08.12.2005 tarihli 2004/ ...Karar sayılı kararda davacının zarara uğradığını kanıtlaması zorunludur. Bu şekilde bir tazminat davasında asıl olan, davalının haksız rekabeti nedeni ile davacının aktifinde azalma olduğu iddia ve ispat edilmelidir'' şeklinde bir kararla ispat yükünü davacıya vermiştir. Örneğin davacının mamulleri hakkında rakip firma gerçek olmayan iddialarda bulunsa ve bu iddia nedeniyle davacının siparişleri iptal olsa , davacı yüklü miktarda siparişinin bu yüzden iptal olduğunu ispatlayabilirse yoksun kaldığı kazancı iptal edilen siparişler üzerinden ispatlanabilir. Zarar miktarı tespit edilemediği hallerde BK nun 42.II Maddesinde hakime takdir hakkı tanımıştır. Ancak bu hükmün uygulanabilmesi için ya gerçek zararın miktarını ispat etmek imkansız olmalı yada davacıdan bunu ispat etmesi beklenmemelidir. Öncelikle hakim zararın büyük ihtimalle oluştuğu kanısına varmalıdır. Hayatın olağan akışı içinde bir fiilin zarar verici olduğu kabul edilebiliyorsa zararın varlığı kabul edilmelidir. Davalı tarafın davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren şirket kurmak ve aynı ürünleri davacının müşterilerine satmak suretiyle davacının zararına yol açtığı ileri sürülmüştür. Müşteriler davacıdan ürün almak yerine davalının ürününü tercih etmiş iseler ve davacının satışları düşmüş ise ortada gerçek bir zararın varlığından bahsedilebilir. Ayrıca Türk Borçlar Kanunu'nun rekabet yasağına ilişkin 444. maddesinde fiil ehliyetine sahip olan işçinin işverene karşı sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında rakip işletme ile başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise rekabet yasağı kaydının ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları yada işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte ise geçerli olacağı düzenlenmiştir. Rekabet yasağına aykırılıktan söz edilebilmesi için davacının zararının mutlak olarak doğması gerekmeyip zarar doğması ihtimalinin bulunması yeterlidir. TBK'nun 445. maddesinde de rekabet yasağının işçinin ekonomik geleceğini, hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olamayan sınırlamalar içeremeyeceği ve süresi özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamayacağı, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise hakimin, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayacağı belirlenmiştir. Burada; hakime aşırı nitelikteki rekabet yasağının kapsamını veya süresini sınırlama yetkisi verilmiştir. Tarafların kayıtları ve defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. SMM bilirkişi ...'den aldırılan 09/10/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davalının davacı şirket ile olam hizmet akdinin 15. Maddesindeki rekabet yasağı düzenlemesi emredici nitelikteki BK. Md. 349'a aykırı olduğu kanaatine ulaşıldığından hizmet akdinini sona ermesinden soranki süre için davacının davalılardan bir talepte bulunamayacağı" rapor edilmiştir. SMM bilirkişi....den aldırılan 31/01/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Davacı satışlarının... firmasında 2009 yılında düştüğü, davalı ...'nın ... ile ilgili defter kayıtları dosyaya sunulmadığından bir karşılaştırma yapılamadığı, Davacı ...'e satışlarının 2007 ve 2008 yılında düştüğü ancak 2009 yılında yeniden satışı artışı olduğu, davalı ....nın da 2007 2008 ve 2009 yıllarında ...'e satışlarının olduğu, ancak cari ekstreler ve dosya kapsamı esas alındığında, bunun davalı ... Jaman Hamoudi'nin davalı şirketi kurup haksız rekabet etmesinden kaynaklanık kaynaklanmadığı hususunda bir değerlendirme yapma imkanı olmadığı, Davacını...Kurumu'na satışlarının ise düşmediği Belirtilen gerekçelerle davacının, davalı şirketin kurulması ve haksız rekabeti nedeniyle satışlarının sistemli bir şekilde düştüğüne ve zarara uğradığına dair dosya kapsamında bir delil mevcut olmadığı" rapor edilmiştir. SMM bilirkişi...den aldırılan 01/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "-... firması ile ilgili incelemelerde, davacı tarafından yapılan satışların sadece 2009 yılında düşüş gösterdiği, ancak davalı satışları bilinmediğinden karşılaştırma yapılamadığı, -.... ile ilgili incelemelerde, davacı tarafından yapılan satışların düştüğü yönünde bir tespit yapılamamış, yine davalı satışları bilinmediğinden karşılaştırma yapılamadığı, -... firmasına ait incelemelerde, ... firmasına ait davalı firma cari hesap ekstrelerinden, Davacının ... firmasına 2004 yılından itibaren artan oranlarda satış yaptığı, 2007 yılında davalı firmanın kurulması ile ... firmasına satış yapamadığı (bu süreçte davalının satış yaptığı), 2009 yılında dava tarihi olan 14.06.2009 tarihinden sonra tekrar satış yapmaya başladığı, Davalı ... firmasının 07.02.2007 kuruluş tarihi ile 14.06.2009 dava tarihi arasında ... firmasına olan satışları toplamının 25.476,08 TL olduğu, Ek raporda da belirttiğimiz üzere, cari hesap ekstreleri ve dosya kapsamı esas alındığında, bunun davalı ...’nin davalı şirketi kurup haksız rekabet etmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tam olarak tespiti mümkün olmayıp takdirin Mahkemeniz Uhdesinde olduğu, -Mahkemenin, davalı ...’nin davacı firmada çalışırken (07.02.2007 -07.01.2008) 07.02.2007 de diğer davalı .... firmasını kurarak haksız rekabet ettiğinin değerlendirilmesi halinde, Dava dışı ... firmasına 2007 yılında yapmış olduğu 6.481,58 TL satışın, olduğu, 2008 – 2009 yıllarında da yapmış olduğu 18.994,50 TL satışın olduğu" rapor edilmiştir. SMM bilirkiş... ve Hesap bilirkişi ....den aldırılan 30/11/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "-...firması ile ilgili incelemelerde, davacı tarafından yapılan satışların sadece 2009 yılında düşüş gösterdiği, Bs formlarına göre davalı tarafından 2010 yılında 4 adet fatura ile 17.951,00 TL lık satış yapıldığı, -ADLİ TIP KURUMU ile ilgili incelemelerde, davacı tarafından yapılan satışların düştüğü yönünde bir tespit yapılamamış, Bs formlarına göre davalı tarafından 2008 yılında 1 belge ile 8.364,00 TL lık satış yapıldığı -... firmasına ait incelemelerde, Davacının ... firmasına 2004 yılından itibaren artan oranlarda satış yaptığı, 2007 yılında davalı firmanın kurulması ile ... firmasına satış yapamadığı (bu süreçte davalının satış yaptığı), 2009 yılında dava tarihi olan 14.06.2009 tarihinden sonra tekrar satış yapmaya başladığı, Davalı Talesra firmasının 07.02.2007 kuruluş tarihi ile 14.06.2009 dava tarihi arasında ... firmasına olan satışları toplamının 25.476,08 TL olduğu, Ancak Bs formlarında .... firmasına satış yapıldığına dair bir beyan yapılmadığı, Ek raporda da belirttiğimiz üzere, cari hesap ekstreleri ve dosya kapsamı esas alındığında, bunun davalı ...’nin davalı şirketi kurup haksız rekabet etmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tam olarak tespiti mümkün olmayıp takdirin Mahkemeniz Uhdesinde olduğu, -Mahkemenin, davalı ...’nin davacı firmada çalışırken (07.02.2007 -07.01.2008) 07.02.2007 de diğer davalı .... firmasını kurarak haksız rekabet ettiğinin değerlendirilmesi halinde, - ... firmasına 2007 yılında 6.481,58 TL ve 2008 – 2009 yıllarında 18.994,50 TL satış olmak üzere Toplam : 25.476,08 TL satış yaptığı tespit edilmiş, (BS FORMLARI İLE TEYİT EDİLMEMİŞTİR), - ... firmasına, Bs formlarına göre davalı tarafından 2010 yılında 4 adet fatura ile 17.951,00 TL lık satış yapıldığı, ... na Bs formlarına göre davalı tarafından 2008 yılında 1 belge ile 8.364,00 TL lık satış yapıldığı" rapor edilmiştir. SMM bilirkişi ...den aldırılan 23/03/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "... firmasına 2010 yılında 4 adet fatura ile 17.951,00 TL lık satış yapıldığı, ...na 2008 yılında 1 belge ile 8.364,00 TL lık satış yapıldığı ...firmasına 07.02.2007tarihi ile 14.06.2009 dava tarihi arasında yapılan satışları toplamının 25.476,08 TL olduğu, tespit edilmiştir. - Söz konusu sektörle ilgili genel karlılık oranları kapsamında net bir bilgi bulunmamakla birlikte, ...tarafından yayımlanan Sektörel Kar oranları raporu aşağıdaki gibidir. "A) 2004-2009 DÖNEMİ SEKTÖRLERE GÖRE KAR ORANLARI 12. ...(Eczaneler, ecza ve diş depoları, tıbbı cihaz malzeneleri, özel hastaneler, optik firmaları) : TIBBİ, MEDİKAL VE ORTOPEDİK ÜRÜNLER (KARAR TARİHİ : 06.03.2007) .... Müdürlüğü’nden gelen 07.02.2007 tarih ... sayılı yazı Komitede değerlendirilerek; 2002, 2003 ve 2004 takvim yıllarında Tıbbi, Medikal ve Ortopedik ürünlerin, perakende ve toptan satışlarında, brüt ve net satış karlılık oranlarının belirlenmesi konusunda, ihalelerden ve satış koşullarından dolayı zaman zaman %5’lere düşen kar marjı satış koşullarından ve ürünün çeşitine bağlı olarak brüt %20’lere kadar çıkabileceği belirtilerek, genel anlamda düşünülürse ithalatçıların alt bayilere verdikleri ürünlerin brüt kar marj oranlarının % 15-20 arasında olabileceğine karar verilmiştir. Davalının Üretici olmadığı, al sat yaptığı yani üretici ya da ithalatçı firmalardan malzeme temin ederek üzerine kar koyarak satış yaptığı, dosyada imalatçı olduğuna dair bir bilgi olmadığı için, yukarı belirtilen % 20 Brüt kar marjı üzerinden hesaplama yapılması gerektiği değerlendirilmiştir. Buna göre Brüt karlılık % 20, elde edilen kardan genel gider oranı % 25 olarak hesaplandığında; Davalının söz konusu 51.791,08 TL lık satıştan elde edeceği Net Karının 7.768,66 TL olabileceği" rapor edilmiştir. Yukarıda ayrıntılı olarak anlatılan bilirkişi kurulu raporunda; davacı ve davalı taraflar arasında 14/11/2000 tarihinde imzalanan iş sözleşmesinde davalı üzerine getirilen bir rekabet yasağı düzenlemesinin bulunduğu; söz konusu rekabet yasağı kapsamında getirilen yükümlülüklerin konu, yer ve süre itibarıyla orantılılık kriterlerini taşıdığı ve bu haliyle geçerli olarak kabul edilmesinin mümkün olduğu; davacının ortak olarak kurduğu ....'ni Davacı teşebbüs ile aynı ilgili pazarda faaliyet gösteren rakip durumunda bir teşebbüs olduğu; davacının bu eylemi ile rekabet yasağına aykırı faaliyetlerde bulunmuş olduğu ve duruma göre cezai tazminatın ihlal süresi ile orantılı olarak ya da davacının rekabet yasağının ihlal edilmesinden kaynaklı zararlarını aşmayacak şekilde bir tazminatın hesap edilebilmesinin mümkün olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. TBK'nın 182. Maddesine göre; taraflar cezai şartın miktarını serbestçe belirleyebilirler ancak Hakim aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir, tarafların mali sosyal durumları, asıl borcun ifa edilmesi halinde davacının elde edeceği yarar ile cezai şartın ödenmesinin sağlayacağı yarar arasındaki makul ve adil ölçü, sözleşmeye aykırı davranılması yüzünden alacaklının uğradığı zarar, borçlunun borcunu yerine getirmemek suretiyle sağladığı fayda dikkate alındığında; 5.000 USD karşılığı 8.000,00-TL cezai şart bedelinin 27/05/2009 dava tarihinden, 7.768,66-TL tazminat alacağının ise 27/05/2009 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiğine karar verilmekle; bu cezai şart miktarının hak ve nesafet ilkesine uygun bulunduğu ve bu miktar cezai şart alacağının davalıdan alınmasına karar verilmiş, TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca dava konusu işin davalı yönünden de ticari iş olması nedeniyle hüküm altına alınan alacağa talep doğrultusunda avans faizi işletilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller değerlendirildiğinde; dava, işten kendi isteği ile ayrılan bir çalışanın rakip bir teşebbüs kurması ve faaliyete başlaması dolayısıyla rekabet etmeme taahhüdüne aykırı davrandığının tespiti ile; haksız rekabet nedeniyle rekabet yasağı sözleşmesine dayalı cezai şart alacağı ve tazminat istemine ilişkin olup, dosyaya sunulan, taraflar arasındaki iş sözleşmeninin 9, 12 ve 13. Maddelerinde sadakat borcu, rekabet yasağının düzenlendiği ve davalının bu yasağa aykırı davranıldığı takdirde cezai şart ödemeyi kabul ettiği, uyuşmazlığın çözümünde sözleşmenin bu hükmü içeren maddelerinin esas alınması gerektiği değerlendirilmiş, sözleşmedeki düzenlemelere aykırı olarak davalının davacıya ait işte çalışıyorken aynı iş kolunda faaliyet gösterecek şekilde şirket kurduğu ve davacının ürün sattığı bazı firmalara kendi kurduğu şirket aracılığı ile ürün sattığı, davalının eyleminin taraflar arasındaki sözleşmenin 9, 12 ve 13. Maddelerini ihlal ettiği tespit edilmiştir. Davalının iş akdinin sona erdiği dönem için davalının yaptığı satışlardan elde ettiği gelirin 51.791,08-TL olarak tespit edildiği, davalının masrafları çıktıktan sonra bu satışlardan elde ettiği net karın 7.768,66-TL olduğu, davacının davalının bu eylemleri nedeniyle müşterisinin azaldığı, kazanç kaybı yaşadığı, somut bir zararının doğduğunun ispatlandığı anlaşılmakla, davacı ve davalı arasında 14/11/2000 tarihinde imzalanan iş sözleşmesine göre, davalı taraf yönünden bir rekabet yasağı düzenlemesinin bulunduğunun tespiti ile, davalının ortağı olduğu, ....'nin" nin davacı şirket ile aynı ilgili pazarda faaliyet gösteren rakip durumunda bir şirket olduğu ve davalının rekabet yasağına aykırı faaliyetlerde bulunmuş olduğunun tespiti ile, 8.000,00-TL cezai şartın 27/05/2009 dava tarihinden, 7.768,66-TL tazminat alacağının 27/05/2009 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine ilişkin davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, Davalıların haksız rekabetlerinin tespiti ile Men'ine, Davalı ... (...)'dan 5.000USD karşılığı cezai şart bedeli olan 8.000,00TL nin 27/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7.768,66TL maddi tazminatın 27/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2) Dava açılışında alınan 27,20 TL peşin harcın alınması gereken 1.077,16 TL harçtan düşülmesi ile bakiye 1.049,96 TL harcın DAVALILARDAN (Davalı ... (...) 532,68TL'sinden, Davalı....' tamamından sorumlu olacak şekilde) ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 3) (a) Dava açılışında alınan 27,20 TL peşin harcın yargılama gideri olarak kabulü ile DAVALILARDAN (Davalı ... ...) 13.79TL'sinden, Davalı ... tamamından sorumlu olacak şekilde) ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, (b) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 27,20 TL başvurma harcı, 2.200,00 TL bilirkişi ücreti, 518,90 TL posta gideri, olmak üzere toplam 2.746,10 TL yargılama giderinden davanın kabul oranı dikkate alınmak suretiyle 1.139,53 TL'sinin DAVALILARDAN (Davalı ....) 578,12TL'sinden, Davalı ... tamamından sorumlu olacak şekilde) ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 4) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin DAVALILARDAN (Davalı ... ... 2.587,41TL'sinden, Davalı ...' tamamından sorumlu olacak şekilde) ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 5) Davalıların yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK MÜŞTEREKEN ve MÜTESELSİLEN DAVALILARA VERİLMESİNE, 6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE, İlişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.29/04/2022 Katip ... Hakim ... "Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."