Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2014/17621, 09.01.2018

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2014/17621
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

ABDULKERİM TANIŞ VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/17621)

Karar Tarihi: 9/1/2018

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, alacağın yargılama sırasında değer kaybına

uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de

makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. 2014/17621, 2014/17622, 2014/17623, 2014/17624, 2014/17625,

2014/17626, 2014/17628, 2014/17630, 2014/17631 ve 2014/17634 numaralı bireysel

başvurular 10/11/2014 tarihinde; 2014/17697, 2014/17698, 2014/17699,

2014/17700, 2014/17701, 2014/17702, 2014/17703, 2014/17704, 2014/17705 ve

2014/17706 numaralı bireysel başvurular 12/11/2014 tarihinde; 2014/17817,

2014/17818, 2014/17819, 2014/17820, 2014/17821, 2014/17822, 2014/17823,

2014/17824 ve 2014/17826numaralı bireysel başvurular14/11/2014 tarihinde; 2014/18153,

2014/18154, 2014/18157, 2014/18159, 2014/18161, 2014/18162, 2014/18163,

2014/18164, 2014/18165, 2014/18166, 2014/18168 ve 2014/18169 numaralı bireysel

başvurular 19/11/2014 tarihinde; 2015/3245, 2015/3246, 2015/3355, 2015/3358 ve

2015/3659 numaralı bireysel başvurular ise 25/6/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvurular, başvuru formları ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuşlardır.

4. 2014/17622-17626, 2014/17628, 2014/17630, 2014/17631,

2014/17634, 2014/17697-2014/17706, 2014/17817-2014/17824,2014/17826,

2014/18153, 2014/18154, 2014/18157, 2014/18159-2014/18166, 2014/18168,

2014/18169, 2015/3245, 2015/3246, 2015/3355, 2015/3358 ve 2015/3659 numaralı

bireysel başvuru dosyaları, aralarında konu yönünden hukuki irtibat bulunması

nedeniyle 2014/17621 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmiş olup

inceleme 2014/17621 numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmüştür.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve

bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağını

bildirmiştir.

8. Bireysel başvuru tarihinden sonra başvuruculardan Kemal Özay

29/5/2016 tarihinde, Halil Yönden ise 17/7/2015 tarihinde vefat etmiştir.

Başvurucular vekili, mirasçılık belgesi sunmuş ve adı geçen başvurucuların

mirasçılarının başvuruya devam etmek istediklerini beyan etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar

özetle şöyledir:

A. Uyuşmazlığın Arka

Planı

10. Başvurucular; Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol

İşletmeleri Genel Müdürlüğüne (TEKEL) 1993 yılına ait tütün ürünü satmışlardır.

TEKEL, satın aldığı tütünler için kilosu ortalama 55.000-60.000 TL civarı bir

fiyat açıklamıştır. Satın alınan tütünler, daha sonra trenle TEKEL'in

Adana'daki ambarlarına aktarılmıştır. Adana'da ise yine TEKEL'in

görevlendirdiği heyet tarafından bu tütünlerin fiyatı yaklaşık on kat daha az

belirlenmiştir.

11. Başvurucuların iddiasına göre; satın alınan tütünler tren

ile nakledilirken çok uzun süre vagonlarda bekletilmiş, ayrıca ambarlara taşıma

sırasında gerekli özen gösterilmemiş ve üstelik ambarları su basmıştır.

12. İhtilaf konusu tütünler ile ilgili olarak ilk fiyatı

belirleyen eksperlerin rüşvet aldıkları ve alınan rüşvetin bir bölümünün de

terör örgütüne aktarıldığı iddiasıyla Diyarbakır Devlet 4 No.lu Güvenlik

Mahkemesinde ceza davası açılmıştır. İddianamede; sanıkların ihaleye fesat

karıştırma, rüşvet alma, rüşvet verme, 19/4/1990 tarihli ve 3628 sayılı Mal

Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzlukla Mücadele Kanunu'na aykırılık

suçlarından cezalandırılmaları talep edilmiştir. Devlet Güvenlik Mahkemelerinin

kapatılmasıyla yargılamaya Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinde devam

edilmiştir. Mahkeme 27/11/2008 tarihinde Diyarbakır'ın Bismil ilçesindeki tütün

fiyat belirleme işlemleri yönünden sanıkların mahkûmiyetine, Muş'un Kızılağaç

nahiyesindeki tütün fiyat belirleme işlemleri yönünden ise sanıkların beraatine, diğer sanıklar yönünden ise zamanaşımı nedeniyle

davanın düşmesine karar vermiştir.

13. Karar temyiz edilmiş; Yargıtay 5. Ceza Dairesince 15/4/2013

tarihinde bazı sanıkların yargılama sırasında vefat etmesi, bazı sanıklar

yönünden ise zamanaşımı süresinin geçmiş olması nedeniyle açılan davaların

düşmesine karar verilmiştir.

B. Başvurucuların

Açtıkları Tazminat Davası Süreci

14. Başvurucular; ilk fiyatın on katı daha az bir bedelin

belirlenmesi nedeniyle zarara uğradıklarını, bu zararın ise TEKEL tarafından

tütünlerin korunması için gerekli ve yeterli önlemlerin alınmamasından

doğduğunu belirterek TEKEL aleyhine 14/4/1995, 19/4/1995, 2/5/1995, 23/5/1995

ve 31/8/1995 tarihlerinde Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde ayrı ayrı tazminat

davaları açmışlardır. Başvurucuların açtıkları davalar, 29/6/1999 tarihinde

Mahkemenin E.1995/111 sayılı dosyasında birleştirilerek birlikte görülmüştür.

15. Başvurucular ayrıca, yargılamanın uzun sürmesine bağlı

olarak doğacak değer kaybının ödenmesini de talep etmişlerdir.

16. Mahkeme, Teknik Bilirkişi Kurulundan dava konusu ile ilgili

rapor almıştır. Bilirkişi Kurulunun 23/8/1996 tarihli raporunda; tütünlerin

yanlış nakil, bakım, istif gibi unsurlar nedeniyle bozulduğu kanaati

bildirilmiştir. Mahkeme, bu raporu hükme esas alarak -başvuru formu ve

eklerinde belirtilmeyen bir tarihte- davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak

Yargıtay 13. Hukuk Dairesince, ilk fiyatı belirleyen eksperler hakkında rüşvet

suçundan açılan ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiği belirtilerek hükmün

bozulmasına karar verilmiştir.

17. Mahkeme, bozma ilamına uymuş ve ceza davasını bekletici

mesele yapmıştır. Ancak ceza davasının yaklaşık yirmi yıl boyunca

sonuçlanmadığını gözeten Mahkeme, bu ara karardan dönerek 18/4/2014 tarihinde davanın

kabulüne karar vermiştir. Mahkeme ek 1 Tablonun (2) numaralı sütununda

belirtilen alacakların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile

birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar vermiştir. Kararın

gerekçesinde, davalının rüşvet verilerek ilk tütün fiyatının yüksek

belirlendiği iddiasının bir mahkûmiyet kararı söz konusu olmadığı için

ispatlanamadığı belirtilmiştir. Mahkeme, buna karşın alınan Bilirkişi Kurulu

raporuna göre tütünlerin yanlış istif, nakil ve saklama neticesinde kalitesinin

düştüğünün tespit edildiğine dikkat çekmiş; bu raporu hükme esas almıştır.

Mahkeme, başvurucuların alacağının güncellenmesi talebi yönünden ise

yargılamada geçen sürede enflasyon karşısında dava tarihine göre belirlenen

alacağın "gülünç hâle geldiğini" kabul etmiş ancak bu talebin olumlu

karşılanamayacağı sonucuna varmıştır.

18. Başvurucular 10/11/2014, 12/11/2014, 14/11/2014, 19/11/2014

ve 23/2/2015 tarihlerinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

19. Temyiz edilen hüküm, Dairenin 8/12/2014 tarihli ilamıyla

vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanmıştır. Karar düzeltme istemi de aynı

Dairenin 16/4/2015 tarihli ilamıyla reddedilmiştir.

20. Bakanlık, başvuruculardan bazılarının makul sürede

yargılanma hakkı yönünden İnsan Hakları Tazminat Komisyonuna (Komisyon)

başvurduklarını ifade etmiştir. Bunun üzerine Komisyona yapılan başvuruların

akıbeti Bakanlıktan sorulmuş, gelen yazı cevabı ekinde Komisyon kararları

gönderilmiştir. Buna göre Komisyon 27/10/2014, 20/11/2014 ve 18/3/2015

tarihlerinde daha önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) konu ile ilgili

bir başvurularının olmadığı gerekçesiyle başvurucuların tazminat taleplerinin

reddine karar vermiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

21. Konu hakkında ilgili hukuk için bkz. Ferda Yeşiltepe [GK], B. No: 2014/7621,

25/7/2017, §§ 25-31; ANO İnşaat ve Ticaret

Ltd. Şti. [GK], B. No: 2014/2267, 21/12/2017, §§ 32-43.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

22. Mahkemenin 9/1/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mülkiyet Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

23. Başvurucular, TEKEL'e sattığı ürünlerin tam karşılığını

alamadıkları için tazminat davasını açtıklarını ve bu davanın lehlerine

sonuçlandığını belirtmişlerdir. Ancak başvurucular, yargılamanın uzun sürdüğünü

ve belirtilen süreçte ülkedeki yüksek enflasyon nedeniyle geç kavuştukları

alacaklarının değer kaybına uğradığından yakınmışlardır. Başvuruculara göre,

ister döviz kurları ve isterse de enfasyon oranlarına

göre karşılaştırma yapıldığında dava tarihine göre belirlenen alacağın değer

kaybına uğradığı açıkça ortadadır. Başvurucular, bu gerekçelerle mülkiyet

haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

24. Bakanlık görüşünde, mülkiyet hakkının ihlal edildiğine

ilişkin başvurucuların iddiaları yönünden bir görüş bildirilmemiştir.

2. Değerlendirme

25. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa’nın

35. maddesi şöyledir:

“Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla

sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına

aykırı olamaz.”

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

26. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan

mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi gerekir.

b. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

i. Mülkün Varlığı

27. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden şikâyet eden bir kimse,

önce böyle bir hakkının var olduğunu kanıtlamak zorundadır (Mustafa Ateşoğlu ve diğerleri, B. No:

2013/1178, 5/11/2015, §§ 49-54).

28. Anayasa'nın 35. maddesiyle güvenceye bağlanan mülkiyet

hakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal

varlığı hakkını kapsamaktadır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, § 20). Bu

bağlamda mülk olarak değerlendirilmesi gerektiğinde kuşku bulunmayan menkul ve

gayrimenkul mallar ile bunların üzerinde tesis edilen sınırlı ayni haklar ve

fikrî hakların yanı sıra icrası kabil olan her türlü alacak da mülkiyet

hakkının kapsamına dâhildir (Mahmut Duran ve

diğerleri, B. No: 2014/11441, 1/2/2017, § 60).

29. Başvuru konusu olayda başvurucular, anılan Mahkeme kararıyla

hükmedilen alacaklarının mülk teşkil ettiğini ve bu alacakların ise davanın

açıldığı 1995 yılından ödemenin yapıldığı 2015 yılına kadar devam eden

dönemdeki yüksek enflasyon sebebiyle değer kaybına uğradığını belirterek

mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmektedirler. Başvurucular

zararlarının tazmini istemiyle dava açmışlar, yapılan yargılama neticesinde

başvurucuların dava tarihi itibarıyla davalı TEKEL'den alacakları olduğuna

hükmedilmiştir. Bu hüküm Yargıtayca onanmış ve karar

düzeltme istemi de reddedilmekle kesinleşmiştir. Bu bağlamda Mahkeme kararıyla

nihai olarak tespit edilmiş olan söz konusu alacakların belirli ve icra

edilebilir niteliği gereği mülkiyet hakkı kapsamında olduğu

değerlendirilmektedir.

30. Dolayısıyla Mahkeme kararıyla tespit edilen söz konusu

alacaklar yönünden başvurucuların Anayasa'nın 35. maddesi anlamında mülkiyet

haklarının mevcut olduğu kuşkusuzdur.

ii. Müdahalenin Varlığı ve

Türü

31. Başvuru konusu olayda başvurucuların alacaklarının değer

kaybına uğratılarak ödenmesinin mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiği

kuşkusuzdur. Başvurucuların alacaklarına geç kavuşmuş olmalarının mülkiyetten

yoksun bırakılması niteliği taşımadığı ve müdahalenin mülkiyetin kontrolü veya

düzenlenmesi amacıyla da yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda başvurucuların

mülkiyet haklarına yapılan müdahalenin "mülkiyetten barışçıl

yararlanma" ilkesine ilişkin birinci kural çerçevesinde incelenmesi

gerekir.

c. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

i. Genel İlkeler

32. Mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin Anayasa'ya uygun

olabilmesi için kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ayrıca

ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılması gerekmektedir(Recep Tarhan ve Afife Tarhan, B. No: 2014/1546, 2/2/2017, §

62). Ölçülülük ilkesi gereği kişilerin mülkiyet hakkının sınırlandırılması

hâlinde elde edilmek istenen kamu yararı ile bireyin hakları arasında adil bir

dengenin kurulması gerekmektedir. Bu adil denge, başvurucunun şahsi olarak

aşırı bir yüke katlandığının tespit edilmesi durumunda bozulmuş olacaktır (Arif Güven, B. No: 2014/13966, 15/2/2017,

§ 58). Müdahalenin ölçülülüğünü değerlendirirken Anayasa Mahkemesi; bir

taraftan ulaşılmak istenen meşru amacın önemini ve diğer taraftan müdahalenin

niteliğini, başvurucunun ve kamu otoritelerinin davranışlarını da gözönünde tutarak başvurucuya yüklenen külfeti dikkate

alacaktır (Arif Güven, § 60).

33. Anayasa Mahkemesi; kanun koyucunun bir hak olarak öngördüğü

veya kamu borcu hâline gelmiş ödemelerin geç yapılması nedeniyle mağdur

olunduğu iddiasıyla yapılan başvurularda, alacakta veya hakka konu bedelde

meydana gelen değer aşınmalarının başvurucular üzerinde orantısız bir yük

oluşturması hâlinde mülkiyet hakkının ihlaline karar vermiştir (Mehmet Akdoğan ve diğerleri, B. No:

2013/817, 19/12/2013; Akel Gıda San. ve Tic.

A.Ş., B. No: 2013/28, 25/2/2015;

Ferda Yeşiltepe, §§ 63-76). Anayasa Mahkemesi ayrıca, mahkemelerce

hükmedilen alacak veya tazminatların yargılamada geçen süre nedeniyle enflasyon

karşısında aşırı ölçüde değer kaybettiği başvurularda da ölçülülük yönünden

mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir (Abdulhalim Bozboğa, B. No:

2013/6880, 23/3/2016, §§ 48-66; ANO İnşaat

ve Ticaret Ltd. Şti., §§ 69-82).

ii. İlkelerin Olaya

Uygulanması

34. Başvurucuların tütün satış sözleşmesi çerçevesinde

zararlarının tazmini istemiyle açtıkları davalar Mahkemece 18/4/2014 tarihinde

kabul edilmiş, temyiz üzerine hüküm Yargıtay 13. Hukuk Dairesince 8/12/2014

tarihinde onanmıştır. Buna göre derece mahkemelerince; başvurucuların

tütünlerinin TEKEL tarafından yapılan nakil, istifleme ve muhafaza sırasında

zarar gördüğü tespit edilmiş ve uğradıkları zararın karşılığı olarak ekli (1)

numaralı tablonun (2) numaralı sütununda belirtilen alacaklarının TEKEL'den

tahsili gerektiği sonucuna varılmıştır. Ancak başvurucuların bu alacaklarının

tespit edilmiş olması tek başına başvurucuların mağdur sıfatlarını ortadan

kaldırmamaktadır. Başvurucuların mağdur sıfatlarının ortadan kalkması için

ileri sürülen ihlalin hem zamanı hem de mağdurun bu hakkı kullanamadığı süre gözönüne alınarak telafi edilmesi gerekmektedir.

35. Yukarıda da değinildiği üzere Anayasa Mahkemesinin daha önce

gerek norm denetimi kapsamında gerekse de bireysel başvuru kapsamında verdiği

çeşitli kararlarında alacakların da mülkiyet hakkı kapsamında olduğu,

alacakların geç ödenmesi hâlinde enflasyon oranları altında olmayan bir faiz

ödenmesinin gerek bireyin hakları ve gerekse kamu düzeni bakımından zorunlu

olduğu belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi bu bağlamda kişilerin mülkiyet hakkı

kapsamında değerlendirilen alacaklarının makul olmayan bir sebeple geç ödenmesi

yüzünden değer kaybına uğratılmasının mülkiyet hakkının ihlaline yol açtığını

kabul etmiştir (bkz. §§ 32-33).

36. Başvuru konusu olayda derece mahkemelerince, başvurucuların

açtıkları dava tarihleri itibarıyla söz konusu alacağa hak kazandıkları

belirlenmiştir. Başvurucuların karar tarihinden sonra bu alacaklarının tahsil

edilemediği veya yargılama sonrası geç tahsil edildiği gibi bir şikâyetleri ise

bulunmamaktadır. Başvurucuların somut olay bakımından şikâyeti, yargılama

sürecinde ülkede yaşanan enflasyonist ortamda işletilen yasal faize rağmen

alacaklarının değer kaybettiğine ilişkindir. Dolayısıyla bu şikâyetle sınırlı

olarak alacağa hak kazanıldığı dava tarihleri ve alacağın icra edilebilir hâle

geldiği kararın verildiği tarih arasındaki döneme göre değerlendirme

yapılmalıdır.

37. Merkez Bankası verilerine göre belirtilen dönemde

(Nisan/1995-Nisan/2014) enflasyonda meydana gelen artış oranı %12.076,12'dir.

Bu itibarla söz konusu verilere göre alacağa hak kazanıldığı 1995 yılı Nisan

ayındaki 100 TL'nin davada verilen hükmün kesinleştiği 2014 yılı Nisan ayı

itibarıyla enflasyon karşısında değer kaybı giderilmiş karşılığı 12.176,12

TL'dir. Ekli (1) numaralı tabloda başvurucular lehine hükmedilen alacağın değer

kaybına ilişkin bilgiler ayrıntılı olarak gösterilmiştir. Buna göre uygulanan

yasal faize rağmen aynı dönemde enflasyonun yaklaşık %10.000-11.000 civarında

oranında arttığı, diğer bir deyişle başvurucuların alacaklarının %1'inden bile

daha az bir miktara düşerek enflasyon karşısında bu alacakların önemli ölçüde

değer kaybına uğradığı görülmektedir (bkz. ek 1 Tablo (6 ve 7) numaralı

sütunlar).

38. Diğer taraftan kural olarak kişilerin kamudan olan

alacaklarının herhangi bir yargısal sürece veya icra takibine gerek olmadan

ödenmesi beklenir. Somut olayda ise başvurucunun alacağının geç ödenmesinin

makul bir gerekçesi mevcut olmadığı gibi, derece mahkemelerinin geriye dönük

olarak tespit ettiği başvurucunun alacağını kamu makamlarının ancak yapılan

yargılama sonucu ödeyebildiği ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle yine kamu

makamlarının yarar sağlamış olduğu anlaşılmaktadır (Benzer yönde bkz. ANO İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti., § 80).

39. Sonuç olarak başvurucuların mülkiyet hakkı kapsamındaki

alacaklarının enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratıldığı

anlaşılmakla başvuruculara şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet

yüklendiği kanaatine varılmıştır. Bu sebeple somut olay bakımından kamunun

yararı ile başvurucuların mülkiyet haklarının korunması arasında bulunması

gereken adil dengenin başvurucular aleyhine bozulduğu ve müdahalenin ölçülü

olmadığı değerlendirilmiştir.

40. Açıklanan nedenlerle Anayasa’nın 35. maddesinde güvence

altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

41. Başvurucular, makul sürede yargılanma haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüşlerdir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

42. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

43. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanın

ikame edildiği tarih, sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği tarih, yargılaması

devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas

alınır (Güher Ergun ve diğerleri,

§§ 50, 52).

44. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).

45. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında somut olaydaki yaklaşık 20 yıllık yargılama

süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

46. Açıklanan nedenlerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

47. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

48. Başvurucular, maddi ve manevi tazminat talebinde

bulunmuşlardır.

49. Başvuruda mülkiyet ve makul sürede yargılanma haklarının

ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

50. Makul sürede yargılanma hakkının ihlali nedeniyle yalnızca

ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında

-yargılamadaki taraf sayısı ve başvurucular Halil Yönden ve Kemal Özay'ın

başvuru devam ederken vefatları nedeniyle mirasçı sayıları da gözetilerek-

başvuruculara ayrı ayrı ekli (2) numaralı tabloda gösterilen miktarlarda manevi

tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

51. Mülkiyet hakkının ihlali nedeniyle maddi zararları

karşılığında başvuruculara ayrı ayrı ekli (2) numaralı tabloda gösterilen

miktarlarda maddi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

52. Dosyadaki belgelerden tespit edilen başvurucuların

yatırdıkları 206,10 TL harç bedelinin başvurucular Yıldız Özay ve Müjde Özay'a

müştereken ödenmesine; yine 206,10 TL harç bedelinin Eslihan

Yönden, Selbinez Küçük, Nurten Yazal,

Petek Yılmaz, Muhammed Hanifi Yönden, Fatma Yönden,

Yılmaz Yönden ve Recep Yönden'e müştereken

ödenmesine; 226,90 TL harç bedelinin başvurucular Mehmet Sabri Avcu, Cemil

Özdemir, Mehmet Asım Demir, Mehmet Çaldır ve Nimet Salgut'a

ayrı ayrı ödenmelerine; diğer başvuruculara ise yatırdıkları 206,10 TL

tutarındaki harç bedellerinin ayrı ayrı ödenmelerine karar verilmesi gerekir. Ayrıca

başvurucular kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden 1.980 TL vekâlet

ücretinin başvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. 1. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet

hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

2. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvuruculara ekli (2) numaralı tabloda belirtilen

miktarlarda ayrı ayrı manevi ve maddi tazminat ÖDENMESİNE,

D. 1. 206,10 TL harç bedelinin başvurucular Yıldız Özay ve Müjde

Özay'a MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE; ayrıca 206,10 TL harç bedelinin Eslihan Yönden, Selbinez Küçük,

Nurten Yazal, Petek Yılmaz, Muhammed Hanifi Yönden, Fatma Yönden, Yılmaz Yönden ve Recep Yönden'e MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE; 226,90 TL harç bedelinin

başvurucular Mehmet Sabri Avcu, Cemil Özdemir, Mehmet Asım Demir, Mehmet Çaldır

ve Nimet Salgut'a AYRI AYRI ÖDENMELERİNE; diğer

başvuruculara ise yatırdıkları 206,10 TL tutarındaki harç bedellerinin AYRI

AYRI ÖDENMELERİNE,

2. 1.980 TL vekâlet

ücretinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesine

(E.1995/111, K.2014/348) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

9/1/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

TABLO: EK 1

(ALACAĞIN DEĞER KAYBI İLE

İLGİLİ HESAP TABLOSU)

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep

KÖMÜRCÜ

Recai AKYEL

Raportör

:

Özgür DUMAN

Başvurucular

:

1. Abdulkerim TANIŞ

2. Abdulkuddus YAŞAR

3. Abdullah

BAYKUT

4. Adil

YILDIZ

5. Ahmet

ABAY

6. Ahmet

ALTIN

7. Alaeddin

SÖNMEZ

8. Atilla

YETKİN

9. Aydın

ERTEN

10. Bayram

ARĞUN

11. Bülent

YETKİN

12. Cemil

ÖZDEMİR

13. Derviş

YAMAN

14. Emin

ABAY

15. Erkan

ACER

16. Eslihan YÖNDEN

17. Fatma

YÖNDEN

18. Felemez ARĞUN

19. Ferik

BALKAYA

20. Fesih

SAYAN

21. Fikret

BALKAYA

22. İhsan

GİZLENCİ

23. İsmail

SÖNMEZ

24. İsmet

ÇİFTÇİ

25. Kemal

ALTAY

26. Maşallah

BALKAYA

27. Mehmet

ÇALDIR

28. Mehmet

GÜRBÜZ

29. Mehmet

Asım DEMİR

30. Mehmet

Baki YILDIRGAN

31. Mehmet

Fesih KARAKAYA

32. Mehmet

Sabri AVCU

33. Muhammed

Hanifi YÖNDEN

34. Musa

ORAN

35. Mustafa

SAĞLAM

36. Müjde

ÖZAY

37. Necdet

YILDIRIM

38. Nimet

SALGUT

39. Niyazi

ACER

40. Nurten

YAZAL

41. Ramazan

YAVUZ

42. Recep

BAĞATOR

43. Recep

YÖNDEN

44.

Selahattin GÜRBÜZ

45. Selami

GİZLENCİ

46. Selbinez KÜÇÜK

47. Süphan ÖZKAN

48. Yavuz

TANIŞ

49. Yıldız

ÖZAY

50. Yılmaz

YÖNDEN

51. Yusuf

ŞAKAR

52. Zülküf SÖNMEZ

53. Petek

YILMAZ

*Alacağa hak kazanıldığı dava tarihleri şöyledir: 8, 9, 11 ve 27

numaralı dosyada 19/4/1995; 25 numaralı dosyada 2/5/1995; 15 ve 44 numaralı

dosyalarda 23/5/1995; 6, 34 ve 41 numaralı dosyalarda 31/8/1995; diğer

dosyalarda ise 14/4/1995 tarihleri.

** Yargılama geçen değer kaybına esas alınan alacağın icra edilebilir

hale geldiği mahkeme karar tarihi ise 18/4/2014 tarihidir.

TABLO: EK 2

(MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT

TABLOSU)

(1)

(2)

(3)

(4)

(5)

(6)

(7)

Sıra No.

Başvurucu

Asıl Alacak (TL)

Enflasyona Göre Güncellendiğinde Asıl Alacak (TL)

Değer Kaybını Telafi Edecek Fark (TL)

İşlemiş Faiz

Reel Değer Kaybı (TL)

Oransal Artış (%)

1.

Abdulkerim Tanış

121,62

14.808,60

14.687

665

14.022

11.530

2.

Abdulkuddus Yaşar

127,56

15.531,86

15.404

697

14.707

11.530

3.

Abdullah Baykut

223,96

27.269,64

27.046

1.224

25.822

11.530

4.

Adil Yıldız

105,29

12.820,24

12.715

575

12.139

11.530

5.

Ahmet Abay

131,23

15.978,72

15.847

717

15.130

11.530

6.

Ahmet Altın

138,73

15.012,24

14.874

742

14.131

10.186

7.

Alaeddin Sönmez

59,44

7.237,49

7.178

325

6.853

11.530

8.

Atilla Yetkin

119,33

14.529,76

14.410

652

13.759

11.530

9.

Aydın Erten

106,61

12.980,96

12.874

582

12.292

11.530

10.

Bayram Arğun

92,56

11.270,22

11.178

506

10.672

11.530

11.

Bülent Yetkin

104,05

12.669,25

12.565

568

11.997

11.530

12.

Cemil Özdemir

131,45

16.005,51

15.874

718

15.156

11.530

13.

Derviş Yaman

126,56

15.410,10

15.284

692

14.592

11.530

14.

Emin Abay

131,08

15.960,46

15.829

716

15.113

11.530

15.

Erkan Acer

153,53

18.113,41

17.960

834

17.126

11.155

16.

Felemez Arğun

92,13

11.217,86

11.126

504

10.622

11.530

17.

Ferik Balkaya

100,47

12.233,35

12.133

549

11.584

11.530

18.

Fesih Sayan

151,92

18.497,96

18.346

830

17.516

11.530

19.

Fikret Balkaya

113,43

13.811,37

13.698

620

13.078

11.530

20.

İhsan Gizlenci

103,44

12.594,98

12.492

565

11.926

11.530

21.

İsmail Sönmez

108,33

13.190,39

13.082

592

12.490

11.530

22.

İsmet Çiftçi

135,78

16.532,74

16.397

742

15.655

11.530

23.

Kemal Altay

42,24

5.143,19

5.101

231

4.870

11.530

24.

Maşallah Balkaya

111,83

13.616,56

13.505

611

12.894

11.530

25.

Mehmet Asım Demir

109,19

12.882,20

12.773

595

12.178

11.153

26.

Mehmet Baki Yıldırgan

128,44

15.639,01

15.511

702

14.809

11.530

27.

Mehmet Çaldır

137,41

16.731,21

16.594

750

15.843

11.530

28.

Mehmet Fesih Karakaya

107,53

13.092,98

12.985

588

12.398

11.530

29.

Mehmet Gürbüz

54,78

6.670,08

6.615

299

6.316

11.530

30.

Mehmet Sabri Avcu

75,62

9.207,58

9.132

413

8.719

11.530

31.

Musa Oran

75,24

9.161,31

9.086

411

8.675

11.530

32.

Mustafa Sağlam

122,48

14.913,31

14.791

669

14.121

11.530

33.

Necdet Yıldırım

135,08

16.447,50

16.312

738

15.574

11.530

34.

Nimet Salgut

106,96

11.574,35

11.467

572

10.895

10.186

35.

Niyazi Acer

93,95

11.439,46

11.346

514

10.832

11.530

36.

Ramazan Yavuz

139,82

17.024,65

16.884

764

16.120

11.529

37.

Recep Bağator

28,09

3.420,27

3.392

154

3.239

11.530

38.

Selahattin Gürbüz

35,68

4.344,44

4.309

195

4.114

11.530

39.

Selami Gizlenci

93,92

11.435,81

11.342

513

10.829

11.530

40.

Süphan Özkan

113,93

13.872,25

13.758

623

13.136

11.530

41.

Yavuz Tanış

59,03

6.387,75

6.329

316

6.013

10.186

42.

Yusuf Şakar

139,15

16.943,07

16.804

761

16.043

11.530

43.

Zülküf Sönmez

53,45

6.508,14

6.455

292

6.163

11.530

44.

Kemal Özay mirasçıları

137,82

16.259,95

16.122

749

15.373

11.155

45.

Halil Yönden mirasçıları

58,06

7.069,46

7.011

317

6.694

11.530

Sıra No.

Başvurucu

Maddi

Tazminat (TL)

Manevi

Tazminat (TL)

1

Abdulkerim Tanış

14. 022

17. 550

2

Abdulkuddus Yaşar

14. 707

17. 550

3

Abdullah Baykut

25. 822

17. 550

4

Adil

Yıldız

12. 139

17. 550

5

Ahmet

Abay

15. 130

17. 550

6

Ahmet

Altın

14. 131

17. 550

7

Alaeddin

Sönmez

6. 853

17. 550

8

Atilla

Yetkin

13. 759

17. 550

9

Aydın

Erten

12. 29

17. 550

10

Bayram Arğun

10. 672

17. 550

11

Bülent

Yetkin

11. 997

17. 550

12

Cemil

Özdemir

15. 156

17. 550

13

Derviş

Yaman

14. 592

17. 550

14

Emin Abay

15. 113

17. 550

15

Erkan

Acer

17. 126

17. 550

16

Felemez Arğun

10. 622

17. 550

17

Ferik Balkaya

11. 584

17. 550

18

Fesih

Sayan

17. 516

17. 550

19

Fikret Balkaya

13. 078

17. 550

20

İhsan Gizlenci

11. 926

17. 550

21

İsmail

Sönmez

12. 490

17. 550

22

İsmet

Çiftçi

15. 655

17. 550

23

Kemal

Altay

4. 870

17. 550

24

Maşallah Balkaya

12. 894

17. 550

25

Mehmet

Asım Demir

12. 178

17. 550

26

Mehmet

Baki Yıldırgan

14. 809

17. 550

27

Mehmet

Çaldır

15. 843

17. 550

28

Mehmet

Fesih Karakaya

12. 398

17. 550

29

Mehmet

Gürbüz

6. 316

17. 550

30

Mehmet

Sabri Avcu

8. 719

17. 550

31

Musa Oran

8. 675

17. 550

32

Mustafa

Sağlam

14. 121

17. 550

33

Necdet

Yıldırım

15. 574

17. 550

34

Nimet Salgut

10. 895

17. 550

35

Niyazi

Acer

10. 832

17. 550

36

Ramazan

Yavuz

16. 120

17. 550

37

Recep Bağator

3. 239

17. 550

38

Selahattin

Gürbüz

4. 114

17. 550

39

Selami Gizlenci

10. 829

17. 550

40

Süphan Özkan

13. 136

17. 550

41

Yavuz

Tanış

6. 013

17. 550

42

Yusuf Şakar

16. 043

17. 550

43

Zülküf Sönmez

6. 163

17. 550

Kemal Özay mirasçıları

44

Müjde

Özay

7. 687

8. 775

45

Yıldız

Özay

7. 687

8. 775

Halil Yönden mirasçıları

46

Eslihan Yönden

837

2. 194

47

Fatma

Yönden

837

2. 194

48

Muhammed

Hanif Yönden

837

2. 194

49

Nurten Yazal

837

2. 194

50

Petek

Yılmaz

837

2. 194

51

Recep

Yönden

837

2. 194

52

Selbinez Küçük

837

2. 194

53

Yılmaz

Yönden

837

2. 194

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2014/17621, T. 09.01.2018, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2014-17621-basvuru-09-01-2018-58cca5248227