Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/9915, 10.03.2015

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/9915
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

EKREM BALCA VE ORHAN GÜVEN BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/9915)

Karar Tarihi: 10/3/2015

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucular, “kasten

yaralama” suçunu işledikleri iddiasıyla yargılandıkları davanın

halen devam ettiğini ve makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil

yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler ve manevi tazminat

talebinde bulunmuşlardır.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru, 23/6/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan

yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona

sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 31/7/2014 tarihinde,

kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 17/10/2014 tarihinde, kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği,

görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 4/11/2014

tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda

sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş

sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama

dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:

7. Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma

kapsamında 18/6/2008 tarihinde, başvurucuların ifadesi alınmıştır.

8. Başvurucular ve diğer şüpheli hakkında, Kızıltepe

Cumhuriyet Başsavcılığının 25/2/2011 tarih ve E.2011/291 sayılı iddianamesi ile

"kasten yaralama"

suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır.

9. Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesince, 10/6/2014 tarihli

duruşmada başvurucuların yokluğunda, "kasten

yaralama" suçundan başvuruculardan Orhan Güven'in beraatine, Ekrem Balca'nın 2 yıl

6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve gerekçeli karar

5/11/2014 tarihinde yazılmış olup karar tebliğ aşamasındadır.

10. Başvurucular, 23/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

B. İlgili

Hukuk

11. 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86.

maddesinin (1) numaralı fıkrası, 87. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c)

bendi; 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223.

maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b) bendi.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

12. Mahkemenin 10/3/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucuların23/6/2014 tarih ve 2014/9915 numaralı bireysel başvuruları

incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları

13. Başvurucular, Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığınca

yürütülen soruşturma kapsamında 18/6/2008 tarihinde ifadelerinin alındığını, “kasten yaralama” suçunu işledikleri

iddiasıyla25/2/2011 tarihinde, Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan

kamu davasının halen devam ettiğini ve makul sürede yargılama yapılmadığını

belirterek, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

14. Başvuru formu ile eklerinin incelenmesi sonucunda, açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

15. Başvurucular, Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığınca

haklarında açılan kamu davasının halen devam ettiğini ve makul sürede yargılama

yapılmadığını belirterek, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri

sürmüşlerdir.

16. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme)

ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049,

26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)

kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının somut görünümleri olan

alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanma

hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca

inceleme yaptığı birçok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM

içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan

ve AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve

haklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun

dayanağını oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen

ilkeler uyarınca adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca

davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının

görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nın

bütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanma hakkının

değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B. No:

2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).

17. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması

gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§41–45).

18. Anayasa’nın 36. ve Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca

kişilere, cezai alanda yöneltilen suçlamaların da (suç isnadı) makul sürede

karara bağlanmasını isteme hakkı tanınmıştır. İsnat olunan fiil, ceza

kanunlarında suç olarak nitelendirilmiş ve yargılama aşamasında ceza hukukunun

kuralları uygulanmış ise ayrıca bir uygulanabilirlik incelemesi yapılmaksızın

kendiliğinden adil yargılanma hakkının kapsamına girer (B. No: 2013/625,

9/1/2014, § 31).Başvuru konusu olayda, başvurucular

hakkında, “kasten yaralama” suçunu

işledikleri iddiasıyla soruşturma başlatılmıştır. Başvurucular hakkında isnat

olunan suç 5237 sayılı Kanun’un86. maddesinin (1) numaralı fıkrası ile 87.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde hapis cezasını gerektirir

şekilde tanımlanmıştır. Bu çerçevede başvurucular hakkındaki suç isnadına

dayalı yargılamanın Anayasa’nın 36. maddesinin güvence kapsamına girdiği

konusunda kuşku bulunmamaktadır (B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 32).

19. Ceza muhakemesinde yargılama süresinin makul olup

olmadığı değerlendirilirken sürenin başlangıcı, bir kişiye suç işlediği

iddiasının yetkili makamlar tarafından bildirilmesi veya isnattan ilk olarak

etkilendiği arama ve gözaltı gibi bir takım

tedbirlerin uygulanması anıdır. Somut başvuru açısından bu tarih, Kızıltepe

Cumhuriyet Başsavcılığınca başvurucuların ifadesinin alındığı

18/6/2008tarihidir.Ceza yargılamasında sürenin sona erdiği tarih, suç isnadının

nihai olarak karara bağlandığı, yargılaması devam eden davalar yönünden ise

Anayasa Mahkemesinin makul süre şikâyetiyle ilgili kararını verdiği tarihtir

(B. No: 2013/695, 9/1/2014, § 35).

20. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinde,

18/6/2008 tarihinde, ifadeleri alınan başvurucular ve diğer şüpheli hakkında,

Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığının 25/2/2011 tarihli iddianamesi ile "kasten yaralama" suçunu

işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı, davanın Kızıltepe 1. Asliye Ceza

Mahkemesinin E.2011/115 sayılı dosyasına kaydedildiği tespit edilmiştir.

Mahkemece yapılan yargılamada, başvurucuların savunmaları ile mağdur ve tanık

beyanlarının alındığı, delillerin toplandığı, mağdurdaki yaralanmaya ilişkin

Adli Tıp Kurumu raporunun beklendiği belirlenmiştir. 10/6/2014 tarihli

duruşmada başvurucuların yokluğunda, "kasten

yaralama" suçundan başvuruculardan Orhan Güven'in beraatine, Ekrem Balca'nın 2 yıl

6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, gerekçeli

kararın5/11/2014 tarihinde yazıldığı ve halen tebliğ aşamasında olduğu

anlaşılmıştır.

21. 5271 sayılı Kanun’un öngördüğü yargılama usullerine tabi

mahkemeler nezdindeki yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündeki

iddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesi

tarafından makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde kararlar

verilmiştir (B. No: 2012/625, 9/1/2014, §§ 23-41; B. No: 2013/695, 9/1/2014, §§

24-40).

22. Başvurunun değerlendirilmesi neticesinde, başvuruya konu

ceza davası; hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların karmaşıklığı,

delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi kriterler

dikkate alındığında karmaşık olmaktan uzaktır. Başvurucuların tutum ve

davranışlarıyla ve usuli haklarını kullanırken

özensiz davranmasıyla yargılamanın uzamasına önemli ölçüde sebep oldukları da

söylenemez. Anılan davaya bütün olarak bakıldığında, somut başvuru açısından

farklı bir karar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı ve söz konusu

yaklaşık yedi yıllık yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu

sonucuna varılmıştır.

23. Açıklanan nedenlerle,

başvurucuların Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma haklarının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

24. Başvurucular, makul sürede

yargılama yapılmadığı için ayrı ayrı40.000,00 TL manevi tazminata

hükmedilmesini talep etmişlerdir.

25. 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un“Kararlar”

kenar başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal

bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak

için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden

yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine

tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu

gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

26. Başvurucuların tarafı olduğu

uyuşmazlığa ilişkin yaklaşık yedi yıldır eden yargılama süresi nazara

alındığında, yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal tespitiyle

giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvuruculara ayrı ayrı net

6.650,00TLmanevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

27. Başvurucular tarafından

yapılan ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin

başvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

28. Başvuruya konu yargılamanın

yaklaşık yedi yıldır devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanma hakkını

ihlal ettiği gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olan bir

yargılama dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğü

zararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısa

sürede sonuçlandırılmasını teminen, kararın bir

örneğinin ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucuların;

1.Makul sürede yargılanma

haklarının ihlal edildiği yönündeki iddialarının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına

alınan makul sürede yargılanma haklarının İHLAL EDİLDİĞİNE,

B. Başvuruculara ayrı ayrı net 6.650,00 TL manevi TAZMİNAT

ÖDENMESİNE, başvurucuların

tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,

C. Başvurucular tarafından yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA

MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

D. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

E. Kararın bir örneğinin ilgili Derece Mahkemelerine

gönderilmesine,

10/3/2015

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Serruh

KALELİ

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Nuri NECİPOĞLU

Hicabi

DURSUN

Hasan Tahsin GÖKCAN

Raportör Yrd.

:

Derya ATAKUL

Başvurucular

:

Ekrem BALCA

Orhan GÜVEN

Vekilleri

:

Av.İsmail

DOĞAN

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/9915, T. 10.03.2015, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-9915-basvuru-10-03-2015-390584eddfe0