Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2013/1557, 16.04.2013

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2013/1557
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

NERİMAN KONGUR VE DİĞERLERİ

BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2013/1557)

Karar Tarihi: 16/4/2013

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucular, İSKİ Genel Müdürlüğünce taşınmazlarına kamulaştırmasız

el konulmasına ve tapu kaydının iptal edilmesine rağmen, taşınmazın değerinin

ödenmediğini belirterek mülkiyet hakları ile hak arama hürriyetlerinin ihlal

edildiğini ileri sürmüşlerdir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 26/2/2013 tarihinde

Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı

tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 12/4/2013

tarihinde başvurunun karara bağlanması için Bölüm tarafından ilke kararı

alınması gerekli görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

33. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir:

5. İstanbul Sular İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından 5/1/1961 tarih ve 221 sayılı Amme Hükmi Şahısları veya

Müesseseleri Tarafından Fiilen Amme Hizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller

Hakkında Kanun’a göre hasımsız olarak Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde

açılan dava sonucunda anılan Mahkemenin 16/10/1974 tarih ve E.1973/653,

K.1974/214 sayılı kararıyla başvurucuların murisi Ali Hürfikir

adına 43 ada 4 parsel numarası ile tapuya kayıtlı taşınmazın ifraz edilerek 43

ada 23 parsel sayılı taşınmazın su isale hattı niteliğiyle İstanbul Sular

İdaresi Genel Müdürlüğü adına, 43 ada 24 parsel sayılı taşınmazın

başvurucuların murisi adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

6. Başvurucuların murisi Ali Hürfikir

9/3/1995 tarihinde vefat etmiştir.

7. Başvurucular tarafından 20/5/1998

tarihinde İSKİ Genel Müdürlüğü aleyhine Üsküdar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde

açılan davada, davalı adına tapuya kayıtlı 43 ada 23 parsel sayılı taşınmazın

tapu kaydının iptali ile davalı adına yalnızca irtifak hakkı tesisi talep

edilmiş, Mahkemece 17/10/2000 tarih ve E.1998/379, K.2000/902 sayılı kararla

davanın reddine karar verilmiştir.

8. Hüküm, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 17/4/2001

tarih ve E.2001/3718, K.2001/6869 sayılı kararıyla onanmıştır.

9. Başvurucular tarafından İSKİ Genel Müdürlüğü aleyhine

Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat

davası açılmış, Mahkemece 16/2/2010 tarih ve

E.2009/512, K.2010/42 sayılı kararla 221 sayılı Kanun'a göre taşınmazın tapu

kaydının iptal edildiği ve 221 sayılı Kanun’da öngörülen hak düşürücü sürelerin

geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

10. Hüküm, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 15/5/2012

tarih ve E.2012/4531, K.2012/9858 sayılı kararıyla onanmıştır.

11. Başvurucuların karar düzeltme istemi, Yargıtay 5. Hukuk

Dairesinin 26/11/2012 tarih ve E.2012/18721,

K.2012/23812 sayılı kararıyla reddedilmiştir.

12. Karar düzeltme isteminin sonucu, 7/1/2013

tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir.

B. İlgili Hukuk

13. 221 sayılı Kanun'un 1. maddesi şöyledir:

“6830 sayılı İstimlak Kanununun yürürlüğe

girdiği tarihe kadar, kamulaştırma işlerinedayanmaksızın,

kamulaştırma kanunlarının gözönünde tuttuğu

maksatlara fiilentahsis edilmiş olan gayrimenkuller

ilgili amme hükmi şahsı veya müessesesiadına tahsis

tarihinde kamulaştırılmış sayılır.”

14. 221 sayılı Kanun'un 4. maddesi şöyledir:

“Gayrimenkulün bedelini dava hakkı bu kanunun

yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki sene sonra düşer.”

15. 221 sayılı Kanun'un 7. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

“Birinci madde uyarınca kamulaştırılmış

sayılan gayrimenkuller esasentapuda kayıtlı ise,

ilgili amme hükmi şahsı veya müessesesinin talebi üzerineAsliye

Hukuk Hakimliğinin kararıyla kayıt sicilden düşülür veya ilgili idareadına tescil yapılır….”

16. 18/6/1927 tarih ve 1086 sayılı mülga Hukuk

Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 442/A maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:

“Yargıtayın onama

veya onamaya karşı başvurulan karar düzeltme isteminin reddine ilişkin

kararlarının sonucu da, mahkeme başkatibince on beş

gün içinde kendiliğinden taraflara bildirilir.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

17. Mahkemenin 16/4/2013 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda, başvurucuların 26/2/2013 tarih ve 2013/1557 numaralı

bireysel başvuruları incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları

18. Başvurucular, İstanbul ili Üsküdar

ilçesinde bulunan taşınmazlarının İstanbul Sular İdaresi Genel Müdürlüğünce

hasımsız olarak açılan dava sonucunda, taşınmazın değeri ödenmeksizin, tapu

kaydının iptal edilerek İstanbul Sular İdaresi Genel Müdürlüğü adına tapuya tescil

edildiğini, İstanbul Sular İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından açılan davada

taraflarına herhangi bir bildirim yapılmadığını ve hasımsız olarak açılan dava

sonucunda tapu kaydının iptal edildiğini, kendilerinin taşınmazın değerinin

ödenmesi amacıyla açtıkları tazminat davasının da hak düşürücü sürenin geçtiği

gerekçesiyle reddedildiğini belirterek Anayasa'nın 35. maddesinde tanımlanan

mülkiyet hakkı ile 36. maddesinde düzenlenen hak arama hürriyetinin ihlal

edildiğini ileri sürmüşler, yeniden yargılama yapılmasını talep etmişlerdir.

B. Değerlendirme

19. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında

Kanun’un “Bireysel başvuru usulü”

kenar başlıklı 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvurunun, başvuru yollarının

tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten

itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir.”

20. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

“Başvuru süresi ve mazeret”

başlıklı 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği

ve buna ilişkin kararın kesinleştiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse

ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir.”

21. Bireysel başvurunun ön şartlarından

birisi de başvuru süresidir. Süre, başvurunun her aşamasında dikkate alınması

gereken bir usul hükmüdür.

22. Bireysel başvuruların, 6216 sayılı

Kanun'un 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası ile İçtüzük'ün

64. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca, başvuru yollarının tüketildiği

tarihten, başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren

otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine doğrudan veya diğer mahkemeler yahut yurt

dışı temsilcilikler vasıtasıyla yapılması gerekmektedir (B. No: 2012/1075, § 18-19, 12/2/2013).

23. Başvuru konusu olayda,

başvurucuların ihlale neden olduğunu iddia ettikleri Üsküdar 4. Asliye Hukuk

Mahkemesinin 16/2/2010 tarih ve E.2009/512, K.2010/42

sayılı kararı, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 15/5/2012 tarih ve E.2012/4531,

K.2012/9858 sayılı kararıyla onanmış, başvurucuların karar düzeltme istemi ise

aynı Dairenin 26/11/2012 tarih ve E.2012/18721, K.2012/23812 sayılı kararıyla

reddedilmiştir.

24. Karar düzeltme isteminin reddi

kararından sonra Mahkemece, başvurucular vekiline gönderilen tebligata “Mahkememiz dosyası Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 26/11/2012 tarih ve E.2012/18721-23812 sayılı ilamıyla karar

düzeltme talebinin reddine gelmiştir. Tebliğ olunur” şeklinde ihtar

yazılmış, karar düzeltme isteminin reddine dair karar ise gönderilmemiştir. Bu

tebligat, 7/1/2013 tarihinde başvurucular vekiline

tebliğ edilmiştir. Başvurucular, karar düzeltme isteminin reddine dair kararın

tebliğ edilmediğini, yalnızca dosyanın Yargıtaydan

döndüğü bildiriminin yapıldığını, bu tür bir tebligatın yasal olmayıp yazılı

yargılamada gerekçeli kararın tebliği esas olduğundan, karar düzeltme isteminin

reddine dair kararın tebliğ tarihinin, hükmü Mahkemeden aldıkları tarih olan 18/2/2013 tarihi olduğunu, bu tarihten itibaren otuz günlük

süre içerisinde bireysel başvuruda bulunulduğunu ileri sürmüşlerdir.

25. Başvurucular vekili, 7/1/2013 tarihinde, karar düzeltme isteminin reddine dair

kararın esas ve karar numaralarını içeren tebliğ mazbatasını tebellüğ etmiştir.

Başvurucular vekiline karar düzeltme isteminin reddine dair kararın aslı veya

sureti tebliğ edilmemişse de 7/1/2013 tarihinde, karar

düzeltme isteminin reddine dair kararı ve dolayısıyla ihlale neden olduğu iddia

edilen Mahkeme hükmüne ilişkin başvuru yollarının tüketildiğini öğrenmiştir. Otuz günlük başvuru süresi de başvurucuların veya

vekillerinin karara erişme olanağına sahip oldukları tarihten itibaren

başlamaktadır. Öte yandan 1086 sayılı Kanun’un yukarıda anılan hükmüne göre,

karar düzeltme isteminin sonucunun taraflara bildirilmesi yeterli olup, ayrıca

karar düzeltme isteminin reddine dair kararın tebliği de gerekmemektedir.

26. Başvurucular vekiline karar

düzeltme isteminin reddi, 7/1/2013 tarihinde

bildirildiği hâlde, başvurucular otuz günlük süre geçtikten sonra 26/2/2013

tarihinde başvuruda bulunmuşlardır.

27. Açıklanan nedenlerle, başvuru yollarının

tüketildiği tarihten itibaren otuz gün geçtikten sonra yapılan başvurunun, diğer

kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin “süre aşımı” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Başvurunun, “süre

aşımı” nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, yargılama giderlerinin başvurucular

üzerinde bırakılmasına, 16/4/2013 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Engin YILDIRIM

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

Raportör

:

Murat AZAKLI

Başvurucular

:

1. Neriman KONGUR

2. Emine HÜRFİKİR

3. Recep HÜRFİKİR

4. Zehra TOPAL

5. Şengül ŞAHİN

6. Ayşe HÜRFİKİR

Vekilleri

:

Av. Serap DEMİR

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2013/1557, T. 16.04.2013, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2013-1557-basvuru-16-04-2013-2c7e45643a7c