İlk Derece Mahkemesi · Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/11 E. 2025/154 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/11
Karar No
2025/154
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/11 Esas - 2025/154 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/11 Esas KARAR NO : 2025/154 ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/01/2025 KARAR TARİHİ : 06/03/2025 GR.KR.YZM.TARİHİ : 21/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirket ile davalı kooperatifin birliği ... arasında imzalanan 01/08/2019 tarihli "... ve Pancar Ekicileri Kooperatiflerince Özel Gübre Ürünleri Alımına İlişkin Çerçeve Sözleşmesi" ve 11/11/2019 tarihli "Bitki Koruma Ürünleri Bayilik Sözleşmesi"ne göre davalı şirkete satışı için bitki koruma ürünü ve zirai ilaç satışı yapıldığını, davalı şirkete her satış için ayrı ayrı fatura kesildiğini ve tesliminin sağlandığını, davalı şirkete kesilen faturaların neredeyse tamamında faturaların ödenme vadeleri ve bundan sonra işleyecek vade tarihi itibariyle temerrüt faizinin bildirildiğini, davalı şirketin hiçbir faturaya itiraz etmediğinden faturaların kesinleştiğini, ayrıca faturaya konulan faiz şartının davalı şirket ile aralarında teamül haline gelerek kesilen tüm faturalarda faiz şartının eklendiğini, mahkememizin faturaya eklenen faiz şartının geçerliliğini kabul etmese dahi TTK m.1530 uyarınca müvekkili şirketin faiz isteme hakkının olduğunu, müvekkilinin Bayilik Sözleşmesi ve Özel Gübre Alımına İlişkin Çerçeve Sözleşmeleri uyarınca davalıya istedikleri şekilde gübre üretip teslimini sağladığını, buna karşın, karşı tarafça da pancar üretimi sağlanmakta veya çiftçilere özel olarak gübre satışı sağlandığını, müvekkili ile davalı taraf arasında yapılan bu işlemin bir tedarik süreci içerdiğini, anılan hüküm gereğince de mal ve hizmet tedarikinde sözleşmede vade veya faiz kararlaştırılmamış bile olsa, ödemede temerrüde düşülmesi halinde ihtar şartına gerek duyulmaksızın faiz istenebileceğini, davalı müvekkili şirkete takip tarihi itibariyle anaparaya ilişkin ödemelerini yapmışsa da, faturalarda belirtilen vade tarihlerinden itibaren ödeme yapmadığı için ayrıca bir faiz borcunun da tahakkuk ettiğini, anılan borcun 17/04/2024 tarihli yazı ile taahhütlü mektup aracılığıyla davalı şirketten istenildiğini ve yazının 30/04/2024 tarihinde tebliğ edildiğini ödeme yapılmaması nedeniyle de .. Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, icra dairesince düzenlenen ödeme emri davalı şirkete tebliğ edildiğini ve davalı şirket tarafından yetkiye, borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz edildiğini, itiraz neticesinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkili şirket ile, davalı kooperatifin üst kuruluşu olan ... arasında imzalanan ve davalı ile ticaretin bir dayanağı olan sözleşmede yetki sözleşmesi yapıldığını ve yetkili Mahkeme ve İcra Daireleri olarak ...'in merkez adresi olan ... Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığını, zorunlu dava şartı olması nedeniyle arabuluculuk yoluna başvurulduğunu anlaşma sağlanamadığını beyan ederek; fazlaya dair tüm diğer hakları saklı kalmak kaydıyla; ... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline karar verilmesini, %20’den az olmamak üzere davalı-borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; usule ilişkin olarak; davanın yasal süresinde açılmadığından süre yönünden reddinin gerektiğini, faiz alacağına ilişkin olarak açılan ve aslında böyle bir alacak olmamasına rağmen varmış gibi gösterilerek icra takibi yolu ile haksız olarak tahsil edilmeye çalışıldığından davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, husumet itirazlarının olduğunu, davacı ile müvekkili arasında aslında böyle bir sözleşme kurulmadığını, davacının dava dilekçesinde bildirmiş olduğu 01/08/2019 tarihli "... ve Pancar Ekicileri Kooperatiflerince Özel Gübre Ürünleri Alımına İlişkin Çerçeve Sözleşmesi" ve 11/11/2019 tarihli "... Sözleşmesinin tarafı aslında müvekkilinin kooperatif olmadığını, yani müvekkili ile davacı arasında kurulmuş herhangi bir hukuki veya ticari ilişkinin bulunmadığını, davacının iddia ettiği hukuki ilişki ile huzurda açılan dava konusu arasında bir illiyet bağı bulunmadığını, bu nedenle davacının işbu davayı açmakta hukuki hiçbir menfaati bulunmadığı gibi müvekkili ile arasında bir husumetin de söz konusu olmadığını, görev itirazlarının olduğunu, davanın, işbu davalara bakmakla görevli asliye hukuk mahkemeleri olması gerekirken asliye ticaret mahkemesinde açıldığını, yetki itirazlarının olduğunu, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde bildirilen ilgili sözleşmelerinin tarafı müvekkili kooperatif olmadığından husumet itirazlarımızın yanında yetki itirazlarınında olduğunu, esasa yönelik olarak; dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın esas bakımından da reddinin gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında imzalanan 01/08/2019 tarihli “... ve Pancar Ekicileri Kooperatiflerince ... Özel Gübre Ürünleri Alımına İlişkin Çerçeve Sözleşmesi” ve 11/11/2019 tarihli “Bitki Koruma Ürünleri Bayilik Sözleşmesi”ne dayanılarak gerçekleştirilen satışlara ilişkin faturalar hakkında davacı tarafça ileri sürülen hususların gerçeği yansıtmadığını, söz konusu sözleşmelerde belirtilen yükümlülüklerin davalı müvekkili tarafından harfiyen ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini, kesilen faturaların içeriği ve ödeme vadelerine ilişkin davacı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığını, mail ortamında tarafların mutabık kaldıklarını ve bu mutabakat neticesinde davacı tarafından ayrıca herhangi bir faiz faturası da kesilmediğini, sonradan 17/04/2024 tarihli yazı ile taahhütlü mektup aracılığıyla gönderilen ve dava dilekçesinin içeriğinde de bildirilen zamanında ödememe nedeni ile faiz borcunun tahakkuk ettirildiğinin bildirilmesinin hukuksuz gayri ahlaki ve asılsız olduğunu, ayrıca üzerinde durulması gereken asıl ve önemli olan hususun da, icra takibi içeriğinde bildirilen 2.387.773,10-TL'lik borcun yani faiz alacağının hangi dönemlere ve ne kadarlık borçlara ilişkin olarak yansıtıldığını, borcun asıl kaynağının ne olduğu hususlarında hiçbir şekilde ne başlatılan icra takibinde ne de huzurda açılan iş bu davada herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, ayrıca davacı tarafından iş tamamlanmadığından hak edişte bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin temerrüde düşürülmesi ve fatura tarihi itibariyle faiz işlemesinin de kabul edilemeyeceğini, davacının dosyaya konu icra takibinde ticari temerrüt faizi talep ettiğini, müvekkili kooperatifin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmamakla birlikte faiz türü, işlemiş ve işleyecek tüm faizler ile faiz oranlarını da kabul etmediğini, davacı tarafından her ne kadar faiz talep edilmişse de bu durumun hatalı olduğunu, zira taraflar arasında faiz işletilmesini gerektirecek borç ilişkisi kapsamında müvekkili tarafından gerekli ödemeler eksiksiz olarak gerçekleştirilmiş ve sonrasında taraflar arasında ticari ilişkininde devam ettiğini, davacı taraf kendi içerisinde ikilemde kaldığını, üst yönetim değişikliğinden sonra, taraflar arasında gerekli görüşmeler gerçekleştirildikten, ödemeler yapıldıktan ve mutabakatlar yapıldıktan sonra anlamsız bir şekilde böyle bir yola başvurduklarını, davacının ödenmeyen faiz alacakları için başlattığı icra takibinin devam etmesi istemiyle mahkemeye başvurduğunu, ancak davacı yanın iş bu başvurusunda ve başlatmış olduğu icra takibinde haksız olduğundan davacı taraf ile olan mailler ve mutabakatlar uyarınca faize ilişkin olarak herhangi bir ödeme gerçekleştirmediğini ve söz konusu itirazının da davalı tarafın hukuki haklarını savunmak amacıyla gerçekleştiğini, taraflarınca yapılan itirazların tamamen hukuki dayanağının bulunduğunu beyan ederek; itirazın iptali davasının reddi ile % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER ... olduğu, 2.387.773,10-TL toplam alacağın talep edildiği, 27/05/2024 tarihinde talep edildiği, davanın yasal sürede açıldığı anlaşılmıştır. Bitki Koruma Ürünleri Bayilik Sözleşmesi ... ve ... DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava ticari satıma dayanan itirazın iptali davasıdır. 01/08/2019 tarihli ... Ve Pancar Ekicileri Kooperatiflerince Özel Gübre Ürünleri Alımına İlişkin Çerçeve Sözleşmesinde taraflar ise, davacı ... Sınırlı Sorumlu ... (Kooperatif) dir. ... Ve Pancar Ekicileri Kooperatiflerince Özel Gübre Ürünleri Alımına İlişkin Çerçeve Sözleşmesi'nin Sipariş Verme ve Sevkiyat Başlıklı 8. maddesinde, ..., ihtiyacı olan özel gübre taleplerine ilişkin alım önerisini, öneride ticari ad, cinsi, miktarı, ödeme şekli, teslim yeri, talep eden Kooperatif olacak şekilde Firma' nın, ... e yazılı olarak bildirilecek ya da https:....şeklinde ki elektronik posta adresine elektronik posta şeklinde veya Firma' nın yazılı olarak bildirilecek faks numarasına faks yolu ile ya da Firma'nın işbu sözleşmede yer alan adresine, yazılı şekilde iletecektir. Firma, ...' çe kendisine gönderilen siparişi, öneriyi kabul ettiğine dair yazılı kabul beyanını, teyidini ...' in https://....com.tr — şeklindeki elektronik posta adresine ya da ...' in . Numaralı fakslarına faks yoluyla ya da ...' in işbu sözleşmede yer alan adresine yazılı olarak bildirildiği takdirde ya da bu şekilde kendisine iletilen siparişlere, siparişin ulaşma tarihinden itibaren 3 (üç) iş günü içerisinde söz konusu siparişin kendisine bildirildiği usulde ve yazılı olarak itiraz etmediği, öneriyi kabul etmediğini açık olarak yazılı bir şekilde bildirmediği takdirde sipariş talebi kesinleşmiş, bu şekilde ... tarafından özel gübre alım taleplerine ilişkin önerisinin Firma tarafından kabul edildiği addedilerek, sipariş konusu özel gübre ürünlerine ilişkin satış sözleşmesi, bu talebe ilişkin siparişte (öneride) yer alan esaslar uyarınca işbu bayilik çerçeve sözleşmesi hükümleri uyarınca kurulacaktır. Herhangi bir mutabakatsızlık halinde ... tarafından Firma' ya iletilen siparişe ilişkin yazılı öneride yer alan hususlar dikkate alınır. 11/11/2019 tarihli ...Bayilik Sözleşmesinin 1. maddesinde, İşbu sözleşmede ... (firma) diğer taraftan "Sınırlı Sorumlu Pancar Ekicileri Kooperatifleri Birliği (...) ve bağlı Kooperatifler olduğu, 3. maddesinde, Sözleşme süresi, imza tarihinden itibaren 1 (bir) yıldır. Süre bitiminden en geç 1 (bir) ay öncesine kadar tarafların yazılı müracaatları olmadığı takdirde sözleşme otomatikman aynı şartlarda ve aynı müddetle uzatılmış sayılacağı, bu Sözleşme üst üste aynı şartlarda ve 1 (bir) yıl süre ile en fazla 5 defa uzayabileceği belirtilmiştir. 11/11/2019 tarihli ... tek taraflı kayıtsız ve şartsız olarak sözleşmeyi fesh etme hakkına sahiptir. Ancak firma tarafından Kooperatif sınırlarında yapılan teknik çalışmalar sonrası gelen ticari isim bazlı siparişler ... tarafından farklı muadillere yönlendirilmeyecektir. Her ne kadar sözleşmelerde ... yetkili olduğu belirtilmiş ise de davalı ile davacı arasında bir yetki sözleşmesi bulunmadığı, yetki sözleşmesinin davacı ile dava dışı davalının ikametgahının ... İlinde olduğu anlaşılmaktadır. İtirazın iptali davaları, yapılan takibe itiraz üzerine duran takibin devam etmesini sağlamak amacıyla açılan davalardır. Yasal dayanağını 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK'nın) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. İcra takiplerinde yetki hususu, 2004 sayılı İİK’nın 50. maddesi yollaması ile usul Kanunu hükümlerine göre yapılmaktadır. İİK’nın 50. maddesi; "(....) Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir. Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur. İki icra mahkemesi arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur." düzenlemesini içermektedir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde, itirazın iptaline konu ... Esas sayılı dosyasında, davalı icra dairesinin yetkisine de itiraz ederek ... yetkili olduğunu ileri sürdüğünden mahkemece öncelikle tetkik merciinde (icra hukuk mahkemesi) olduğu gibi, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemek gerekmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89/1-1 bendi gereğince; para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. İtirazın iptâli davasının görülebilmesi, geçerli bir icra takibinin varlığına bağlıdır. Ortada geçerli takip yoksa itirazın iptâli davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz halinde bu itiraz usulünce incelenip sonuçlandırılmadığı sürece geçerli bir takibin varlığından söz edilemez. O halde mahkemece, icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği gözetilerek eldeki dava da öncelikle bu itiraz incelenerek doğru bir şekilde karar verilmelidir. Hukuk Genel Kurulunun 06/04/2004 tarih, ... karar sayılı ilamı da bu yöndedir. İlâmsız icrada genel yetkili icra dairesi borçlunun ikametgahındaki icra dairesidir. Keza Kooperatife karşı açılacak dava ve başlatılacak takiplerde de kooperatif merkezi mahkemesi ve icra dairelerinin yetkili olduğu çekişmesizdir. Davacı ile davalı kooperatif arasında taraflar arasında yapılmış bir yetki sözleşmesi bulunmamaktadır. 11/11/2019 tarihli Bitki Koruma Ürünleri Bayilik Sözleşmesinin "Sipariş Verme" başlıklı 8/3. maddesinde de, davacı şirketin, ...'ce verilecek siparişlere itibar edececeği, dava dışı ... haricinde birim kooperatiflerden kesinlikle sipariş alınmayacağı ve sevkiyat yapılmayacağı da belirtilmiştir. ... Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi yetkili ... Müdürlüğü tarafından borçluya ödeme emri tebliğ edilmeden borçlunun itiraz hakkı doğmaz. Bu durumda itirazın iptali davasında yetkili icra dairesinde açılan usulüne uygun bir takip ve itiraz bulunmadığı bu nedenle geçerli bir icra takibi bulunmadan açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Geçerli bir icra takibi olmadığından DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40-TL maktu harcın, peşin alınan 28.838,33-TL harçtan mahsubu ile bakiye 28.222,93‬-TL harcın karar kesinleştiğinde, istek halinde yatırana iadesine 3-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT m. 7/1 gereğince hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/03/2025 ...

Atıf: Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/11, K. 2025/154, T. 06.03.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-11-e-2025-154-k-e6e73d0f23d7