Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/15853, 07.06.2017

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/15853
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

ŞÜKRÜ ATUĞ VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/15853)

Karar Tarihi: 7/6/2017

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 10/10/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Başvurucular tarafından yapılan 2014/15853 ve 2014/17241

numaralı başvurular, aralarında konu yönünden irtibat bulunduğu anlaşıldığından

birleştirilmiş; incelemeye 2014/15853 numaralı bireysel başvuru dosyası

üzerinden devam edilmiştir.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

gönderilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucu Resmiye Atuğ'un murisi

ile diğer başvurucular aleyhine 23/8/1999 tarihinde el atmanın önlenmesi davası

açılmıştır. Nusaybin Asliye Hukuk Mahkemesi 5/10/1999 tarihli kararı ile

davanın reddine karar vermiştir. Karar, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 20/1/2000

tarihli ilamı ile bozulmuştur. Bozma üzerine Mahkemenin E.2000/31 sayılı

dosyasına kaydedilen davada yargılama hâlen devam etmektedir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

10. Mahkemenin 7/6/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

11. Başvurucular, makul sürede yargılanma haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüşlerdir.

A. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

1. Başvurucu Musa Akgül Yönünden

12. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün

(İçtüzük) 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendine göre başvurunun

incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir sebebin olmadığı kanaatine

varılması hâlinde başvurunun düşmesine karar verilebilir. Bununla birlikte İçtüzük'ün 80. maddesinin (2) numaralı fıkrası gereği

Anayasa'nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve

sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı

hâllerde başvurunun incelenmesine devam edilebileceği öngörülmüştür.

13. Başvuru tarihinden sonra ölen başvurucuların mirasçılarının

başvuruyu devam ettirme yönünde iradelerini makul bir süre içinde Anayasa

Mahkemesine bildirmemeleri hâlinde anılan İçtüzük hükümleri uyarınca başvurunun

incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir sebebin olmadığı kanaatine

varılabilir (Abdurrahman Miişoğlu

ve diğerleri, B. No: 2014/7674, 23/3/2017, §§18-21). Somut olayda

başvuruculardan Musa Akgül başvuru tarihinden sonra 16/10/2016 tarihinde ölmüş

ancak mirasçıları başvuruya devam etme yönünde iradelerini makul bir süre

içinde bildirmemişlerdir. Anılan başvurucu yönünden başvurunun incelenmesine

devam etmeyi gerekli kılan ve İçtüzük'ün 80.

maddesinin (2) numaralı fıkrasında öngörülen nedenlerden biri de

bulunmamaktadır.

14. Açıklanan nedenlerle başvurucu Musa Akgül yönünden

başvurunun düşmesine karar

verilmesi gerekir.

2. Diğer Başvurucular

Yönünden

15. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Esas Yönünden

16. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanın

ikame edildiği tarih esas alınır (Güher

Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 50).

17. Başvuruya konu dava, başvurucu Resmiye Atuğ

yönünden miras bırakanından intikalle takip edilmekte olan bir uyuşmazlık olup

bu yönüyle makul süre değerlendirmesi bakımından dikkate alınacak sürenin

başlangıç anı, mirasçının yargılamaya katıldığı an değil somut olayda muris

açısından değerlendirmeye esas alınan sürenin başlangıç anıdır (Gülseren Gürdal ve diğerleri, B. No:

2013/1115, 5/12/2013, § 51).

18. Sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra aşamasını

da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devam eden davalar

yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Güher Ergun ve diğerleri, § 52).

19. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).

20. Anılan ilkeler doğrultusunda Anayasa Mahkemesinin benzer

başvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda 17 yıl 7 aydır

devam eden yargılamanın süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

21. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

22. Başvurucular, uzun süren yargılama nedeniyle taşınmazlarını

kullanamadıklarını belirterek Anayasa’nın 35. maddesinde tanımlanan mülkiyet

haklarının da ihlal edildiğini iddia etmişlerdir. Başvurucuların makul sürede

yargılanma haklarının ihlal edildiği yönünde yukarıda yer verilen tespitler

ışığında mülkiyet haklarının ihlal edildiği yönündeki iddialarının ayrıca

değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

23. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…”

24. Başvurucular, ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminat

talebinde bulunmuşlardır.

25. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

26. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında dava konusu hukuki menfaat ile dava dosyasındaki taraf ve mirasçı

sayısı da dikkate alınarak başvurucu Resmiye Atuğ'a

net 1.640 TL, başvurucular Şükrü Atuğ, Gülistan

Ersin, Şükrü Ersin ve Cihat İş'e ayrı ayrı net 16.400 TL manevi tazminat

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

27. 2014/15853 numaralı dosyadaki belgelerden tespit edilen

206,10 TL harcın başvurucular Şükrü Atuğ, Resmiye Atuğ ve Gülistan Ersin'e müştereken ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

28. 2014/17241 numaralı dosyadaki belgelerden tespit edilen

206,10 TL harcın başvurucular Şükrü Ersin ve Cihat İş'e müştereken ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

29. 1.800 TL vekâlet ücretinin Musa Akgül dışındaki

başvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Başvurucu Musa Akgül yönünden başvurunun DÜŞMESİNE,

2. Diğer başvurucular yönünden makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucu Resmiye Atuğ'a net 1.640

TL; başvurucular Şükrü Atuğ, Gülistan Ersin, Şükrü

Ersin ve Cihat İş'e ayrı ayrı net 16.400 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 1. 206,10 TL harcın başvurucular Şükrü Atuğ,

Resmiye Atuğ ve Gülistan Ersin'e MÜŞTEREKEN,

2. 206,10 TL harcın başvurucular Şükrü Ersin ve Cihat İş'e

MÜŞTEREKEN,

3. 1.800 TL vekâlet ücretinin Musa Akgül dışındaki başvuruculara

MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Nusaybin Asliye Hukuk Mahkemesine

(E.2000/31) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

7/6/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Nuri

NECİPOĞLU

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör Yrd.

:

Derya ATAKUL

Başvurucular

:

1. Şükrü

ATUĞ

2. Gülistan

ERSİN

3. Resmiye

ATUĞ

4. Musa

AKGÜL

5. Şükrü

ERSİN

6. Cihat İŞ

Vekili

:

Av. Hakan

GELERİ

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/15853, T. 07.06.2017, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-15853-basvuru-07-06-2017-611968d1e3e5