Anayasa Mahkemesi · Genel Kurul

Anayasa Mahkemesi Genel Kurul, B. No: 2015/956, 25.10.2018

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Genel Kurul
Esas No
2015/956
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

GENEL KURUL

KARAR

TASFİYE HALİNDE NURİ AYKON GAZETECİLİK LTD. ŞTİ. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2015/956)

Karar Tarihi: 25/10/2018

GENEL KURUL

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, üst düzey kamu görevlileriyle ilgili haber ve

yorumlar nedeniyle aleyhe tazminata hükmedilmesinin ifade ve basın

özgürlüklerini ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 15/1/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Birinci Bölüm tarafından 11/10/2018 tarihinde yapılan

toplantıda, niteliği itibarıyla Genel Kurul tarafından karara bağlanması

gerekli görüldüğünden başvurunun Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün

(İçtüzük) 28. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca Genel Kurula sevkine

karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucunun sahibi olduğu Anadolu'da Vakit isimli ulusal

gazetede, üst düzey bazı kamu görevlilerinin adının geçtiği bir haber

yapılmıştır.

8. Bu haber üzerine anılan kamu görevlileri kişilik haklarının saldırıya

uğradığı iddiasıyla başvurucuya tazminat davası açmıştır.

9. Bir dizi yargılama süreci sonunda Ankara 8. Asliye Hukuk

Mahkemesince 12/6/2012 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu

karar Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından 30/10/2014 tarihinde onanmıştır.

Onama kararı başvurucuya 17/12/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.

10. Başvurucu 15/1/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

11. Anayasa Mahkemesi, başvurunun incelenmesi sırasında

başvurucunun temsilcisine başvurucunun tasfiye sürecinin sonlanıp sonlanmadığı

ve tüzel kişiliğinin sona erip ermediğiyle ilgili bilgileri göndermesi için

12/6/2018 tarihli müzekkereyi göndermiştir. Müzekkerenin gönderildiği adres

başvurucunun temsilcisinin başvuru formunda belirttiği adrestir.

12. Anayasa Mahkemesine ulaştırılan 19/6/2018 tarihli tebliğ

mazbatasında "muhatabın belirtilen

adresten taşındığı aynı adreste bulunan ...'nın sözlü

beyanından anlaşıldığından tebliğ evrakı çıkış merciine iade"

ibaresi yer almaktadır.

13. Başvurucu adres değişikliği konusunda işbu karar tarihi

itibarıyla Anayasa Mahkemesine herhangi bir bildirimde bulunmamıştır.

14. Başvurucu Şirketin tasfiye sürecinin sonlanıp sonlanmadığı

ve tüzel kişiliğinin sona erip ermediği hususuyla ilgili olarak İstanbul

Ticaret Odası Ticaret Sicil Müdürlüğüne Anayasa Mahkemesince gönderilen

müzekkereye verilen 18/10/2018 tarihli cevapta; Şirketin tasfiyesinin sona

erdiği hususunun Müdürlüklerince 21/8/2015 tarihinde tescil edildiği, Şirketin

kaydının terkin edildiği ve tasfiye sonu kararının 27/8/2015 tarihli Türkiye

Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlandığı belirtilmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Mevzuat Hükümleri

15. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un "Bireysel başvuru hakkına sahip olanlar"

kenar başlıklı 46. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"(2) ...Özel hukuk tüzel

kişileri sadece tüzel kişiliğe ait haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle

bireysel başvuruda bulunabilir."

16. 6216 sayılı Kanun’un "Esas

hakkındaki inceleme" kenar başlıklı 49. maddesinin (7) ve (8)

numaralı fıkraları şöyledir:

"(7) Bireysel başvuruların

incelenmesinde, bu Kanun ve İçtüzükte hüküm bulunmayan hâllerde ilgili usul

kanunlarının bireysel başvurunun niteliğine uygun hükümleri uygulanır.

(8)

Esas hakkında incelemenin usul ve esasları ile ilgili diğer hususlar İçtüzükle

düzenlenir."

17. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun "Taraf ehliyeti"

kenar başlıklı 50. maddesi şöyledir:

"Medenî haklardan

yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir."

18. 6100 sayılı Kanun'un "Dava

şartları" kenar başlıklı 114. maddesinin ilgili bölümü

şöyledir:

"(1) Dava şartları

şunlardır:

...

d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip

olmaları..."

19. 6100 sayılı Kanun'un "Dava

şartlarının incelenmesi" kenar başlıklı 115. maddesinin ilgili

bölümü şöyledir:

"(1) Mahkeme, dava

şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden

araştırır...

(2)

Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar

verir..."

20. 21/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 48.

maddesi şöyledir:

"Tüzel kişiler, cins,

yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar

dışındaki bütün haklara ve borçlara ehildirler."

21. 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun

125. maddesi şöyledir:

"(1) Ticaret şirketleri

tüzel kişiliği haizdir.

(2)

Ticaret şirketleri, Türk Medenî Kanununun 48 inci maddesi çerçevesinde bütün

haklardan yararlanabilir ve borçları üstlenebilirler. Bu husustaki kanuni

istisnalar saklıdır."

22. 6102 sayılı Kanun’un 588. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

"Şirket, ticaret

siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır."

23. İçtüzük'ün "Bireysel başvuru formu ve ekleri"

kenar başlıklı 59. maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:

"(5) Başvurucuların, ... başvuruyla

ilgili koşullarda herhangi bir değişiklik meydana geldiğinde bunu Mahkemeye

bildirmeleri zorunludur."

24. İçtüzük'ün “Düşme kararı” kenar başlıklı 80.

maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“(1)

Bölümler ya da Komisyonlarca yargılamanın her aşamasında aşağıdaki hâllerde

düşme kararı verilebilir:

…

ç) Bölümler ya da Komisyonlarca saptanan herhangi bir başka gerekçeden

ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden

görülmemesi.

…”

25. İçtüzük'ün "Genel hükümlerin uygulanması" kenar

başlıklı 84. maddesi şöyledir:

"Bireysel başvuruların

incelenmesinde, kararların infazında Kanun ve İçtüzükte hüküm bulunmayan

hâllerde ilgili usul kanunlarının bireysel başvurunun niteliğine uygun

hükümleri uygulanır."

B. Yargıtay Kararları

26. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 3/5/2017 tarihli ve

E.2017/203, K.2017/1874 sayılı kararı şu şekildedir:

"Taraf ehliyeti, 6100

sayılı HMK'nın 50. maddesinde açıkça düzenlenmiş

olup, bir davada taraf olabilme yeteneğini ifade eder. Taraf ehliyeti, medeni

(maddi) hukuktaki TMK'nın 8. maddesinde düzenlenen

medeni haklardan yararlanma (hâk) ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekil

olarak anlaşılmalıdır. Davacının gerçek kişi ise sağ olması, tüzel kişi ise

tüzel kişiliğinin bulunması taraf ehliyetiyle ilgili olup 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d maddesi gereğince dava şartlarındandır.

Dava şartlarının varlığının yargılamanın her aşamasında aranması gerekir. HMK'nın 115/2. maddesi gereğince dava şartı noksanlığı

halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir ise de;

aynı maddenin ikinci cümlesinde dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise

bunun tamamlanması için kesin süre verileceği, bu süre içinde dava şartı

noksanlığı giderilmemişse davanın, dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden

reddedilebileceği hükmü getirilmiştir.

Bilindiği üzere ticaret ortaklıklarının tüzel

kişiliği, ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişinin,

tüzel kişiliğinin sona ermesi durumunda taraf ehliyeti de son bulur..."

27. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 29/2/2016 tarihli ve

E.2016/345, K.2016/3011 sayılı kararı şu şekildedir:

"Dosya içeriğinden

aleyhine hüküm kurulan [A.B.T. San. ve Tic. AŞ'nin] ticaret sicil kaydının TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 31.01.2014 tarihinde re'sen terkin edildiği anlaşılmıştır.

Dava ehliyeti, gerçek ve tüzel kişinin

kendisinin veya yetkili kılacağı bir temsilci veya vekil aracılığı ile bir

davayı takip etme ve usuli işlemlerini yapabilme

ehliyetidir. Dava ehliyeti dava şartlarından olup davaya bakan hakim tarafından kendiliğinden gözönünde

tutulması gerekir.

Anonim şirketin tüzel kişiliği ticaret

sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Fesih ve tasfiye işlemi, bir

tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eder. Tüzel kişiliğini kaybeden anonim

şirketlere davada husumet tevcih edilebilmesi için şirketin yeniden ihyasına

gidilerek yargılamanın anonim şirket tüzel kişiliğine karşı devamının

sağlanması gerekmektedir. Taraf sıfatının bulunmaması halinde dava, sıfat

yokluğundan (husumet yönünden) reddedilecektir..."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

28. Mahkemenin 25/10/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

29. 6100 sayılı Kanun’da taraf ehliyeti bir dava şartı olarak düzenlenmiştir.

Türk hukukunda taraf ehliyeti 4721 sayılı Kanun’da düzenlenen hak ehliyetinin

varlığına bağlanmıştır. Buna göre ancak hak ehliyetine sahip olanlar yargı

mercileri önünde taraf statüsü kazanabilir ve ancak hak ehliyetini haiz olanlar

lehine veya aleyhine hüküm kurulabilir (Gümüşdere İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş., B. No: 2013/5016, 12/6/2018,

§ 32).

30. Özel hukuk tüzel kişilerinin hak ehliyetini haiz oldukları

hususunda kuşku bulunmamaktadır. Dolayısıyla bunların yargı mercileri önünde taraf

olma sıfatı vardır. Nitekim 6216 sayılı Kanun’un 46. maddesinin (2) numaralı

fıkrasının ikinci cümlesinde özel hukuk tüzel kişilerinin bireysel başvuruda

bulunabilecekleri kabul edilmiştir. Ancak özel hukuk tüzel kişilerinin yargı

mercileri önünde taraf statüsünde bulunabilmeleri için hukuken var olmaları,

diğer ifadeyle tüzel kişiliği haiz olmaları zorunludur (Gümüşdere İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş., § 33).

31. 6102 sayılı Kanun’un 588. maddesinin (1) numaralı fıkrasına

göre şirket, ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır. Dolayısıyla

henüz ticaret siciline tescil edilmemiş bir şirketin tüzel kişilik kazanması

mümkün olmadığı gibi ticaret sicil kaydı silinen bir şirketin tüzel kişilik

vasfı da sona erer. Başka bir deyişle ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik

niteliğini edinen ticari şirketin sicil kaydının silinmesiyle de hukuki varlığı

sona erer (Gümüşdere İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş., § 34).

32. Bu itibarla sicil kaydı terkin edilen bir ticari şirketin

yargı mercileri önünde taraf statüsünde bulunması mümkün değildir. Tabiatıyla

bu durum bireysel başvurular yönünden de geçerlidir. Buna göre tüzel kişiliğini

yitirmiş bir şirketin bireysel başvuruda bulunması mümkün olmadığı gibi

bireysel başvuruda bulunan bir şirketin tüzel kişilik niteliğini bireysel

başvuru sürecinin sonuna kadar koruması gerekmektedir. Dolayısıyla hiç tüzel

kişilik kazanmamış veya tüzel kişiliği ortadan kalkmış şirket adına yapılan

bireysel başvuru ile bireysel başvuru devam ederken tüzel kişiliğini yitiren şirkete

ilişkin bireysel başvurunun esasının incelenmesi mümkün değildir (Gümüşdere İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş., § 35).

33. Özetle şirketin bireysel başvuru anında tüzel kişiliği haiz

olması ve bunu bireysel başvuru sürecinin sonuna kadar koruması şirketler

tarafından yapılan başvurunun esasının incelenebilmesi için zorunlu bir

koşuldur. Bu bakımdan bireysel başvuru yapıldığı anda şirketin tüzel

kişiliğinin bulunup bulunmadığına dair bilginin ve özellikle başvuru süreci

devam ederken şirketin tüzel kişiliğini yitirmesi durumunda bunun Anayasa

Mahkemesine bildirilmesi büyük

önem taşımaktadır (Gümüşdere İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş., § 36).

Nitekim İçtüzük'ün 59. maddesinin (5) numaralı

fıkrasına göre de başvurucuların başvuruyla ilgili koşullarda herhangi bir

değişiklik meydana geldiğinde bunu Anayasa Mahkemesine bildirmeleri zorunludur.

34. Buna karşın somut olayda; başvuru tarihinden işbu karar

tarihine kadar geçen süre zarfında başvurucu Şirketin tasfiyesinin sona erip

ermediği hususunda Anayasa Mahkemesine herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır.

Ancak İstanbul Ticaret Odası Ticaret Sicil Müdürlüğünce Anayasa Mahkemesinin

müzekkeresine karşılık gönderilen 18/10/2018 tarihli cevapta Şirketin

tasfiyesinin sona erdiği hususunun Müdürlüklerince 21/8/2015 tarihinde tescil

edildiği ve Şirketin kaydının terkin edildiği belirtilmiştir (bkz. § 14).

35. Şirketin ticaret sicil kaydının silinmesi ve tüzel

kişiliğini yitirmesi olgusu bireysel başvurunun esasının incelenmesine engel

teşkil eder. Anayasa Mahkemesi, başvurunun incelemesi devam ederken başvuru ehliyetinin

yitirilmesi durumunda başvurunun düşmesine karar vermektedir (Gümüşdere İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş., §§ 38,

39).

36. Bu koşullar çerçevesinde başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan

bir neden kalmadığından düşmesine

karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun incelenmesinin

sürdürülmesini haklı kılan bir neden kalmadığından DÜŞMESİNE,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

25/10/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Zühtü ARSLAN

Başkanvekili

:

Burhan ÜSTÜN

Başkanvekili

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Serruh KALELİ

Recep KÖMÜRCÜ

Hicabi DURSUN

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Hasan Tahsin GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Recai AKYEL

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Raportör

:

Recep KAPLAN

Başvurucu

:

Tasfiye Halinde Nuri Aykon Gazetecilik Ltd. Şti.

Temsilcisi

:

Ahmet Can KARAHASANOĞLU

Atıf: Anayasa Mahkemesi Genel Kurul, B. No: 2015/956, T. 25.10.2018, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-genel-kurul-2015-956-basvuru-25-10-2018-dd1b4efa7b86