Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2017/40336, 28.11.2019

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2017/40336
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

YILMAZ BENZER BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2017/40336)

Karar Tarihi: 28/11/2019

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti

ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 18/12/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca 2/9/2019 tarihinde tutuklamanın hukuki olmadığı

şikâyeti dışındaki iddialar yönünden kısmi kabul edilemezlik kararı verilmiş,

başvurunun tutuklamanın hukukiliğine ilişkin kısmının kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına ve başvurucunun adli yardım

talebinin kabulüne karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

6. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, Fetullahçı Terör Örgütü

ve/veya Paralel Devlet Yapılanmasına yönelik soruşturmalar kapsamında 26/9/2017

tarihinde gözaltına alınmıştır.

9. Başvurucu, Kocaeli 3. Sulh Ceza Hâkimliğince yapılan

sorgusunun ardından 2/10/2016 tarihinde silahlı terör örgütüne üye olma

suçundan tutuklanmıştır.

10. Başvurucunun bu karara yaptığı itiraz Kocaeli 5. Sulh Ceza

Hâkimliğinin 20/11/2017 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

11. Başvurucu 18/12/2017 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

12. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 11/10/2017 tarihli

iddianamesiyle başvurucu hakkında silahlı

terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası

açılmıştır.

13. Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi 2/11/2017 tarihinde

iddianamenin kabulüne karar vermiş ve E.2017/621 sayılı dosya üzerinden

kovuşturma aşaması başlamıştır.

14. Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi 28/12/2017 tarihli duruşmada

başvurucunun tahliyesine karar vermiştir.

15. Yapılan yargılama sonucunda Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi

18/1/2018 tarihinde başvurucunun beraatine karar

vermiştir.

16. Beraat kararı istinaf yoluna başvurulmadığından 26/1/2018

tarihinde kesinleşmiştir.

17. Beraat kararının kesinleşmesi üzerine başvurucu 29/3/2018

tarihinde 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendine dayanılmak suretiyle haksız yere

tutuklandığını iddia ederek maddi ve manevi zararlarının giderilmesi için dava

açmıştır.

18. Dava bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla

Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2018/342 sayılı dosyasında derdesttir.

IV. İLGİLİ HUKUK

19. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat

istemi" kenar başlıklı 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının

ilgili kısımları şöyledir:

"Suç soruşturması veya kovuşturması

sırasında;

a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında

yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,

...

e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya

tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,

...

Kişiler, maddî ve manevî her türlü

zararlarını, Devletten isteyebilirler."

20. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat

isteminin koşulları" kenar başlıklı 142. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

"Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin

ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde

karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat

isteminde bulunulabilir."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 28/11/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

22. Başvurucu, tutuklanmasının hukuki olmaması nedeniyle kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

23. Bakanlık görüşünde; başvurucunun açmış olduğu tazminat

davasının derdest olduğu, bu durumun başvuru yollarının tüketilmesi bakımından

dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Esas yönünden ise tutuklamaya dair

verilen kararlara ilişkin gerekçeler kapsamında başvurucunun tutukluluğunun

keyfî olduğunun savunulamayacağı belirtilmiş, ayrıca tutuklamanın hukukiliğinin

belirlenmesinde olağanüstü dönemin şartlarının ve terörle mücadelenin

zorluklarının dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır.

24. Başvurucu; Bakanlık görüşüne karşı beyanında suç işlediğine

ilişkin herhangi bir delil olmadığını, savcılık tarafından lehine olan

hususların araştırılmadığını, hukuka aykırı bir şekilde tutuklu kaldığını

belirtmiştir.

B. Değerlendirme

25. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Başvuru hakkının kötüye kullanılması" kenar

başlıklı 51. maddesi şöyledir:

"Bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye

kullandığı tespit edilen başvurucular aleyhine, yargılama giderlerinin dışında,

ayrıca ikibin Türk Lirasından fazla olmamak üzere

disiplin para cezasına hükmedilebilir."

26. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün

(İçtüzük) "Başvuru hakkının kötüye

kullanılması" kenar başlıklı 83. maddesi şöyledir:

"Başvurucunun istismar edici, yanıltıcı

ve benzeri nitelikteki davranışlarıyla bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye

kullandığının tespit edilmesi hâlinde incelemenin her aşamasında başvuru

reddedilir ve yargılama giderleri dışında, ilgilinin ikibin

Türk Lirasından fazla olmamak üzere disiplin para cezasıyla cezalandırılmasına

karar verilebilir."

27. İçtüzük'ün "Bireysel başvuru formu ve ekleri"

kenar başlıklı 59. maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:

"Başvuru formunda belirtilen bilgilerde

ve başvuruyla ilgili koşullarda herhangi bir değişiklik olduğunda bunun

Mahkemeye bildirilmesi zorunludur."

28. Genel olarak bir hakkın öngörüldüğü amaç dışında ve

başkalarını zarara sokacak şekilde kullanılmasının hukuk düzenince himaye

edilmeyeceğini ifade eden hakkın kötüye kullanılmasının bireysel başvuru

alanında özel olarak ele alındığı açıkça görülmektedir. Bu bağlamda bireysel

başvuru usulünün amacına açıkça aykırı olan ve mahkemenin başvuruyu gereği gibi

değerlendirmesini engelleyen davranışların başvuru hakkının kötüye kullanılması

olarak değerlendirilmesi mümkündür (Mehmet

Güven Ulusoy [GK], B. No: 2013/1013, 2/7/2015, § 31; S.Ö., B. No: 2013/7087, 18/9/2014, § 28).

29. Bu kapsamda özellikle mahkemeyi yanıltmak amacıyla gerçek

olmayan maddi vakıalara dayanılması veya bu nitelikte bilgi ve belge sunulması,

başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan bir unsur hakkında bilgi

verilmemesi, başvurunun değerlendirilmesi sürecinde vuku bulan ve söz konusu

değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmeler hakkında

mahkemenin bilgilendirilmemesi suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat

oluşturulmasının engellenmesi, medeni ve meşru eleştiri sınırları saklı kalmak

kaydıyla bireysel başvuru amacıyla bağdaşmayacak surette hakaret, tehdit veya

tahrik edici bir üslup kullanılması ile söz konusu başvuru yolu kapsamında

ihlalin tespiti ile ihlal ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin amaçla

bağdaşmayacak surette içeriksiz bir başvuruda bulunulması durumunda başvuru

hakkının kötüye kullanıldığı kabul edilebilecektir (Mehmet Güven Ulusoy, § 32; S.Ö.,

§ 29).

30. Somut olayda başvurucu, beraat kararından sonra 5271 sayılı

Kanun'un 141. maddesi kapsamında 29/3/2018 tarihinde Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinde

maddi ve manevi tazminat davası açmıştır. Dava, bireysel başvurunun incelendiği

tarih itibarıyla Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2018/342 sayılı dosyasında

derdesttir. Başvurucu bireysel başvuru formunda başvuruyla ilgili koşullarda

herhangi bir değişiklik meydana geldiğinde bunu Anayasa Mahkemesine

bildireceğini beyan etmesine rağmen İçtüzük'ün 59.

maddesinin (5) numaralı fıkrasında belirtilen yükümlülüklerine açıkça aykırı

olarak tazminat davası açtığına ilişkin herhangi bir bildirimde bulunmamıştır.

Koruma tedbiri nedeniyle tazminat davası açılması, başvurunun

değerlendirilmesini önemli ölçüde etkileyebilecek nitelikte bir husustur.

Başvurucu tazminat davası sonucunda tazminat kazanmış ise ve dava kesinleşmişse

tutuklamanın hukuki olmadığı ve tutukluluğun makul süreyi aştığı iddiaları

açısından ihlalin ve sonuçlarının ortadan kalkmış olduğu gerekçesiyle

başvurunun düşmesi sonucuna ulaşılabilir. Öte yandan tazminat davasının devam

ediyor olması hâlinde de başvurunun başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

kabul edilemez olduğu sonucuna ulaşılması söz konusu olabilecektir. Dolayısıyla

başvurucunun başvurunun sonucunu etkileyecek böyle bir davayı açtığı hususunda

dava kesinleşmese bile Anayasa Mahkemesini bilgilendirmesi gerekir (Engin Çırakoğlu, B. No: 2014/8520,

10/10/2018, § 27; Bayram Türk, B.

No: 2014/15613, 18/4/2018, § 29).

31. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun başvurunun

değerlendirilmesi noktasında esaslı olan bir unsur hakkında bilgi vermediği, bu

süreçte vuku bulan ve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve

önemli gelişmeler hakkında Anayasa Mahkemesini bilgilendirmemek suretiyle

başvuru hakkında doğru bir kanaat oluşturulmasını engellediği anlaşıldığından

başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanımı

nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.

32. 6216 sayılı Kanun'un 51. maddesi ve İçtüzük’ün

83. maddesi uyarınca başvurucu aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesine

gerek görülmemiştir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun başvuru

hakkının kötüye kullanılması nedeniyle REDDİNE,

B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 28/11/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Selahaddin

MENTEŞ

Raportör

:

Yusuf Enes

KAYA

Başvurucu

:

Yılmaz

BENZER

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2017/40336, T. 28.11.2019, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2017-40336-basvuru-28-11-2019-e1d46fe64cee