İlk Derece Mahkemesi · Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/1013 E. 2022/278 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1013
- Karar No
- 2022/278
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2021/1013 KARAR NO : 2022/278 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : .... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... - ... VASİ : ... - ... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 04/08/2021 KARAR TARİHİ : 22/03/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : ... I- DAVA 1.1 Davacı vekili 04.08.2021 kayıt tarihli dilekçe ile davalı aleyhine itirazın iptali davası açmıştır. Dilekçeye göre; taraflar 10 civarında taşınmazın 350.000 USD karşılığında davalıya satımı/devri konusunda anlaşmıştır. Anlaşma uyarınca davalı, davacıya 18.05.2012 ödeme tarihli senet vermiştir. Davacı, kendi edimini ifa etmiş ancak davalı taraf bedeli ödememiştir. Davacı tarafından davalı aleyhine Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2021/... sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatılmıştır. Davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğu ileri sürülerek itirazın iptaline takibin devamına ve %20 tazminata karar verilmesi talep edilmiştir. 1.2 Davacı vekili 21.02.2022 tarihli dilekçe ile davacı tarafından satış + devri yapılan taşınmazları şu şekilde açıklamıştır (revizyon sonrası yeni parsel bilgilerine göre); a- Adana ... ... Mahallesi ... ada ... parsel ...’a devredilmiştir. b- Adana ... ... Mahallesi ... ada ... parsel ...’a (davalının eşi) devredilmiştir. c- Adana ... ... Mahallesi ... ada ... parsel ...’a devredilmiştir. 1.3 Davacı vekili 22.03.2022 tarihli duruşmada takip dayanağı senette tanzim tarihi bulunmadığından bono vasfı taşımadığını beyan etmiştir. II- SAVUNMA 1.1 Davalı vasisi 06.09.2021 tarihli cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur. Dilekçeye göre; davalı davacıya hiçbir şekilde senet vermemiştir. Davalının yaklaşık 14 yıldır cezaevinde olduğu belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir. 1.2 Davalı vasisi 08.09.2021 tarihli ek beyan dilekçesinde; hükümlü eşinin 20li yaşlarda babasının kredi çekeceğini söyleyerek kendisine bir belge imzalattığını söylediğini beyan etmiştir. 1.3 Davalı asıl ... T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığıyla 20.09.2021 tarihinde gönderdiği dilekçede; davacı babasına senet vermediğini, imza atıp atmadığını hatırlamadığını ancak senedi kendisinin doldurmadığını ve bedelsiz olduğunu savunmuştur. III- DELİLLER 1.1 Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2021/... sayılı dosyasının incelenmesinden; davacının davalı aleyhine 20.05.2021 tarihinde ilamsız takipte bulunduğu görülmüştür. Takip talebinde; 350.000 USD alacağın takip tarihinden itibaren yıllık %2,50 oranında faizi ile birlikte tahsili talep edilmiştir. Davalı tarafın borca itirazı üzerine takip durdurulmuştur. 1.2 Takip; ... tarafından ... emrine düzenlenen 18.05.2012 ödeme tarihli 350.000 USD tutarlı adi senede dayanmaktadır. IV- GEREKÇE 1. Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 30.11.2021 tarih 2021/...-... sayılı görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize gönderilmiştir. Kararda; takip dayanağı senet bono niteliği taşıdığından TTK 4/1-a maddesi uyarınca davanın asliye ticaret mahkemesi tarafından görülmesi gerektiği belirtilmiştir. 2.1 6102 sayılı TTK’nun ilgili hükümleri şu şekildedir: Madde 776- (1) Bono veya emre yazılı senet; a) Senet metninde "bono" veya "emre yazılı senet" kelimesini ve senet Türkçe'den başka bir dille yazılmışsa, o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi, b) Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini, c) Vadeyi, d) Ödeme yerini, e) Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını, f) Düzenlenme tarihini ve yerini, g) Düzenleyenin imzasını, İçerir. Madde 777- (1) İkinci ilâ dördüncü fıkralarda yazılı hâller saklı kalmak üzere, 776 ncı maddede gösterilen unsurlardan birini içermeyen bir senet bono sayılmaz. (2) Vadesi gösterilmemiş olan bono, görüldüğünde ödenmesi şart olan bir bono sayılır. (3) Açıklık bulunmadığı takdirde senedin düzenlendiği yer, ödeme yeri ve aynı zamanda düzenleyenin yerleşim yeri sayılır. (4) Düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bono, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır. Madde 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. (2) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir. 2.2 6100 sayılı HMK’nun ilgili hükümleri şu şekildedir: Madde 2- (1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir. Madde 21- (1) Aşağıdaki hâllerde, davaya bakacak mahkemenin tayini için yargı yeri belirlenmesi yoluna başvurulur: a) Davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemenin davaya bakmasına herhangi bir engel çıkarsa. b) İki mahkeme arasında yargı çevrelerinin sınırlarının belirlenmesi konusunda bir tereddüt ortaya çıkarsa. c) İki mahkeme de görevsizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse. ç) Kesin yetki hâllerinde, iki mahkeme de yetkisizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse. Madde 115- (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez. 2.3 Yukarıya metni alınan TTK 776 ve 777 maddeleri uyarınca yazılı bir belgenin ‘bono’ niteliğini kazanabilmesi için senette; "bono" veya "emre yazılı senet" kelimesi (senet Türkçe'den başka bir dille yazılmışsa, o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi), kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini, vadeyi, ödeme yerini, kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını, düzenlenme tarihini, düzenleme yerini ve düzenleyenin imzasının yer alması gerekmektedir. Kanunda sayılan bu 8 unsurdan üçü (vade, tanzim yeri ve ödeme yeri) için 777. Maddede ikame kural öngörülmüştür. Bu 8 unsurun bulunmadığı (vade, tanzim yeri ve ödeme yeri 777. Maddeye göre tamamlanamıyor ise) belgeler bono niteliğini taşımaz. Bu yoruma bağlı olmayacak şekilde kesindir. Düzenleyenin imzasını taşımayan bir yazılı belgenin bono niteliği taşımadığı nasıl tereddütsüz ise diğer unsurları (somut belgede düzenleme tarihi) taşımayan bir belgenin bono niteliği taşımadığı da o kadar açık ve yoruma bağlı değildir. Somut takibin dayanağı 18.05.2012 ödeme tarihli belge, tanzim/düzenleme tarihi bulunmadığından bono niteliği taşımamaktadır. Davacı vekili de mahkememizdeki 22.03.2022 tarihli duruşmada bunu açık bir şekilde ifade etmiştir. Davacı taraf, belgeye dayalı olarak kambiyo takibi değil, ilamsız takip başlatmıştır. Dava dilekçesinde belgenin kambiyo senedi olduğuna dair davacı tarafın bir iddiası da bulunmamaktadır. Bu nedenlerle somut davayı TTK 4. maddesindeki mutlak ticari davalardan kabul etmek mümkün değildir. Taraflar tacir olmadığı gibi borcun kaynağı taşınmaz satışından kaynaklanmaktadır. Ticari nitelik taşımayan sözleşmeden kaynaklanan malvarlığı haklarına ilişkin davayı yargılama görevi; 6100 sayılı HMK 2 ve 6102 sayılı TTK 4-5. maddeleri gereğince asliye hukuk mahkemelerine aittir. Görev dava şartıdır ve davanın her safhasında resen dikkate alınır (6100 sayılı HMK madde 114/c, 115). Somut davayı yargılama görevi asliye hukuk mahkemesine aittir. Bu nedenle davanın usulden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte dava hakkında daha önce Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından da görevsizlik kararı verilmiş ve bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir. Mahkememiz tarafından verilen görevsizlik kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde dosyanın olumsuz görev uyuşmazlığının Adana BAM 4. Hukuk Dairesince giderilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. H Ü K Ü M 1-Davanın Asliye Hukuk Mahkemesince görülmesi gerektiğinden USULDEN REDDİNE, Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından da görevsizlik kararı verilmiş olması nedeniyle mahkememizce verilen hükmün istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde yargı yerinin belirlenmesi için HMK 21/1 -c maddesi uyarınca dosyanın Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...