Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/3163, 24.01.2018

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/3163
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

KAMURAN REŞİT BEKİR BAŞVURUSU (7)

(Başvuru Numarası: 2014/3163)

Karar Tarihi: 24/1/2018

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, bir

dokümanın ceza infaz kurumu idaresi tarafından hükümlü olan başvurucuya

verilmemesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 28/2/2014 tarihi ve devamında yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. 2014/11242, 2014/12165, 2014/12569, 2014/12571, 2014/12613,

2014/12615, 2014/13252, 2014/13253, 2014/13255, 2014/13256, 2014/13705,

2014/13706, 2014/13707, 2014/14010, 2014/14013, 2014/14533, 2014/14537,

2014/14793, 2014/15665, 2014/15666, 2014/15965, 2014/15966, 2014/16399,

2014/16400, 2014/16403, 2014/16405, 2014/3164, 2014/3199, 2014/3733, 2014/3741,

2014/4169, 2014/4170, 2014/4172, 2014/4176, 2014/4179, 2014/4888, 2014/4889,

2014/4890, 2014/5677, 2014/5681, 2014/5684, 2014/5686, 2014/5687, 2014/5689,

2014/6156, 2014/6158, 2014/8330, 2014/8335, 2014/8498, 2014/8506, 2014/8507,

2014/8509, 2014/8510, 2014/8512, 2014/8514, 2014/8524, 2014/8525 sayılı

bireysel başvuru dosyalarının kişi ve konu bakımından hukuki irtibat nedeniyle

2014/3163 sayılı dosya üzerinde birleştirilmesine karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

8. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

10. Başvurucu başvuru tarihinde, yasa dışı silahlı örgüte üye

olmak suçundan Malatya (Kapatılan) 1 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesinin

17/11/1994 tarihli kararı ile hükümlü olarak Ankara 2 No.lu F Tipi Yüksek

Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumundabulunmaktadır.

11.Başvurucuya gelen "Azadiya Welat"isimli gazetenin 14/1/2014 ve 28/8/2014

tarihleri arasında yayımlanan bazı nüshalarının belirli sayfaları, Ceza İnfaz

Kurumu Eğitim Kurulunun (Eğitim Kurulu) çeşitli tarihli kararlarıyla

başvurucuya verilmemiştir. Eğitim Kurulu söz konusu gazetenin 14/1/2014 tarihli

nüshasının yeminli tercümesinde, terör örgütü lideri Abdullah Öcalan tarafından

yazılan ve Siirt (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 17/8/2012 tarihli kararıyla

hakkında toplatma ve el koyma tedbirlerinin devamına hükmedilen

"Demokratik Toplum Manifestosu Özgürlük Sosyolojisi (Üçüncü Kitap)"

isimli kitabın haftanın belli günleri söz konusu gazetede yayımlanacağı

bilgisine yer verildiğini tespit etmiştir. Bu doğrultuda anılan kitabın

yayımlandığı sayfalar, Eğitim Kurulu tarafından söz konusu kitabın yasaklı

olduğu gerekçesiyle başvurucuya verilmemiştir.Eğitim

Kurulu kararlarında, ilgili sayfalar çıkarıldıktan sonra geri kalan kısımların

talebi hâlinde başvurucuya verileceği de belirtilmiştir.

12. Eğitim Kurulu kararlarına karşı başvurucu, Ankara Batı İnfaz

Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliğine) şikâyette bulunmuştur. İnfaz Hâkimliği,

yasaklanmış bir kitaptan alındığı anlaşılan sayfaların başvurucuya

verilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle şikâyetleri

reddetmiştir.

13. Başvurucu, İnfaz Hâkimliğinin ret kararlarına itiraz

etmiştir. İtirazları inceleyen Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesi (Sincan 2.

Ağır Ceza Mahkemesi), İnfaz Hâkimliğinin kararlarının usul ve yasaya uygun

olduğu gerekçesiylebaşvurucunun itirazlarını

reddetmiştir.

14. Başvurucu süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

15. Mevcut başvurunun değerlendirilmesi sırasında gözönünde bulundurulan ulusal hukuk kaynakları için bkz. Mehmet Çelebi Çalan, B. No: 2014/4163,

19/12/2017, §§ 14-15.

B. Uluslararası Hukuk

16. Mevcut başvurunun değerlendirilmesi sırasında gözönünde bulundurulan uluslararası hukuk kaynakları için

bkz. Ahmet Temiz (6), B. No:

2014/10213, 1/2/2017, §§ 17-18.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 24/1/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

18. Başvurucu, başvuruya konu dokümanların kendisine

verilmemesinin keyfî olduğunu, nitekim söz konusu gazete hakkında mahkemeler

tarafından verilmiş herhangi bir yasaklama kararı bulunmadığını ileri sürmüş ve

anayasal haklarınınihlal edildiğini iddia etmiştir.

19. Bakanlık görüşünde; başvuruya konu dokümanlarda yer alan

yazıların, hakkında toplatma ve el koyma kararı bulunan bir kitaptan birebir

alıntı içermesi nedeniyle başvurucuya verilmediği, bu noktada Eğitim Kurulunun

söz konusu yazıların içeriği konusunda bir takdir yetkisinin olamayacağı ileri

sürülmüştür. Bakanlık, ceza infaz kurumuna kapatılmış kişilerin bilgi ve

kanaatlere ulaşma özgürlüklerinin bulunduğunun tartışmasız olduğunu, bununla

birlikte ceza infaz kurumlarında suçun önlenmesi, güvenliğin ve disiplinin

sağlanması amacıyla bu kişilerin bazı kısıtlamalara tabi tutulabileceklerini

belirtmiştir. Dolayısıyla Bakanlık, somut başvuruya ilişkin kısıtlamanın

demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun ve hedeflenen meşru amaçlarla orantılı

olduğunu ifade etmiştir.

20. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında başvuru

formunda yer verdiği iddiaları yinelemiştir.

B. Değerlendirme

21. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu bağlamda başvurucunun şikâyeti ifade

özgürlüğü kapsamında incelenmiştir.

22. Anayasa’nın 26. maddesi şöyledir:

“Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı,

resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma

hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya

fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar...

Bu hürriyetlerin kullanılması, ... kamu düzeni,

kamu güvenliği, ... suçların önlenmesi, ... gereğine uygun olarak yerine

getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir...

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin

kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.”

1. Adli Yardım Talebi

Yönünden

23. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler

dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama

giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça

dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi

gerekir.

2. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

24. Anayasa'nın 26. maddesinin birinci fıkrasında ifade

özgürlüğüne herkesin sahip olduğu belirtilmiş, bunun sonucu olarak da Anayasa

Mahkemesi pek çok kararında hükümlü ve tutukluların ifade özgürlüğünün de

Anayasa'nın koruması altında olduğunu vurgulamıştır. Mahkeme, hükümlü ve

tutukluların süreli veya süresiz yayınlara ulaşabilmesinin bilgi ve kanaatlere

ulaşma özgürlüğünün somut yansıması olarak ifade özgürlüğünün koruması altında

bulunduğuna karar vermiştir (Kamuran Reşit

Bekir [GK], B. No: 2013/3614, 8/4/2015, § 43; Hüseyin Sürensoy,

B. No: 2013/749, 6/10/2015, § 44; İbrahim

Bilmez, B. No: 2013/434, 26/2/2015, § 74; Ahmet Temiz (6), § 34).

25. Öte yandan ifade özgürlüğü, Anayasa'da sayılan meşru amaçlar

uyarınca sınırlanabilir. Özellikle başvuru konusu olaydaki gibi terörle

mücadelenin söz konusu olduğu durumlarda, kişinin temel ifade özgürlüğü ile

demokratik toplumun terör örgütlerinin faaliyetlerine karşı kendisini korumaya

ilişkin meşru hakkı arasında bir denge kurulması ihtiyacı ortaya çıkmaktadır (Halil Bayık [GK], B. No: 2014/20002,

30/11/2017, § 32).

26. Başvurucunun şikâyeti, söz konusu gazete nüshalarının

hakkında toplatma kararı bulunan kitaptan alıntılar içeren sayfalarının

kendisine verilmemesidir. Başvurucu, sayfaların kendisine verilmemesine gerekçe

olarak gösterilen toplatma kararına karşı herhangi bir hukuk yoluna

başvurmamıştır. Bu doğrultuda Anayasa Mahkemesinin önündeki mesele ilgili

sayfaların verilmemesine gerekçe olarak gösterilen toplatma ve el koyma

kararının Anayasa'ya uygun olup olmadığı değil hakkında toplatma ve el koyma

kararı bulunan kitaptan alıntılar içeren sayfaların başvurucuya verilmemesine

ilişkindir (bkz. Sinan İyit

(2) [GK], B. No: 2013/1495, 30/11/2017, § 51).

27. Anayasa Mahkemesi Sinan İyit kararında, hakkında toplatma kararı bulunan

yayınların ya da bu yayınlardan alıntı içeren dokümanların hükümlü ya da

tutuklulara verilmemesi şeklindeki müdahalenin demokratik bir toplumda gerekli

olduğu sonucuna varmıştır. Anılan kararda, bireylerin ifade özgürlüğüne

toplatma ve el koyma kararlarıyla müdahalede bulunulduğu hâllerde mevcut olan

zorunlu toplumsal ihtiyacın, özellikle terörle mücadelenin söz konusu olduğu

durumlarda hükümlü ve tutuklular yönünden de mevcut olduğunda şüphe bulunmadığı

belirtilmiştir. Bu doğrultuda hakkında toplatma kararı bulunan yayınlar ya da

bu yayınlardan alıntı içeren dokümanların hükümlü ve tutuklulara verilmemesi

şeklindeki müdahalenin ceza infaz kurumunun güvenliği, düzeni, disiplininin

sağlanması ve mahkûmun ıslahı amaçlarının gerçekleştirilmesi için gerekli

olmadığından bahsedilemeyeceği ifade edilmiştir (Sinan İyit(2), §§ 52-53).

28. Bu bağlamda terör suçundan mahkûm olan başvurucuya, hakkında

toplatma ve el koyma kararı bulunan bir kitaptan alıntılar içerdiği

gerekçesiyle yalnızca alıntı bulunan sayfaların verilmemesi şeklindeki

müdahalenin demokratik bir toplumda gerekli olduğu ve müdahalede açık bir

dengesizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

29. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Başvurucunun ihlal

iddialarını kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı

veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya zorlama

şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

30. Açıklanan nedenlerle ifade özgürlüğüne yönelik bir ihlal

olmadığının açık olduğu anlaşıldığından başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 24/1/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Nuri

NECİPOĞLU

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör Yrd.

:

Ceren Sedef

EREN

Başvurucu

:

Kamuran

REŞİT BEKİR

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/3163, T. 24.01.2018, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-3163-basvuru-24-01-2018-298c63f8f17c