Bölge Adliye Mahkemesi · Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2022/128 E. 2024/2100 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/128
Karar No
2024/2100
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/128 - 2024/2100 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/128 KARAR NO : 2024/2100 KARAR TARİHİ : 12/12/2024 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/11/2021 NUMARASI : ... Esas, ... Karar DAVACI : ... NARENCİYE FİDECİLİK GIDA İNŞAAT TAAHHÜT VE İNŞAAT MALZEMELERİ SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - VEKİLİ : Av. DAVALI : TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - DAVANIN KONUSU : Tazminat İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 12/12/2024 YAZIM TARİHİ : 12/12/2024 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada, l6 numaralı parselde kayıtlı, 1.kat 2 numaralı bağımsız bölümün maliki olduğunu, söz konusu taşınmazda 25.07.2020 tarihinde meydana gelen dahili su hasarı sebebiyle davalı Sigortaya başvurulduğunu, davalı tarafından ... numaralı hasar dosyası oluşturularak görevlendirilen eksper tarafından 9.325,00.TL tutarında zarar tespit edildiğini, davalı Sigorta Şirketi riziko adresinin 90 günden fazla boş bırakıldığını, poliçe şartı gereği ödemenin yapılmayacağını belirterek müvekkilinin hasarının giderilmesine ilişkin talebin reddedildiğini, öncelikle söz konusu taşınmazın müvekkili tarafından 90 günden fazla boş bırakılmadığını, Sigorta firmasının söz konusu taşınmazın 90 günden uzun süredir boş olduğuna dair elinde delil bulunmadığını, davalının red gerekçesinin dayanaksız ve varsayımsal olduğunu, Sigorta firmasının red gerekçesini dayandırdığı poliçe maddesi Türk Borçlar Kanunu'nun 20. maddesi gereğince “genel işlem koşulu” niteliğinde olduğunu, aynı Kanun'un 21.maddesinin ise genel işlem koşullarının geçerliliği ile ilgili olarak “Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşme kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip bunların içeriğini öğrenme imkanı sağlamasına ve karşı tarafında bu koşulları kabul etmesine bağlı olduğunu, aksi takdirde genel işlem koşulları yazılmamış sayılacağının denildiğini, söz konusu poliçenin doldurulması, imzalanması esnasında müvekkiline bu ve benzeri maddeler hususunda açıkça bilgi verilmemiş içerikleri açıklanmadığını, matbu olarak hazırlanan sözleşmenin boşlukları acente yetkilisi tarafından doldurulup müvekkiline imzalatıldığından söz konusu hüküm yazılmamış sayılmasına, davalı tarafından müvekkilinin zararı ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkil şirket nezdinde düzenlenmiş olan ... poliçe numaralı 07.02.2020-2021 vadeli ... Sigorta Poliçesi bulunmakta olduğunu, 26.07.2020 tarihinde davacı tarafın dairesinde sebebi bilinmeyen bir şekilde su baskını gerçekleşmesi sebebiyle zararın tazmini için Türkiye Sigorta A.Ş.ye başvuruda bulunduğunu, Davalı müvekkil şirketin somut olayı kapsamlı bir şekilde incelemesi akabinde gerçekleşen rizikonun poliçe teminat şartlarını taşımaması sebebiyle davacı yanın talebi reddedildiğini, İşbu red talebi karşısında, davacı ya işbu somut olayın özüne ve hukuka aykırı davasını ikame etmiş olması nedeniyle haksız ikame edilen davanın reddi gerektiğini, taraflar arasında sözleşme kurulum aşamasında başvuran taraf müvekkil şirkete sigortalanan konutun teşhir daire olduğu ve sürekli ikamet edilmediğine dair beyanda bulunmadığını, bu nedenle hasarın teminat dışı olduğunu, davacının uyuşmazlık konusu poliçenin özel şartlarının düzenlendiği maddeleri Genel İşlem koşuluna bağlamak suretiyle teminat konularında aydınlatılmadığı ve geçerli olmadığı iddiaları gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada, l6 numaralı parselde kayıtlı, 1.kat 2 Numaralı bağımsız bölümde 25.07.2020 tarihinde meydana gelen su basması nedeniyle taşınmazda hasar oluştuğu, ancak ... no'lu poliçe özel şartlarına göre taşınmazda aralıksız 90 günden fazla boş kalması halinde dahili su, izolasyon ve hırsızlık hasarları için oluşabilecek hasar veya ziyanlar teminat harici bırakıldığı belirtildiğinden, oluşan hasarın poliçe özel şartları gereğince teminat dışı olduğu gerekçesi ile alınan bilirkişi raporuna da itibar edilmiş ve davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlığa konu poliçenin incelenmesinde dosyadaki delil ve bilgilerden sonuca gitme konusunda bir bilirkişi görevlendirilmesine ihtiyaç olmamasına rağmen bilirkişi görevlendirilmesinin bu bilirkişinin hazırladığı hukuki yorum niteliğindeki rapora itibar edilerek hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından teknik ve özel bilgileri açıklamanın yerine hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunulduğunu, raporun dosyaya konu uyuşmazlığın çözümüne teknik açıdan herhangi bir katkısının bulunmadığını, diğer yandan hasara uğrayan taşınmazın 90 günden fazla süreyle boş bırakıldığından dair dosyada somut bir delilin bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkiline ait dairenin davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, sigortalı dairede dahili su hasarı meydana geldiğini ve hasarın karşılanması amacıyla davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak hasarın teminat dışı olduğu gerekçesiyle ödeme yapılmadığını belirterek meydana gelen hasarın poliçe kapsamında davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili ise poliçe özel şartlarına göre sigortalı dairenin 90 günden fazla boş kalması halinde dahili su hasarlarının teminat dışında olduğunu ve dairenin teşhir dairesi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, iş bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dava konusu poliçenin "Önemli Uyarılar" kısmında konutun boş kalma süresinin düzenlendiği ve yapılan düzenleme ile sigorta sözleşmesine konu yerlerin aralıksız 90 günden fazla boş kalması halinde dahili su, izolasyon ve hırsızlık hasarları için oluşabilecek hasar ve/veya ziyanların teminat harici olduğu kararlaştırılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, yapılan eksper incelemesine ve sunulan fotoğraflara göre sigortalı dairenin teşhir dairesi olarak boş bırakıldığı, talebe konu zararın da dahili su hasarından kaynaklandığı, poliçe özel şartlarına göre dairenin aralıksız 90 günden fazla boş bırakılması halinde dahili su hasarının teminat dışı bırakıldığı, buna göre davacının talebinin poliçe teminat kapsamında bulunmadığı ve davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 59,30.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 368,30.TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından talep eden lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00.TL'nin altında kalması nedeniyle 12/12/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Atıf: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/128, K. 2024/2100, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/adana-bolge-adliye-mahkemesi-9-hukuk-dairesi-2022-128-e-2024-2100-k-6fdc94503fc0