İlk Derece Mahkemesi · Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/602 E. 2022/667 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/602
Karar No
2022/667
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/602 KARAR NO : 2022/667 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 14/10/2011 KARAR TARİHİ : 03/10/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/10/2022 Mahkememize Açılan Menfi Tespit Davasının Yapılan Açık Yargılaması Sonunda; DAVA: Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin davalı ... ile ... parseldeki taşınmaz üzerine yapılacak dairenin satışı hususunda 28.02.2011 tarihli sözleşme yaptıklarını, bu anlaşmaya göre müvekkili tarafından ...'a 50.000,00 TL peşin verildiğini, bakiye 35.000,00 TL nin dairenin tesliminde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalının edimini yerine getirmediğini, para istendiğinde ... parsel sayılı taşınmaz üzerine inşaat yapacağını, buradan kendisine bir daire vereceğini belirterek 30.09.2011 tarihli alım-satım sözleşmesi imzalandığını, 50.000,00 TL lik peşinat için davalılardan ...'a 50.000,00 TL bedelli ödeme günü ve sözleşme tarihi olan senet tanzim edilerek verildiğini, peşinat ödenince davalının elindeki senedin imza kısmını yırtarak senedi teslim ettiğini, müvekkilinin senedi teslim aldığını düşünerek verilen senedi yırtıp attığını, davalı ...'ın ödenen 50.000,00 TL para karşılığında bu kadar bedelde senet düzenleyerek müvekkiline verdiğini, gayrimenkulün teslim edilmemesi üzerine bedeli geri almak için bu senedi icraya koyduğunu, ... Müdürlüğünün 2011/11657 sayılı takip dosyasında davalı ...'ın 50.000,00 TL bedelli senede dayalı takip başlattığını, takibe konan bu senedin ...'a ödenecek 50.000,00 TL peşinat teminatı olarak verilmiş senetle aynı olduğunu, ancak senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davalıların birlikte hareket ettiklerini, senedin sahte olduğunu, bedelsiz olduğunu gayet iyi bildiklerini belirterek, takibe konu senetten dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini ve % 40 icra inkar tazminatına mahkum edilmelerini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin diğer davalı ...'dan alacağı bulunduğunu, ...'ın parası olmadığını için davacının kendisindeki senedini cirolayarak borcuna mahsuben verdiğini, ...'ın diğer bakiye borçlarını da ödemediğini, ortadan kaybolduğunu, dava dilekçesinde bahsedilen hususların müvekkilinin bilgisi dışında olduğunu, müvekkilinin olayda 3.kişi konumunda olduğunu, davanın reddine, % 40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Diğer Davalı ...'a Usulüne Uygun Tebligat Çıkarılmış, Ancak Duruşmalara Katılmamış, Yazılı Beyanda Bulunmamıştır. DELİLLER : Tapu kayıtlarının birer sureti dosya arasına alınmıştır. Dosya arasına alınan...27. İcra Müdürlüğünün 2011/11657 sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının ..., borçluların ..., Bekir Gökçek olduğu, takibe konu senedin 28.02.2011 vadeli 50.000,00 TL bedelli senet olduğu dosyanın borçlu tarafından ödeme yapılması sebebiyle kapatıldığı görülmüştür. Dosya arasına alınan Davacı ile Davalı ... arasında 28.02.2011 tarihinde düzenlenen gayrimenkul alım-satım sözleşmesi ile 30.09.2011 tarihli taşınmaz ön satış ve emlak komisyonculuğu sözleşmesinin incelenmesinde, satıcının ..., alıcının ..., satış bedelinin 85.000,00 TL olduğu, 50.000,00 TL nin peşin olarak alındığı görülmüştür. ...'ın Duruşmada "Davalı ...'ın teyzesinin oğlu olduğunu, müteahhitlik yaptığını, davacının oğlunun arkadaşı olduğunu, ev almak istediklerini belirttiklerinde davalıyı önerdiğini, davacı ile davalının anlaşmış olduklarını, peşinat için davacının davalıya 50.000,00 TL lik senet verdiğini, daha sonra bu bedeli ödediklerini, senedi kendilerine geri vermediğini, davacıların kendisini aramaları üzerine öğrendiğini, kendisinden senedi ...'dan almasını istediklerini, davacıdan senedi aldığını, imza kısmını yırttığını, bu şekilde davacıya teslim ettiğini, davalı ...'in hem kendisini, hem de birçok kişiyi dolandırdığını, ortadan kaybolduğunu, kaçtığını, ... ile ...'ın aynı binada oturduklarını, komşu olduklarını, ...'ın kendisi hakkında da takip başlattığını, ancak senetteki imzanın kendisine ait olmadığını" beyan ettiği görülmüştür. ...'in Duruşmada"Babasının 50.000,00 TL yi ...'a teslim ettiğini, davalı ...'in senedin yanında olmadığını belirterek senedi iade etmediğini, daha sonra bu davalının akrabası olan Yüksel Kırdaş ile irtibata geçtiklerini, onun senedi alıp kendisine verdiğini, senedin imza kısmının bulunduğu köşesinin yırtık olduğunu, senedi getiren Yüksel'in düşürme olur, kaybolma olur düşüncesi ile imza kısmını yırttığını belirttiğini, davalıların komşu olduklarını, ayrıca emlakçılık da yaptıklarını" beyan ettiği görülmüştür. Davacının şikayeti üzerine davalılar hakkında...Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığı, davalı ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, diğer davalı ... hakkında görülen ... Esas sayılı dosyasında verilen Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçuna İlişkin Mahkumiyet, Resmi Evrakta Sahtecilik Suçundan Beraat kararının kesinleştiği ve kesinleşme şerhinin dosyamız arasına alındığı görülmüştür. Tüm Dosya Kapsamı Ve Ön İnceleme Duruşmasında Belirlenen Uyuşmazlık Konuları Hakkında Grafoloji Ve Sahtecilik Uzmanı Bilirkişiden Alınan Bilirkişi Raporunda Özetle; tetkike konu borçlusu ..., alacaklısı ... olarak düzenlenmiş 16/02/2010 tanzim ve 28/02/2011 ödeme günlü "50.000"TL'lik senet üzerinde atılı bulunan borçlu imzalarının, ... elinden çıktığı görüş ve kanaatini bildirmiştir. DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; Dava Konusu Sende İlişkin Davalılara Borçlu Olmadığının Tespitine İlişkin Menfi Tespit Davası Olup Yargılama Sırasında Davalı ...'a İcra Tehditi Altında Ödeme yapıldığından Ödenen Senet Bedelinin İstirdatı Talep Edilmiş olup İş Bu Davalı Yönünden İstirdat Davasına Dönüşmüştür. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 2021/4222 esas 2021/9125 karar sayılı 21/06/2021 tarihli mahkememizin yargı yeri olarak belirlendiği karara uyulmasına karar verilerek yargılamaya başlanmıştır. Davalılara karşı şikayetlerinin değerlendirilmesinde davalı ...'a yönelttiği şikayetine ilişkin takipsizlik kararı verildiği, davalı ...'a ilişkin mahkumiyet kararı verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür. Doysa kapsamında toplanan tüm deliller, tanık beyanları, ceza dosyası, bilirkişi incelemesi ve dosyaya sunulan sözleşme örnekleri ile tapu kayıtları hep birlikte değerlendirildiğinde; 16.02.2010 keşide tarihli, borçlusu ..., lehtarı ... olan davaya konu senedin lehtar ... tarafından ... ... tarafından da ...'a ciro edildiği ve devamla anılan senedin...27. İcra Dairesinde icra takibine konulduğu, hem davacının beyanı hem de tanık Emre Göçek'in beyanları ve tanık Yüksel Kırdaş'ın beyanında geçen; emanet senet birinin eline geçer diye yırttığını ancak bu senetin ilk senet mi başka senetmi olduğunu bilmediğine dair ifadelerden, taraflar arasında düzenlenen satış şartları kısmında ''taşınmaz satış bedeli 85 bin TL olup 50 bin TL'si peşin alınmış.'' ibaresi bulunan taşınmaz ön satış ve emlak komisyon sözleşmesinin ve gayrimenkul alım satım mukavelesinde geçen satış bedeli olan 85 bin TL'nin, 50 bin TL'sinin kapora olarak alındığına dair hususlardan hareketle ...'ın hile kullanarak tahsil ettiği senet yerine başka bir senedi davacıya verip, senedin düzenleme tarihini sonradan eklendiği, cirolayarak icra takibine konulmasını sağladığı, hile kullanarak senet karşılığında başka bir senedi davacıya verdiği, ağır ceza mahkemesinde yapılan yargılamada "sergilenen hile ile katılanın kandırılarak haksız menfaat temin edildiği anlaşılmakla sanığın üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olmakla, eylemine uyan TCK'nın 158/1-d maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş ancak her ne kadar sanığın görevsiz mahkeme ilamına konu bozma ilamı esas alınarak ayrıca resmi evrakta sahtecilik suçundan da TCK nın 204. maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile görevsizlik kararı verilmiş ise de suça konu senedin yasal unsurları ihtiva ettiği, üzerinde herhangi bir tahrifat, silinti, kazıntı bulunmadığı yine kambiyo senetlerinin "borçtan mücerret" olduğu hususu gözetilerek, tipiklik ilkesi gereği yasal unsurları itibariyle vücut bulmayan atılı suçtan sanığın CMK nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine " şeklinde karar verildiği ve kararın kesinleştiği, ceza mahkemesinin mahkumiyete ilişkin kararı mahkememizi bağlamakla senedin bedelsiz olduğu anlaşıldığından Davalı ...'a yöneltilen davanın kabulü ile dava konusu 50.000,00TL bedelli 16.02.2010 düzenleme tarihli, 28.11.2011 ödeme tarihli Keşidecisi ... olan bono sebebiyle davacının davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, Davalı ...'ın kötü niyetli olduğu mahkumiyet kararı ile de sabit olduğundan dava konusu alacağın %20 tutarı 10.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Türk Ticaret Kanununun 687.(Eski 599.) Maddesinde yazılı olduğu gibi keşidecinin lehdar ile kendi arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan def'ileri müracatta bulunan hamile karşı ileri sürebilmesi için hamilin bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması geretiği, bunu ispat külfetinin de senet borçlusuna yani keşideciye düşeceği, senedi elinde bulunduran davalının davacı ile senet lehdarı arasındaki ilişkiyi bilmesinin yeterli olmayıp sırf borçluyu ızrar etmek maksadıyla hareket etmiş bir başka deyişle bu amaçla senet lehdarı ile gizli anlaşma içerisine girmiş olması gerekmektedir. Davalı ... Pehlivanın TTK'nun 687.maddesinde belirtildiği şekilde davalı ile ... ile davacıyı zarara sokmak amacıyla gizli anlaşma içerisine girmiş oldukları ispat edilemediği, dosyaya sunulan davalılar arasındaki ticari ilişkiye ilişkin deliller, dinlenen tanıkların beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde davalı ...'ın kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı, bedelsizlik iddiasının davalı ...'a karşı ileri sürülmesi mümkün olmadığından Davalı ...'a yöneltilen davanın reddine, icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünden tedbir konulduğu, tedbirin 05.06.2014 tarihinde kaldırılmasına karar verildiği, davacının tedbirin kaldırılmasından sonra icraya konu bedeli davalı ...'a ödemiş olduğundan davalı tedbir nedeni ile alacağını geç tahsil etmiş olmasından dolayı, Dava konusu alacağın %20 tutarı 10.000,00TL icra inkar tazminatının davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 1-Davalı ...'a yöneltilen davanın Reddine, Dava konusu alacağın %20 tutarı 10.000,00TL icra inkar tazminatının davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine, a)Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine, b)Davalı ... tarafından yapılan 136,00 TL temyiz yoluna başvuru harcı ve 150,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 286,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine, 2-Davalı ...'a yöneltilen davanın Kabulü ile dava konusu 50.000,00TL bedelli 16.02.2010 düzenleme tarihli, 28.11.2011 ödeme tarihli Keşidecisi ... olan bono sebebiyle davacının davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, Dava konusu alacağın %20 tutarı 10.000,00TL kötü niyet tazminatının davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, a)Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, b)492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 3.415,5‬0 TL nispi karar ve ilam harcı için, peşin alınan 742,50 TL'nin mahsubu ile noksan olan 2.673‬,00 TL'nin davalı ...'dan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 18,40 TL Başvurma ve 742,50 TL Peşin harç, 843,9‬0 TL posta/tebligat/bilirkişi gideri olmak üzere toplam 1.604,8‬0 TL'nin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, davalı ...'ın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 03/10/2022 tarihinde karar verildi. Katip ... ✎ e-imzalıdır Hakim ... ✎ e-imzalıdır *

Atıf: Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/602, K. 2022/667, T. 03.10.2022, www.arakarar.com/karar/ankara-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-602-e-2022-667-k-51ad5d159e45