Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/11377, 12.04.2017

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/11377
Karar Tarihi

TÜRKİYE

CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

DURSUN COŞKUN VE DİĞERLERİ

BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/11377)

Karar Tarihi: 12/4/2017

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru;

kamu kurum ve kuruluşları aleyhine verilmiş, ekonomik değere ilişkin ve icra

edilebilir bir yargı kararının uzun süre icra edilmemesi ve yargılamanın makul

sürede sonuçlanmaması nedenleriyle adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal

edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 11/7/2014 tarihindeyapılmıştır.

3. Başvuru,

başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra

Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca

başvurunun kabul edilebilirlik hususu karara bağlanmadan dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Bölüm

Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin

birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru

belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık)

gönderilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru

formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucular

tarafından 30/1/2012 tarihinde Alaplı Asliye Hukuk

Mahkemesinde Alaplı Belediye Başkanlığı ve diğer bir kısım davalı aleyhine,

kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davasında dava tarihinden

itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte Alaplı Belediyesi Başkanlığının

başvuruculara 704.719 TL ödemesine hükmedilmiş; bu karar, Alaplı Belediye

Başkanlığı ve başvurucular yönünden temyiz edilmeksizin 27/5/2013 tarihinde

kesinleşmiş ve yargılama süreci Alaplı Belediye Başkanlığı yönünden sona

ermiştir.

9. Başvurucular,

İlk Derece Mahkemesi kararı ile lehlerine hükmedilen tazminatın tahsili için

Alaplı İcra Dairesi nezdinde icra takibi başlatmışlardır.

10. İlgili

idare ve başvurucular tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan 28/11/2016

ve 15/11/2016 tarihli dilekçeler ile söz konusu borcun henüz tamamen ödenmediği

beyan edilmiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

11. Mahkemenin

12/4/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru

incelenip gereği düşünüldü:

12.

Başvurucular; açtıkları kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat

davasının uzun sürmesi ve bu dava sonunda lehlerine hükmedilen, ilgili idare

aleyhine verilmiş, ekonomik değere ilişkin ve icra edilebilir yargı kararının

uzun süre icra edilmemesi nedenleriyle adil yargılanma ile mülkiyet haklarının

ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

A. Kabul Edilebilirlik Yönünden

13. Açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar

verilmesi gerekir.

B. Esas Yönünden

14. Medeni

hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin yargılamanın süresi tespit

edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanın ikame edildiği tarih; sürenin

sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra aşamasını da kapsayacak şekilde-

yargılamanın sona erdiği, yargılaması devam eden davalar yönünden ise Anayasa

Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle

ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Güher

Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013,

§§ 50, 52).

15. Medeni

hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin yargılama süresinin makul

olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli

olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu,

başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği

gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve

diğerleri, §§ 41-45).

16.Öte

yandan mahkeme kararına dayanan icra edilebilir bir alacak, mülkiyet hakkı

kapsamında korunan ekonomik bir değer ifade eder. Kamu kurum ve kuruluşları

aleyhine hükmedilmiş böyle bir alacağın hiç ödenmemesi ya da ödenmesinin uzun

sürmesi nedeniyle oluşan belirsizlik, mülkiyet hakkının ihlaline neden olur (Kenan Yıldırım ve Turan Yıldırım, B. No: 2013/711, 3/4/2014,

§§ 55-75).

17. Anılan

ilkeler doğrultusunda somut olayda icra aşamasını da kapsayacak şekilde 5 yılı

aşan bir süredir devam etmekte olan yargılamanın süresinin makul olmadığı ve

alacakların uzun süredir ödenmemesinden dolayı oluşan belirsizlik dikkate

alındığında adil yargılanma hakkı ile mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna

varılmalıdır.

18. Açıklanan

gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma

hakkı ile Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının

ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

19. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…”

20. Başvurucular,

maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.

21. Somut

olayda adil yargılanma hakkı ile mülkiyet hakkınınihlal

edildiği sonucuna varılmıştır.

22. İhlal

tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvuruculara

ayrı ayrınet 10.550 TL manevi tazminat ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

23. Anayasa

Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için başvurucuların uğradıklarını

iddia ettikleri maddi zarar ile tespit edilen ihlal arasında illiyet bağı

bulunmalıdır. Başvurucuların bu konuda herhangi bir belge sunmamış olması

nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

24. Dosyadaki

belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvuruculara müştereken ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

25. Ayrıca

yargı kararının mümkün olan en kısa sürede icra edilmesi ve böylece hukuk

devleti ilkesi ile adalete olan güvenin gördüğü zararın devam etmesinin

önlenmesi için ihlal kararının bir örneğinin ilgili idareye gönderilmesine

karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Adil

yargılanma hakkı ile mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. 1.

Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının İHLAL

EDİLDİĞİNE,

2.

Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının İHLAL

EDİLDİĞİNE,

C. Başvuruculara

ayı ayrı net 10.550 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer

taleplerin REDDİNE,

D. 206,10

TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama

giderinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin,

kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden

itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin

sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ

UYGULANMASINA,

F. Kararın

bir örneğinin Alaplı Belediye Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın

bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 12/4/2017

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Raportör Yrd.

:

İsmail Emrah PERDECİOĞLU

Başvurucular

:

1. Dursun COŞKUN

2. Hüseyin MUDANYA

3. Erol AYDOĞDU

4. Mehmet AYHAN

5. Temel DEMİRCAN

Vekili

:

Av. Seçkin ATAR

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/11377, T. 12.04.2017, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-11377-basvuru-12-04-2017-2648eddc29e3