Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/1584, 08.09.2014

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/1584
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

ZÜBEYDE ÇAÇAN VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/1584)

Karar Tarihi: 8/9/2014

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucular,

murisleri aleyhine 1/1/1965 tarihinde Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde açılan

kadastro tespitine itiraz davasında makul sürede yargılama yapılmadığını

belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri

sürmüşler, tazminat talep etmişlerdir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 7/2/2014 tarihinde

Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede

başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit

edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, kabul edilebilirlik

incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine

karar verilmiştir.

4.

Bölüm tarafından 2/5/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin

birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve

olgular ile başvurunun bir örneği, görüş için Adalet Bakanlığına

gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 21/5/2014 tarihli yazısında, Anayasa

Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen,

başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve ekleri ile

başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar

özetle şöyledir:

7. Mardin ili Kızıltepe ilçesi İkikuyu

köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 17, 18 ve 21 parsel numaralı

taşınmazlar kısmen başvurucular ve murisleri adlarına tespit edilmiştir.

8. Maliye Hazinesi ile N.S. ve 9 arkadaşı, 1/1/1965

tarihinde, Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde başvurucuların murisleri ve

arkadaşları aleyhine açtıkları kadastro tespitine itiraz davasında, kadastro

tespitinin iptali ile taşınmazların kısmen adlarına tescilini talep

etmişlerdir.

9. Mahkemece, 13/4/2011 tarih ve E.1965/85, K.2011/3 sayılı

kararla davanın kısmen kabulüne, taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali

ile kısmen davacılar, kısmen davalılar ve mirasçıları adlarına tapuya tesciline

karar verilmiştir.

10. Kararın temyizi üzerine, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin

28/2/2014 tarih ve E.2013/9354, K.2014/1831 sayılı ilamıyla; bir kısım

davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin taraflara tebliğ edilip edilmediğinin

araştırılması için dosyanın Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.

11. Eksik hususlar tamamlanmadığı için dosya halen Yargıtaya gönderilmemiştir.

B. İlgili

Hukuk

12. 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 30. maddesi, 21/6/1987 tarih ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 25.,

27., 28., 29., 30., 32. ve 36. maddeleri.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

13. Mahkemenin 8/9/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucuların 7/2/2014 tarih ve 2014/1584 numaralı bireysel başvuruları

incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları

14. Başvurucular, Maliye Hazinesi ve diğer şahıslar

tarafından, murisleri aleyhine, 1/1/1965 tarihinde Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde

açılan kadastro tespitine itiraz davasının makul sürede sonuçlanmadığını,

kararın henüz kesinleşmediğini, taşınmazı bu sürede kullanamadıklarını

belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri

sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

1. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

15. Başvuru formu ile eklerinin incelenmesi sonucunda, açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

16. Başvurucular, kadastro tespitine itiraz davasının makul

sürede sonuçlanmadığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının

ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

17. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) metni ile

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma

hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde

yer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de

Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı bir çok kararında, ilgili

hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle,

gerek Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan gerek AİHM içtihadıyla adil

yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara, Anayasa’nın 36.

maddesi kapsamında yer vermektedir (B.No: 2012/13,

2/7/2013, § 38). Bu doğrultuda, makul sürede yargılanma hakkı da adil

yargılanma hakkının kapsamında değerlendirilmektedir.

18. Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin 6. maddesi

uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkların makul sürede

karara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu olayda, taşınmaz mülkiyeti

hakkında Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde açılan kadastro tespitine itiraz

davasında, 3402 ve 6100 sayılı Kanun’larda yer alan

usul hükümlerine göre yürütülen somut yargılama faaliyetinin, medeni hak ve

yükümlülükleri konu alan bir yargılama olduğunda kuşku yoktur (B. No: 2012/13,

2/7/2013, § 49).

19. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde gözönünde

bulundurulması gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§41–45).

20. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara

ilişkin makul süre değerlendirmesinde, sürenin başlangıcı kural olarak,

uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye başlandığı, başka

bir deyişle davanın ikame edildiği tarih olup, bu tarih somut başvuru açısından

1/1/1965 tarihidir.

21. Başvuruya konu dava, başvurucuların miras bırakanlarından

intikalle takip etmekte oldukları bir uyuşmazlık olup, bu yönüyle makul süre

değerlendirmesi bakımından dikkate alınacak sürenin başlangıç anı, mirasçıların

yargılamaya katıldıkları an değil, somut olayda muris açısından değerlendirmeye

esas alınan sürenin başlangıç anıdır (B. No: 2013/1115, 5/12/2013, § 51).

22. Sürenin bitiş tarihi ise, çoğu zaman icra aşamasını da

kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme tarihidir. Ancak devam eden

yargılamalara ilişkin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasını

içeren başvuruların yargılama faaliyetinin devamı sırasında da yapılabilmesi

olanağı bulunduğundan, değerlendirmeye esas alınacak sürenin bitiş anı bireysel

başvurunun karara bağlandığı tarihtir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 52).

23. Başvuruya konu yargılama

sürecinin incelenmesinde, 1/1/1965 tarihinde Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde

açılan ve muhtelif taşınmazları konu alan tespite itiraz davasında yapılan

yargılama sonunda 13/4/2011 tarihinde karar verildiği, kararın henüz

kesinleşmediği, Mahkemece çoğu defa keşif ara kararlarının farklı nedenlerle

yerine getirilmediği, taraflardan vefat edenlerin olması nedeniyle tekrar taraf

teşkili sağlanmaya çalışıldığı, birçok defa dosyanın incelemeye alındığı ve bu

uygulamanın davada yer alan taraf sayısı da nazara alındığında yargılamanın

uzaması üzerinde baskın bir etkiye sahip olduğu anlaşılmaktadır.

24. Kadastro mahkemesi

nezdindeki yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha

önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesi tarafından,

özellikle 3402 sayılı Kanun’da yer alan ve yargılamada sürati temin etmeye

hizmet eden özel usul hükümlerinin nazara alınmadığı göz önünde bulundurularak

makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde kararlar verilmiştir

(B. No:2012/12, 17/9/2013, §§ 38-62; B. No:2013/1115, 5/12/2013, §§ 39-67;2012/673, 19/12/2013, §§ 21-43).

25. Başvuruya konu davada yer

alan kişi sayısı ve davanın mahiyeti nedeniyle icrası gereken usul işlemlerinin

niteliği başvuruya konu yargılamanın karmaşık olduğunu ortaya koymakla

birlikte, davaya bütün olarak bakıldığında, 3402 sayılı Kanun’da yer alan usul

hükümlerine tabi bir yargılama sürecine ilişkin somut başvuru açısından farklı

bir karar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı ve yaklaşık elli yıllık

yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.

26. Açıklanan nedenlerle,

başvurucuların Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma haklarının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

27. Başvurucular ayrıca, uzun

süren yargılama nedeniyle taşınmazdan yararlanamadıkları gibi taşınmazdan

sağlanan gelir desteğinden de mahrum kaldıklarını belirterek, Anayasa’nın 35.

maddesinde tanımlanan mülkiyet haklarının ihlal edildiğini iddia etmiş olup,

başvurucuların makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği yönünde

yukarıda yer verilen tespitler ışığında, mülkiyet haklarının ihlal edildiği

yönündeki iddialarının ayrıca değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

28. Başvurucular, taşınmazlarını

uzun süren yargılama boyunca kullanamadıklarını ve gelirlerinden istifade

edemediklerini belirterek, maruz kaldıkları maddi zararların tazmin edilmesini

ve her bir başvurucu lehine 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep

etmişlerdir.

29. 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un “Kararlar” kenar başlıklı 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal

bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak

için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden

yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine

tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu

gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

30. Başvurucuların tarafı olduğu

uyuşmazlığa ilişkin yaklaşık elli yıllık yargılama süresi nazara alındığında,

yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal tespitiyle

giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucu Bubo Solhan’a 24.900,00 TL, başvurucular Ahmet Solhan

mirasçıları Ömer Solhan, Tacettin Solhan, Mehmet Emin Solhan ve Hamit Solhan’a

ayrı ayrı 1.600,00 TL, başvurucular Nusrettin Solhan mirasçıları Kadriye Solhan,

Veysi Solhan, Ayno Solhan, Necmettin Solhan, Zeyni

Solhan, Abdi Solhan, Tacettin Solhan, Ümit Solhan, Nuran Solhan, Abdulkadir

Solhan ve Abdurrahman Solhan’a ayrı ayrı 250,00 TL, başvurucular Nurettin

Solhan mirasçıları Mehmet Veysi Solhan, Zübeyde Çaçan, Gülizar Solhan ve

Ramazan Solhan’a ayrı ayrı 500,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi

gerekir.

31. Başvurucular tarafından

maddi tazminat talebinde bulunulmuş olmakla beraber, tespit edilen ihlal ile

iddia edilen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından,

başvurucuların maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.

32. Başvurucular tarafından

yapılan ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin

başvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

33. Başvuruya konu yargılamanın

yaklaşık elli yıldır devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanma hakkını

ihlal ettiği gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olan bir yargılama

dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğü zararın devam

etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısa sürede

sonuçlandırılmasını teminen, kararın bir örneğinin

ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucuların,

1.

Makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği yönündeki iddialarının KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Anayasa’nın

36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL

EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucu Bubo Solhan’a 24.900,00 TL,

başvurucular Ahmet Solhan mirasçıları Ömer Solhan, Tacettin Solhan, Mehmet Emin

Solhan ve Hamit Solhan’a ayrı ayrı 1.600,00 TL, başvurucular Nusrettin Solhan

mirasçıları Kadriye Solhan, Veysi Solhan, Ayno

Solhan, Necmettin Solhan, Zeyni Solhan, Abdi Solhan, Tacettin Solhan, Ümit

Solhan, Nuran Solhan, Abdulkadir Solhan ve Abdurrahman Solhan’a ayrı ayrı

250,00 TL, başvurucular Nurettin Solhan mirasçıları Mehmet Veysi Solhan,

Zübeyde Çaçan, Gülizar Solhan ve Ramazan Solhan’a ayrı ayrı 500,00 TL manevi

TAZMİNAT ÖDENMESİNE, başvurucuların tazminata ilişkin diğer taleplerinin

REDDİNE,

C. Başvurucular tarafından yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA

MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

E. Kararın bir örneğinin Kızıltepe Kadastro Mahkemesine

gönderilmesine,

8/9/2014

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Serruh

KALELİ

Üyeler

:

Zehra Ayla PERKTAŞ

Nuri NECİPOĞLU

Hicabi

DURSUN

Hasan Tahsin GÖKCAN

Raportör

:

Murat AZAKLI

Başvurucular

:

1. Zübeyde ÇAÇAN

2. Mehmet Veysi SOLHAN

3. Gülizar SOLHAN

4. Ramazan SOLHAN

5. Bubo SOLHAN

6. Ömer SOLHAN

7. Hamit SOLHAN

8. Mehmet Emin SOLHAN

9. Tacettin SOLHAN

10. Abdi SOLHAN

11. Zeyni SOLHAN

12. Kadriye SOLHAN

13. Veysi SOLHAN

14. Ümit SOLHAN

15. Nuran SOLHAN

16. Necmettin SOLHAN

17. Ayno SOLHAN

18. Abdurrahman SOLHAN

19. Abdulkadir SOLHAN

20. Tacettin SOLHAN

Vekilleri

:

Av. Seher GELERİ

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/1584, T. 08.09.2014, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-1584-basvuru-08-09-2014-381a43e94180