İlk Derece Mahkemesi · Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/242 E. 2024/613 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/242
- Karar No
- 2024/613
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/242 Esas - 2024/613 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2024/242 KARAR NO : 2024/613 HAKİM :.... KATİP :... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/04/2024 KARAR TARİHİ : 09/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/10/2024 Her ne kadar duruşma 10/12/2024 tarihine bırakılmış ise de görev hususunun değerlendirilmesi gerektiğinden dosya ele alınmıştır. İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, davalı .... Şirketi ve dava dışı ... arasında 5/10/2020 tarihinde ortaklık sözleşmesi imzalandığını, imzalanan ortaklık sözleşmesine göre, .... 'a ait .... davalı ..... Şirketi tarafından devralınarak işletilecek ve davacının bahse konu ortaklıkta %25 oranında hisse sahibi olacağını, imzalanan ortaklık sözleşmesine konu Ruhsat Numarası : .... Erişim Numarası: ... olan .... devri konusunda ... A.Ş. ile 24/08/2020 tarihinde devir sözleşmesi imzalandığını, imzalanan ortaklık sözleşmesine rağmen davalı tarafça bugüne kadar davacıya hiçbir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davacı tarafından davalı şirkete 17/01/2024 tarihli ihtarname keşide edildiğini ve davalının temerrüte düşürüldüğünü, davalıya tebliğ olan ihtarnameye rağmen bugüne kadar halen davacıya hiçbir ödeme yapılmadığını, davalı aleyhine açılan davanın kabulünü, şimdilik 10.000,00TL'nin 17/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın ticari dava sayılıp sayılmayacağı hususunun açıklığa kavuşması gerektiğini, Borçlar Kanununda düzenlenmiş olan adi ortaklık sözleşmesinin feshi ve tasfiyesi talebiyle açılan davaya bakma görevi genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğunu, söz konusu iş ile alakalı kar edilirse elde edilen karların gerektiği kadarı sonraki işler için sermaye olarak ayrılacağı hususunun yer aldığını, davacının tek alacağı ancak iş bitiminde hesaplanacak karın %25 olacağının belirtildiğini, öncelikle dava şartı arabuluculuk usulünün yerine getirilmemesi sebebiyle ve mahkemenin görevine girmemesi sebebiyle işbu davanın usulden reddini, aksi halde davanın esastan reddini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: .... yazılan müzekkereye verilen 19/09/2024 tarihli cevapta davacının sicil kaydının bulunmadığının belirtildiği, davacının ... kayıtlarının getirtildiği görülmüştür. .... gelen yazıda ise davacı ...'in şahsi herhangi bir faaliyetinin olmadığı bildirilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya uyuşmazlık konusu iş tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re'sen incelenir. 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK 2. Maddesi gereğince, genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Asliye Ticaret Mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir. TTK. nun 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmış olup bu maddeye göre her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmemiz yargı işleri tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır. Ayrıca TTK.nun da düzenlenen hususlar ile Medeni Kanun ve Borçlar Kanunuda düzenlenen bazı dava türlerinin ticari dava olduğu belirtilmiştir. TTK. nun 5. maddesinde ise ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu düzenlenmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi niteliğinde olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalar ile, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." hükmüne yer verilmiştir. Türk Borçlar Kanununun 620. maddesinde "Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir." hükmüne yer verilmiştir. Adi ortaklık TBK'nın 620 ve devam eden maddelerinde düzenlenmiştir. Somut olayda, davacının tacir sıfatının ve ticaret sicil kaydının bulunmadığı, adi ortaklığın TTK'da düzenlenmediği, yazısız sözleşme uyarınca kurulan herhangi bir ticari işletme de bulunmadığı anlaşılmakla, malvarlığı haklarına ilişkin olan davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmekte olduğu taraf iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmakla, görev ile ilgili hususların kamu düzenine ilişkin olması ve mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiği gözetilerek, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yoktuğu nedeniyle HMK. 114/c ve 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere; Mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, Hükmün kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın görevli .... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, HMK’nun 20. Maddesi gereğince; Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde başvurulması halinde dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesine, aksi takdirde, davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, Yargılama gideri ve harç konusunun yetkili ve görevli Mahkemede dikkate alınmasına, Davacı tarafça yatırılan gider avasından kullanılmayan bakiye kısmın HMK'nun 333 . Maddesi uyarınca hüküm kesinleştikten sonra davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ..... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/10/2024 Katip .... e-imza Hakim .... e-imza