Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/11540, 12.04.2017

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/11540
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

CENNET KOLOĞLU VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası:2014/11540)

Karar Tarihi: 12/4/2017

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; kamu kurum ve kuruluşları aleyhine verilmiş,

ekonomik değere ilişkin ve icra edilebilir bir yargı kararının uzun süre icra

edilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkı ile mülkiyet hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 9/7/2014 tarihinde

yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucular tarafından 23/12/2010

tarihinde Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde Antalya Büyükşehir Belediye

Başkanlığı aleyhine açılan kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasında

28/11/2011 tarihli karar ile 244.687,50 TL tazminatın dava tarihinden itibaren

işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak başvuruculara

ödenmesine hükmedilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararı Yargıtay 5. Hukuk

Dairesinin 25/12/2012 tarihli ilamı ile onanmış, karar düzeltme istemi de aynı

Dairenin 27/1/2014 tarihli ilamı ile reddedilmiş ve yargılama süreci sona

ermiştir.

9. Başvurucular yargı kararı uyarınca lehlerine hükmedilen

tazminatın tahsili amacıyla Antalya 7. İcra Dairesinin E.2012/1621 sıra

sayısına kayıtlı dosya ile icra takibi başlatmışlar ve 3/7/2015

tarihinde İlk Derece Mahkemesi kararının kesinleşme tarihinden itibaren

alacaklarına, kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının işletilmesini

istemişler ve bu talepleri anılan İcra Dairesinin 15/7/2015 tarihli kararı ile

kabul edilmiştir.

10. Başvurucu, kendisine Anayasa Mahkemesi tarafından, güncel

alacak-borç bilgilerini bildirmesi amacıyla gönderilen ve 20/12/2016

tarihinde tebellüğ ettiği müzekkereye süresinde cevabını sunmamıştır.

11. İlgili idare 28/12/2016 tarihinde

Anayasa Mahkemesine dunduğu dilekçe ile başvurucuya

çeşitli tarihlerde garameten ödemeler yapıldığını,

son olarak 6/4/2016 tarihinde yapılan ödeme ile borcun tamamının ödendiğini

belirtmiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

12. Mahkemenin 12/4/2017 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

13. Başvurucular; ilgili idare aleyhine verilmiş, ekonomik

değere ilişkin ve icra edilebilir yargı kararının uzun süre icra edilmemesi

nedeniyle mahkemeye erişim hakkı ile mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüşlerdir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

14. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan

mahkemeye erişim hakkı ile mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

15. Kamu kurum ve kuruluşları aleyhine verilmiş, icra edilebilir

bir yargı kararının hiç icra edilmemesi ya da icranın makul süre içinde

yapılmaması, kararın verildiği yargılamada sağlanmış olan mahkemeye erişim

hakkı dâhil adil yargılanma hakkı güvencelerini anlamsız hâle getirir.

Dolayısıyla böyle bir durum mahkemeye erişim hakkının ihlali sonucunu doğurur (Kenan Yıldırım ve Turan Yıldırım, B. No:

2013/711, 3/4/2014,

§§ 37-54).

16. Mahkeme kararına dayanan icra edilebilir bir alacak,

mülkiyet hakkı kapsamında korunan ekonomik bir değer ifade eder. Kamu kurum ve

kuruluşları aleyhine hükmedilmiş böyle bir alacağın hiç ödenmemesi ya da ödenmesinin

uzun sürmesi suretiyle oluşan belirsizlik, mülkiyet hakkının ihlaline neden

olur (Kenan Yıldırım ve Turan Yıldırım, §§

55-75).

17. Somut olayda başvurucuların Anayasa Mahkemesince gönderilen

ve kendilerinden güncel alacak-borç bilgilerinin istendiği müzekkereye

süresinde cevap vermediği, ilgili idarenin ise Anayasa Mahkemesine sunduğu

dilekçe ile borcun son olarak 6/4/2016 tarihinde

yapılan ödeme ile sona erdiğini bildirdiği görüldüğünden, ilgili idarenin

beyanına itibar edilerek söz konusu borcun geç icra edildiği kabulü ile

değerlendirme yapılması uygun bulunmuştur.

18. Bu durumda anılan ilkeler (§§ 16, 17) ve Anayasa

Mahkemesinin benzer başvurularda verdiği kararları dikkate alındığında somut

olayda yukarıda belirtilen nitelikteki yargı kararının üzerinden yaklaşık 2 yıl

2 aygeçtikten sonra icra edilmiş olması nedeniyle

mahkemeye erişim hakkı ile mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varmak

gerekir.

19. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan mahkemeye erişim hakkı ile Anayasa’nın 35. maddesinde güvence

altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

20. Öte yandan başvurucular başvuru

formunda, lehlerine tazminata hükmedilen mahkeme kararının kesinleşmesinden

itibaren söz konusu tazminata kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz

oranının uygulanması gerektiğinden şikâyet etmiş iseler de başvurucularının

bireysel başvuru tarihinden sonra İcra Dairesinden bu yönde talepte

bulundukları ve taleplerinin kabul edildiği görülmüş (bkz.§ 11), bu nedenle bu

şikâyet yönünden değerlendirme yapılmamıştır.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

21. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50.

maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…”

22. Başvurucular, manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.

23. Somut olayda mahkemeye erişim hakkı ile mülkiyet hakkının

ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

24. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvuruculara ayrı ayrı net 6.000 TL manevi tazminat ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

25. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin

başvuruculara müşterek olarak ödenmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mahkemeye erişim hakkı ile mülkiyet hakkının ihlali

iddiasının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye

erişim hakkı ile Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet

hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvuruculara ayrı ayrı net 6.000 TL manevi tazminat

ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 12/4/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör Yrd.

:

İsmail Emrah

PERDECİOĞLU

Başvurucular

:

1. Cennet

KOLOĞLU

2. Duran

AKSAY

3. Güllü

EMİK

4.

Sabahattin AKSAY

5. Zeki

AKSAY

Vekili

:

Av. Fatih

ABAY

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/11540, T. 12.04.2017, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-11540-basvuru-12-04-2017-d96fd954e84c