Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2014/4641, 17.11.2014

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2014/4641
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

AZİZ SÜTÇÜ VE ÖMER FARUK SÜTÇÜ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/4641)

Karar Tarihi: 17/11/2014

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucular, "resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının

zararına dolandırıcılık" suçlarını işledikleri iddiasıyla

yargılandıkları davanın halen devam ettiğini ve makul sürede yargılama

yapılmadığını belirterek, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler

ve manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 3/4/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan

yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona

sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 21/7/2014 tarihinde,

kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 26/9/2014 tarihinde, kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği,

görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 9/10/2014

tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda

sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama

dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucular hakkında, Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca

yürütülen soruşturma kapsamında 8/4/2008 tarihinde başvuruculardan Aziz Sütçü'nün ifadesi alınmış, başvurucu ifadesinde, kardeşi

Ömer Faruk Sütçü’ye soruşturmaya ilişkin bilgi

verdiğini beyan etmiştir.

8. Başvurucular ve diğer üç şüpheli hakkında, "resmi belgede

sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık"

suçlarını işledikleri iddiasıyla Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca 4/8/2008

tarih ve E.2008/902 sayılı iddianame düzenlenmiştir.

9. Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 6/8/2008 tarihli kararı

ile iddianamenin iadesine karar vermiştir.

10. Başsavcılığın itirazı üzerine, Mardin 1. Ağır Ceza

Mahkemesi 15/8/2008 tarih ve 2008/365 Değişik İş sayılı kararı ile iddianamenin

iadesi kararının kaldırılmasına karar vermiştir.

11. İddianamenin iadesi kararının kaldırılması üzerine

yargılamaya başlayan Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 8/5/2013 tarih ve

E.2008/209, K.2013/129 sayılı kararı ile başvurucuların "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık"

suçundan haklarında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, "resmi belgede

sahtecilik" suçundan ise mahkûmiyetlerine karar vermiştir.

12. Karar başvurucular tarafından temyiz edilmiş olup, temyiz

incelemesi devam etmektedir.

13. Başvurucular, 3/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

B. İlgili

Hukuk

14. 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204.

maddesinin (1) numaralı fıkrası; 1/3/1926 tarih ve 765 sayılı mülga Türk Ceza

Kanunu’nun 102. maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendi, 104. maddesi

ile 504. maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı bendi.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

15. Mahkemenin 17/11/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucuların 3/4/2014 tarih ve 2014/4641 numaralı bireysel başvuruları

incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları

16. Başvurucular, Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca "resmi belgede

sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık"

suçlarından 4/8/2008 tarihinde haklarında açılan kamu davasının halen devam

ettiğini ve makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil yargılanma

haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

17. Başvuru formu ile eklerinin incelenmesi sonucunda, açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

18. Başvurucular, Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca

haklarında açılan kamu davasının halen devam ettiğini ve makul sürede yargılama

yapılmadığını belirterek, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri

sürmüşlerdir.

19. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme)

ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049,

26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)

kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının somut görünümleri olan

alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanma

hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca

inceleme yaptığı birçok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM

içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan

ve AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve

haklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun

dayanağını oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen

ilkeler uyarınca adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca

davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının

görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nın

bütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanma hakkının

değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B. No:

2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).

20. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması

gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).

21. Anayasa’nın 36. ve Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca

kişilere, cezai alanda yöneltilen suçlamaların da (suç isnadı) makul sürede

karara bağlanmasını isteme hakkı tanınmıştır. İsnat olunan fiil, ceza

kanunlarında suç olarak nitelendirilmiş ve yargılama aşamasında ceza hukukunun

kuralları uygulanmış ise ayrıca bir uygulanabilirlik incelemesi yapılmaksızın

kendiliğinden adil yargılanma hakkının kapsamına girer (B. No: 2013/625,

9/1/2014, § 31). Başvuru konusu olayda, başvurucular hakkında, "resmi belgede

sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarını

işledikleri iddiasıyla soruşturma

başlatılmıştır. Başvurucular hakkında isnat olunan suçlar 5237 sayılı Kanun’un

204. maddesinin (1) numaralı fıkrası ile 765 sayılı mülga Kanun’un 504.

maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı bendinde hapis ve adli para cezasını

gerektirir şekilde tanımlanmıştır. Bu çerçevede başvurucular hakkındaki suç

isnadına dayalı yargılamanın Anayasa’nın 36. maddesinin güvence kapsamına

girdiği konusunda kuşku bulunmamaktadır (B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 32).

22. Ceza muhakemesinde yargılama süresinin makul olup

olmadığı değerlendirilirken sürenin başlangıcı, bir kişiye suç işlediği

iddiasının yetkili makamlar tarafından bildirilmesi veya isnattan ilk olarak

etkilendiği arama ve gözaltı gibi bir takım

tedbirlerin uygulanması anıdır. Somut başvuru açısından başvuruculardan Aziz

Sütçü yönünden bu tarih ifadesinin alındığı 8/4/2008 tarihi, başvurucu Ömer

Faruk Sütçü yönünden ise kamu davasının açıldığı 4/8/2008 tarihidir. Ceza

yargılamasında sürenin sona erdiği tarih, suç isnadının nihai olarak karara

bağlandığı, yargılaması devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin

makul süre şikâyetiyle ilgili kararını verdiği tarihtir (B. No: 2013/695,

9/1/2014, § 35).

23. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinde, Mardin

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 8/4/2008 tarihinde başvuruculardan Aziz Sütçü’nün ifadesinin alındığı, başvurucular ve diğer üç

şüpheli hakkında, "resmi belgede

sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık"

suçlarını işledikleri iddiasıyla Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca 4/8/2008

tarihinde iddianame düzenlendiği, Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen

iddianamenin iadesi kararına yapılan itiraz üzerine, Mardin 1. Ağır Ceza

Mahkemesince 15/8/2008 tarihinde iddianamenin iadesi kararının kaldırılmasına

karar verildiği belirlenmiştir. İddianamenin iadesi kararının kaldırılması üzerine

yargılamaya başlayan Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesince, başvurucuların ve diğer

sanıkların savunmaları ile müşteki beyanlarının alındığı, uzun süre sanıkların

imzalarının tespitine ilişkin Adli Tıp Kurumu raporunun beklendiği, sonuç

alınamaması üzerine Aziz Sütçü’ye yönelik imza

incelemesi yaptırılmak üzere dava dosyasının Diyarbakır Kriminal

Polis Laboratuvarına gönderilerek bilirkişi raporu alındığı, raporun

okunmasından sonra tüm sanıklara yönelik imza incelemesi yaptırılmak üzere dava

dosyasının tekrar Diyarbakır Kriminal Polis

Laboratuvarına gönderildiği tespit edilmiştir. Mahkemece, 8/5/2013 tarihli

karar ile başvurucuların "kamu kurum ve

kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçundan haklarında

açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, "resmi belgede

sahtecilik" suçundan ise mahkûmiyetlerine karar verildiği,

kararın başvurucular tarafından temyiz edildiği ve temyiz incelemesinin devam

ettiği anlaşılmıştır.

24. 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun

öngördüğü yargılama usullerine tabi mahkemeler nezdindeki yargılamaların makul

sürede tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha önce bireysel başvuru konusu

yapılmış ve Anayasa Mahkemesi tarafından makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği yönünde kararlar verilmiştir (B. No: 2012/625, 9/1/2014, §§ 23-41; B.

No: 2013/695, 9/1/2014, §§ 24-40).

25. Başvurunun değerlendirilmesi neticesinde, başvuruya konu

ceza davası; hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların karmaşıklığı,

delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi kriterler

dikkate alındığında karmaşık olmaktan uzaktır. Başvurucuların tutum ve

davranışlarıyla ve usuli haklarını kullanırken

özensiz davranmasıyla yargılamanın uzamasına önemli ölçüde sebep oldukları da

söylenemez. Anılan davaya bütün olarak bakıldığında, somut başvuru açısından

farklı bir karar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı ve başvurucu Aziz

Sütçü yönünden yaklaşık sekiz yıldır, başvurucu Ömer Faruk Sütçü yönünden ise

yedi yıldır devam eden yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu

sonucuna varılmıştır.

26. Açıklanan nedenlerle,

başvurucuların Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma haklarının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

27. Başvurucular, makul sürede

yargılama yapılmadığı için ayrı ayrı 30.000,00 TL manevi tazminata

hükmedilmesini talep etmişlerdir.

28. 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un “Kararlar” kenar başlıklı 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal

bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak

için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden

yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine

tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu

gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak

şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

29. Başvurucuların tarafı olduğu

uyuşmazlığa ilişkin başvurucu Aziz Sütçü yönünden yaklaşık sekiz yıldır,

başvurucu Ömer Faruk Sütçü yönünden ise yedi yıldır devam eden yargılama

süreleri nazara alındığında, yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle,

yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında

başvurucu Aziz Sütçü’ye net 5.850,00 TL, başvurucu

Faruk Sütçü’ye net 5.000,00 TL manevi tazminat

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

30. Başvurucular tarafından

yapılan ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin

başvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

31. Başvuruya konu yargılamanın

yaklaşık sekiz yıldır devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanma

hakkını ihlal ettiği gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olan

bir yargılama dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğü

zararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısa

sürede sonuçlandırılmasını teminen, kararın bir

örneğinin ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucuların,

1. Makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği yönündeki

iddialarının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına

alınan makul sürede yargılanma haklarının İHLAL EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucu Aziz Sütçü’ye net 5.850,00

TL, başvurucu Ömer Faruk Sütçü’ye net 5.000,00 TL

manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE, başvurucuların

tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,

C. Başvurucular tarafından yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA

MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

D. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

E. Kararın bir örneğinin ilgili derece Mahkemelerine

gönderilmesine,

17/11/2014

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör Yrd.

:

Derya ATAKUL

Başvurucular

:

Aziz SÜTÇÜ

Ömer Faruk SÜTÇÜ

Vekilleri

:

Av. Murat DURGAN

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2014/4641, T. 17.11.2014, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2014-4641-basvuru-17-11-2014-14d5eec3944a