Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/4751, 17.11.2014

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/4751
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

ADNAN DEĞER BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/4751)

Karar Tarihi: 17/11/2014

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, 26/4/2004 tarihinde

Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde aleyhinde açılan tazminat davasının

makul sürede sonuçlandırılmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini iddia etmiş ve tazminat talebinde bulunmuştur.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 7/4/2014 tarihinde Anayasa

Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel eksiklik bulunmadığı tespit

edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca,

27/5/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak

üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 11/7/2014 tarihinde, kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş

için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 21/7/2014 tarihli

yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan

görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6.

Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit

edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu aleyhine,

26/4/2004 tarihinde haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat istemiyle

Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmıştır.

8. Kızıltepe 1. Asliye

Hukuk Mahkemesi, 7/2/2005 tarihli duruşmada davacı vekilinin bilirkişi

incelemesi talebinin, başvurucu hakkında Kızıltepe Asliye Ceza Mahkemesinin E.2003/741

sayılı dosyasında görülen ceza davasının neticelenmesinden sonra düşünülmesine

karar vermiştir.

9. Kızıltepe Asliye Ceza

Mahkemesinin E.2003/741 sayılı dosyası 21/12/2009 tarihinde kesinleşmiştir.

10. Kızıltepe 1. Asliye

Hukuk Mahkemesince, 3/6/2010 tarihli duruşmaya kadar Asliye Ceza Mahkemesinin

kararı beklenmiştir.

11. 3/6/2010 tarihinde

yapılan duruşmada Kızıltepe Asliye Ceza Mahkemesinin kararı okunmuş ve dosya

bilirkişiye tevdi edilmiştir.

12. 5/5/2011 tarihli

duruşmada bilirkişi raporu okunmuş ve taraf vekillerine tebliğ edilmiştir.

13. Kızıltepe 1.Asliye

Hukuk Mahkemesinin E.2004/169 sayılı dava dosyasındaki yargılama halen devam

etmektedir.

B. İlgili

Hukuk

14. 12/1/2011 tarih ve 6100

sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 30. maddesi, 11/1/2011 tarih ve 6098

sayılı Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi, 24/06/1995 tarih ve 556

sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 9. ve 61.

maddeleri, 29/06/1956 tarih ve 6762

sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu’nun 56. maddesi.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

15. Mahkemenin 17/11/2014

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 7/4/2014 tarih ve 2013/4751

numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

16. Başvurucu, 26/4/2004 tarihinde

Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde aleyhine açılan tazminat davasının makul

sürede sonuçlandırılmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini iddia etmiştir.

B. Değerlendirme

1. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

17. Başvuru formu ile eklerinin incelenmesi

sonucunda, açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar

verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

18. Başvurucu, 26/4/2004 tarihinde

Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde aleyhine açılan tazminat davasının makul

sürede sonuçlandırılmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini iddia etmiştir.

19. Anayasa ve

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) ortak koruma alanı

dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18),

Sözleşme metni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan

ve adil yargılanma hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar,

Anayasa’nın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkının da

unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın

36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, ilgili hükmü

Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle,

Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM içtihadıyla adil yargılanma

hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara, Anayasa’nın 36. maddesi

kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun dayanağını oluşturan makul

sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler

uyarınca adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az

giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu

belirten Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği,

makul sürede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması

gerektiği açıktır (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).

20. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli

olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve

başvurucunun davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi

hususlar, bir davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde

bulundurulması gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).

21. Anayasa’nın 36.

maddesi ve Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere

ilişkin uyuşmazlıkların makul sürede karara bağlanması gerekmektedir. Başvuru

konusu tazminat davasında, 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve

6100 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine göre yürütülen somut yargılama

faaliyetinin, medeni hak ve yükümlülükleri konu alan bir yargılama olduğunda

kuşku yoktur (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 49).

22. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili

uyuşmazlıklara ilişkin makul süre değerlendirmesinde, sürenin başlangıcı kural

olarak, uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye

başlandığı, başka bir deyişle davanın ikame edildiği tarih olup, somut başvuru

açısından bu tarih 26/4/2004

tarihidir.

23. Sürenin bitiş tarihi ise, çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme tarihidir. Ancak devam

eden yargılamalara ilişkin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddiasını içeren başvuruların yargılama faaliyetinin devamı sırasında da

yapılabilmesi olanağı bulunduğundan, değerlendirmeye esas alınacak sürenin

bitiş anı başvurunun karara bağlandığı tarihtir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §

52).

24. Başvuruya konu

yargılama sürecinin incelenmesinde, yargılamanın konusunun başvurucu aleyhinde

haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat istemiyle Kızıltepe 1. Asliye

Hukuk Mahkemesinde açılan davaya ilişkin olduğu, 26/4/2004 tarihinde açılan

davanın yargılama sürecinde İlk Derece Mahkemesince 7/2/2005 tarihli duruşmada

davacı vekilinin bilirkişi incelemesi talebinin, başvurucu hakkında Kızıltepe

Asliye Ceza Mahkemesinin E.2003/741 sayılı dosyasında görülen ceza davasının

neticelenmesinden sonra düşünülmesine karar verildiği ve bu doğrultuda 3/6/2010

tarihinde yapılan duruşmada Ceza Mahkemesi kararının okunduğu ve dosyanın

bilirkişiye tevdi edildiği, 5/5/2011 tarihli duruşmada bilirkişi raporunun

okunduğu ve taraf vekillerine tebliğ edildiği, sonraki duruşmalarda, yazılan

müzekkerelere cevap verilmesinin beklendiği, yargılamanın halen Kızıltepe 1.

Asliye Hukuk Mahkemesinde devam ettiği belirlenmiştir.

25. 6100 sayılı Kanun’un öngördüğü yargılama

usullerine tabi mahkemeler nezdindeki yargılamaların makul sürede

tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve

Anayasa Mahkemesi tarafından, özellikle yargılamada sürati temin etmeye hizmet

eden özel usul hükümlerinin nazara alınmadığı göz önünde bulundurularak makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde karar verilmiştir. (B. No:

2012/13, 2/7/2013, §§ 34-64).

26. Başvuruya konu davadaki taraf sayısı ve

davanın mahiyeti nedeniyle icrası gereken usul işlemlerinin niteliği başvuruya

konu yargılamanın karmaşık olmadığını ortaya koymakta olup, 6100 sayılı Kanun

hükümlerine tabi bir yargılama sürecine ilişkin somut başvuru açısından farklı

bir karar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı ve yaklaşık on bir

yıldır devam eden yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu

sonucuna varılmıştır.

27. Açıklanan nedenlerle, başvurucunun

Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

28.

Başvurucu, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle 20.000,00 TL manevi tazminata

hükmedilmesini talep etmiştir.

29. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un “Kararlar” kenar

başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit

edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını

ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye

gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde

başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması

yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

30. Başvurucunun tarafı olduğu uyuşmazlığa ilişkin yaklaşık on bir

yıldır devam eden yargılama süresi nazara alındığında, yargılama faaliyetinin

uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi

zararı karşılığında başvurucuya takdiren net

13.300,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

31. Başvurucu tarafından yapılan

ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

32. Başvuruya konu yargılamanın

yaklaşık on bir yıldır devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanma

hakkını ihlal ettiği gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olan

bir yargılama dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğü

zararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısa

sürede sonuçlandırılmasını teminen, kararın bir

örneğinin ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun,

1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği yönündeki iddiasının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına

alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucuya net 13.300,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE, başvurucunun tazminata ilişkin diğer

taleplerinin REDDİNE,

C. Başvurucu tarafından yapılan

206,10 TL harç ve 1.500,00 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL

yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

E. Kararın bir örneğinin

Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

17/11/2014

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Serruh

KALELİ

Üyeler

:

Nuri NECİPOĞLU

Hicabi

DURSUN

Erdal TERCAN

Hasan Tahsin GÖKCAN

Raportör Yrd.

:

Yusuf Enes KAYA

Başvurucu

:

Adnan DEĞER

Vekili

:

Av. İsmail DOĞAN

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/4751, T. 17.11.2014, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-4751-basvuru-17-11-2014-9bbf766116ef