Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/12523, 12.04.2017

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/12523
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

OSMAN KÖSEOĞLU VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/12523)

Karar Tarihi: 12/4/2017

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 25/7/2014 tarihinde

yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

gönderilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucuların murisi tarafından 3/9/2004

tarihinde el atmanın önlenmesi davası açılmıştır. Kayseri 4. Asliye Hukuk

Mahkemesinin E.2004/880 sayılı dosyasına kaydedilen davada18/5/2011 tarihinde

murislerinin vefatı üzerine başvurucular davaya dâhil edilmiştir. Mahkemece 5/5/2015 tarihli duruşmada başvurucuların yokluğunda, "... Yargılama sırasında dava konusu taşınmazın

imar uygulaması gördüğü, davacının tapu kaydındaki payının davaya dahil olan mirasçıları tarafından üçüncü şahıslara

devredildiği, davacının dava konusu taşınmazda başlangıçta kayıt maliki iken,

karar tarihi itibariyle kayıt maliki olmadığının kayden

sabit olduğu, davacı mirasçılarının tapu kayıt maliki ve zilyet olmadıkları,

aktif dava ehliyetinin yargılama sırasında sona erdiği, bu nedenle

başvurucuların dava ehliyetine yönelik dava şartını taşımadıkları"

gerekçesiyle, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren on beş gün içerisinde

Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere davanın usulden reddine karar

verilmiştir. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan

araştırma neticesinde anılan kararın taraflara tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

9. Mahkemenin 12/4/2017 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

10. Başvurucular, makul sürede yargılanma haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüşlerdir.

A. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

11. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Esas Yönünden

12. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanın

ikame edildiği tarih esas alınır (Güher

Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013,

§ 50).

13. Başvuruya konu dava, başvurucuların miras bırakanlarından

intikalle takip etmekte oldukları bir uyuşmazlık olup bu yönüyle makul süre

değerlendirmesi bakımından dikkate alınacak sürenin başlangıç anı mirasçıların

yargılamaya katıldıkları an değil somut olayda muris açısından değerlendirmeye

esas alınan sürenin başlangıç anıdır (Gülseren

Gürdal ve diğerleri, B. No: 2013/1115, 5/12/2013,

§ 51).

14. Sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra aşamasını

da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devam eden davalar

yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Güher Ergun ve diğerleri, § 52).

15. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).

16. Somut olayda 3/9/2004 tarihinde

açılan davada Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesince 5/5/2015 tarihli duruşmada

başvurucuların yokluğunda, gerekçeli

kararın tebliğinden itibaren on beş gün içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık

olmak üzere davanın usulden reddine karar verilmiş, gerekçeli karar taraflara

tebliğ edilmemiştir.

17. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda 12 yıl 7 aydır devam eden

yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

18. Bununla birlikte başvurucuların davacı sıfatıyla yer

aldıkları hukuk davasında, gerekçeli kararın tebliğ edilmesi için gerekli

işlemleri takip etme yükümlülükleri bulunduğu, 5/5/2015

karar tarihinden itibaren başvurucuların anılan yükümlülüklerini yerine

getirdiklerinin tespit edilemediği, dolayısıyla 5/5/2015 tarihinden itibaren

geçen sürede kamu gücünden kaynaklanan bir gecikme olmadığı kabul edilerek bu

sürenin tazminat miktarının hesaplanmasında gözönünde

bulundurulması gerekmiştir.

19. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

20. Başvurucular uzun süren yargılama nedeniyle taşınmazlarını kullanamadıklarınıbelirterek Anayasa’nın 35. maddesinde

tanımlanan mülkiyet haklarının da ihlal edildiğini iddia etmişlerdir.

Başvurucuların makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği yönünde

yukarıda yer verilen tespitler ışığında mülkiyet haklarının ihlal edildiği

yönündeki iddialarının ayrıca değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

21. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50.

maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…”

22. Başvurucular, maddi ve manevi tazminat talebinde

bulunmuşlardır.

23. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

24. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında dava dosyasındaki mirasçı sayısı da dikkate alınarak başvuruculara

ayrı ayrı net 3.800 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

25. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin

başvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvuruculara ayrı ayrı net 3.800 TL manevi tazminat

ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesine

(E.2004/880, K.2015/145) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 12/4/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Raportör Yrd.

:

Derya ATAKUL

Başvurucular

:

1. Osman KÖSEOĞLU

2. Noman

KÖSEOĞLU

3. Ülfet KÖSEOĞLU

4. İdris KÖSEOĞLU

Vekili

:

Av. Ertan GÜNDÜZ

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/12523, T. 12.04.2017, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-12523-basvuru-12-04-2017-8c76bd7d0c0e